Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/304 E. 2026/4 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/304
Karar No
2026/4
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/304 - 2026/4 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/304 KARAR NO : 2026/4

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA ASLİYE 4.TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2023 NUMARASI : 2021/484 - 2023/880 DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesince verilen 01/12/2023 tarih ve 2021/484 Esas -2023/880 Karar sayılı karara karşı davacı ve davalı tarafın süresinde istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmakla dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... onur kurulu üyesi ve şair olduğunu, katıldığı dernek etkinliklerinde sanata, edebiyata ilişkin düşüncelerini kamuya sunduğunu, derneğin ve ... Kitap Fuarlarında düzenlenen etkinliklerde okurlarla buluşup, söyleşilere katıldığını, kitaplarını imzaladığı, 06.01.2020 – 10.01.2020 arasında...Kitap Fuarında okuyucularıyla buluşmak, kitaplarını imzalamak, sanata ve edebiyata ilişkin düşüncelerini etkinliklerde sunmak üzere Dernek tarafından görevlendirildiğini, müvekkilinin 06.01.2020 günü ... ilinde15 adet “...” 15 adet “...” 15 adet “...” adlı kitaplarını 04/01/2020 günü ...Şubesine teslim ettiğini, teslim esnasında şube yetkililerinin 06/01/2020 günü sabahında kitapların ...’da davacıya ulaşacağını belirttiklerini, davacının 06/01/2020 günü ... .. Kitap Fuarında okuyucularıyla buluşmak, kitaplarını imzalamak ve söyleşiler yapmak üzere kendisine ayrılan stantta hazır bulunduğunu ancak davalı kargo şirketinin, kitapları ulaştırmadığını, müvekkilinin ... .... Şubesi yetkililerinden kitapların kaybolduğunu öğrendiğini, okuyucularının karşısında mahcup duruma düştüğünü, kitapların bulunacağı umuduyla 07/01/2020 – 08/01/2020 ve 09/01/2020 günlerinde fuarda kendine ayrılan stantta hazır beklediğini, ...Derneğinin 10/01/2020 tarihli yazıyla yaşanan olayı kınadıklarını, 06-07-08-09-10 Ocak günleri stantta hazır olan okuyucularından özür dilediğini, ... ... Kitap Fuarına katılmak, kitaplarını sergilemek ve etkinliklere katılmak amacıyla Adana'ya gittiğini ancak kitaplarının kargo şirketi tarafından teslim edilmemesi nedeniyle amacını gerçekleştiremediğini bu nedenle derin üzüntü yaşadığını, ... Kitap Fuarında bulunma amacının sekteye uğradığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığına ilişkin tutanak düzenlendiğini ileri sürerek 50.000,00 TL manevi tazminat ile yol, konaklama ve kargoda kaybolan kitapların bedeli olmak üzere 1.755,78 TL maddi tazminatın 04/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil Şirketin taşıma hizmetini gereği gibi ifa ettiğini, sözleşmeden kaynaklı borç ilişkilerinde ancak sözleşmeden kaynaklanan alacak talebinde bulunulabileceğini, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nu düzenlemelerine ve taşıma hukuku ilkelerine göre giderilmesi gerektiğini, ücret karşılığında bir eşyanın taşınması için anlaşıldığını, taşıma hizmetinin Şirket tarafından gereği gibi ifa edildiğini, kargonun niteliklerine ve ne sürede teslim edilmesi gerektiği konusunda gerekli açıklama yapılmadığından maddi tazminat talep edilemeyeceğini kaldı ki kitapları iade etmeye hazır olduklarını diğer taraftan Türk Ticaret Kanunu (TTK) 850 ve devamı maddeleri uyarınca yol ve konaklama gideri talep edilemeyeceğini, maddi tazminat sorumluluğu bulunmadığı gibi kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığından manevi tazminat alacağından da söz edilemeyeceğini savunarak hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, fuar programında kitap imzalanması için davacıya ayrılan sürenin 09/01/2020 tarihinde dolduğu, davacı ile davalı taşıyıcı firma arasındaki taşıma sözleşmesinde, taşıyıcı firmanın ilan ettiği hizmet standartlarına aykırı olarak ve makul kabul edilebilecek bir süreyi de aşar şekilde kitapların teslim edildiği, gönderinin 11/01/2020 tarihinde gönderi teslim edilmiş olsa bile davacının uğradığı mağduriyetin giderilmesinin veya azaltılmasının mümkün olmadığı, taşıma işinde taşıyıcı firmanın kusurlu olduğu, TTK'nin 873.ve 875.maddeleri taşıyıcının gecikmeden kaynaklı ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu, taşıyıcı firmanın kusurlu davranışı nedeniyle davacının yol gideri, konaklama bedeli, taşıma ücreti ve yasal sorumluluk sınırlandırma gereği ödenmesi gereken 887,70 TL maddi tazminat ve taşıyıcı firmanın kusurlu davranışı nedeniyle şair olan davacının 20.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyaya kazandırılan deliller ve dinlenen tanık anlatımı ile uluslararası bir etkinlik olan ... Kitap Fuarında kitap tanıtımı ve sunumu yapamamak nedeniyle onurunun kırıldığını, onarılması imkansız manevi zararının doğduğunu, hükmedilen tazminat miktarı az olduğu gibi kısmen kabul kararı nedeniyle ödemek zorunda kaldığı avukatlık ücreti tutarı bakımından mağdur edildiğini, manevi zararının karşılanması amacıyla yargı yoluna başvurduğu halde aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ile hukuki güvenliğin, etkili yargılanma hakkının ve hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının TTK'nin 882/3.maddesi uyarınca "taşıyıcının taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğunun, taşıma ücretinin üç katı ile sorumlu olduğunu, maddi tazminatın bu miktarla sınırlı olduğu halde hükmedilen tazminat tutarının hatalı değerlendirildiğini, davacı TTK'nin 864.maddesi uyarınca ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğinden uçak bileti ve konaklama ücreti taleplerinin dinlenemeyeceğini diğer taraftan manevi tazminat talebi bakımından da yasal koşullar gerçekleşmediğini, hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, maddi ve manevi tazminat bakımından davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulü kararına karşı maddi tazminat bakımından davalı, manevi tazminat bakımından taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1-Davalının maddi tazminat hakkındaki istinaf başvurusu bakımından, Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "İstinaf yoluna başvurulabilinen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 6763 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesinde miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, bu miktar yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle 2023 yılı için 17.830,00 TL olarak saptanmıştır. Somut olaya gelince davanın maddi ve manevi tazminat istemi ile açıldığı, dava dilekçesinde değerin maddi tazminat bakımından 1.755,78 TL, manevi tazminat bakımından ise 50.000,00 TL olarak gösterildiği, yargılama sonunda 887,70 TL maddi tazminatın, 20.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kabul kapsamına alınan 887,70 TL maddi tazminat bakımından davalı tarafın istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan Kanun hükmü uyarınca, kabul kapsamına alınan 887,70 TL maddi tazminat miktarı ve istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı birlikte değerlendirildiğinde, davalının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nin 341. maddesi uyarınca karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL altında kaldığı kuşkusuzdur. Kesin olan kararlara yönelik istinaf istemleri hakkında, 6100 sayılı HMK'nin 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince de karar verilebileceği, ilk derece Mahkemesince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı, kesinlik sınırı altında kaldığı, miktar itibariyle istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gözetilerek davalının bu yöne ilişkin istinaf dilekçesinin kesinlik nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiştir. 2-Tarafların manevi tazminat hakkındaki istinaf başvurusuna gelince, Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle davacı ile davalı Şirket arasındaki taşıma sözleşmesinde kargonun taşıyıcı firmanın ilan ettiği, hizmet standartlarına aykırı olarak ve makul kabul edilebilecek bir süreyi de aşacak şekilde, altı iş gününe (11/01/2021) denk gelen gecikmeyle, adrese teslim işlemini gerçekleştirmek istediği, davacının fuar programında kitap imzalaması için kendisine ayrılan sürenin 09/01/2021 tarihinde dolduğu, 11/01/2021 tarihinde gönderi teslim edilmiş olsa bile davacının uğradığı mağduriyetin giderilmesinin veya azıltılmasının mümkün olmadığı, her ne kadar davacı tarafından işin aciliyetine ilişkin bir bildirimde bulunduğuna, taşıyıcı tarafından hizmet standartları dışında süre taahhüdünde bulunduğuna dair açık bir belge, bilgi bulunmasa da taşıyıcı firmanın kusurlu olduğu, TTK'nin 873. ve 875. maddeleri uyarınca gecikmeden kaynaklanan zarardan taşıyıcı firmanın sorumlu olduğu, taşıyıcı firmanın kusurlu eylemi nedeniyle yol ve konaklama gideri ile peşin alınan taşıma ücreti bakımından davacının maddi zararının doğduğu, maddi tazminat tutarı belirlenirken taşıyıcı firmaya sunulan gönderi içeriğinde kitap adı, sayısı, tutarı, maliyeti gibi hususları içeren somut bir belge bulunmadığından "kargo içeriğine ilişkin" hesaplama yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi şair olan davacının kitap fuarında kargosunun kendisine teslim edilememesi nedeniyle yaşadığı mağduriyetin manevi tazminata yol açtığı benimsenmek suretiyle uzman bilirkişiler tarafından bilimsel verilere uygun, hükme esas almaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında ve hükmün kuruluş biçiminde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından tarafların manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353,1/b-1. maddesi uyarınca esastan reddi, davalının maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun ise kesinlikten reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1- Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin 346/1. ve 352,1/b maddeleri uyarınca davalının istinaf dilekçesinin KESİNLİK nedeniyle REDDİNE, 2- Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin 353,1/b-1 ve 359/3. maddeleri gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 1.366,20-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 938,60-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Dairemizin kararının HMK'nin 359/3. maddesi uyarınca tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinde yapılan yeniden inceleme sonucunda oy birliği ile 16/09/2026 HMK'nin 362/1-a. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/304, K. 2026/4, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-304-e-2026-4-k-77fd443ecf54