İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/614 E. 2026/501 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/614
- Karar No
- 2026/501
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/614 Esas KARAR NO : 2026/501
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/05/2026 KARAR TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine ... İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi numarasıyla sigortalı ve diğer davalıların işleteni/sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında 23.12.2025 tarihinde gerçekleşen kazada müvekkile ait araç ağır hasarlanmıştır. Olayda ... plakalı araç sürücücünün %100 kusurlu olduğunu düşünmekteyiz. Davalılardan ... davaya konu... plakalı aracın maliki olup 2918 sayılı KTK 85 maddesi gereğince araç işleten sıfatıyla diğer davalılar ile beraber müştereken ve müteselsilen müvekkile karşı sorumludur. Davalı ...'ün TC kimlik numarasını elde edebilecek bir veriye ulaşamadığımızdan müvekkilin hak arama hürriyetinin zayi olmaması adına Sayın Mahkemeden ... plakalı aracın ruhsat ve trafik/ tescil bilgilerinin Emniyetten ya da Türkiye Noterler Birliğinden celbinin sağlanarak davalı ...'e davetiye çıkarılmak suretiyle davaya dahlini talep ediyoruz. Müvekkil sigorta şirketine başvurduğunda aracın hasar durumu dikkate alınarak perte ayrılmasına karar verilmiştir. Mutakabatnamede fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak aracın rayiç değeri 700.000,00-TL olarak kabul edilmiş, 280.000,00-TL sovtaj bedeli ve 420.000,00-TL tazminat bedeli olarak belirlenmiştir. Müvekkile 300.000,00-TL ödeme yapılması ile zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçe limiti dolmuştur. Bu halde müvekkil 120.000,00-TL tazminat alacağını tazmin edememiştir. Müvekkile ait araç 2014 model ... marka araçtır. Müvekkilin aracının rayiç değeri her ne kadar 700.000,00-TL olarak tespit edilmişse de bu bedelin çok düşük olarak belirlendiği, bu sebeple müvekkilin maddi zarara uğratıldığı açıktır. Aracın rayiç ortalaması en az 1.098.000,00-TL civarındadır. Sayın Bilirkişilerce yapılacak incelemede bu iddiamızın doğruluğu gözler önüne serilecektir. HMK 107/1. Madde gereğince belirsiz alacak davamızın kabulü ile; Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkile ait ... plakalı aracın 100,00-TL pert bedelinin, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine, Yargılama harç ve giderleriyle, vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalılar ... ve ... vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf dava dilekçesi ekinde ... Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru ve ... dosya numaralı dava şartı arabuluculuk son tutanağını sunmuş ise de, söz konusu tutanağın incelenmesinden arabuluculuk başvurusunun ve görüşmelerinin yalnızca ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltildiği, müvekkillerimiz ... ve ...'ün arabuluculuk sürecinde karşı taraf olarak gösterilmedikleri, görüşmelere davet edilmedikleri ve son tutanakta taraf sıfatıyla yer almadıkları açıkça anlaşılmaktadır. Buna rağmen davacı taraf eldeki davada taleplerini müvekkillerimize de yöneltmiş ve dava dilekçesinde alacağın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Bu nedenle müvekkillerimiz ... ve ... yönünden dava şartı arabuluculuk şartı yerine getirilmemiş olduğundan, davanın müvekkillerimiz bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı taraf, 23.12.2025 tarihli trafik kazası nedeniyle kendi aracında oluştuğu ileri sürülen zarar bakımından müvekkillerimin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia etmekte ise de, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların önemli bir kısmı henüz çekişmesiz hale gelmiş değildir. Kusurun hatalı şekilde tamamen tarafımıza yüklenmesi, azami hız sınırının hatalı yazımı ve meydana gelen kazada ...plakalı karşı taraf sürücüsünün de kusurunun bulunması sebebiyle müvekkil ..., tarafından kaza tespit tutanağına itiraz edilmiştir. Mevcut dosyada davacı, bir taraftan 420.000,00 TL toplam hasardan söz eden ekspertiz sürecine işaret etmekte, diğer taraftan araç rayiç değerinin en az 1.098.000,00 TL olduğunu söylemektedir. Şayet bu ikinci iddia esas alınacaksa, o halde önce kazadan önceki gerçek rayiç değer, ardından hasarlı sovtaj değeri, sonra sigorta ve sair ödemeler, nihayet kusur indirimi sonrası bakiye zarar hesap edilmelidir. Bu zincir kurulmadan salt “gerçek zarar daha yüksektir” iddiası ile müvekkillerim aleyhine hüküm kurulamaz. Bu nedenle, davacı tarafın talep sonucunu teknik incelemeye elverişli şekilde somutlaştırması; dayandığı rayiç araştırmalarını, emsal satış kayıtlarını, ekspertiz karşı raporlarını ve varsa bağımsız değerlendirme raporlarını dosyaya sunması gerekir. sunulmadığı takdirde, ispat edilemeyen kısmın reddini..."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak Mahkememizin 2026/415 Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır. Mahkememizin 2026/415 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı 23/12/2025 tarihli kazaya ait hasar bilgilerinin ve ... plakalı aracın tramer bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. İlgili Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... tarihinde ... plakalı araç ile ... plaka sayılı araçların karışmış olduğu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile varsa mobese görüntülerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak varsa değer kaybı dosyası ile 23/12/2025 tarihinde ... plakalı araç ile...plakalı aracın karıştığı kazaya dair hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... plakalı araç ile ... plakalı aracın sahiplik bilgisini uyap sistemi üzerinden sorgulanarak dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Tüvtürk'e müzekkere yazılarak... (Şase NO:...) plakalı araca ait tüm muayene kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davalılar ... ile ... yönünden davanın tefrikine ve mahkememizin son esasına kaydedilmesine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuştur. Davalı ... Sigorta yönünden taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150/3. Maddesi gereğince 3 ay içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 23/12/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı, 26/06/2026 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Dava, davacıya ait araç ile davalı ...'nin sorumluluğundaki işleteni ve sürücüsü farklı kişi olan aracın karıştığı kazan nedeni ile tazminat talep ettiği, harici kişiler ve sigorta şirketi bakımından Ticaret Mahkemesinde dava bakımından uyaptan yapılan incelemede karar verildiğinin anlaşıldığı; davacının tacr olduğunda dair dosyada delil olmadığı, maliki buluduğu araç da hususi araç olduğuna göre, nisbi nitelikte ticari bir dava bulunmadığı gibi, TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari dava da mevzuahis olmadığı, ...'nin kazaya ilişkin denetim sorumluluğu kapsamında bu davanın açıldığı nazara alındığında, haksız fiilden kaynaklı davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır...". Somut olayda; davacı tarafından Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davalı asiller ile dava dışı sigorta şirketi aleyhine maddi tazminat istemli dava açıldığı, davacı vekili tarafından sunulan 12/06/2026 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi yönünden davayı takip etmeyeceklerini, dosyanın tefrik edilerek davalı sigorta şirketi yönünden işlemden kaldırılması isteminde bulundukları, ayrıca diğer davalılar aleyhine aynı kazayla ilgili olarak ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyada yargılama yapıldığını, görevsizlik kararı ve akabinde birleştirme kararı verilmesi isteminde bulundukları; Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 07/07/2026 tarihli celsesinde davalılar ... ile ... yönünden davanın tefrikine ve mahkememizin son esasına kaydedilmesine karar verildiği; davalı asiller yönünden dosyanın işbu esasa kaydedildiği; dosya kapsamında yapılan incelemede; davacı ve davalı asillerin tacir olduklarına dair dosyada delil olmadığı, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ...'e ait ... plaka sayılı aracın hususi araç olduğu, somut uyuşmazlıkta TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari davanın veya nisbi nitelikte ticari bir davanın söz konusu olmadığı anlaşılmakla, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 20 mad. gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağı hususunun gerekçeli kararın tebliği suretiyle ihtarına, 3- 6100 sayılı HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 4-Sair hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/07/2026
Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır