Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1380 E. 2026/1678 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1380
Karar No
2026/1678
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1380 - 2026/1678 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1380 KARAR NO : 2026/1678 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2024 NUMARASI : 2023/275 E. - 2024/151 K.

DAVANIN KONUSU : Tasarım Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/03/2024 tarih ve 2023/275 E. - 2024/151 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin uzun zamandır mobilyacılık ile uğraştığını, davalı tarafça 2020/00518 numaralı başvuru ile tescil ettirilen tasarımların başvuru tarihinden önce Türkiye’de ve Dünya mobilya sektöründe kullanılmakta olduğunu, bu sebeple yeni ve özgün olmadığını, davalı tarafından davacıya karşı tescili yapılmış tasarımların taklit edildiği ve ...’nda sergilendiği ve satışa sunulduğu iddiasıyla dava açıldığı, bu sebeple davacı şirketin huzurdaki davayı açmakta korunması gereken hukuki menfaatinin olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2020/00518 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini dava etmiştir. Davalı gerçek kişi vekili, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davacının iddialarının herhangi bir delille ispatlanmadığını, davacı yanın sunmuş olduğu görsellerdeki ürünler ile davaya konu ürünler arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davaya konu tüm ürünleri müvekkilinin tasarladığını, herhangi bir üründen esinlenerek değişiklik yapmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davaya konu 2020/00518-2, 6, 11, 17, 24, 28, 33 sıra nolu “Koltuk” konulu tasarımların, bilgilenmiş kullanıcı gözünde ve genel izlenimde, davacı tarafın mesnet tasarımları ile ve kamuya açık internet arama motorundan re’sen yapılan araştırmalarda, diğer mesnet tasarımlar karşısında, belirgin farklılıklar içerdiği, davaya konu ürünlerin tasarımı bakımından seçenek özgürlüğünün geniş olduğu ve bir teknik zorunluluğun var olmadığı, tasarım planlarının/kompozisyonlarının ve ortak özelliklerinin, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı, dava konusu "koltuk" konulu tasarıların gerek görsel biçimsel çağrışım, gerek genel görünüm ölçütleri ve diğer tüm ölçüler bakımından, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, gerek davacı tarafa ait mesnet tasarımları karşısında gerekse de davacı tarafın ileri sürdüğü mesnet tasarım ve görseller karşısında yenilik ve ayırt edicilik koşullarını sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, söz konusu raporun hükme esas almaya elverişli olmadığını, dava konusu tasarımların başvuru tarihinden önce, çok eski yıllardan beri Türkiye'de ve dünya mobilya sektöründe çok yaygın olarak kullanıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili, sunduğu dava dilekçesi ile herhangi bir belirleme yapmadan, ancak dilekçe ekinde "koltuk" görsellerine yer vererek, davalının 2020/00518 numaralı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir. Oysa dava konusu 2020/00518 numaralı çoklu tasarım belgesi, 5 adet "konsol", 7 adet "koltuk", 5 adet "sehpa", 5 adet "sandalye", 5 adet "masa", 4 adet "TV ünitesi", 2 adet "ayna", 1 adet "masa/sehpa" olmak üzere toplam 34 adet tasarımdan oluşmaktadır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti de dava dilekçesinin ekinde "koltuk" ürünlerine ilişkin görseller sunulmasından hareketle, dava konusu tasarımlardan sadece "koltuk" ürününe ilişkin olanlar üzerinde inceleme yapmış, diğer ürünleri inceleme dışı bırakmıştır. Bu kez de davacı vekili, tüm iddialarının incelenmediğini bildirerek istinaf itirazında bulunmaktadır. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin "Talep Sonucu" kısmında yer alan isteklerin tam olarak anlaşılamadığı ve hukuki belirlilik taşımadığı durumlarda, mahkemece davacı vekiline HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" ve HMK'nın 119/1-ğ hükmü uyarınca, davalı adına tescilli olan hangi tasarımların hükümsüzlüğünün istendiğinin, tasarımların tescil numaraları da açıkça tek tek belirtilmek suretiyle net bir şekilde açıklanması için kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde hükümsüzlüğü istenen tasarımlar somutlaştırılarak açıklanmadığı takdirde, HMK 119/2 uyarınca davanın açılmamış sayılacağının açıkça ihtar edilmesi, verilen sürede hangi tasarımların hükümsüzlüğünün istendiği net bir şekilde açıklanırsa, bu kez de "mutlak yenilik" niteliği dahil, açıklanan tasarımların hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekirken, bu belirleme yapılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/03/2024 gün ve 2023/275 E. - 2024/151 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1380, K. 2026/1678, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1380-e-2026-1678-k-38f31bb0e807