Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1787 E. 2026/1699 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1787
Karar No
2026/1699
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1787

KARAR NO: 2026/1699

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16.07.2026 tarihli ara karar

NUMARASI: 2026/502 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dosyada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle verilen ihtiyati haciz kararına borçlu davalı ... vekili ve ... ... AŞ vekili tarafından ayrı ayrı yapılan itiraz üzerine ihtiyati haciz kararının davalılardan ... ... AŞ yönünden kaldırılmasına, davalı ... yönünden itirazın reddine dair verilen 16.07.2026 tarihli ara karara karşı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı asıl borçlu şirket ile davacı 31.01.2024 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ile diğer sözleşmelerin imzalandığını, diğer davalı ...sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, bahse konu sözleşmelere istinaden, asıl borçluya krediler tahsis edildiğini, borçlunun kullandığı kredilerden kaynaklanan borçlarını ödemediğinden, .... Noterliğinin 28.01.2025 tarih, ... yevmiye numaralı ve 15.04.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamelerinin sözleşmede yer alan adreslere keşide edilmesine rağmen, borcun ödenmemesi üzerine, borçlular aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan icra takip dosyasına, davalı borçlular tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 01.07.2026 tarihli karar ile " ... İhtiyati haciz talep eden tarafından sunulan belgeler ve mahkememiz dosyasına kazandırılan icra dosyası incelendiğinde, nakdi alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu ve bu haliyle de 2004 sayılı İİK'nın 257/1. maddesindeki şartların mevcut olduğu, taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, davacı banka tarafından hesabın kat edilerek durumun davalı borçlulara bildirilmiş olması dikkate alındığında talep edilen ihtiyati haciz bakımından İİK'nın 258. maddesindeki yaklaşık ispat şartının oluştuğu... " gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davacı/alacaklının nakit alacakları ile sınırlı olmak üzere davalı/borçlulardan alacağı olan 2.884.153,95-TL'nin tahsilinin ifasını temin bakımından, vaki isteği İİK'nın 257. maddesi 1. fıkrasına uygun bulunduğundan borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı %15 oranında(432623,09-TL) teminat yatırılması suretiyle, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde ...... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve bu dosyadan ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Bu ihtiyati haciz kararına, borçlu davalılar vekillerince ayrı ayrı İİK'nın 265/1 maddesi uyarınca itiraz edilmiştir.

İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı borçlu ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacağın muaccel olmasının şart olduğunu, davacı banka her ne kadar hesabı kat ettiğini iddia etse de, müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir hesap kat ihtarnamesinin bulunmadığını, kefilin temerrüte düşürülmesi ve borcun muaccel hale gelmesinin ancak ihtarnamenin tebliği ile mümkün olduğunu, alacağın muaccel olmadığı durumlarda, ihtiyati haczin ancak İİK'nın 257/2. maddesindeki çok sıkı şartların varlığı halinde talep edilebileceğini, alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini ve yaklaşık ispat şartının sağlanamamış olduğunu, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının eksik olduğunu ve müvekkilinin imzasının bulunmadığı sözleşmelerden sorumluluğunun bulunmadığını, alacağın likit olmaması, asıl borçlunun Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu denetiminde bulunması, müvekkiline ihtarnamenin tebliğ edilmemiş olması ve bankanın fahiş faiz ile sözleşme dışı gayri nakdi riskleri talep etmesi karşısında davacının haksız ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, ihtiyati haczin uygulanmasının, müvekkilinin ticari ve ekonomik hayatında telafisi imkansız zararlara yol açacağını, bu derece ihtilaflı ve haksız bir talep karşısında belirlenen %15 teminat miktarının son derece yetersiz olduğunu belirterek, mahkemenin tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, aksi halde teminat miktarının artırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz talebini değerlendirdiği 16.07.2026 tarihli ara kararında; " ... dava, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine dayalı alacağın, asıl borçlu ve diğer davalı kefil tarafından ödenmediğinden bahisle, alacağın tahsili amacıyla davacı tarafça başlatılan .... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. İhtiyati haciz talep eden tarafından sunulan belgeler ve mahkememiz dosyasına kazandırılan icra dosyası incelendiğinde, hesap kat ihtarı ile alacağın muaccel hale geldiği, ...'nın kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalaması nedeniyle borçtan sorumlu olduğu, bu anlamda yaklaşık ispat şartlarının oluştuğu, diğer itiraz sebeplerinin İİK 265. Maddesinde sınırlı olarak sayılan hallerden olmadığı, teminatın takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Mahkememizce % 15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... tarafından, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.

Davalı ... ... Anonim Şirketi hakkında yapılan değerlendirmede; 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134/6. maddesinde; "... Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez, finansal kiralama sözleşmelerinin feshi talep edilemez, işbu sözleşmeler kapsamındaki varlıkların iadesine karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez." şeklinde yer alan düzenleme uyarınca davacı tarafça iktisadi bütünlük kararı verilen davalı şirketin malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilemeyeceği gözetilerek, ticari ve iktisadi bütünlük kararı verilen şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği ... '' gerekçesiyle, davalı ... ... Anonim Şirketi tarafından ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile 01/07/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının, davalı borçlu ... ... Anonim Şirketi yönünden kaldırılmasına, davalı borçlu ... tarafından yapılan itirazın reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline usulüne uygun kat ihtarı tebliğ edilmediğini, alacağın muaccel olmadığını, temerrüte düşürülmediğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/813, K. 2024/963, T. 10.06.2024 tarihli kararında açıkça "Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak hesabın kat edilmesiyle muaccel hale gelecektir" tespitini yapmış ve ihtiyati haciz için mahkemede kanaat uyandıracak belgelerin zorunlu olduğunu "İİK 258/1 fıkrada alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir" şeklinde ifade etmiştir.

Aynı kararda "Talep eden vekili tarafından talep dilekçesinde belirtilen, genel kredi sözleşme örneği, ihtarname örneği gerek fiziken gerek sistem üzerinden yapılan incelemede dosyada olmadığı tespit edilmiştir" denilerek belgelendirilmeyen iddialarla haciz kararı verilemeyeceğinin hükme bağlandığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1185, K. 2025/1183 tarihli emsal kararında borçluların "davalıların borca ve imzaya itiraz ettikleri gibi, usulüne uygun şekilde kat ihtarı tebliğ edilmediğini ve davalılar yönünden muaccel bir borcun bulunmadığını, takibin usulüne uygun olmadığını savundukları" hallerde "Müeccel alacaklar yönünden İİK'nun 257/2 fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinde sayılan sebepler sınırlı sayıda olup, müeccel alacaklar için başka herhangi bir sebebe dayalı ihtiyati haciz kararı verilemez" kuralını işleterek ihtiyati haczi hukuka aykırı bulmuştur.

Aynı kararda "İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür." denilmiş ve "mevcut delil durumuna göre davacının davalılardan İİK'nun 257/1 fıktasına göre muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı ve miktarına ilişkin yaklaşık düzeyde ispat koşulunun sağlanamamış olduğu"nun belirtildiğini, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, yaklaşık ispat şartı sağlanmadığını, asıl borçluya TMSF'nin kayyım olarak atandığını, mali incelemelerin sürdüğünü, bunun yanı sıra davacı banka, sözleşmede açık bir hüküm olmamasına rağmen gayrinakdi riskleri (çek depo bedelleri) talep etmekte ve alacağa fahiş nitelikte yüzde yüz elli oranında temerrüt faizi işlettiğini, tüm bu uyuşmazlıklar, alacağın miktarının ancak detaylı bir yargılama ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğini gösterdiğini, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının eksik olduğunu, müvekkilinin imzasının bulunmadığını, sözleşmelerden sorumluluğu olmadığını, davacı banka, müvekkili tüm kredi borcundan sorumlu tutarak toplam miktar üzerinden ihtiyati haciz talep ettiğini, ancak müvekkilin kefalet sözleşmesinde kanuni şekil şartları eksik olduğu gibi, asıl borçlu şirketin sonradan kullandığı ve müvekkilin imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmelerinden doğan borçlar da haksız yere müvekkile yansıtıldığını, birden fazla kredi sözleşmesinin bulunduğu durumlarda, hangi borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığının ve kefilin o sözleşmede imzasının bulunup bulunmadığının denetlenmesinin zorunlu olduğunu, sorululuğun kefalet limitini aşamayacağını, %15 oranındaki teminatın yetersiz olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine; istinaf, ihtiyati haciz kararına davalı ...'nın yaptığı itirazın reddi ara kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına davalı ... vekilince itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, davalı ... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı banka tarafından, davalı asıl borçlu şirket ile imzalanan 31.01.2024 tarihli genel kredi sözleşmesine, .... Noterliğinin 28.01.2025 tarihli, ... yevmiye nolu ve 15.04.2025 tarihli, ... yevmiye no'lu kat ihtarnamelerine, 31.01.2024 tarihli business card üyelik sözleşmesine dayanarak asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil ... aleyhine kredi borcunun ödenmemesi üzerine, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği, mahkemece 01.07.2026 tarihli ara karar ile takip tutarı olan 2.884.153,95-TL üzerinden %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen kabulüne, ihtiyati haczin davalı borçlu şirket bakımından kaldırılmasına, davalı borçlu ... tarafından reddine dair karar verildiği, bu ara karara itiraz eden davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.

Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. Ancak borçlu, ihtiyati haciz kararına karşı alacaklının iddia ettiği alacağın mevcut olmadığı yönünde bir itirazda bulunamaz. Borçlu alacağın esasına ilişkin olan itirazlarını alacaklının açacağı davada ileri sürebilir. İİK'nın 265/3.maddesinde ise, mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilecektir.

İtiraz eden borçlu ... vekili, kat ihtarının tebliğ edilmediğini ve alacağın muaccel olmadığını ileri sürmüştür. TBK'nın 586. maddesi uyarınca da kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.

Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. TBK'nın 586. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil aleyhine de takip yapılabilir. Somut olayda, itiraz eden borçlu davalı ...31.01.2024 tarihli genel kredi sözleşmesinde 100.000.000 TL bedelle müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, yine aynı tarihli business card üyelik sözleşmesinde de müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, .... Noterliğinin 28.01.2025 tarihli, ... yevmiye nolu ve 15.04.2025 tarihli, ... yevmiye no'lu kat ihtarnamelerinin düzenlenmesi ile alacağın muaccel olduğu, kat ihtarnamelerinin davalı borçlu ...... ve asıl borçlu şirkete tebliğine dair tebliğ şerhlerinin UYAP sistemi üzerinde dava dilekçesi ekinde bulunduğu, TBK'nın 586/1.maddesi uyarınca, müteselsil kefil olan borçlu ...'na alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan "ihtarın sonuçsuz kalması" koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş, ihtarın hükümsüz kalmasıyla da müteselsil kefille müracaat koşulu da gerçekleşmiştir. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

İhtiyati haczin borçlunun müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi ile business card üyelik sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle verildiği, kefilin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, alacağın miktarının belirli olmadığı, bilirkişi incelemesi gerektiği, alacağın likit olup olmadığı ihtiyati hacze itirazda değerlendirilebilecek itiraz nedenleri arasında bulunmayıp borcun esasa ilişkin itirazın iptali davasının konusu olduğu anlaşıldığından itiraz eden borçlu........ bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Mahkemece alacağın %15'i oranında hükmettiği teminat miktarı da yerinde ve yeterli olup arttırılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati hacze itiraz eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı ... tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden davalı ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.10.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1787, K. 2026/1699, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1787-e-2026-1699-k-4bda3c7f9284