Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1629 E. 2026/1275 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1629
Karar No
2026/1275
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/1629 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/1275

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 ESAS-KARAR NO : 2019/583 E 2024/192 K

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 05/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, keşidecisi müvekkil, lehtarı dava dışı ... ... Tic A.Ş. olan 22/04/2018 düzenleme tarihli, 175.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacı şirket aleyhine Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8654 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine dayanak çek üzerinde bulunan imzanın müvekkil şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığını, konuya ilişkin olarak Edirne C.Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini belirterek, borçlu olunmadığının tespitine, Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8654 Esas sayılı icra takibinin iptaline, ayrıca davalının kötü niyetli olması nedeniyle davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06/11/2019 tarihli dilekçe ile iseözetle; borcun ödendiğini beyanla, davanın istirdat davası olarak devamına karar verilmesini istemiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin merkezinin Sincan'da bulunduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bunun yanı sıra zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı şirket ile dava dışı ... ... Ticaret A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkil şirketin ciro yoluyla dava konusu çekin hamili konumuna geldiğini, davacı şirketin yetkilisi ile dava konusu çekte lehtar görünen dava dışı ... ... Ticaret A.Ş. yetkilisi ...'nun kardeş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibine dayanak çekte atılı bulunan imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olmadığı hususunun alınan bilirkişi raporu çerçevesinde ispat edildiği, imzada sahtecilik iddiasınin kambiyo senetlerinde mutlak defi olup lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebildiği, bu hali ile menfi tespit davasındaki iddianın ispat edildiği, diğer yandan davacı vekili 06/11/2019 tarihli dilekçe ile borcun ödendiğini beyan ederek, davanın istirdat davası olarak devamını talep etmiş ise de, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8654 Esas sayılı dosyasındaki borcu 23/10/2019 tarihinde ödeyen şirketin davacı şirket değil dava dışı ... ... A.Ş. olduğu, davacı şirket vekilinin 02/11/2020 tarihli dilekçe ekinde sunduğu dekontun da aynı hususa işaret ettiği, bu hali ile istirdat iddiasının kanıtlanamadığı, bununla birlikte somut olayda kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra takibine konu borcun dava dışı ... ... A.Ş. tarafından ödendiğine ilişkin kabulün yerinde olmadığını, söz konusu borcun müvekkil şirketin yetkilisi ...'nın yine yetkilisi olduğu ... ... Tic. Ltd. Şti. çalışanı ... tarafından yatırıldığını, borcun ödenmesinden sonra Ankara 10. İcra Mahkemesi'ne dilekçe ibraz edildiğini, bunun üzerine mahkemece borcun ödendiği gerekçesiyle yetkili ... hakkında veriler mahkumiyet kararının kaldırıldığını, bu hali ile istirdat davasının kabulünün gerektiğini, ... ... A.Ş. ile davacı şirketin birbirinden farklı şirketler olduğunu, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında dava dışı ... ... A.Ş. yetkilisi konumunda bulunan ...'nun suça konu çekin icra takibi sonucu keşideci şirket tarafından ödendiğini ifade ettiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın istirdat talebi yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin merkezinin Sincan olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bunun yanı sıra zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı şirket ile dava dışı ... ... Ticaret A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkil şirketin ciro yoluyla dava konusu çekin hamili konumuna geldiğini, konuya ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın olduğunu ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, eldeki dosyanın temelini teşkil eden çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ya ait çıkmamasına karşın davacı şirketin ve dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'nin verdiği yetki çerçevesinde çeklerin imzalandığını, dava dışı lehtar ...'nun çekteki imzaların kendisine ait olduğunu ve davacı şirketçe verilen vekaletname çerçevesinde çekleri imzaladığını ifade ettiğini, davacı şirketin yetkilisi ile dava konusu çekte lehtar görünen dava dışı ... ... A.Ş. yetkilisi ...'nun kardeş olduğunu, bunun yanı sıra mahkeme gerekçesinin yerinde bulunmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişi ek raporunun 4 numaralı sayfasının alt kısımda bulunan tabloda "... 10.05.2018 Vad. ... nolu Çek. ... Ltd.Şti. ... çek ile ödeme" açıklamasının yer aldığını, bu durumun davacı şirketin iddiaları ile çeliştiğini, müvekkil şirketin alacaklı bulunduğu dava konusu çekin 22/04/2018 tarihli ve ... numaralı çek olduğunu, ticari defterlerde kaydı bulunan çekten önce düzenlendiğini, bunun yanı sıra reddedilen kısım yönünden müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve yargılama giderlerinin kabul/red oranına göre paylaştırılmasının zorunluluk arz ettiğini savunarak, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın tümünün reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı ve bu kapsamda icra dosyasına yatırılan paranın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı tarafından 23/07/2018 tarihinde Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8654 Esas sayılı takip dosyası ile 175.000,00 TL asıl alacak, 5.422,61 TL işlemiş faiz, 350,00 TL çek komisyonu ve 17.500,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 198.272,61 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Eskişehir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/247 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde, davacı tarafından Ankara C.Başsavcılığı'na yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde 06/02/2024 Tarih ve 2023/276075 Soruşturma, 2024/8428 Karar sayılı karar ile dava dışı şirket yetkilisi ... ve ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik ve Güveni Kötüye Kullanma suçlarından dolayı düzenlenen iddianame ile dava açıldığı, söz konusu dosyanın yargılamasının halen devam ettiği, bahsi geçen dosyada dava dışı şirket yetkilisi ...'nun mahkeme huzurunda alınan ifadesinde, "suça konu çeki ve diğer çekleri....vekaletim olduğu için şirketler adına keşide ettim..." şeklinde açıklamada bulunduğu tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, taraflar arasında dava konusu senede ilişkin ceza yargılamasının bulunduğu ve bahsi geçen yargılamada çeki keşide etme yetkisi içeren vekaletnamenin varlığından söz edildiği, ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olguların TBK 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak, bu kapsamda ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden (sair istinaf nedenleri incelenmeksizin) davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının AYRI AYRI KABULÜ ile; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/583 Esas, 2024/192 Karar sayılı ve 05/03/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 05/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1629, K. 2026/1275, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1629-e-2026-1275-k-c0eb1df7c060