İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/548 E. 2026/513 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/548
- Karar No
- 2026/513
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/548 Esas KARAR NO : 2026/513
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/11/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "25.05.2025 tarihinde 18:20 sıralarında müvekkil şirket adına kayıtlı dava dışı sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile ... üzerinde bulunan aracı indirip harekete geçtiği esnada davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile ters yönden seyrederek müvekkil şirkete ait aracın sol ön kısımlarına çarpması neticesinde dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Alacağına kavuşmak için Müvekkil tarafından ... 31. İcra Müdürlü'ğü ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı (borçlu), müvekkilin alacağına kavuşması için başlatmış olduğu takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkile verdiği zararı devam ettirmek niyetiyle tamamen haksız ve hukuka aykırı itirazlarda bulunmuş bunun sonucunda takip durmuştur. Yukarıda belirtiğimiz üzere ticari kazanç kaybı tutarının karşılanması amacı ile Sayın Mahkemenizde görülecek olan işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olmuştur. Müvekkil lehine başlattığımız icra takip talebi; kaza tespit tutanağı, ... raporu ve ... Kararları delillerine dayanmaktadır. Tutanaklarda ve raporda; kaza anının fotoğrafları, kazanın nasıl oluştuğuna ilişkin bilgiler, müvekkil aracının fotoğrafları, davalı tarafın aracının fotoğrafları, şoför bilgileri gibi bilgi ve belgeler yazılı bir şekilde bulunmaktadır. Müvekkil şirketin verilerine göre bir çekicinin günde 10 araç çektiği görülmektedir. 2025 ... kararına göre çekicinin 1 araç çekme ücreti 1.215,00 TL' dir. Bu sürede müvekkilin, araçta meydana gelen kaza sonucu oluşan 3 günlük ticari kazanç kaybı tutarı 36.450,00 TL 'dir. Kaza 25.05.2025 tarihinde meydana gelmiş olup, kazanın meydana gelmesinden itibaren takip talebine kadar ticari kazanç kaybı tutarı yasal faizi ile birlikte 39.781,43 TL olmuştur. Ancak davalı tarafça kaza sonucu oluşan ticari kazanç kaybı meydana gelmesine rağmen bu tutar davalı tarafça ödenmemiştir. Belirlenen tutarın ödenmemesi halinde müvekkil uhdesinde meydana gelen zarar giderilmemiş olacaktır. Dava dilekçesi ekinde sunduğumuz listede görüleceği üzere müvekkile ait araç 3 gün boyunca çalışamamıştır. İtirazın iptali davalarında, icra-inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması şartı aranmaktadır. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya yargılama gerektirmeksizin belirlenebilir ise bu durum alacağın likit ve muayyen olduğu anlamına gelir. Aranan, likit olma şartı, alacağımız yönüyle mevcuttur. Dolayısıyla itirazında tamamen ve açıkça haksız olan, müvekkilin haklı alacağını ödemeyen ve dahi açılmış olan icra takibine de itiraz ederek müvekkilin bu mağduriyetini daha ziyade hale getiren davalı (borçlunun) İcra İflas kanunu 67. maddesi uyarınca icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesini Sayın Mahkemenizden talep etmekteyiz. 1-Öncelikle talebimize dair iddialarımızı ispatlar nitelikteki somut delillerimiz göz önüne alınarak dosyanın ön inceleme duruşması beklenilmeksizin bilirkişiye tevdini, (bu hususta mahkemenizce kurulacak ara karar doğrultusunda tarafımızca eksik avans ikmal edilecektir.) 2- İşbu haklı dava dilekçemizin ve davanın kabulüne, davalılar(borçlu) tarafından söz konusu itirazların iptaline, haklı icra takibimizin devamına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;" davanın görevli olmayan mahkemede ikame edilmesi nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, davanın icra takibinin yetkisiz yerde ikame edilmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise ispatlanamayan davanın reddini..."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır. ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya arasına alınmasına karar verilmiştir. Dava konusu araçların arşiv sicil kayıtlarının uyap sistemi üzerinden dosya arasına alınmasına karar verilmiştir. ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/12/2025 tarih ve ... E. ... K. sayılı görevsizlik kararı gereğince 22/06/2026 tarihinde Mahkememize tevzi edilmesi üzerine dosya yukarıdaki esas numarasına kaydı yapılarak dava dilekçesi ve ekleri incelenmiştir. Mahkememizin 2026/548 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...ile ...plakalı araçların karıştığı 25.05.2025 tarihli kazaya ait hasar bilgilerinin ve ... plaka sayılı aracın tramer bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. İlgili Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 25.05.2025 tarihinde ...ile ... plakalı araçların karışmış olduğu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile varsa mobese görüntülerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... ile ... plakalı aracın sahiplik bilgisini UYAP sistemi üzerinden sorgulanarak dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Davalı için tacir/esnaf araştırması yapılmasına karar verilerek mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazası nedeniyle oluşan kazanç kaybının tazmini ile .... 31. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı, 26/06/2026 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "...Dava, yaşanan trafik kazası nedeni ile ödenmeyen hasar bedelli ile araç mahrumiyet zarar bedelinin tahsili isteminden kaynaklanmakta olup bu haliyle uyuşmazlığın sebebi trafik kazasıdır. Her ne kadar kazaya karışan araçlar ticari nitelikte ise de, yapılan yazışma sonrası gelen bilgi belgelere göre araç maliki ve sürücüler tacir konumunda değildir. Bu durumda, tacirler arasında görülecek nisbi nitelikte ticari bir dava bulunmadığı gibi, TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari davanın da mevzuahis olmadığı nazara alındığında, HMK"nın 2. Maddesi uyarınca davaya bakmak görevi Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesine ait olmaktadır...". İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 02/04/2026 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından "Kasko Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalılardan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ise de, halefi olan dava dışı sigortalının da ticari şirket olduğu, ancak kazaya karışan aracın niteliği her ne kadar ticari taksi ise de, davalıların tacir olduğuna dair araştırma yapılmadığı gibi dosyada buna dair delil de bulunmadığından, haksız fiilden kaynaklanan davaya bakmak görevi İstanbul 28.Asliye Hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır...". Tüm dosya kapsamından; davacının tacir olduğu; davalının ticaret siciline kayıtlı olmadığı, esnaf odasına kayıtlı olduğu, ilgili vergi dairesinin 29/06/2026 tarihli müzekkere cevabı uyarınca davalının 23/11/2005-28/06/2007 tarihleri arasında taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinden basit usul mükellefi olduğu, bu suretle davalının tacir olmadığı, esnaf olduğu, davalının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca işbu davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-Davada daha önce ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E.,...K. sayılı dosyasında görevsizlik kararı verildiği anlaşılmakla iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olduğu görülmekle, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığın çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine re'sen gönderilmesine, 3-Yargılama gideri ve harçların görevli mahkeme tarafından nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere; mahkememizce verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verildi. 14/07/2026
Katip E-imzalıdır
Hakim E-imzalıdır