Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/54 E. 2026/2505 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/54
Karar No
2026/2505
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/54 - 2026/2505 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/54 KARAR NO : 2026/2505 KARAR TARİHİ : 08/10/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2021/181 ESAS 2023/470 KARAR

DAVACILAR : 1- VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih, 2021/181 Esas, 2023/470 Kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, bonoya dayalı yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemlerine ilişkindir. Davacılar vekili, ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/21568 Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine 2 adet bonoya dayalı olarak icra takibi yapıldığını, senetlerin kredinin kefaletini oluşturduğunu, kredi borcunun muaccel hale gelemediğini, bu sebeple bononun bedelsiz olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadıklerının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise, davacıların bono bedelini ödemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesinde bononun unsurları düzenlenmiş olup, takibe konu bonoda yasada aranan tüm şartların bulunduğu, davacıların bononun keşidecisi olduğu ve imzaya bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, dava konusu bononun teminat amaçlı düzenlendiği ileri sürülmüştür. Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafta olup, davacının iddiasını HMK'nın 201. maddesince yazılı belgelerle ispatlaması gerekmektedir. Her ne kadar davacı tarafından, takibe konu bononun davalı şirketin bankadan çekmiş olduğu kredinin teminatı olarak teminat amaçlı alındığı ve kredi borcunun muaccel olmadığını ileri sürülmüş ise de, ispat yükü kendisinde bulunan davacının iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, neticede dava konusu bononun teminat senedi olduğunun ve bononun bedelsiz kaldığının yazılı deliller ile ispatlanamadığından bahisle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu ... İcra Müdüflüğü'nün 2016/59212 Esas sayılı dosyasının dava tarihi itibariyle güncel hesabı 554.406,35.TL, diğer dava konusu ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/21568 Esas sayılı dosyasının dava tarihi itibariyle güncel hesabının 465.241,14.TL olduğu tespit edilmiştir. Yine banka kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda; banka tarafından davacı şirkete diğer davacıların müşterek borçlu müteselsil kefaleti ile kullandırdığı kredi borcunun 12.02.2013 yapılandırma tarihi itibarıyla 186.272,66.TL, 02.09.2013 bono vade tarihi ve tekrar yapılandırma tarihinde 189.627,64.TL, 19.09.2013 icra takibindeki talep tarihi itibarıyla 191.014,49.TL olarak hesaplandığı, ayrıca banka kayıtlarında 30.12.2013 tarihi itibarıyla 60 ay vade %16 yıllık faiz oranı ile 197.358,52.TL olarak borcun yeniden yapılandırıldığı ve davacı borçluların yapılandırma kapsamında 30.01.2014 ve 28.02.2014 tarihli taksitleri aralıklarla ödediği, 195.937,19.TL kalan ana para tutarına en son 28.02.2014 taksit tarihinden 15.06.2021 dava tarihine kadar işlemiş faize ve ferilerinin 444.236,50.TL borç miktarının bulunduğu, bu tutardan da davacı tarafından icra dosyasına ödenen 19.058,54.TL ile 57.266,14.TL ödemelerinin banka kayıtlarına yansıyan 71.026,57.TL’nin mahsubu sonucu 373.209,93.TL borcun hesaplandığı anlaşılmıştır. Yine alacaklı banka vekili tarafından 17.12.2020 tarihli talebi ile “Müdürlüğünüzün yukarıda esas numarası yazılı dosya kapsamında; borçlular aleyhine icra işlemlerine, takibe yine Müdürlüğünüzün 2016/59212 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile devam edilmesini talep ederiz.” Şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Banka tarafından ilişkilendirilen ve talepte tahsilde tekerrür olmama talebi yinelenen, 02.09.2013 -takibe konu- bono vade/kredi yapılandırma tarihi itibarıyla 189.627,64.TL toplam kredi alacağı mevcut iken davalı alacaklı banka tarafından anılan iki ayrı icra takibi ile 250.000,00.TL + 250.000,00.TL olmak üzere toplamda 500.000,00.TL asıl alacak talep edildiği anlaşılmaktadır. Yani banka, hem kıymetli evraklara dair takiplerindeki işlemlerin, kredi takiplerindeki işlemlere ilişkin tahsilde tekerrür olmaması talepleri ile, hem de cevap dilekçesindeki "Müvekkil banka davacılardan alacaklı olup, dava dilekçesindeki iddiaların aksine davacıların müvekkil bankaya borcu bulunmaktadır. " şeklindeki beyanları hem de "...Ancak iddiaları kabul etmemekle birlikte- her durumda gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de alacağımızın varlığı, davacıların müvekkil bankaya borçlu olduğu hususu açıkça tespit edilebilecektir..." şeklindeki beyanları ile senetlerin sebebe bağlılığını açıkça ikrar etmiştir. Her iki senette de yazılı bedel olan toplam 500.000,00.TL bedel ile 12.02.2013 tarihli kredi sözleşmesi limitinin aynı tutarı içerdiği, kredi sözleşmesinin asıl borçluları ile müteselsil kefillerinin aynı zamanda senedin keşidecisi, kefilleri ve lehtarı olduğu, davalı banka ile senet borçluları arasında senedin düzenlenmesini gerektirir bir başka hukuki ilişkinin varlığının kanıtlanamadığı, senedin vade tarihi davalı banka ile asıl borçlu şirket hakkındaki kredi ilişkisinin kat edilmesi tarihinden sonraki bir tarihe bırakılması, senet bedelinin daha yüksek bir miktarı içermesine rağmen ve banka tarafından cevap dilekçesindeki beyanlar ve takiplerdeki tahsilde tekerrür yapılmamasına dair kayıtlar gözetildiğinde bonoların, kredi sözleşmesi ve kefaletname ile kullandırılan kredinin teminatı olduğu sonucuna (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 08.06.2020 tarihli, 2018/1381 E., 2020/879 K. sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.04.2025 tarihli, 2024/3648 E., 2025/2524 K. sayılı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.04.2026 tarihli, 2025/4594 E., 2026/2045 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir) varılması gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. Bu halde bilirkişi tarafından yapılan tespitler de dikkate alınarak, davacı tarafından varsa yapılan ödemeler ile taraflar arasında imzalanan kredi sözleşme hükümleri dikkate alınarak, davalı bankanın, takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının miktarı ( asıl alacak, akdi faiz, temerrüt faizi, vergi ve masraflar toplamı) hususunda, gerekirse tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklayıcı şekilde düzenlenmiş, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli yeniden bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın yeniden inceleme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih, 2021/181 Esas, 2023/470 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih, 2021/181 Esas, 2023/470 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yeniden yargılama için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 08/10/2026 tarihinde karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/54, K. 2026/2505, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-54-e-2026-2505-k-abe0b5429695