Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1381 E. 2026/1679 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1381
Karar No
2026/1679
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1381 - 2026/1679 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1381 KARAR NO : 2026/1679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2024 NUMARASI : 2023/256 E. - 2024/123 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK kararı iptali-Kısmi Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/03/2024 tarih ve 2023/256 E. - 2024/123 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili müvekkilinin “...” ibareli markalarının 2018/36677, 2019/51415, 2019/13866, 2018/102379, 2017/55636 ve 2017/03260 sayıları ile 09, 35 ve 42. sınıflarında tescilli olduğunu, davalı firmanın 2021/076235 sayılı “...” ibareli başvurusuna karşı yaptıkları itirazın, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu 29.03.2023 tarihli ve 2023-M-3438 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın/benzer bulunduğunu, taraf markalarında kullanılan kelime unsurlarının başlangıç kısmının birebir aynı “...” ibaresinden oluştuğunu, ayrıca taraf markalarının, aynı “...” ibaresinin sonuna İngilizce’de çeşitli anlamlara gelen kelimelerin eklenmesiyle tasarlanmış, yani kurguları itibariyle de benzer markalar olduğunu, dava konusu markada yer alan basit şekil unsurunun, markanın ayırt ediciliğine bir katkısının bulunmadığını, davalı firmanın kötü niyetinin ve davacı ile haksız rekabet yapma saikinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 29.03.2023 tarihli ve 2023-M-3438 sayılı kararının 09, 35 ve 42. sınıf emtiaları bakımından iptaline ve 2021/076235 sayılı markanın tescil olunması halinde bu emtialar için hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davalının bünyesinde barındırdığı diğer şirketler ile birlikte, uzun yıllardan bu yana sağlık, gıda-restoran, enerji, taahhüt ve proje (inşaat), araç kiralama ve teknoloji gibi birçok alanda faaliyet gösterdiğini, davacı ile faaliyet alanlarının farklı olduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerliğinin olmadığını, taraf markalarında ortak olan İngilizce “...” ibaresinin “...” anlamını haiz, davacı tarafından yaratılmamış, ticari hayatta herkes tarafından kullanılabilecek bir ibare olduğunu, davacının bu ibareyi tekeline almasına izin verilemeyeceğini, ayrıca taraf markalarının bu ibare dışında, birbirlerinden çok farklı unsurlar da ihtiva ettiğini, davacının somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/3, m. 6/4, m. 6/5, m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerinin uygulanması şartlarının oluştuğunu da somut delillerle ispat edemediğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait aynı sınıftaki "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden taraf markaları açısından dava konusu edilen markanın kapsamında yer alan 9, 35 ve 42. sınıftaki mallar ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, dolayısıyla SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu, SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, (davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği" kanıtlanmadığı), SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanı dahil, diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... 2023-M-3438 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2021/076235 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 9., 35. ve 42. sınıftaki hizmetler yönünden kısmen iptaline, markanın bu mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, hangi delile ve gerekçeye dayalı olarak markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu hususunun açıklanmadığını, davalı şirkete ait markanın, davacıya ait markanın ayırt edici unsurunu ihlal etmediğini ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, yerel mahkemenin hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verdiğini, davalı şirketin bünyesinde yer alan diğer şirketler ile birlikte sağlık, gıda-restoran, taahhüt ve proje, teknoloji, danışmanlık, enerji, sanayi ve ticaret alanlarında hizmet vermekte olup, davacı şirketin bilgisayar ve teknoloji alanlarında hizmet verdiğini, iki şirketin faaliyet alanının farklı olduğunu ve bu itibarla karıştırılma olasılığının bulunmadığını, davacının "..." ibaresi ile 5 farklı markası bulunduğunu ve "..." ibaresini yalnız kendisine özgülemesinin ve koruma hakkının oldukça geniş tutulmasının haksızlık teşkil ettiğini, karıştırılma ihtimalinin bilinçli tüketici gözü ile yapılması gerektiğini, davacı markasının tanınmışlık unsurunu taşımadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu edilen marka başvurusu ile ret kararına gerekçe olarak gösterilen markalar arasında, tescil edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bu sebeple tüketici zihninde de bir karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, davalı şirketin marka başvurusunda kullanılan harflerin, renklerin, yazı stilinin farklı olduğu, davalının markasında ayırt edici bulut şekil unsuru ile renk ve kelime unsurunun bulunduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali, kısmi hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden taraf markaları açısından dava konusu edilen markanın kapsamında yer alan 9, 35 ve 42. sınıftaki mallar ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta davacı yararına SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının bulunduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1381, K. 2026/1679, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1381-e-2026-1679-k-1e723145fee8