Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1373 E. 2026/1675 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1373
- Karar No
- 2026/1675
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1373 KARAR NO : 2026/1675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2024 NUMARASI : 2023/182 E. - 2024/88 K.
DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/02/2024 tarih ve 2023/182 E. - 2024/88 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin ...'nin ("...") bağlı iştiraki olduğunu, 2017/17510, 2017/112884, 2015/81923, 2006/32249, 2006/30729, 2006/30727, 2004/22519, 98/006990 sayılı "..." ibareli markanın 6, 7, 9, 27, 39, 42, 45. sınıflarda adına tescilli bulunduğunu, davalı şirketin ... Kurumuna 160217 numaralı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, "..." ibareli marka başvurusuna, müvekkili tarafından itiraz edildiğini ve söz konusu itirazın haklı bulunduğunu, davacının kötüniyetle bu kez Türkiye'de 2017/94487 sayılı "..." ibareli markayı tescil ettirdiği, davacıya ait markanın asansör panellerinde kullanıldığını, davalı şirketin Lübnanlı bir şirket olduğunu, müvekkilinin itibarından ve tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kasıtlı olarak "..." çok benzeyen Almanca kökenli bir marka seçtiğini, dava konusu markanın kötü niyetli bulunduğunu, müvekkiline ait markanın tanınmış bir marka olduğunu ileri sürerek, davalıya ait 13/04/2018 tescil tarihli 2017/94487 sayılı "..." ibareli 7. sınıfta tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiş Davalı Şirket vekili, müvekkilinin markasının 1990 yılında Almanya'da kurulan ... şirketi tarafından oluşturulduğunu, markanın şirket sahibinin soyadından geldiğini, asansörler ve yürüyen merdivenler bakımından "..." markasının ilk olarak burada kullanıldığını, 2007 yılında Lübnan merkezli olarak kurulduğunu, markanın Avrupa Birliği (EUPIO), Rusya, Türkiye ve Birleşik Krallık'ta tescilli olduğunu, markaların benzer olmadığını, davacıya ait marka ile yalnızca "..." kısmın benzediğini, Almanca dilinde "..." ile başlayan bir çok kelimenin bulunduğunu, bu kapsamda salt Almanca dilinin oluşumu nedeniyle asansör sektöründe bu kelimelerin hiçbirinin marka olarak tescil edilemeyeceği iddiasının, davacı tarafın "..." ile başlayan Almanca kelimeleri tekeline alması sonucunu doğuracağını, ayrıca davacı markaya ait şekil ile davalı markaya ait şeklin bariz bir şekilde farklı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davacının; "..." ibareli 7. sınıfı da kapsayan 2017/17510, 2017/112884, 2015/81923, 2006/32249, 2006/30729, 2006/30727, 2004/22519, 98/006990 sayılı tescilli markalarının olduğu, davalının ise 23/102017 başvuru tarihli 13/04/2018 tescil tarihli 2017/94487 sayılı "..." ibareli 7. sınıfta tescilli markasının bulunduğu, davaya konu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik olduğu, iki marka arasında emtia benzerliğinin de bulunduğu, hedef kitle açısından iltibas ve benzerlik nedeniyle davalı taraf markası ile davacı taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısının oluşabileceği, bu açıdan taraf marka işaretleri arasında 6769 sayılı SMK 6/1 iltibas koşulunun ve SMK 25/1. maddedeki hükümsüzlük koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2017/94487 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 7. sınıfta kayıtlı markaların sunduğu mal ve hizmetlerin hedef müşteri kitlesinin bilinçli ve işin uzmanı kişiler olması gerektiğini, bu itibarla ilk derece mahkemesinin hedef kitleyi yanlış belirlediğini, bilirkişi heyetinin yeterli olmadığını, davaya konu marka ile davacı marka arasında görsel ve işitsel manada herhangi bir benzerliğin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ibareler yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, iki marka arasında emtia benzerliğinin de olduğu, dolayısıyla davacı yararına 6769 sayılı SMK 6/1 iltibas koşulunun ve SMK 25/1. maddedeki hükümsüzlük koşulunun oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sehven yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının ve 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...