İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/313 E. 2026/729 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/313
- Karar No
- 2026/729
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/313 Esas KARAR NO : 2026/729 İcra Dosya No:....İcra Müdürlüğü 2025/... E.
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/04/2026 KARAR TARİHİ:30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından .../0 poliçe numaralı kasko poliçesiyle sigortalanmış olduğunu, araçta 19.10.2024 tarihinde yangın meydana geldiğini, sigorta kapsamında araç sahibi şirkete 1.968.000,00 TL hasar araç bedeli ödediklerini, hasarın ayıplı maldan veya işçilikten/montajdan meydana geldiğinin tespit edilmesi sebebiyle davalı aleyhinde icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafça borca itiraz edildiğini beyanla davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmayacak icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu araçta imalattan kaynaklı bir ayıbın veya arızanın bulunmadığını, davaya konu yangına ilişkin olarak yurt dışından bir uzman görevlendirmek suretiyle yangına sebebiyet veren ana unsuru tespit ettirdiklerini, aracın kalorifer kutusu içerisinde normal şartlarda orada bulunması imkansız olan yabancı maddelerin tespit edilmiş olduğunu, illiyet bağının dışsal bir müdahale ile kesilmiş olduğunu ve araçta üretimden kaynaklı bir ayıp olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; sigortalısına ödeme yapan sigortacı tarafından TTK 1472. halefiyet ilkesine dayalı olarak rücu amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı ilamsız takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; haklarına halef olunan dava açsa idi ne şekilde dava görülecek idiyse halef olanın açacağı rücu davasının da aynı şekilde görüleceği belirtilmiştir. Eldeki dosya incelendiğinde; dava dışı sigortalının ... plakalı aracının 19/10/2024 tarihli yangın sebebiyle hasar görerek pert-total hale geldiği, davacı sigorta tarafından ödenen zararın davalıdan ilamsız takip yolu ile rücuen tazmininin talep edildiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 209. maddesinde taşınır satışı şu şekilde tanımlanmıştır : '' Taşınır satışı, Türk Medenî Kanunu uyarınca taşınmaz sayılanlar dışında kalan ve diğer kanunlarda taşınır olarak belirtilen şeylerin satışıdır. Ürünler, bir yapının yıkıntıları ve taş ocağından çıkarılacak taşlar gibi, taşınmazdan ayrıldıktan sonra mülkiyeti devredilecek bütünleyici parçaların satılması da taşınır satışıdır.'' Satım sözleşmesinde satıcının borcu, satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilyetliğini alıcıya devretmek iken alıcının borcu semen ödemektir.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir. Yangına sebebiyet veren olayın araçta bulunan ayıptan mı kaynaklandığı yahut kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı konusunun teknik yönden tespiti amacıyla 3 kişilik heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. 04/08/2026 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda teknik yönden şu sonuçlara varılmıştır : '' A) Dava konusu araçta ayıp bulunup bulunmadığı: Şirket içi incelemede ... ısıtıcısı ve elektrik bağlantılarında arıza, aşırı yük, birincil kısa devre veya üretim/montaj kusuru tespit edilmediği bildirilmiştir. Mevcut delillerle yangına neden olan belirli bir üretim veya montaj ayıbı teknik olarak ortaya konulamamıştır. Bu nedenle araçta imalattan kaynaklanan ayıp bulunduğu sabit değildir. B) Ayıbın açık veya gizli olması: Somut bir üretim/montaj ayıbı kesinleştirilemediğinden açık veya gizli ayıp sınıflandırması yapılamaz. İddia edilen türde tesisat/komponent içi kusur kanıtlanmış olsaydı olağan gözden geçirmeyle fark edilemeyeceğinden teknik niteliği itibarıyla gizli ayıp sayılabilirdi.
C) Hasara neden olan olay: Hasar, 19.10.2024 tarihinde park hâlindeki araçta başlayan yangın sonucu meydana gelmiştir. Kullanıcı beyanı, genel hasar fotoğrafları ve 17.12.2024 tarihli söküm incelemesi; yangının başlangıç bölgesinin motor kısmı değil ön konsol arkasındaki kalorifer/... kutusu olduğunu güçlü biçimde desteklemektedir. ... kutusunda bulunan mikrofiber bez ve kâğıdın normal çalışan ... ek ısıtıcının ısıl etkisiyle tutuşması, mevcut teknik veriler içinde en kuvvetli ve olay dağılımıyla en uyumlu kök neden senaryosudur. D) Kullanım hatası veya üretim hatası: Dosyada sürücünün hatalı kullanımını gösteren somut teknik delil yoktur. Şirket içi inceleme üretim kaynaklı elektrik/ısıtıcı arızasını desteklememekte; yabancı yanıcı madde senaryosunu kuvvetlendirmektedir. Ancak yabancı maddelerin kalorifer kutusuna kim tarafından, ne zaman ve hangi işlem sırasında bırakıldığı belirlenememiştir. Bu sebeple yangının üretim hatasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi, mevcut belgeyle doğrudan sürücü/kullanıcı hatası da yüklenemez; kaynağı belirlenemeyen üçüncü kişi servis, inceleme veya temizlik müdahalesi ihtimali bulunmaktadır. Şirket içi rapor yabancı madde kaynaklı senaryoyu teknik bakımdan baskın olasılık hâline getirmiştir. Bunun bilimsel kesinlik düzeyinde doğrulanması için özgün parçalar üzerinde bağımsız metalürjik ark analizi, ... ve besleme devresi incelemesi, yabancı maddelere ilişkin muhafaza zinciri, olaya özgü sıcaklık/tutuşma deneyi, sigorta/BCM/ECU kayıtları ve Eylül 2024 servis-teşhis iş emirlerinin ham kayıtları gereklidir. Aracın hurdaya ayrıldığı ve parçaların heyet incelemesine sunulmadığı dikkate alındığında geriye dönük kesin tespit önemli ölçüde güçleşmiştir. '' Dava dışı sigortalının aracının yanması olayında davalının sorumlu tutulabilmesi için yangın sebebinin, araçta mevcut olan bir ayıptan yahut davalı kaynaklı sebepten kaynaklanması gerekmektedir.Zarar ile fiil arasında illiyet bağı bulunmaması halinde davalının sorumluluğu bulunmayacaktır.İspat külfeti, 6100 sayılı HMK'nın 190. ve 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Bu sebeple ayıbın varlığı ve zararın davalı üretim hatasından/ayıplı ifasından kaynaklandığını ispat külfeti davacı üzerindedir. Mahkememizce alınan ayrıntılı teknik bilirkişi raporunda yangına sebep olabilecek en kuvvetli senaryonun ... kutusunda bulunan mikrofiber bez ve kâğıdın normal çalışan ... ek ısıtıcının ısıl etkisiyle tutuşması olduğu tespiti yapılmakla bu senaryoya konu olay davalı kaynaklı yahut üretim kaynaklı değildir.Nitekim yukarıda açıklandığı üzere eldeki uyuşmazlıkta ispat davalı üzerinde bulunmayıp yangının kendisinden kaynaklanmadığının ispat külfeti davalıya yüklenemez.İspat külfeti, yangının çıkış sebebinin davalı kaynaklı olduğunun davacı tarafından ortaya konulması şeklindedir.Yangına sebep olan olayın davalı üretim hatasından yahut ayıbından kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıntılı teknik bilirkişi raporunda yangına sebep olabilecek senaryoların ayrıntılı şekilde teknik yönden tartışıldığı ve bilirkişi raporu ile davalı üretim hatasının yahut ayıplı ifasının ispatlanamadığı görülmekle davanın reddine karar verilmiştir. Davalının sorumlu olup olmadığının teknik yönden araştırılmadan davacı tarafından bilinemeyeceği ve bu yönüyle takip başlatmakta davacının kötü niyetli olmadığı kanaatine varılarak kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının 40.773,59 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 40.041,59 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 352.258,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır