Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1785 E. 2026/1698 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1785
Karar No
2026/1698
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1785

KARAR NO: 2026/1698

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/07/2026

NUMARASI: 2026/371 D.iş 2026/385 Karar

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talepli dosyada ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin konsantre, gıda, içecek, lojistik ve inşaat alanlarında faaliyet gösteren ve holding çatısı altında birden fazla şirket barındıran bir firma olduğunu, holding bünyesindeki bağlı şirketlerden bir tanesinin de ... vergi kimlik numaralı ... AŞ olduğunu, dilekçe ekindeki ortaklık bilgileri incelendiğinde her iki şirketin yönetim kurulunu aynı kişiden oluştuğunun görüleceğini, müvekkili ile karşı taraf arasında 07.03.2022 tarihinde, borçluya ait makine, hat, ekipman ve bunlara bağlı parçaların müvekkile satışı ile demontajı, paketlenmesi, taşınması, montajı ve sistemin Türkiye’de devreye alınarak çalışır hale getirilmesine ilişkin sözleşme imzalandığını, karşı tarafın sözleşme uyarınca, sözleşme ekindeki makine ve ekipmanların tamamını müvekkiline devretmeyi, makinelerin mülkiyetinin Türkiye gümrüğünde müvekkiline devredileceğini, makinelerin demontaj ve montaj işlemlerinin kendisine ait olduğunu, fakat masrafının müvekkil tarafından ödeneceğini, makineler ve montaj/demontaj işlemleri için ise müvekkil tarafından toplam 1.660.000,00 Euro ödeme yapılacağını kabul ettiklerini, sunulan dekontlar, çek suretleri, faturalar ve cari hesap ekstrelerinden görüleceği üzere müvekkilinin süreç içerisinde üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ödemeleri eksiksiz yaptığını, 01.05.2024 tarihine kadar 1.160.000 Euro 03.05.2024 tarihinde 75.000 Euro, 27.05.2024 tarihinde 50.000 Euro 08.07.2024 tarihinde 25.000 Euro 02.09.2024 tarihinde 30.000 Euro 16.09.2024 tarihinde 30.000 Euro 21.03.2025 tarihinde 100.000 Euro 23.12.2025 tarihinde 100.000 Euro 19.02.2026 tarihinde 26.046,83 Euro olmak üzere üzere toplam 1.596.046,83 Euro ödeme yaptığını, karşı tarafın sözleşme kapsamında teslim etmeyi taahhüt ettiği makine, ekipman ve bunlara bağlı parçaları müvekkiline tam ve eksiksiz olarak teslim etmediğini, sözleşmeye aykırılık yalnızca geç teslimden ibaret olmayıp, bir kısım parçaların teslimi hiç gerçekleştirilmediğini, bu nedenle sistem bütün halinde kurulamamış, devreye alınamadığını, müvekkilinin de seri üretime başlayamadığını, eksikliklerin bir kısmının borçlunun yönlendirmesiyle dava dışı üçüncü kişi ve şirketlere tamamlattırıldığını, eksiliklerin Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/5 D. İş sayılı dosyasında tespit ettirildiğini, bilirkişi heyet raporunda ''... ... Hattının sözleşmede öngörülen 20.000 adet/saat kapasitede çalıştığının gösterilemediği, sistemde bulunması gereken ikinci kompresör ve ikinci hava kurutucusunun kurulmadığı, .... ve ..... ünitelerinin demonte vaziyette olduğu, bu bölümlerin elektrik ve basınçlı hava bağlantılarının yapılmadığı ve halihazırda kullanılamaz durumda bulunduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca deneme üretimi sonrasında üretilen mamullerde bakteri üremesi olduğu, kapak kapama ünitesinin gerektiği şekilde çalışmadığı, hattın tam kapasite devreye alınarak test edilmediği ve fabrika çalışanlarına sistemin kullanımı, işletimi ve bakımı konusunda gerekli eğitimlerin verilmediği'2 tespitleri yapıldığını, borçlu nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırılan işler nedeniyle düzenlenen faturaların toplam tutarının, 08.07.2026 tarihindeki döviz kuru ile 1.143.676,12 Euro olduğunu, her ne kadar faturaların ...adına düzenlenmiş ise de, müvekkilinin hâkim şirket olup ...aynı holding çatısı altında yer alan grup şirketi olduğunu, sırf bu faturaların ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın 1.143.676,12 Euro olduğunun sabit olduğunu, üretim hattının sözleşmeye uygun şekilde tam kapasite çalışması halinde saatlik 24.000 adet üretim yapabileceği, adet başına asgari satış fiyatının ise 40,00 TL olduğu kabul edildiğinde, üretim hattının saatlik 960.000,00 TL ciro yaratma kapasitesi bulunmaktadır. Müvekkil şirketin üretim tesislerinde iki vardiya halinde toplam 14 saat çalışma yapılabildiğinden hattın günlük üretim kapasitesi 336.000 adet, günlük ciro kapasitesi ise asgari 13.440.000,00 TL’dir. Ayda 26 gün üretim yapılabildiği dikkate alındığında, müvekkilinin aylık ciro kaybının 349.440.000,00 TL'ye ulaştığını, bağımsız bir YMM'den alınan raporu sunduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla borçlunun 1.000.000,00 Euro (Bir Milyon Euro) değerindeki borcundan dolayı menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslarda bulunan hak ve alacaklarından borca yetecek kadarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince 14.07.2026 tarihli ara kararda özetle; "... taraflar arasındaki sözleşmelerin gereği gibi ifa edilip edilmediği, edilmemiş ise kusurun kimden kaynaklandığı, üçüncü kişiye yaptırıldığı beyan edilen işlerin rayiç bedellerinin ne olduğu, teslim edilen, edilmeyen işlerin neler olduğu hususlarının yargılamaya muhtaç olduğu ... "gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Talep dilekçesini tekrarla, dosyadaki delillerin gereği gibi değerlendirilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar evrildiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının yaklaşık ispat nispetinde ispat faaliyeti yürütülmesinin yeterli olduğu, ihtiyati haciz yargılamasında alacağın kesin ve nihai şekilde ispatlanması, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi, bütün zarar kalemlerinin tek tek hesaplanması ve esas uyuşmazlığın çözümlenmesinin aranmadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, %100 teminat yatırılmak istendiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulü ile verilen haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ihtiyati haciz talebinin reddi kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair 14.07.2026 tarihli karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

İhtiyati haciz talep eden vekili; müvekkili ile karşı taraf arasında 07.03.2022 tarihinde, borçluya ait makine, hat, ekipman ve bunlara bağlı parçaların müvekkile satışı ile demontajı, paketlenmesi, taşınması, montajı ve sistemin Türkiye’de devreye alınarak çalışır hale getirilmesine ilişkin sözleşme imzalandığını, karşı tarafın sözleşme uyarınca, sözleşme ekindeki makine ve ekipmanları eksik teslim ettiğini, bir kısım işleri eksik yaptığını, karşı tarafın onayı ile bazı eksikliklerin üçüncü kişilere tamamlatıldığını, karşı tarafın bu iş bedellerini de müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin sözleşme gereği ödemesi gereken tutarları ödediğini, karşı tarafın sözleşme ile yükümlendiği edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, karşı tarafın 1.000.000 EURO borcunu teminat altına alınması için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, talebin reddine karar verilmiştir.

İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır.

Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK'nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.

İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır.

Somut olayda, dosya kapsamında bulunan sözleşme, ödeme belgeleri, faturalar ile delil tespiti dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilmesi konusunda yaklaşık ispatın sağlanamadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle dosyada bulunan delillere göre davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olup kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

İhtiyati haciz kararı verilmesi için ''talebin yargılamayı gerektirmemesi'' şeklinde bir şart yasada yer almamaktadır. Bu sebeple mahkemece bu gerekçeyle talebin reddi doğru olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 14.07.2026 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1785, K. 2026/1698, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1785-e-2026-1698-k-92d9689587cf