Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1198 E. 2026/1774 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1198
- Karar No
- 2026/1774
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1198
KARAR NO: 2026/1774
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/04/2026
NUMARASI: 2024/528 2026/223
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Taraflar arasındaki İtirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalıların müvekkili şirket adına başlatılan ... İcra Müd. ... E takibe itiraz ederek tabin durmasının sağladıklarını, müvekkili şirketin ....Şti. ni ...nolu poliçe kapsamında sigorta güvencesine aldığını; davalılardan ... şirketinin, sigortalı ... şirketinin Almanya’da yerleşik dava dışı CSM şirketine satışını yaptığı 44 palet, net 17.600 kg, brüt 18.740 kg. ... emtiasının Türkiye’den Almanya’ya nakliyesi için sözleşme yaptığını; söz konusu taşımanın davalı ... şirketi tarafından emtianın ...-... plakalı TIR ile yapılan taşıma sürecinde Macaristan yolunda sürücünün direksiyon hakimiyetini
kaybetmesi nedeniyle aracın kaldırıma çıkması şeklinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazası yaptığını; meydana gelen kaza sonrasında yetkililerin dorse kapaklarını açarak yaptıkları kontrollerde dorse içerisinde yüklü olan bir kısım emtianın palet üzerinden kaydığı, varil kapaklarının patlayarak muhteviyatı emtianın akmak suretiyle zayi olduğunun tespit edildiğini; nihayet kapakları açılan varillerde bulunan emtianın kontamine olmasından dolayı alıcı
firma tarafından da kabul edilmediğini, akabinde tüm emtianın aynı TIR aracı ile Türkiye’ye geri getirildiğini, ... Valiliği il Tarım Müd. tarafından yapılan kontrollerinde toplam 7000 kg emtianın yurda girişinin sakıncalı olduğu tespit edilerek yurda girişine izin verilmediğini ve antrepoda tutanak tutulduğunu; davalılar tarafından CMR sorumluluk sigortası kapsamında hasar dosyasının açıldığı bilgisi verilmesine rağmen müvekkili şirketin sigortalısı davalı dışı ... şirketine herhangi bir ödeme yapmadıklarını; müvekkili şirketin sigortalısı ... şirketine dava konusu hasarı 31.03.2023 tarihinde ödediğini, TTK m.1472 gereği halef olarak huzurdaki davayı açmaya hak kazandığını ileri sürerek davanın kabulü ile.... İcra Dairesi ... E sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, %20’den az olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, savunmasında özetle; Davanın CMR m.32 hükümlerine uygun olarak bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, dava konusu taşımanın kaza sonrası Macaristan yetkili birimleri tarafından transit geçişine izin verilmediğinden dolayı davacının sigortalısının talimatları gereği Türkiye’ye iade taşımasının yapıldığını ve emtianın 18.10.2022 tarihinde gönderen/sigortalıya teslimi ile taşımanın sona erdirildiğini, takip tarihinin ise 23.10.2023
olduğunu, ambalajlama hatası nedeniyle meydana gelen hasar nedeniyle CMR m.17/4-b gereğince müvekkili şirketlerin sorumluluğu bulunmadığını; aracın Romanya’da manevra sırasında kaldırıma çarptığını, ardından yaptığı kontrollerde emtianın sağlam olduğunu tespit ederek fotoğraflarını çektiğini ve yola devam ettiğini; Romanya’dan Macaristan’a geçiş sırasında Macar gümrüğünde yapılan kontrollerinde dorseden gelen sızıntı üzerine dorse kapılarının açılarak yapılan kontrollerinde bir kısım varil kapaklarının patlaması sonucu emtianın dorse içerisine sızıntı yaptığının tespit edildiğini; hasarın ... Sigortaya ihbarı üzerine eksper görevlendirildiğini; yapılan incelemede varillerin birbirlerine veya palet üzerine sabitlenmediği, sadece naylon shrink ile sarılmış
oldukları, ancak bu naylon shrinklerin de ışıl işlem görmedikleri ve emtianın ambalajlamasının yeterli olmadığının tespit edildiğini; fotoğrafların incelenmesine göre araç içinde düşen ve devrilen bir varil olmadığını sadece varillerin birbirine baskısı nedeniyle kapaklarının patlaması sonucu ortaya çıktığını; emtianın paletler üzerine sabitlenmediğini, bu durumun shrinklenmesi sebebiyle şoför tarafından yapılan kontrollerinde fark edilebilecek bir durum olmadığını; bu nedenle müvekkili şirketlere müterafik kusur isnadının bile mümkün olmayacağını; davacının rücu miktarının CMR hükümlerine göre hesaplanmadığını ve bu nedenle talep edilen rücu miktarına itiraz ettiklerini; %10 ilave değerden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını; faiz oranına itiraz ettiklerini ve faizin CMR m.27 hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini; müvekkili sigorta şirketinin olay başı 1000-Euro muafiyetinin bulunduğunu ve sigortacıya rücu da söz konusu poliçe hükmünün esas alınması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " dava dışı sigortalı .... A.Ş firmasının Almanya'daki alıcısına ihraç ettiği "..." emtiasının Türkiye'den Almanya'ya kara yolu ile taşınması işinin davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, emtianın Türkiye’den Almanya’ya olan karayolu nakliyesinin ... ... (Çekici + Dorse) plakalı TIR aracı ile gerçekleştirilmesi sırasında aracın ... yolunda iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde aracın kaldırıma çıktığı ve Tek Taraflı Trafik Kazasının meydana geldiği ve meydana gelen trafik kazası sonrasında yetkililerin dorse kapaklarını açarak yaptıkları kontrollerde dorse içerisinde yüklü olan bir kısım emtianın palet üzerinden kaydığı ve varil kapaklarının patlayarak muhteviyatı emtianın akmak suretiyle zayi olduğunun tespit edildiği, zayi olan ve varil kapaklarının açılması sonucu kontamine olan emtanın alıcı firma yetkilileri tarafından kullanılamayacağı ifade edilerek emtia red edilmiştir. Akabinde tüm emtianın aynı tır aracı ile 18.08.2022 tarihinde Türkiye’ye geri getirilmiş, ... ... Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan kontrollerde toplam 7.000,00 Kg emtianın yurda girişinin sakıncalı olduğu tespit edilerek hasarlı emtianın yurda girişine izin verilmemiştir.
Dava dışı sigortalı .... A.ş firmasının 05.10.2022 tarih ve ... numaralı faturasına istinaden (41.149,70 USD) bahse konu hasar ile ilgili fiili nakliyeci ... .... firması tarafından ...Sorumluluk Sigortacısı ...A.ş’ye hasar bildiriminde bulunulmuş, davacı tarafından sigortalıya söz konusu hasar sebebiyle 31.03.2023 tarihinde 789.267,71 TL ödendiği, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine 23.10.2023 tarihinde....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalının ödeme emrine itirazı üzerine ise 12.09.2024 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihi, tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. gündür. Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde, zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Zarar gören tarafından yapılacak yazılı istemin zamanaşımı süresini ertelemesi için, olayı genel olarak ortaya koyması, taşıyıcının talepten sorumluluk sebebi ile tazminat miktarı hakkında değerlendirmede bulunabilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterli olup, tazminat miktarının tam olarak belirtilmesi gerekmez. Ancak duran zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başlayabilmesi için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi, talep sahibine hakkını davada ileri sürmek dışında başka bir seçenek bırakılmaması gerekir.
Eldeki davada taşıyıcının bilerek kötü hareketinden söz edilemeyeceğinden, dava bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Dava konusu emtianın, 18.10.2022 tarihinde davalının çalışanı ... tarafından hasarlı olarak teslim alındığı ,davalı şirketin yargılama sırasında ...'in kurumlarında 02.01.2013 - 04.04.2025 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettikleri görülmekle zamanaşımının 18.10.2022 tarihinde başlayacağı mahkememizce kabul edilmiş, dosyada zamanaşımını durduran sebeplerden olan sigortalı tarafından davalı taşıyıcıya başvurulduğuna ilişkin belgelerin bulunmadığı, dava itirazın iptali olduğundan ispat külfetinin davada olduğu, davacının kendisinin ya da sigortalısının davalıya ya da sigortasına başvurduğuna ilişkin herhangi bir bayanda bulunmaması ve buna ilişkin belge sunmaması sebebiyle somut olayda zamanaşımını durduran sebeplerin bulunmadığı görülmekle, mahkememizce davanın CMR 32 maddesi gereğince zamanaşımına uğradığı değerlendirilmiş ve davanın reddine dair karar verilmiş, davacının icra takibi başlatmakta ve dava açmakta kötüniyetinin bulunduğu ispat edilememesi sebebiyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin"gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddine,2-Koşulları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemenin, dava konusu emtianın 18.10.2022 tarihinde hasarlı olarak teslim alındığı gerekçesiyle zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığını kabul ettiğini ve 23.10.2023 tarihli icra takibinin bir yıllık süreyi aştığı kanaatine vardığını, bu değerlendirmenin, uluslararası taşıma hukukuna ve CMR Konvansiyonu'nun özel hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin, sigortalısına ödeme yaparak onun haklarına halef olduğunu, halefiyete dayalı rücu davalarında zamanaşımı süresinin başlangıcının, sigortacının ödeme yaptığı tarih olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısına 31.03.2023 tarihinde ödeme yaptığını, icra takibinin ise 23.10.2023 tarihinde başlatıldığını, ödeme tarihi esas alındığında bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, bir an için teslim tarihinin esas alınacağı düşünülse dahi, somut olayda emtianın alıcısına teslim edilemediğini, kaza sonrası kalan emtianın kontamine olduğu için reddedildiğini ve Türkiye'ye geri getirildiğini, bu durumun, taşıma sözleşmesi kapsamında alıcı yönünden "tam ziya" (tam kayıp) niteliğinde olduğunu, CMR Konvansiyonu'nun 32/1-b maddesi gereğince, tam kayıp hallerinde zamanaşımı süresinin, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. günde işlemeye başlayacağını, mahkemece, davalının delil listesinde yer almayan ve usulüne uygun şekilde dosyaya sunulmayan hususlara dayanılarak hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkının ve usul kurallarının açık ihlali olduğunu,Mahkemenin HMK m. 25'te düzenlenen 'Taraflarca Getirilme İlkesi'ni açıkça ihlal ettiğini, kararın gerekçesinde, emtianın 18.10.2022 tarihinde '...' isimli şahıs tarafından teslim alındığının kabul edildiğini ve bu şahsın dava dışı müvekkili şirket sigortalısı nezdindeki çalışma kayıtlarına itibar edildiğini, Mahkemece, davalının delil listesinde yer almayan ve dayanılmayan SGK kayıtlarının re'sen araştırılarak dosyaya kazandırılması ve hükme esas alınmasının taraflarca getirilme ilkesine ve HMK m. 27'de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, taşıyıcının meydana gelen hasardan tamamen sorumlu olduğunu, bilirkişi heyetinin, hasarın ambalaj hatasından değil, doğrudan doğruya şoförün tek taraflı trafik kazası yaparak kaldırıma çıkmasından kaynaklandığını, trafik kazası gibi olağan dışı taşıma risklerinden doğan hasarların ambalaj yetersizliğine bağlanamayacağını açıkça tespit ettiğini, taşıyıcının, emtiayı hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden teslim aldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında uluslararası karayolu ile gerçekleştirilen taşımadan kaynaklanan hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacı sigorta şirketine sigortalı dava dışı .... AŞ. nin Almanya'daki mukim şirkete satmış olduğu ürünlerin Türkiye-Almanya arasındaki taşımasını davalı şirketin gerçekleştirdiği, Macaristan ülke sınırları içinde seyir halindeyken araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kaldırıma çıktığı, kaza sonucu varillerin kayarak birbirini sıkıştırdığı, sıkışan varillerin kapaklarının patladığı, emtianın zemine ve dorse kapı kısmında dışarı dökülmeye başladığı, emtianın kontamine olduğu gerekçesiyle alıcı şirket tarafından reddedildiği, tüm emtianın aynı araç ile Türkiye'ye taşındığı, ürünlerin 18.10.2022 tarihinde dava dışı sigortalı şirketin çalışanı tarafından araç sürücüsünün teslim eden olarak imzaladığı tutanakla teslim alındığı, hasar tespiti sonucunda davacı şirket tarafından emtia hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, 23.10.2023 tarihinde ödenen bedelin rücuen tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların takibe itiraz ettiği, davacı alacaklının 22.02.2024 tarihinde arabuluculuk sürecini başlattığı, 25.03.2024 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı, davacının İİK 67.maddesi gereğince 12.09.2024 tarihinde itirazın iptali davasını açmış olduğu, davacının rucüen alacak talebi ile ilgili olarak....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 41.149,70EURO karşılığı 1.314.256,88 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla döviz kuru üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.
Uyuşmazlık, iş bu davada, CMR 32.madde gereğince bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, iş bu uyuşmazlıkta üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir. Mahkemece, rapor alındıktan sonra yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın zamanaşımına nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta taşıma, Türkiye-Almanya arasında karayolu ile gerçekleştirilmiş olduğundan CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
CMR'nin 32/1-2.maddesinde "1. Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar:
a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren,
b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde,
c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir.
2. Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. Istemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir." denilerek bu sözleşmeye dayalı olarak açılacak davalar ile ilgili zamanaşımı düzenlenmiştir.
CMR’nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi bir yıl olarak kabul edilmiştir. Taşımacının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olması halinde ise zamanaşımı süresi üç yıl olarak belirlenmiştir.
Öte yandan, CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda TBK'nın 146 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda kural olarak davadaki talebin bir yıllık süre içerisinde ileri sürülmesi gerekir. Emtianın 18.10.2022 tarihinde teslim edilmesi nedeniyle zamanaşımı süresi bu tarihte işlemeye başlar ve davanın en geç 18.10.2023 tarihinde açılması gerekir.
Davacı tarafça icra takibi başlatılmıştır. İcra takip tarihi 23.10.2023 dür. Davacı tarafça teslim tarihinden icra takip tarihine kadar olan süreçte zamanaşımını durduran veya kesen herhangi bir belge de sunulmamıştır. Takip tarihi ile bir yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Dava konusu taşıma nedeni ile oluşan zararda taşıyıcıya atfedilebilecek kasti veya bilerek kötü hareket niteliğindeki davranışı mevcut olmadığından, CMR'nın 32. maddesi kapsamında üç yıllık zamanaşımı süresi uygulanamayacağı gibi somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin CMR Konvansiyonu32/1.maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğinden davacı vekilinin aksine iddiaları yerinde görülmemiştir.
Öte yandan HMK 31.madde kapsamında hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü gereğince; dava konusu emtianın teslimine ilişkin dosya kapsamında bulunan tutanakta teslim alanın dava dışı sigortalı şirketin çalışanı olup olmadığının Mahkemece yazılan müzekkere ile araştırılması, sunulan yazılı bir kaydın araştırılması olup usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 08.10.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.