Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1621 E. 2026/2080 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1621
Karar No
2026/2080
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1621 KARAR NO : 2026/2080

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/04/2023 NUMARASI : 2019/923 Esas 2023/321 Karar ASIL DAVA DAVA : CEZAİ ŞART BİRLEŞEN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2019/530 ESAS VE 2020/466 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA : SÖZLEŞMENİN İPTALİ BAM KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2026

Asıl dosyada davacı, asıl dosyada davalı- birleşen dosyada davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin turşu, salça, konserve, ketçap benzeri gıda ürünleri üretim ve satış faaliyetlerinde bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin düzenlenen üretim programları gereği hammadde ürünlerini üretim programlarına göre üretilecek ürünler için satış bağlantıları yaptığını, 2018 yılı üretim programı çerçevesinde davalı şirket ile 15.02.2018 tarihli domates yetiştirme ve alım sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşmenin yapılmasından ürünün olgunlaşmasına kadar sözleşmenin kendisine yüklediği tüm edimleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme gereği müvekkiline teslim etmekle yükümlülüğü olduğu domates ürününü teslim etmeyerek yalnızca 1.015.206,30 kilogram ürün teslim ettiğini, davalının geriye kalan domates ürününü ise üçüncü kişilere sattığını, müvekkilinin yaptığı satış bağlantılarının da zarar görmemek ve üretim programını tamamlayabilmek adına serbest piyasada yüksek fiyatla domates alımı yapmak zorunda kaldığını ve serbest piyasa fiyatlarının yüksek olmasından dolayı zarara uğradığını, sözleşmenin 5. maddesinde cezai şart yükümlülüğü bulunduğunu, davalının taahüdünün 3.000.000 kilogram iken müvekkiline teslim ettiği ürüne göre 1.984.793,70 kilogram noksan teslim yaptığını, ödemesi gereken cezai şartın sözleşme gereği 595.438,11 TL olduğunu, 13.04.2018 - 30.04.2018 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan cari hesap dökümüne göre davalıya 191.978,99 TL bedelli ayni yardım, 120.000,00 TL bedelli nakdi yardım ve 792,54 TL nakli fiyat farkı olmak üzere 312.771,53 TL yardım yapıldığını, davalının müvekkiline teslim ettiği domates miktarına karşılık gelen 328.936,84 TL ile 2.645,82 TL viyol fide - bedeli olmak üzere toplam alacak miktarı ise 331.572,66 TL olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ödemesi gereken cezai şartın tutarı olan 595.438,11 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin ikinci maddesine göre ayni ve nakdi yardımlar mahsup edildikten sonra davalının müvekkilinden alacaklı olduğu 18.801,13 TL'nin ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/530 Esas 2020/466 Karar sayılı dosyası Açısından; Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2018 yılı üretim sezonunda domates ürünü yetiştirme ve teslime ilişkin 15.02.2018 tarihli "Domates Yetiştirme ve Alım Sözleşmesi" yapıldığını, sözleşmede müvekkili şirketin "Üretici ya da Tedarikçi", davalı şirketin ise "Alıcı" konumunda olduğunu, sözleşmenin içeriğinde yer alan bir kısım hükümlerin Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde düzenlenen "Genel İşlem Koşulları" tanımına uygun hükümler olduğunu, davalı şirket tarafından önceden tek taraflı olarak hazırlanarak tüm tedarikçilerle imzaladığı sözleşmenin 5. maddesinin Türk Borçlar Kanunu'nun 20/1. maddesinde tanımlanan genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, davalı tarafından sözleşme yapıldığı sırada bu koşullar hakkında açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme hakkının tanınmadığını, müvekkilinin bu koşullar hakkında bilgilendirilmiş olması halinde bunları kesin olarak kabul etmeyeceğini, son derece narin bir ürün olan domates ürününün iklim şartlarından en fazla etkilenen tarım ürünlerinden biri olduğunu, hava sıcaklığı, yağış miktarı, hatta rüzgar vb. iklimsel olayların, haşere ve kemirgenler gibi zararlıların da bütün üretimi etkileyebileceğini, bu gibi faktörlerin mücbir sebep de sayılmadığından üretici açısından bu denli yüksek risk barındıran tonaj taahhüdünü büyük bir cezai şarta bağlayan sözleşmenin bu hükmünün genel işlem koşulu mahiyetinde olup TBK'nin 21/1. maddesindeki düzenleme doğrultusunda yazılmamış sayılacağını, davalının domates teminini içeren matbu sözleşme içerisine koyduğu ve teslimi öngörülen miktarda ürün teslim edilmemesi halinde teslimi kararlaştırılan ürün bedeli ile eksik teslim edilen ürün miktarının çarpımı sonucu oluşacak değer kadar bir cezai şart ödemeyi öngören bu madde hakkında müvekkilinin bilgilendirilmemiş ve bu sebeple 5. maddenin taraflar arasında istişare dahi edilmediğini, müvekkilinin bahse konu sözleşmede yazılan ürün miktarını, Haziran 2018'de yağan aşırı yağmur ve dolu yağışından kaynaklanan sebepler ve kemirgen zararları sebebiyle gerçekleştiremediğini, davalı tarafça sözleşmede öngörülen tonajda ürün teslim edilmemesi sebebiyle müvekkili aleyhine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/923 Esas sayılı dosyasında cezai şartın tahsili istemli dava açıldığını, bu sebeple iş bu davanın açılmasında müvekkilinin hukuki yararı mevcut olduğunu, iş bu dava ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/923 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın ticari dava niteliğinde olmasına karşın davacı tarafından bu konuya ilişkin olarak arabuluculuğa başvurulmadığını, davanın bu yönüyle dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin turşu, salça, konserve, ketçap vb. gıda ürünleri üretim ve satış faaliyetlerinde bulunduğunu, üretim ve satışlarını belirli programlar çerçevesinde sürdürüldüğünü, müvekkili şirketin düzenlenen üretim programları gereği hammadde olan tarım ürünlerini, sözleşme ile kendi adına ekim yaptırmak sureti ile sağladığını ve bu üretim programlarına göre üretilecek ürünler için satış bağlantıları kurduğunu, üretim programındaki aksaklık, satış programını da aksattığından müvekkilini doğrudan etkilediğini, bu kapsamda davacı ile müvekkili arasında 2018 yılı üretim programı çerçevesinde 15.02.2018 tarihli "Domates Yetiştirme ve Alım Sözleşmesi" yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşmenin yapılmasından ürünün olgunlaşmasına kadar sözleşmenin kendisine yüklediği tüm edimleri yerine getirdiğini, davacıya ayni ve nakdi yardımlarda bulunduğunu, bunun karşılığında da sözleşmede taahhüt edildiği miktarda ürünün kendisine teslim edilmesinin beklendiğini, oysa davacının taahhüdünün 3.000.000 kg domates iken müvekkili şirkete teslim ettiği ürünün 1.015.206,30 kg olduğunu, 1.984.793,70 kg noksan teslim yapan davalının sözleşme gereği ödemesi gereken cezai şart miktarının 595.438,11-TL olduğunu, müvekkili şirketin üretimini gerçekleştirdiği ürünler içerisinde en çok yer kaplayan ürünün salça olduğunu, müvekkili şirketin lokomotif ürünü olduğu da söylenebilecek olan salça üretimi için gereken hammaddenin yani domates ürününün taahhüt edildiği şekilde teslim edilmesinin zorunlu olduğunu, bu sebeple de müvekkilinin davacı ile akdedilen domates yetiştirme ve alım sözleşmesine cezai şartı içerir bir düzenleme getirmesinde zorunluluk bulunduğunu, dava konusu sözleşmenin hiçbir maddesinin genel işlem şartı niteliğinde olmadığını, sözleşme hükümlerinin kanunda ve doktrinde aranan genel işlem şartı kriterlere uymadığını, ayrıca dava dilekçesinde her ne kadar sözleşme yapıldığı sırada bu madde hakkında açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme hakkı tanınmadığı iddia edilmiş ise de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin her sayfasında davacının imzasının bulunduğunu, davacının tüm maddeleri okuyup değerlendirerek kabul ettiğini, müvekkili şirketin sigorta şirketi ya da banka olmadığını, dava dilekçesinde, sözleşmedeki cezai şarta ilişkin maddenin açıkça anlatılması, bu konu hakkında bilgi verilmesi gerektiği iddia edilmişse de müvekkili şirketin böyle bir yükümlülüğünün bulunmadığını, taraflar arasında bir sözleşme imzalanıyor ise bunun maddelerini okumak, değerlendirmek ve ona göre hareket etmek tarafların kendi sorumluluğunda olduğunu, taraflar arasında akdedilen 15.02.2018 tarihli Domates Yetiştirme ve Alım Sözleşmesinin maddelerinin açık bir şekilde düzenlenmiş olduğunu, sözleşme maddeleri davacıya uygun gelmemiş olması halinde davacının .... yerine aynı bölgede faaliyet gösteren çok sayıda fabrikadan herhangi birisiyle de çalışabileceğini, bankalar ya da sigorta şirketleri gibi her firmada aynı şekilde uygulama ile karşılaşılması ve sözleşmenin yapılması için genel işlem koşullarına katlanılması zorunluluğunun somut olayda mevcut olmadığını, davacının genel işlem şartı iddiasında bulunarak sözleşmenin 5. maddesinin iptalini talep etmesinin kötüniyetli olduğunu, davacının tüzel kişi tacir olduğunu, dava konusu sözleşmenin hür irade ile kurulmuş olduğunu, davacının basiretli tacir olarak sözleşmedeki maddelerden haberdar olmadığını ileri sürebilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte genel işlem şartlarının yazılmamış sayılması ya da iptaline ilişkin hükümlerin tacirler arasında uygulanmayacağını, her tacirin tüm ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek ve işlemlerini ona göre organize etmek zorunda olduğunu, tacirin, yapacağı sözleşmelerin yerine getirilip getirilmeyeceğini hesaba katıp basiretli bir iş adamı gibi davranıp borcun yerine getirilmesini engelleyebilecek hareketleri önceden nazara almakla yükümlü olduğunu, davacıya, dava konusu sözleşmeye dayalı olarak 191.978,99-TL bedelli ayni yardım, 120.000,00-TL nakdi yardım ve 792,54-TL nakliye fiyat farkı olmak üzere 312.771,53-TL yardım yapıldığını, her iki tarafın da tacir olduğu sözleşmenin imzalanması sırasında hiçbir itirazın ileri sürülmediğini, eksik teslimattan kaynaklanan cezai şartın tahsili için İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/923 E. sayılı dosyası ile dava açılmasının ardından, sözleşmenin ilgili maddesinin genel işlem şartı olduğu ve iptal edilmesi gerektiğinin iddia edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin hiçbir maddesi genel işlem koşulu olmadığı gibi davacının da bu tacir olduğundan bu iddiaya dayanarak sözleşme kapsamındaki edimlerinden kurtulamayacağını, haksız ve kötü niyetli davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde İstinaf incelemesine konu karar ile: "...Taraf delilleri dosyaya bildirilmiş, 15/02/2018 tarihli Domates Yetiştirme Ve Alım Sözleşmesi başlıklı sözleşme taraflarının .... A.Ş ile ...Şti olduğu, sözleşmenin konu ve amaç başlıklı 1. maddesinde" Sözleşmenin konusu şirketin sanayide kullanacağı domatesi sözleşmede yer alan hükümler kapsamında üretici tarafından yetiştirilip kendi sorumluluğunda fabrikaya teslimini kapsar ve amaçlar. Bu sözleşme ile üretici, şirketle tarımsal ürün yetiştiriciliği sözleşmesi yapma talebinde bulunmakta olup, sözleşmenin diğer bölümlerinde domates ön kayıt ve değerlendirme formu diye anılan belgede sınırları ve özellikleri belirtilen 300 dekar tarlada 3.000 ton (3.000.000 kg) domates yetiştirip teslimini taahhüt eder. " Fiyat Ve Ödeme Başlıklı 2. maddesinde " a) Üreticinin sözleşme hükümlerine göre şirkete teslim edeceği domatesin tarla teslim fiyatı 0,300 TL/kg dır. " Mahsulün Toplanması Ve Yüklenmesi Ve Fabrikaya Taşınması Başlıklı c bendinin 5. Maddesinde " Üretici domatesi tarladan olgun halde beklemesinden yağmur, güneş, hasatlık ve zararlılar gibi herhangi bir sebeple bozulmasından dolayı hak iddia edemez ve bu sebepleri taahhüdünün tamamlanmamasına erekçe olarak gösteremez, teslimini taahhüt ettiği domatesin tamamını veya bir kısmını herhangi bir nedenle üretmeyi başaramadığı takdirde gerekirse şirketin uygun görmesi durumunda satın alıp sözleşme şartları içerisinde şirkete teslim etmekle yükümlüdür." Mesuliyet Cezai Şart Ve Tazminat Başlıklı 5. maddesinde " Bu sözleşmenin öngördüğü vasıf ve miktardaki domatesi teslim etmeyen üretici noksan teslimatın bu sözleşme ile teslim olunan kg fiyatla çarpımından hasıl olacak meblağı cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Cezai şartın ödenmiş olmuş üreticiyi sözleşmenin diğer hükümlerinden doğan yükümlülüklerinden kurtarmaz. " düzenlemelerinin bulunduğu belirlenmiştir. Dosyaya gelen Mustafakemalpaşa Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 02/03/2021 tarihli yazısında 2018 yılında ilçe ve mahallelerinde dolu aşırı yağış, aşırı sıcak zararı, samyeli ve güneş yanıklığı zararına bağlı olarak 24/06/2018 tarih 30458 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2018/11983 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda İlçe Hasar Tespit Komisyonu kurularak çalışmalar yapıldığı bildirilmiş, 09/04/2021 tarihli cevabi yazısında ise; 2018 yılında Mustafakemalpaşa ilçesinde dolu, aşırı yağış, aşırı sıcak zararı, samyeli ve güneş yanıklığı zararına bağlı olarak 24/06/2018 tarih ve 30458 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018/11983 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda İlçe Hasan Tespit Komisyonu kurularak çalışmalar yapıldığı, 27 Haziran 2018 tarihinde meydana gelen aşırı yağış ve dolu sebebiyle yağışa maruz kalan bölgelerde zararlanma ve verim düşüklüğü meydana geldiği, davalı ... Şirketinin 2018 yılı Doğal Afet ( Borç Erteleme ) İcmalinde bulunduğu bildirilmiştir. Mahkememizce dosyaya gönderilen 02/03/2021 ve 09/04/2021 tarihli yazı cevaplarında belirtilen ürünlerin domates ürününü kapsayıp kapsamadığı ve 2018 yılında Mustafakemalpaşa ilçesinde domates ürününün ortalama verim miktarı Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Bakanlığından sorulmuş dosyaya gelen 01/11/2021 havale tarihli yazı cevabında yapılan çalışmaların ürün ve parsel bazlı olarak yürütülmediği, 24/06/2018 tarih 30458 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürülüğe giren 2018/11983 sayılı Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda çiftçilerin beyanı esas alınarak yapıldığı, bu doğrultuda .... Şti'nin 02/07/2018 tarihinde doğal afet/borç erteleme dilekçesi ile müdürlüğe başvurduğu, başvuruda Mustafakemalpaşa mahallesi ... mahallesi....ada ...parsel nolu ... m2 alandan şekerpancarı/muhtelif ürünü için doğal afet/borç erteleme desteğinden faydalandığı bildirilmiştir. Asıl ve birleşen dosya yönünde uyuşmazlık konusunda davalı kayıtları ve dosya üzerinden mali müşavir ve ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, talimat yoluyla alınan 06/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; resmi kurum yazıları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dolu, aşırı yağış, aşırı sıcak, samyeli ve güneş yanıklığına bağlı olarak eksik ürün temlik edildiği kanaatine varıldığı, .... A.Ş'nin ... Şti'ne 17.212,02 TL cari borç bakiyesi bulunduğu bildirilmiş, davacı itirazlarının irdelenmesi yönünden alınan 14/01/2022 tarihli ek raporlarında Mustafatkemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün son yazısından anlaşıldığı üzere .... Şirketi'nin 02.07.2018 tarihinde 1383 numaralı Doğal Afet (Borç Erteleme) dilekçesi ile Mustafakemalpaşa İlçesi .... Mahallesi ....ada ... parsel numaralı ...m2. alandan Şeker Pancarı/Muhtelif ürünü için Doğal Afet (Borç Erteleme) desteğinden faydalandığı, söz konusu yazıdan ... Şirketinin domates ürünü için doğal afet başvurusu yapmadığının anlaşıldığı, bu hususun göz önünde bulundurularak ve mahkemenin ara kararı gereği ortalama domates verimi esas alınarak teslim edilmeyen domates miktarının belirlenerek domates yetiştirme ve alım sözleşmesinin 5. Maddesi gereği mesuliyet cezai şart ve tazminat miktarının belirleneceği, 2018 yılında Mustafakemalpaşa ilçesinde dolu, aşırı yağış , aşırı sıcak zararı, samyeli ve güneş yanıklığı zararına bağlı olarak zarar ve verim düşüklüğü meydana geldiğinden dolayı dekara verim miktarı sözleşmede belirtilen 10.000kg yerine Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün yazısında belirtilen ortalama 9.000kg verim miktarının esas alınacağı, sözleşme gereği 300 dekar alandan alınması gereken ürün miktarının 2.700.000 kg olduğunu, cari hesap kayıtlarına göre teslim edilemeyen ürün miktarının 1.015.206,30 kg olduğunu, buna göre teslim edilemeyen ürün miktarının 1.684.793,70 kg olduğunu, domates yetiştirme ve alım sözleşmesinde ürün bedelinin 0,30TL olarak belirlendiği, Domates Yetiştirme Ve Alım Sözleşmesinin 5. Maddesi gereği cezai şart ve tazminat miktarının 505.438,11 TL olduğu, cari hesap kayıtlarına göre .... Şirketinin 17.212,02 TL alacağı göz önünde bulundurulduğunda tazminat miktarının 488.226,09TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişilerden sözleşme döneminde davalı tarafın davacı taraf dışında domates satış ve teslimi yapıp yapmadığı davalı kayıtları incelenmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, 28/06/2022 tarihli ek raporlarında; davalı şirketin 31/08/2018 tarihinde 1.156.806 kg, 10/09/2018 tarihinde 857.940 kg toplamı 2.014.746 kg domates teslim ettiği bildirilmiş, 17/01/2023 tarihli ek raporlarında ise .... Şti.'nin 2017-2021 Yılları Özsermaye Tespitlerinin yapıldığı, Kesin Mizanı gerçekleşen ve Son Kurumlar vergisi beyannamesinden, Şirketin Varlıkları/Borçları ve Öz Sermaye tespiti yapıldığı, firmanın Özsermayesi 1.133.433,25 TL olduğu, bu firma her şeyini satıp tüm borçlarını tahsil etse arta kalan bakiye olduğunu, firmanın işletme faaliyetini devam ettirdiği süreç ise davalı tarafın 2021 yıl sonu itibariyle Kısa Vadeli Borçlarının 18.406.470,27 TL olduğu, davalı tarafın 2021 yıl sonu itibariyle dönen varlıklarının ise 15.175.664,02 TL olduğu, .... Şti'nin Sermayesinin 500.000 TL olduğu, yedek akçesinin bulunmadığı, talep edilen ceza tutarıın sermayesinden daha fazla olduğu, bu tutarda bir cezanın ödenmesi halinde TTK Hükümlerine göre borca batıklık koşullarının gerçekleşeceği sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Dosyaya toplanan deliller, alınan bilirkişi rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamından Asıl dosyada; Davacı tarafça davalı şirket aleyhine taraflar arasındaki 15/02/2018 tarihli Domates Yetiştirme Ve Alım Sözleşmesi gereği davacıya teslim edilesi gereken domates ürününün yalnızca 1.015.206,30 kilogramının teslim edildiği, geriye kalan ürünlerin üçüncü kişiye satıldığı, davacının yüksek fiyatlı domates alımı yapmak zorunda kaldığı ve zarara uğradığından bahisle sözleşmenin beşinci maddesi gereği ödenmesi gereken 595.438,11 TL cezai şart miktarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davalının müvekkilinden alacaklı olduğu 18.801,13 TL nin dava sonuçlanıncaya kadar ödenmesini tedbiren durdurulması talebi ile iş bu davanın açıldığı, davalı .... Şti nin İzmir 2. ATM nin 2019/530 Esas sayılı dosyası ile 15/02/2018 tarihli "Domates Yetiştirme Alım Sözleşmesinin beşinci maddesinin TBK'nun 20-21/1 maddeleri gereğince yazılmamış sayılmasına karar verilmesine yönelik açmış olduğu davanın ilgili mahkemenin 10/09/2020 tarih 2020/466 sayılı kararı ile mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, asıl ve birleşen dosyada davaya dayanak 15/02/2018 tarihli Domates Yetiştirme Ve Alım Sözleşmesinde ... A.Ş'nin "Fabrika", ... Şti'nin "Üretici" olarak belirtildiği ve sözleşme ile .... Şti nin 300 dekar tarlada 3.000 ton domates ürününü davacı şirkete tarla teslim fiyatı 0,300 TL/kg olarak yetiştirip teslimini taahhüt ettiği, sözleşmenin 5. Maddesi ile sözleşmenin öngördüğü vasıf ve miktarda domates ürününü teslim etmeyen üreticinin, noksan teslimatın sözleşme ile tespit olunan kilogram fiyat ile çarpımından hasıl olacak meblağı cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, alınan bilirkişi raporu ile sözleşme gereği 300 dekardan alınması gereken ürün miktarının 2.700.000,00 kg olduğu, davalının cari hesap kayıtlarına göre teslim edilen ürün miktarının 1.015.206,30 kg, teslim edilmeyen ürün miktarının ise 1.684.793,70 kg olduğu, buna göre sözleşmenin beşinci maddesine göre ödenmesi gereken cezai şart miktarının 505.438,11 TL olarak hesaplandığı, davalının 2018 döneminde şeker pancar/muhtelif ürünü için doğal afet(borç erteleme desteğinden faydalandığı) ancak 2018 yılında dava dışı .... A.Ş'ne toplam 2.014.746‬ kg domates ürünü sattığı, sözleşmenin Mahsulün Toplanması Ve Yüklenmesi Ve Fabrikaya Taşınması Başlıklı C/5 maddesinde yağmur, güneş, hastalık ve zararlılar gibi sebepleri üreticinin taahhüdünün tamamlanmamasına gerekçe olarak gösterilemeyeceği düzenlemesinin bulunduğu nazara alındığında davalı .... Şti'nin Sözleşme gereğince cezai şart miktarından sorumlu olduğu, davalı şirketin cari hesap kayıtlarından davacıdan 17.212,02 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ancak söz konusu alacak miktarı yönünden davalı tarafın takas ve mahsup talebinin bulunmadığı bu nedenle söz konusu alacak miktarının hesaplanan cezai şart miktarından mahsup edilemeyeceği belirlenerek davalının ekonomik mahvına sebep olacak nitelikte olan cezai şart miktarının %40 tenkisiyle davanın 303.262,86 TL yönünden kısmen kabulü, fazlaya ilişkin 90.000 TL yönünden davanın sübut bulmadığından bakiyesinin tenkis nedeniyle reddine gerektiği; Birleşen dava yönünden ise taraflar arasındaki Domates Yetiştirme ve Alım sözleşmesi gereğince .... Şti'nin 300 dekar tarlada 3.000 ton domates yetiştirip, .... A.Ş'ne teslim etmeyi taahhüt ettiği ve sözleşmenin 5. Maddesi ile üreticinin noksan teslimatın sözleşme ile tespit olunan kg fiyata çarpımından hasıl olacak cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği,sözleşme konusu ürünleri satın alan .... A.Ş'nin teslim almayı planladığı ürünlerin eksik teslimi nedeniyle ileriye dönük planlarının ürünlerin teslim edilmemesi ya da eksik teslim edilmesiyle aksayabileceği bu nedenle sözleşmeye cezai şart hükmü konmasının genel işlem koşullarına tabi olmasını gerektirmeyeceği, tarafların tacir olduğu " şeklindeki gerekçe ile; davanın KISMEN KABULÜ ile 303.262,86 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin 90.000 TL yönünden davanın sübut bulmadığından bakiyesinin tenkis nedeniyle reddine, birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/530 Esas 2020/466 Karar sayılı dosya yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Asıl dosyada davacı birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sübut bulunmadığı gerekçesiyle reddedilen kısım yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında mevcut Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 3244765 sayılı yazı cevabında 2018 yılı için ilçede salçalık domates verimlerinin minimum 6.000 kg maksimum 12.000 kg olduğunu ve ortalama dekar başına 9.000 kg verim alınabildiğinin belirtildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre dekar başına 10.000 kg ürün teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, üretim yapılan bölgede 12.000 kg'a kadar verim alınabildiği anlaşıldığından davalının sözleşme hükümleri uyarınca ürün teslim edebilmesinin gerekli olduğunu, yerel mahkemenin hatalı bilirkişi raporuna dayanarak 9.000 kg verim alınabileceğinin kabulü ile 90.000 TL'lik cezai şart miktarının reddine ilişkin kararının hatalı olduğunu, takdiri indirim yönünden verilen kararı kabul etmediklerini, takdiri indirim yapılmasını gerektirecek bir delilin bulunmadığını, davalının müvekkili şirket ile sözleşmesi var iken .... 'ya domates ürünü teslim ettiğini, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, doğal afetten etkilenmediğini ve müvekkili ile yaptığı sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin tespitleri karşısında cezai şartta takdiri indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesinde cezai şart hususunun düzenlendiğini, dava konusu uyuşmazlığın dayanağı olan sözleşmenin ilgili maddesinin yasa ve doktrinde öngörülen koşulları taşımadığını, cezai şart düzenlemesinin geçerli olduğunu, sözleşmede yüklendiği edimleri yerine getirmeyen davalının cezai şarttan sorumlu olduğunu, dava konusu sözleşme ile her iki tarafın da hakları ve yükümlülüklerinin belirlendiğini ve koruma altına alındığını, sözleşmeye göre davalının müvekkili şirkete kararlaştırılan nitelik ve miktarda domates ürününü yetiştirip müvekkiline teslim etmesi karşılığında önceden belirlenmiş tutarda bir satış bedeli alacağını, müvekkilinin menfaatinin ise serbest piyasa yerine önceden belirlenmiş ve nispeten daha uygun olan bir bedel ile doğrudan üreticiden ürün satın alarak planladığı üretim programlarını sürdürebilmek olduğunu, dolayısıyla ürünlerin taahhüt edilen miktarda değil de eksik teslim edilmesi halinde müvekkilinin zarara uğrayacağını, bu nedenle de sözleşmede cezai şart düzenlemesi olması ve somut uyuşmazlıktaki cezai şart miktarının hakkaniyete somut durumun özelliklerine uygun olduğunu ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğunu, davalının da tacir olduğunu, tacirler arasındaki sözleşmelerde cezai şart miktarlarında indirim talep edilmesinin ve indirim uygulanmasının mümkün olmadığını, sözleşmede taahhüt edilen miktarda ürün üretebilmiş olan davalının hiçbir haklı sebep olmaksızın ürünlerini 3. şahıslara sattığını ve sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, ceza koşulunu değerlendirilirken öncelikle alacaklının menfaatlerinin gözetilmesi gerektiğini, indirim sonunda kalacak miktarın alacaklının haklarını adalete aykırı şekilde ihlal ettiğini, hakkaniyetin söz konusu olduğu her yerde borçlunun kusurlu olup olmadığının büyük önem taşıdığını, borçlu kusurlu ise bu halde borçlunun kusurunun hafif veya ağır olmasının her somut olaya göre değerlendirme konusu yapılarak ceza koşulunun miktarının aşırı olup olmadığının tespit edileceğinin, borçlunun kusuru ağır ise ya indirim tamamen reddedilecek ya da çok az indirim yapılacağını, davalının haklı sebep olmaksızın sözleşmede taahhüt ettiğinin çok altında ürün teslim etmesinin ve kalan ürünleri 3. kişiye satmasının ağır kusur olduğu dikkate alınarak cezai şarttan indirim yapılmaması gerektiğini, tehiri icra taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl dava yönünden istinaf gerekçeleri çerçevesinde yeniden karar verilerek asıl davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Asıl dosyada davalı- Birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 15.02.2018 tarihli domates yetiştirme ve alım sözleşmesinin cezai şart içeren hükmünün TBK 20-25. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları mahiyetinde olup bu nedenle yazılmamış sayılması gerektiğini, müvekkilinin eksik ürün tesliminin iradesi dışında gelişen olumsuz hava şartları, dolu, yağış, sıcak ve kemirgen zararları gibi etmenlerden kaynaklandığını, mahkemece davalının doğal afetler nedeniyle borç erteleme icmalinde domates mahsulü dışında bir başka ürün göstererek erteleme talebinde bulunduğu gerekçe gösterilerek domates ürününde olumsuz hava şartlarından zarar görmediğinin değerlendirildiğini, bu değerlendirmenin doğru olmadığını, hangi ürün bildirilirse bildirilsin sonuç olarak borç ertelemenin bir defa mümkün olduğunu ve birden fazla ürün zarar görse bile her ürün için ayrı bir borç ertelemenin söz konusu olmadığı halde tüm Mustafakemalpaşa İlçesini ve bölgeyi etkileyen zararın davalının tarlasında olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağının göz ardı edilerek hatalı değerlendirme yapıldığını ve delillerin takdirinde hataya düşme sonucunda aleyhlerine yüksek miktarda cezai şarta hükmedildiğini, birleşen davada hava şartları ve diğer sebeplerle oluşan ürün kaybını ispata yönelik tanık dinletme taleplerinin mahkemece kabul edilmeyerek haklarının kısıtlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının tespit edilen mali kayıtlarına göre takdir olunan cezai şart tazminatınında fahiş olduğunu, her ne kadar yerel mahkemece %49 indirim yapılmış ise de kalan tutarın da şirketin ekonomik faaliyetlerini büyük ölçüde olumsuz etkileyecek bir miktar olduğunu, birleşen dava yönünden yerel mahkemece son derece sığ bir gerekçe ile davalarının reddine karar verildiğini, gerekçenin TBK'nin önceki düzenlemelerinde yer almayıp 6100 sayılı yeni düzenleme ile hayatımıza giren genel işlem koşulları kurumunu işlevsiz hale getirecek bir bakış açısı olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarınında bu yönde olduğunu, yerleşik içtihatlardan anlaşılacağı üzere ileriye dönük planların aksayabileceği gibi sığ bir gerekçe ile genel işlem koşullarına izin vermenin, özelliği ile matbu hazırlanmış ve tuzaklarla dolu sözleşmeyi dayatma imkanı olana karşı daha güçsüz durumda olan kişi ya da firmaları çaresizliğe ve ekonomik olarak mahva sürüklediğini, önceden çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak üzere hazırlanmış sözleşme metni içerisinde genel işlem koşullarını koymak isteyen davacının bunu muhatabına bildirmesi ve muhatabının da açıkça kabul etmesi halinde hiçbir sorun olmayacağını, mahkemenin bu hükmünden çıkan sonuca göre sözleşmeyi hazırlayan tarafın ceza içeren hükümleri gizlememesinin ileriye dönük planlarının aksamasına neden olacak ise gizleyebileceği şeklinde olduğunu, birleşen davanın taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesindeki cezai şart hükmünün TBK 20-25. maddesi gereğince yazılmamış sayılmasına karar verilmesi talebini içerdiğini, mahkemece asıl davada hesaplatılan cezai şart miktarına göre taraflarına harç tamamla için süre verildiğini ve harç ikmal edilmiş ise de niteliği gereği maktu harca tabi olması gereken bu davada nispi harç alınması ve nispi tarifeye göre karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava dosyası açısından dava, davalının, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan miktarda ürün teslim etmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığı iddiası ile sözleşme gereğince doğduğu iddia olunan cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Birleşen dava ise, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükümlerinin, TBK 20 ve devamı maddeleri gereğince genel işlem koşulu içerdiği iddiası ile yazılmamış sayılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "davanın kısmen kabulü ile 303.262,86 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin 90.000 TL yönünden davanın sübut bulmadığından bakiyesinin tenkis nedeniyle reddine, birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/530 Esas 2020/466 Karar sayılı dosya yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. İş bu karar esas dava dosyası açısından davacı ve davalı vekilleri ile birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Taraflar arasında15/02/2018 tarihli "Domates Yetiştirme Ve Alım Sözleşmesinin" imzalandığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Esas davada taraflar arasındaki ihtilaf davalının sözleşmede kararlaştırıldığı kilogramda ürün teslim edip etmediği, bu kapsamda sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, davacının cezai şart isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Birleşen dava açısından ihtilaf ise, sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükmünün genel işlem koşulu içerip içermediği noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesinin" Sözleşmenin konusu şirketin sanayide kullanacağı domatesi sözleşmede yer alan hükümler kapsamında üretici tarafından yetiştirilip kendi sorumluluğunda fabrikaya teslimini kapsar ve amaçlar. Bu sözleşme ile üretici, şirketle tarımsal ürün yetiştiriciliği sözleşmesi yapma talebinde bulunmakta olup, sözleşmenin diğer bölümlerinde domates ön kayıt ve değerlendirme formu diye anılan belgede sınırları ve özellikleri belirtilen 300 dekar tarlada 3.000 ton (3.000.000 kg) domates yetiştirip teslimini taahhüt eder." şeklinde düzenlendiği, yine sözleşmenin "Mahsulün Toplanması Ve Yüklenmesi Ve Fabrikaya Taşınması" başlıklı bölümünün 5. maddesinde ise " Üretici domatesi tarladan olgun halde beklemesinden yağmur, güneş, hasatlık ve zararlılar gibi herhangi bir sebeple bozulmasından dolayı hak iddia edemez ve bu sebepleri taahhüdünün tamamlanmamasına erekçe olarak gösteremez, teslimini taahhüt ettiği domatesin tamamını veya bir kısmını herhangi bir nedenle üretmeyi başaramadığı takdirde gerekirse şirketin uygun görmesi durumunda satın alıp sözleşme şartları içerisinde şirkete teslim etmekle yükümlüdür." şeklinde düzenlemeye yer verildiği, sözleşmenin "Mesuliyet Cezai Şart Ve Tazminat" başlıklı 5. maddesinde ise " Bu sözleşmenin öngördüğü vasıf ve miktardaki domatesi teslim etmeyen üretici noksan teslimatın bu sözleşme ile teslim olunan kg fiyatla çarpımından hasıl olacak meblağı cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Cezai şartın ödenmiş olmuş üreticiyi sözleşmenin diğer hükümlerinden doğan yükümlülüklerinden kurtarmaz. " düzenlemelerinin bulunduğu görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Esas dava dosyası açısından; Davacı tarafça, taraflar arasındaki 15/02/2018 tarihli Domates Yetiştirme Ve Alım Sözleşmesi gereği davacıya teslim edilesi gereken domates ürününün yalnızca 1.015.206,30 kilogramının teslim edildiği, geriye kalan ürünlerin üçüncü kişiye satıldığı, davacının yüksek fiyatlı domates alımı yapmak zorunda kaldığı ve zarara uğradığından bahisle sözleşmenin beşinci maddesi gereği ödenmesi gereken 595.438,11 TL cezai şart miktarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, davaya konu 15/02/2018 tarihli Domates Yetiştirme Ve Alım Sözleşmesinde davacı ...'ın "Fabrika", davalı ....'ın "Üretici" olarak belirtildiği ve sözleşme ile davalı şirketin 300 dekar tarlada 3.000 ton domates ürününü davacı şirkete tarla teslim fiyatı 0,300 TL/kg olarak yetiştirip teslimini taahhüt ettiği, sözleşmenin 5. maddesi ile sözleşmenin öngördüğü vasıf ve miktarda domates ürününü teslim etmeyen üreticinin, noksan teslimatın sözleşme ile tespit olunan kilogram fiyat ile çarpımından hasıl olacak meblağı cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, alınan bilirkişi raporu ile sözleşme gereği 300 dekardan alınması gereken ürün miktarının 2.700.000,00 kg olduğunun belirlendiği, davalının cari hesap kayıtlarına göre teslim edilen ürün miktarının 1.015.206,30 kg, teslim edilmeyen ürün miktarının ise 1.684.793,70 kg olduğu, buna göre sözleşmenin 5. maddesine göre ödenmesi gereken cezai şart miktarının 505.438,11 TL olarak hesaplandığı, davalının 2018 döneminde şeker pancar/muhtelif ürünü için doğal afet- borç erteleme desteğinden faydalandığı, ancak 2018 yılında dava dışı .... A.Ş'ne toplam 2.014.746‬ kg domates ürünü sattığı, sözleşmenin Mahsulün Toplanması Ve Yüklenmesi Ve Fabrikaya Taşınması Başlıklı C/5 maddesinde yağmur, güneş, hastalık ve zararlılar gibi sebeplerin üreticinin taahhüdünün tamamlanmamasına gerekçe olarak gösterilemeyeceği düzenlemesinin bulunduğu nazara alındığında davalı .... Şti'nin sözleşme gereğince cezai şart miktarından sorumlu olduğu, davalı şirketin cari hesap kayıtlarından davacıdan 17.212,02 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ancak söz konusu alacak miktarı yönünden davalı tarafın takas ve mahsup talebinin bulunmadığı bu nedenle söz konusu alacak miktarının hesaplanan cezai şart miktarından mahsup edilemeyeceği belirlenerek davalının ekonomik mahvına sebep olacak nitelikte olan cezai şart miktarının %40 tenkisiyle davanın 303.262,86 TL yönünden kısmen kabulü, fazlaya ilişkin 90.000 TL yönünden davanın sübut bulmadığından bakiyesinin tenkis nedeniyle reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden ise yapılan yargılama neticesinde; Taraflar arasındaki Domates Yetiştirme ve Alım sözleşmesi gereğince ... Ltd Şti'nin 300 dekar tarlada 3.000 ton domates yetiştirip, .... A.Ş'ne teslim etmeyi taahhüt ettiği ve sözleşmenin 5. maddesi ile üreticinin noksan teslimatın sözleşme ile tespit olunan kg fiyata çarpımından hasıl olacak cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, sözleşme konusu ürünleri satın alan ... A.Ş'nin teslim almayı planladığı ürünlerin eksik teslimi nedeniyle ileriye dönük planlarının ürünlerin teslim edilmemesi ya da eksik teslim edilmesiyle aksayabileceği, bu nedenle sözleşmeye cezai şart hükmü konmasının genel işlem koşullarına tabi olmasını gerektirmeyeceği, tarafların tacir olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre esas ve birleşen dava açısından istinaf eden taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/04/2023 tarih, 2019/923 Esas ve 2023/321 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında; a)Asıl dava yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın asıl dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına, b)Asıl dava yönünden alınması gereken 20.715,88 TL harçtan peşin olarak alınan 5.178,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.536,91 TL harcın asıl dava davalısından alınarak hazineye gelir kaydına, c)Birleşen dava yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,20 TL harcın birleşen dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Taraflar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerlerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıralara iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1621, K. 2026/2080, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1621-e-2026-2080-k-f1f659e44bd3