Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1145 E. 2026/1211 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1145
Karar No
2026/1211
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/1145 Esas 2026/1211 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1145 KARAR NO : 2026/1211

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2026 NUMARASI : 2026/56 Esas 2026/282 Karar TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 20/01/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2026

Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ...'ın, 29/12/2025 günü ertesi gün notere gitmek üzere şirket ortaklık pay defteri, defter tasdikleri ve imza sirkülerini yanına aldığını, defter ve belgelerin araç içerisinde iken sanayi içerisinde birkaç yere uğradığını, ertesi gün notere gitmek üzere aracına binen şirket yetkilisinin şirket defter ve belgelerinin araç içerisinde bulunmadığını fark ettiğini, bunun üzerine önceki gün gittiği yerleri, evini ve iş yerini aradığını, tüm aramalarına rağmen defter ve belgeleri bulamadığını, 12/01/2026 günü karakola giderek şirket defter ve belgelerinin çalınması olayı sebebiyle şikayette bulunduğunu, kolluk kuvvetlerince yapılan soruşturmadan da bir netice alınamadığını, müvekkili şirkete ait ortaklık pay defterinin zayi olduğunu belirterek müvekkili şirkete ait ortaklık pay defterine ilişkin zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ticari işletmenin işleticisinin çalınma iddiasına dair kolluktaki müşteki beyanı dışında somut bir delil bulunmadığı, ticari defterlerin kayıp olduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediği gibi talep edenin tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumadığının anlaşıldığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortaklık pay defterlerinin çalınması sebebiyle zayi belgesi verilmesi talepli davada mahkemece usule ve yasaya aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin, şirket ortaklık pay defteri ile birlikte defter tasdikleri ve imza sirkülerini kısa süreliğine araçta bulundurduğunu, devamında bu belgelerin araç içerisinde bulunmadığının fark edildiğini, olay sonrasında ilgili yerler, işyeri ve ikamet adresinin araştırıldığını, tüm aramalara rağmen defter ve belgelerin bulunamadığını, ayrıca kolluk kuvvetlerine başvurularak şikayette bulunulduğunu, zayi davalarında ispatın, her zaman doğrudan yazılı belge ile değil, olayın oluş biçimi, başvuru süreci, kolluk müracaatı, somut vakıalar ve hayatın olağan akışı birlikte değerlendirilerek yapılması gerektiğini, mahkemenin bu bütüncül değerlendirmeyi yapmadığını delilleri birlikte tartmadığını, defterlerin, belirli bir gün araç içerisinde bulundurulup daha sonra fark edilmeden kaybedildiği veya çalındığına ilişkin anlatımın, kolluk başvurusu ve olay sonrası yapılan araştırmalarla desteklendiğini, mahkemenin, bu anlatımı hayatın olağan akışına uygun şekilde değerlendirip zayi olgusunun varlığını kabul etmek yerine, ispat standardını fiilen aşırı derecede yükselttiğini, zayi belgesi verilmesi davalarında amacın, ticari defter ve belgelerin gerçekten mevcut olup olmadığının ve sonradan kullanılamaz hale gelip gelmediğinin tespiti olduğunu, müvekkilinin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgeleri iyi niyetle muhafaza etmeye çalıştığını, ancak elinde olmayan nedenlerle bu belgeleri kaybettiğini, ortada kötüniyet, belgeyi saklama kastı ya da ticari hayatı yanıltmaya yönelik bir davranış bulunmadığını, bu nedenle zayi belgesi verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, taleplerinin kabulünü istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nun 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir. Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tadadi olarak sayılmamış ise de, defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerekir. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. Somut olayda, talep eden vekili talep dilekçesinde, şirkete ait ortaklık pay defterinin şirket yetkilisi tarafından ertesi gün notere gitmek üzere yanına alındığını, defterin yetkilinin arabasında bulunduğunu, ertesi gün ise defterin arabada olmadığının fark edildiğini iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde de aynı iddiasını tekrar etmiş, ortaklık pay defterinin şirket yetkilisinin aracından çalındığına ilişkin somut bir delil de ibraz etmemiştir. Talep edenin defterlerin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle, şirket merkezinde bulunması ve saklanması gereken defterin yetkilinin arabasında bir gün süre ile bırakıldığı, daha sonra defterin arabada bulunamadığı, çalındığına ilişkin somut bir delil de bulunmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, talep edenin zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait ortaklık pay defterinin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü gerekeceği gözetilerek mahkemece talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Talep edenden alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 25/09/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1145, K. 2026/1211, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1145-e-2026-1211-k-2fbb79717377