Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/40 E. 2026/2 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/40
- Karar No
- 2026/2
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/40 KARAR NO : 2026/2
(KARARI KALDIRARAK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : İ ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/03/2024 NUMARASI : 2021/405 - 2024/83 DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Hükümsüzlük, Sicilden Terkin
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/03/2024 tarih ve 2021/405 E. - 2024/83 K. sayılı kararına karşı davacı tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmakla, dosya içerisindeki tüm belgeleri incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket adına tescili istenen “...” ibareli markanın müvekkiline ait “...” ibareli marka ile karıştırılma ihtimali taşıdığı gerekçesiyle marka başvurusuna itiraz edildiğini, itirazın ... tarafından reddedildiğini, 2018/72707 başvuru numaralı markanın tek ve esas unsur olarak “...” ibaresinin kullanıldığını ve “...” ibareli marka ile iltibas oluşturacağını, davalı Kurumun itirazın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili adına tescilli 2000/03882 numaralı markanın sınıfların birebir aynı olduğunu, taraf markalarının asli unsurunun “...” ibaresi olduğunu, markalar arasında işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, hitap ettiği tüketici kitlesi bakımından iltibas ihtimalini artırdığını, itiraza mesnet markaların bir seri markası olduğu izlenimi uyandıracağını, 2000/03882 ve 86/091191 başvuru numaralı markalar dava kapsamında hükümsüzlük talebine mesnet gösterildiğini ileri sürerek davalı...’in 30.09.2021 tarih ve 2021-M-7531 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu “...” ibareli 020/10815 marka başvurusunun 29. sınıfta yer alan emtialar, 35. sınıfın “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri” bakımından alt sınıfta yer alan 29. ve 30. sınıfa ilişkin mal ve/veya hizmetlerin tümü ile 32. sınıfta yer alan “maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” mal ve/veya hizmetler, 43.sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden iptaline, markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, SMK'nin 6/1.ve 6/5.madde koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu markayı 50 yıldır farklı bir faaliyet alanında, "dürümcülük ve döner" sektöründe kullandığını, "..." markasının gerçek sahibi olduğunu, davacının marka hakkına SMK'nin 6/1.maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında görsel, sesçil ve anlamsal düşük derecede benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde SMK’nin 6/1.maddesi kapsamında iltibas ihtimali bulunmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde davalının "... ..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmayacağı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen dava konusu 2021-M-7531 sayılı YİDK kararının iptal koşullarının ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün marka algısı açısından birbirinin aynı olup ayırt dilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını SMK'nin 6/1.maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiğini belirtilerek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, tescil işlemi yapılmışsa marka hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkini istemine ilişkin olup davanın reddi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nin 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davalının "... ... 1970'dan beri" ibaresinin 29, 35, 43.sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı Kuruma başvurduğu, başvurunun Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığınca 12/06/2020 tarih 350 sayılı Resmi Marka Bülteninde yayımlandığı, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak yayıma itiraz ettiği, Markalar Daire Başkanlığı tarafından davacının itirazının reddine karar verildiği, davacı tarafça bu karara yapılan itiraz üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerleme Kurulu tarafından itirazın reddine karar verildiği, eldeki davanın kararın tebliğinden itibaren iki aylık süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, taraf markaları arasında, ayniyet/benzerlik, iltibas nedeniyle tescil engeli bulunup bulunmadığı ve tanınmışlık iddiasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı muhtelif markalarının, davalının dava konusu edilen markanın kapsamına giren 29. sınıftaki emtianın tamamı yönünden tescilli olduğu, ayrıca her ne kadar davacının markaları, 35. Sınıf altındaki satış hizmetleri yönünden tescilli değilse de, bu markaların, dava konusu edilen markanın kapsamında satış hizmetlerine konu edilmiş olan 30. ve 32. sınıflardaki emtia yönünden tescilli bulunduğu, birtakım emtianın toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtia ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiğinin, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği, o halde davalının markasını tescil ettirmek istediği 29.sınıfa giren emtianın 35.sınıf altında satış hizmetleri ile davacının markalarının tescilli olduğu 30.ve 32. sınıflara giren emtianın benzer olduğu, bu mal ve hizmet çeşitlerinin yakın bağlantılı bulunduğu ve birbirini tamamladığı, benzer alıcı çevresine hitap ettiği, son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profillerinin aynı olduğu, benzer markaları bu mal ve hizmetlerde gören tüketicilerin markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurma olasılığının bulunduğu, somut uyuşmazlıkta başvuru markasının kapsamına alınmak istenilen 29. sınıftaki tüm emtia ile 35. Sınıf altında 30. ve 32.sınıflara giren emtiaların satış hizmetleri yönünden emtia ayniyeti/ benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, diğer mal ve hizmetler yönünden ise bu şartın gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Tarafların marka işaretlerinin benzerliğine gelince, davaya konu davalı markası yazı ve şekil unsurlarından oluşan kompozisyon marka olduğu, markada orta kısımda stilize ve büyük şekilde tasarlanmış "..." harfleri, etrafında ise "... ..." altında da"..." kelime unsurunun bulunduğu, markada "..." ibaresinin markasal algı oluşturduğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu markada da asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu "... ... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ...", "..." markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29.sınıfa giren tüm emtia, 35/5.sınıf altındaki satış hizmetleri ve 43.sınıf "yiyecek ve içecek sınıfı" açısından 6769 sayılı SMK'nin 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce iltibas yönünden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Hükümsüzlük talebi bakımından yapılan değerlendirmeye gelince, davacının önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği iddiası ile tescilli markalarına dayandığı, tescilli markasının 2018 tarihli olduğu, tescilsiz olarak kullandığı bir markasının bulunduğuna dair dosyaya bilgi yansımadığı dolayısıyla SMK'nin 6/3. maddesi koşullarının kanıtlanamadığı, davacının önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının dava konusu markanın hükmüne bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmiştir. O halde davaya konu markanın tescilli olduğu gözetilerek taraf markalarının ilişkili olduğu 29.ve 30.sınıftaki başvuru kapsamındaki mallar ile 32.sınıftaki "“maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” mallarının 35/5.sınıf altındaki satış hizmetleri ve 43.sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetleri bakımından YİDK Kararının kısmen iptali ile aynı mal ve hizmetler bakımından markanın hükümsüzlüğüne, marka sicilinden terkinine yönelik davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir. Hâl böyle olunca HMK'nin 353/1-b-2.maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanun'un olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme dikkate alınmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353,1/b-2.maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" yönelik aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/03/2024 tarih ve 2021/405 Esas - 2024/83 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 30/09/2021 tarih ve 2021-M-7531 sayılı kararının, başvuru kapsamında yer alan "29.sınıftaki et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her tür işlenmiş et ürünleri, kuru bakliyat, hazır çorbalar, bulyonlar, zeytin, zeytin ezmeleri, yenilebilir bitkisel yağlar, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, yumurtalar, yumurta tozları, patates cipsleri" malları, "35.sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, kuru bakliyat, hazır çorbalar, bulyonlar, zeytin, zeytin ezmeleri, hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil), yenilebilir bitkisel yağlar, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş, her türlü meyve ve sebzeler, salçalar, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, yumurtalar, yumurta tozları, patates cipsleri, kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar, ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmikler, nişastalar, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, çaylar, buzlu çaylar, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, dondurmalar, yenilebilir buzlar, tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç, pekmez, biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar, maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" mallarının bir araya getirilmesi (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri ile 43.sınıftaki “Yiyecek içecek sağlanması" yönünden KISMEN İPTALİNE, 3-Davaya konu 2020/10815 sayılı markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ve SİCİLDEN TERKİNİNE, 4-Fazlaya dair istemlerin reddine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerince belirlenen 55.000,00-TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerince belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece Mahkemesinde yapılan 5.250,00-TL bilirkişi ücreti, 397,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 310,00-TL tebligat gideri ve posta masrafı 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 7.126,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 3.563,20-TL'ye 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.681,80-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.