Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1057 E. 2026/1240 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1057
- Karar No
- 2026/1240
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1057
KARAR NO : 2026/1240
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (Kapatılan) İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/09/2021
NUMARASI : 2018/205 E. 2021/659 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde ...sigorta poliçesi bulunan ...’ye ait ... Mah. ... Cad. No:... Maltepe/İSTANBUL adresindeki ekmek fırını faaliyetli iş yerinde 04.02.2017 tarihinde yangın meydana geldiğini ve yangın hasarı neticesinde iş yerinin zarar gördüğünü, davacı şirket sigortalısının düzenli aralıklarla bacayı temizlettiğini ve yangından iki gün önce davalıya bacayı temizlettiklerini, Meydana gelen yangın olayının bacanın gerektiği gibi temizlenmediğini, içerisinde bırakılan kurumların yangına sebep olduğunu, meydana gelen hasarla ilgili ... Hizmeti şirketi tarafından düzenlenen hasar tespiti ile belirlenen 15.650,00 TL tutarındaki hasar tazminatının davacı tarafından sigortalıya ödendiğini, bu hasarın davalının kusuru ile meydana geldiğini belirterek hasar tazminatının ödeme tarihi olan 13.03.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yangının 04.02.2017 tarihinde çıktığının belli olmadığı gerçekte hangi tarihte ne zaman çıktığının belli olmadığını, iş yeri sahibinin kendi imkanlarıyla söndürebildiği yangının bu kadar büyük çapta hasara yol açamayacağını, iş yeri sahibinin itfaiye ekipleri gelmeden yangına müdahale etmesi ve söndürmesinin, sigortadan gelir elde etmek için düzenlediği bir komplo olduğu kuşkusunun oluştuğunu, yangının çıkmasında kusurlarının bulunmadığını, 02.02.2017 tarihinde davalının baca temizliğini en iyi şekilde yaptığını, bırakılmış kurumların yangına sebebiyet verdiği yolundaki tespitlerin yerinde olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... Dosya mübrez ...Sigortası incelendiğinde davacı ile dava dışı ... arasında imzalandığı 07.10.2016 başlangıç ve 07.10.2017 bitiş tarihli olduğu Yangın ve İnfilak Mali Sorumluluk klozu olduğu görülmüştür. Dosyada mübrez 05.02.2017 tarihli ... Müdürlüğünce düzenlenen yangın raporundan yangının 04.02.2017 tarihinde meydana geldiği ve poliçe kapsamında olduğu tespit edilmştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun zarar sigortaları kapsamında “Halefiyet” başlıklı 1472. maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” Sigortacının halefiyet hakkı Türk Ticaret Kanunu’ndan kaynaklansa da, Yangın Sigortası Poliçe Genel Şartlarının “Hasar ve Tazminatın Sonuçları” başlıklı B.8 hükmünün 8/2 fıkrasında “Sigortacı, ödediği tazminat tutarınca hukuken sigorta ettiren/sigortalı yerine geçer.” şeklinde yer alan düzenleme uyarınca kaynağını sigorta sözleşmesinden de almaktadır. Meydana gelen yangın olayında tarafların kusur sorumluluklarının tespiti bakımından raporlar alınmış olup yangın uzmanı bilirkişininde bulunduğu nihai raporda yangın hadisesinin çıkışında davalının %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Düzenlenen rapor tanık beyanları, diğer raporlar ve incelenerek düzenlendiği olayın oluşuna uygun olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. Bu kapsamda hasar mikatrı bakımından yapılan incelemede ... Hizmetleri tarafından hazırlanan 08.03.2017 tarihli eksper raporunda belirtilen hasarlar için yapılan hesaplamanın 2017 piyasa rayiçleri bakımından uygun olduğu sonucuna varıldığından ortaya çıkan hasarın %50 si davalının kusuruna denk gelecek şekilde hesaplanarak, hesaplanan alacağa sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödeme yaptığı tarihten itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz uygulanmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket sigortalısı tarafından ilgili yasal düzenlemeler gereği tüm yükümlülükler yerine getirilmiş ve düzenli olarak baca temizliği yaptırılmış olup, dava dışı sigortalıya herhangi bir kusur yüklenmesinin söz konusu olmadığını, yangın raporunda yangının yanar vaziyette bulunan ekmek fırınından çıkan ateş kıvılcımlarının baca içeresinde biriken kurumları tutuşturması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, yangın çıkış kaynağı olan baca, dava dışı sigortalı tarafından, yangından çok kısa bir süre önce davalı şirkete temizlettirilmiş olup, bacanın gereği gibi temizlenmemiş olması sebebiyle davalı şirketin yangının çıkmasına sebebiyet verdiğini meydana gelen yangında %100 kusurlu davalı şirket olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yargılama safhasında huzurda dinlenen davacının sigortalısının beyanları ile tanık beyanlarını nazara almadan karar tesis etmesinin hukuka uygun olmadığını, baca Sulu sistemin deposunun bozuk olduğunu, suyun bulunmadığını bu hususların giderimi için davacı sigortalısına bildirim ve ikaz yaptıklarını ancak önlem alınmadığını, mahkemece taraflar eşit kusur izafe eden hukuken dayanaksız bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır.
Dava, sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yangın raporunda, zemin katta yanar vaziyetteki ekmek fırınından çıkan ateş kıvılcımlarının baca içerisine biriken kurumları tutuşturması sonucunda yangın olayının meydana geldiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Ekspertiz raporunda, baca temizliğinin 2007 yılından beri aynı firmaya her 3 ayda bir temizlik yaptırıldığı, iş yerinin ıslanmak suretiyle zarara gördüğü, çatıda 5000 metreküplük sessiz fan motoru ve içerisinde bulunan salyangoz motorun komple yandığı, bacaların yüksek ısıya maruz kalarak seyim yaptığı ve bağlantı noktalarında izolasyonların tamamen hasarlandığının görüldüğü, fırın bacasının fan ve salyangoz motora bağlantısının apartman şaft boşluğundan geçerek yapıldığı, çatı üzerindeki motor aksamlarının sert (beton) zemin üzerine kurulmuş olması nedeni ile çatı üzerinde herhangi bir yanmaya neden olmadığı, şaft boşluğundan geçen apartman temiz su tesisatının bacalarda oluşan yüksek ısıdan etkilendikleri ve belli bölümlerde yanmaya bağlı olarak eriyerek patladığı, galvaniz borusunun değiştirildiği, yangın hadisesinden bir gün önce 0202/2017 tarihinde ... isimli firmaya baca temizliğinin yaptırıldığı, incelenen yangın raporu ve sigortalı beyanları nazara alınarak baca temizliğinin tam yapılmaması veya baca içerisinde unutulan (bez parçası gibi) sebeple yangın hadisesinin meydana geldiğinin anlaşıldığı, hasarın poliçesi vadesi içinde gerçekleştiği ve gerçekleşen rizikonun poliçede teminat altında olduğu belirtilerek toplam tazminat tutarı olarak 15.650,00 TL belirlenmiştir.
Dava dışı sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ...sigorta poliçesinin incelenmesinde; poliçenin 07/10/2016-2017 dönemini kapsar şekilde düzenlendiği, 5. Sayfada "klozlar" başlığı altında yangın hasarının teminat altına alındığı tespit edilmiştir.
Maltepe Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen yazıda; riziko adresindeki iş yerinin açılıp işletilmesinin çevrede ikamet edenlerin sağlığı açısından uygun olmadığı ve ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği belirtilmiştir.
Tanık ... duruşmada alınan beyanında; İşletmenin kendisine ait olduğunu, baca temizliğinin 6 ayda bir yapıldığının ve en son temizliğin yangın çıkmadan 2 gün önce davalı firma tarafından yapıldığını belirtmiştir.
Tanık ... talimatla alınan beyanında; baca temizleme işi yaptığını, dava dışı sigortalının iş yerindeki bacayı temizlemeye gittiklerinde matkabın ucuna taktıkları tel fırçalar ile temizleme işinini yapıldığını, bacanın içerisindeki birikmiş kurumların da vakum yardımıyla çekilerek temizlendiğini ancak temizleme yapılan esnada iş yerinde bulunan sulu sistemlerin çalışmadığının ve bozuk olduğunun dava dışı sigortalıya bildirildiğini belirtmiştir.
Tanık ... talimatla alınan beyanında; sigortalının iş yerine baca temizliği yapmak üzere gittiklerini, temizleme sırasında çelik fırça, vida, matkap ve vakum kullanıldığını, ancak iş yerindeki sulu sistemin çalışmadığını beyan etmiştir.
Kimya mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 08/06/2017 tarihli raporda; ekmek fırınında yağlı ürün imalatı olmadığı için 2 ayda bir temizlik yapıldığının anlaşıldığı, en son temizliğin 02/02/2017 günü yapıldığı ve yangının 04/02/2017 tarihinde ihbar edildiği, dolayısıyla bacanın bulunduğu fırından ekmek üretildiği göz önünde bulundurularak iki gün içinde 10 metre uzunluğunda ve 132,6 metreküp hacimli bir borunun bağlı olduğu baca ağzında yangın çıkma ihtimali olamayacağı görüşünde bulunulmuştur.
Yangın bilirkişisi tarafından düzenlenen 11/11/2019 tarihli raporda; dava konusu yangının zemin katta yanar vaziyetteki ekmek fırınından çıkan ateş kıvılcımlarının baca içerisinde biriken kurumları tutuşturması sonucu oluştuğu, davalı firmanın binaların yangından korunması yönetmeliği kapsamında baca temizliğini düzenli olarak yaptığı ancak yangından iki gün öncesi yaptığı baca temizliğinde gerekli dikkati ve özeni göstermemesi nedeni ile %50 oranında kusurlu olduğu, dava dışı fırın sahibi sigortalının da iş yerinde yangın riskine karşı yeterince önlem almaması nedeni ile hasara neden olan yangının çıkmasında %50 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.
Yangın bilirkişisi tarafından düzenlenen 21/02/2020 tarihli raporda; kök rapordaki kusur oranları tekrar edilmiş ve hasar miktarının tespiti için teknik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.
Yangın ve doğal afetler uzmanı, makine mühendisi (iki tane), inşaat mühendisi, hesaplamalar uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; dava dışı sigortalı ile davalının %50 oranında kusurlu olduğu ve 2017 yılı rayiç bedeli nazara alındığında 15.650,00 TL'lik hasarın makul ve uygun olduğu ve 7.825,00 TL'den davalının sorumlu olduğu görüşünde bulunulmuştur.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda bilirkişi heyetince düzenlenen rapor nazara alınarak dava dışı sigortalı ve davalının %50 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile 7.825,00 TL tazminat bedelinden davalının sorumlu olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş, taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
Davaya konu somut olayda, dava konusu yangının zemin katta yanar vaziyette ekmek fırınından çıkan ateş kıvılcımlarının baca içerisinde biriken kurumları tutuşturması sonucu çıktığı anlaşılmaktadır. Hasara ilişkin kusur durumunun incelenmesinde, dava dışı sigortalının yangın riskine karşı yeterince önlem almadığı dosyada yer alan tespit ve tanık beyanları ile sabittir. Nitekim tanık beyanlarında temizleme yapılan esnada iş yerinde bulunan sulu sistemlerin çalışmadığının ve bozuk olduğunun dava dışı sigortalıya bildidildiği tespit edilmiştir. fan motor önünde yaklaşık 2 avuç kadar kurum olduğu yönündeki dosyadaki tespitler nazara alındığında, baca temizliğini düzenli yapan davalı firmanın kusurlu olduğu ve tüm bu bilgiler ışığında her iki tarafın %50 oranında kusurlu olarak kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davacı ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın ilk derece mahkemesince davacıdan tahsiline,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 133,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 598,35 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan tahsiline,
5-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,
7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026