Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1861 E. 2026/70 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1861
- Karar No
- 2026/70
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1861 KARAR NO : 2026/70
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2026 NUMARASI : 2026/65 (D.İş) - 2026/65 K. İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN DAVACI : VEKİLİ : Av. ... - KARŞI TARAF : 1 -... KARŞI TARAF : 2 -... KARŞI TARAF : 3 -... KARŞI TARAF : 4 -... KARŞI TARAF : 5 -... KARŞI TARAF : 6 -... KARŞI TARAF : 7 -... KARŞI TARAF : 8 -... KARŞI TARAF : 9 -... KARŞI TARAF : 10 -... KARŞI TARAF : 11 -... KARŞI TARAF : 12 -... KARŞI TARAF : 13 -... KARŞI TARAF : 14 -... TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/09/2026 tarih ve 2026/65 E. sayılı ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Tedbir İsteyen vekili dilekçesinde özetle; tüm hakları müvekkiline ait olan ... ...'un yayınevleri ve eser sahipleriyle yapmış olduğu sözleşmeler sonucunda binlerce eser ve akademik yayını bünyesinde barındıran dijital bir platform vasfında bulunduğunu, yapılan anlaşmalar ile platformun diğer kullanıcılar ile birlikte üniversitelerdeki kullanıcılara "www. ....com" alan adı üzerinden sunulduğunu, hal böyle iken, 24/1/2026 ile 8/272026 tarihleri arasında Platforma yönelik bir siber saldırının gerçekleştirildiğini, bu saldırı neticesinde yaklaşık 16.000 dijital içeriğin yetkisiz şekilde kopyalandığını, kopyalandığından şüphelenilen dijital içeriklerin nerede ise tamamının "https:/.../" ve "https:/..." isimli internet sitelerinde yayımlandığının tespit edildiğini, nitekim "https:...alan adlı internet sitesinde "..." ibaresi ile arama yaptırıldığında 16.063 adet sonucun çıktığını, bu ana sitelerin uzantısı olan internet sitelerinin hukuka aykırı olarak ele geçirilen içeriklerin yayımlanması amacıyla oluşturulan korsan içerik siteleri olduğunu, söz konusu internet sitelerinde yer alan eserlerin, yazarlarının ve yayınevlerinin izni ve hatta haberi dahi olmadan indirilmeye, kopyalanmaya ve paylaşılmaya hazır vaziyette sunulduğunu ve yapılan bu eylemlerle eserlerin hukuka aykırı olarak çoğaltımı, dağıtımı ve kamuya sunumunun yapıldığını ileri sürerek "https..." ile ve https...adlı internet siteleri ve uzantılarına yönelik erişimin engellenmesine ve içeriklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, talep edenin ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için üzerine düşen yaklaşık ispat külfetini yerine getiremediği, talep dilekçesinde iddia edilen savların teknik araçlarla ispata elverişli hale getirilmediği, talep dilekçesi ekinde sunulan dijital depolama aygıtı içerisinde yer alan belgelerin yaklaşık ispat koşulunu sağlamaya elverişli olmadığı, "..." isimli dijital platformun talep edene ait olduğu anlaşılmışsa da, talep edenin iddia ettiği ve EK 4 olarak bildirdiği dokümanların iddia edilen URL adreslerinde umuma iletildiğini gösterir teknik herhangi bir mütalaanın bulunmadığı, talep edenin iddia ettiği eserler üzerinde lisans hakkının bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak, iddia edilen URL adreslerinde eserlerin umuma iletilip iletilmediğinin teknik bir inceleme sonucu değerlendirilebileceği, talep edenin dilekçesinin salt ihtiyati tedbir istemi mahiyetinde olup delil tespiti talebine ilişkin olmadığı ve HMK 24. maddesinde düzenlenen "Tasarruf İlkesi" uyarınca talep olmadığı halde mahkemece re'sen delil tespiti kararı verilemeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Tedbir isteyen vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin eserlerin telif hakkına sahip olduğunu, 24.01.2026-08.02.2026 tarihleri arasında Platform’a, yetkisiz erişim gerçekleştirmek suretiyle yapılan siber saldırı sonucunda yaklaşık 16.000 adet dijital içeriğin yetkisiz şekilde kopyalandığını, kopyalandığından şüphelenilen söz konusu dijital içeriklerin neredeyse tamamının, siber saldırı sonrasında internet ortamında bulunan https:... ve https...isimli internet sitesinde yayımlandığını, "https...alan adlı internet sitesinde "..." ibaresi ile arama yaptırıldığında ortaya çıkan 16.063 sonucun bu saldırıya işaret ettiğini, yalnız bu ana sitelerle değil bunlara bağlantılı sitelerde de bu eylemlerin gerçekleştirildiğini, bağlantılı sitelerin sırf kopyalanan eserlerin yayımlanması için oluşturulan korsan siteler niteliğinde olduğunu, hal böyle iken mahkemenin iddia edilen URL adreslerinde eserlerin hukuka aykırı olarak umuma iletilip iletilmediğinin teknik bir inceleme sonucu değerlendirilebileceği şeklindeki gerekçesinin kabul edilemez olduğunu, erişimin engellenmesi halinde zararın katlanarak çoğalacağını, tecavüzü gösterir siber güvenlik uzmanı bilirkişilerin düzenlemiş oldukları adli bilişim raporunun tamamlandığında dosyaya kazandırılacağını, https:...isimli internet sitesi hakkında İtalyan Mahkemeleri ve https...isimli internet sitesi hakkında da ABD Mahkemeleri tarafından aynı sebeplerle erişimin engellenmesi kararları verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve erişimin engellenmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...