Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2061 E. 2026/1681 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2061
- Karar No
- 2026/1681
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2061 - 2026/1681 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2061 KARAR NO : 2026/1681 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2026 NUMARASI : 2025/350 E. - 2026/262 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2026 tarih ve 2025/350 E. - 2026/262 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının 2023/136861 numarası ile "..." ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, marka tescil başvurusunun müvekkilinin 2020/134035 nolu "..." ibaresi taşıyan markalarına iltibas oluşturacak derecede benzer olup, söz konusu ibarenin marka olarak tescili halinde, tüketiciler nezdinde karışıklık oluşturarak başvuru sahibi lehine, müvekkili aleyhine haksız avantaj sağlayacağını ve müvekkilinin markalarının itibarını zedeleyeceğini, markaların ayıt edici karakterini zedeleyeceğini ileri sürerek, YİDK’nın 2025-M-6993 sayılı kararının iptali ile tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı şirketin ... kararına karşı YİDK’ya itiraz etmemiş olduğunu, idari başvuru yollarını tüketmeden dava açmasının mümkün olmadığını, açılan davanın öncelikle idari başvuru yollarını tüketmeden açıldığını, HMK m.114 gereği de “hukuki yarar” sebebiyle dava şartı noksanlığından davanın reddinin gerektiğini, Kurum kararında davacı şirket aleyhine karar verilmediğini, aksine davalı şirketin tescil başvurusunun reddedilmiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından davaya konu yapılan başvurunun ... tarafından reddedildiğini, ret kararına yapılan itirazın da reddine karar verildiğini, müvekkilinin eyleminin sadece başvuru düzeyinde kalmış ve başvurunun da reddi üzerine bu markanın ya da sloganın kullanılmamış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı adına "..." ibaresinin 36. sınıfında yer alan hizmetlerde kullanılmak üzere tescil başvurusunun 16.10.2023 tarihinde yapıldığı, 2023/136861 sayılı marka tescil başvurusunun ilanı kararına davacı ve dava dışı bir şirket tarafından itirazlarda bulunulduğu, dava dışı şirketin itirazının kabulüne, davacının itirazının reddine karar verildiği, davacı tarafından söz konusu karara karşı YİDK nezdinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, dava konusu 2025-M-6993 sayılı YİDK kararının, davalının YİDK nezdinde yapmış olduğu itiraz üzerine verilen bir karar olduğundan, inceleme ve değerlendirmelerin sadece hükümsüzlük talebi bakımından yapıldığını, başvuru konusu hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynen/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında dava konusu hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispat edilemediği sonuçlarına ulaşılmış ise de dava konusu markanın karar tarihi itibariyle tescilli olmadığı gerekçesiyle ... YİDK'nın 2025/M-6993 sayılı kararının iptali talebinin usulden reddine, davaya konu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin ".../..." ibareli markaları ile davalının 2023/136861 sayılı "..." markasının iltibasa yol açacak kadar benzer olduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilin uzun süredir yoğun yatırım ve emeği ile elde ettiği ".../..." serisinin iyi itibarını zedeleneceğini, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka YİDK kararının iptali ile bu isteme bağlı olarak açılmış hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı tarafından YİDK nezdinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, dava konusu 2025-M-6993 sayılı YİDK kararının, davalının YİDK nezdinde yapmış olduğu itiraz üzerine verilen bir karar olduğu, dolayısıyla davacının YİDK kararının iptali davası açısından hukuki yararının bulunmadığından, mahkemece ... YİDK'nın 2025/M-6993 sayılı kararının iptali talebinin usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı, ancak bu durumda davacının hükümsüzlük davasının, YİDK kararının iptali davası ile birlikte açılmış bir dava olarak değerlendirilemeyeceği, bu durum karşısında davaya konu marka dava tarihi itibariyle tescilli olmadığından, mahkemece hükümsüzlük davasının erken açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2010/10029 E.2012/1928 K., 2013/18711 E.2014/13375 K., 2007/12056 E.2009/8227 K. ve 2009/9215 E.2011/2047 K. sayılı ilamları), hükümsüzlük istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değilse de, istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında, istinaf eden davacı aleyhine kaldırma kararı verilemeyeceğinden, Dairemizce anılan yanlışlığın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması nedeni yapılamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.