İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/1193 E. 2018/418 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/1193
Karar No
2018/418
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1193

KARAR NO : 2018/418

DAVA : İtirazın İptali (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 15/07/2016

KARAR TARİHİ: 11/04/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı ... vekilinin 15.07.2016 harç tarihli Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davada dava dilekçesiyle; müvekkili ...'in davalı ... ve ... ile 25.04.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi yaptığı , bu sözleşme ile müvekkilinin hissedarı ve yetkilisi olduğu ... AŞ'nin %60 hissesinin davalı alıcılara devrettiğini, ... AŞ adına kayıtlı 3 adet maden sahası ile, müvekkili adına kayıtlı bir adet metal cevherlerinin üretimi için her yıl bir maden sahasını ele almak şartı ile tüm ekipman, tesis, alt yapı çalışmalarının ypaılması, üretime geçilmesi, işletme sermayesinin karşılanmasının davalılar tarafından taahhüt edildiğini ve 2.500.000,00 USD'nin müvekkiline ödenmesi karşılığında hisse devrinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin şirket hissesinin %60'ını davalılara devrettiğini, sözleşmenin 7.3 maddesindeki davalıların hisse devrine karşılık ödemesi gerektiği 2.500.000,00 USD'nin ödeme planına göre ilk 250.000,00 USD'nin hisse devri ile aynı anda, sonraki taksitlerinin ise [(30-31).(08-09-10-11-12-01-02-03-04-05-06-07-08).(2014-2015)] aylarında 150.000,00- 200.000,00 ve en son 100.000,00 USD olmak üzere ödenmesinin kararlaştırıldığının, davalıların ilk taksit tutarı 250.000,00 USD'yi ödemelerine rağmen geri kalan taksitleri ödemediğini ve bahane ürettiklerini, maden sahasında 1 yıl içerisinde çalışmaya başlanması gerektiğini, ancak 1 yıllık sürede çalışmaya başlamadığını TMK m.2'ye aykırı olarak hakkı kötüye kullanarak davalılara 10.09.2014 tarihinde ihtarname gönderdiğini ancak halen ödeme yapmadıklarını, 25.12.2014 tarihinde ihtarname ile o tarihe kadar biriken 600.000,00 USD'nin ödenmesini istediklerini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, sözleşmenin feshini hisse devrinin iptalini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekilinin 31.08.2016 tarihli cevap dilekçesinde; Davanın yetkili mahkemesinin şirket merkezinin olduğu İzmir mahkemelerinin olması gerektiği, HMK m.14/2 gereğince yetkili mahkemenin İzmir Mahkemesi olduğunu Davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkillerinin ... AŞ'nin öncelikle ön sözleşme akabinde resmi devir sözleşmesi yapılarak %60 hisseyi devraldığını , sözleşmede herhangi bir hukuki eksikliğin bulunmadığı, şirket devir protokolünün davacı tarafından tam olarak yerine getirilemediği, devir sözleşmesinin iptali ve sözleşmenin feshinin mümkün olmadığı, şirket tüzel kişiliğinin bilgi, belge ve dokümanlarının müvekkiline teslim edilmediği, davacı tarafın müvekkilini organsız ve yöneticisiz bıraktığını, şirketin faaliyete başlaması için şirket devir protokolünü tamamlamadığı, bu nedenle yönetimsiz ve organsız kaldığını, sözleşme gereği geçmiş borçların davacı tarafça ödenmesi gerektiği, sözleşmenin 9. maddesinde şirketin geçmiş borçlarının davacı tarafça ödenmesi gerektiği ,bu borçlar ödenmeden faaliyete başlanamadığı, bu nedenle müvekkillerinin taksitleri ödeyemediği, sözleşmenin 11.2 maddesi gereğince işletmenin bölgede bulunan asayiş sorunları nedeniyle faaliyete geçilmediği, sözleşmede 11.2. maddesinde mücbir sebep halinde faaliyetin ertelenebileceğinin belirtildiği, sözleşmenin 6. maddesine göre geçmiş dönemde verilen sözlü veya yazılı yetki ve vekaletnamelerin iptal edilmesi gerektiği, ancak davacının kardeşi ...'e verdiği vekaletnameyi iptal etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekilinin 05.10.2016 tarihli replik dilekçesi ile; Davalıların cevap dilekçesindeki yetki itirazının yerinde olmadığını, müvekkilinin şirketin ortağı olmadığını, bu nedenle ortakların birbirine karşı açtığı davanın bulunmadığı, bedel karşılığı hissesini devreden ve resmi hisse devri ile şirket ortağı olmayan davacının parasını alamadığı için sözleşmenin feshine dayalı bir dava olduğunu, yetki sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşmenin 14. maddesinde Diyarbakır Mahkemelerinin yetkili kılındığını, ayrı bir ticaret mahkemesinin bulunmadığı hallerde davaya Asliye hukuk mahkemesinin bakacağına, Diyarbakır da Asliye Ticaret Mahkemesinin olmadığına, davalıların şirket tüzel kişiliğinin davaya dahil edilmesi yönündeki husumet itirazının yerinde olmadığını, hisse devrinden sonra ortakların davalılar ile dava dışı ... olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak hisse devrini yaptığını 10.09.2014 tarihinde ihtarname ile bu hususun anlatıldığı, davalıların sözleşme gereği 150.000,00 USD'yi ödenmesi için ihtarname gönderdiğini, ancak ödeme yapılmadığı, davalıların şirketi organsız bırakıldığı iddiasının da müvekkilinden kaynaklanmadığı, 2.5 yıldır hiçbir işlem yapılmadığını, şirkete ait 3 adet maden sahasının 2 adedi işletme ruhsatı olduğunu, 1 adedinin ise arama ruhsatının bulunduğu, arama ruhsatlı maden sahasının izin ve işletme için müracaatlarının müvekkili tarafından yapıldığını, işletme ruhsatlarını geçmiş dönem borçlarından alınamadığına ilişkin iddianın doğru olmadığını, söz konusu vekaletnamenin geçersiz bir vekalet olduğunu, müvekkilinin tek sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek talebini tekrar etmiştir.

Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... karar sayılı 27.05.2017 tarihli karar ile yetkisizlik kararı vererek dosyanın Mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin 10.10.2017 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekilinin 08.09.2017 tarihli cevap dilekçesi ile dosya Mahkememize gönderilmiştir.

Taraflar arasındaki ihtilaf 25.04.2014 tarihli hisse devri ön sözleşmesinin 7.3. maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle sözleşmenin feshine dayalı olarak açılan davadır.

Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.

Hisse devir ön sözleşmesi, ihtarnameler ve diğer kayıtlar incelenmiştir.

Davacı taraf davasını hisse devir sözleşmesinde gerekli olan bedelin ödenmemesine dayalı olarak açmış olup, davalı taraf her ne kadar davanın HMK m.14'e göre tarafların ortak olduklarına dayanarak yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirtmiş ve Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi de bu yönde karar vermiş ise de aslında taraflardan davacının hisse devri sözleşmesi ile ortaklıktan ayrıldığı ve ortak olmadığı sabittir. Zaten davanın konusu da hisse devrinin iptaline ilişkindir. Bu nedenle HMK m.14'ün uygulanması söz konusu değildir. Davacının talebi ödenemeyen hisse devir bedelinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmeden dönmeye ilişkindir. Sözleşmenin şartları ve arama ruhsatı/işletme ruhsatlarının değerlendirilmesi hususu davacı tarafın seçimlik yetki hakkına dayalı olarak, Diyarbakır Mahkeme olarak belirlenmiştir. Dava konusu madenin bulunduğu yer Diyarbakır olup, akdin ifa yeri Diyarbakır Kulp ilçesidir. (HMK m.10) Davacılar seçimlik hakkını Diyarbakır Mahkemeleri olarak kullanmıştır. Sözleşmeden dönmeye ilişkin talebin bu nedenle yetkili olan Diyarbakır Mahkemelerinde görülmesi gereklidir. Mahkemenin davacının seçimlik hakkını engelleyecek şekilde yetkisizlik kararı vermesi nedeniyle dosyanın, yetkili ve görevli Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;

Davacının davasının Mahkememizin davada yetkili olmaması, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yerinin Diyarbakır olması, davacının para alacağının ifa edilmemesi nedeniyle Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesinde sözleşmeden dönmeye ilişkin dava açtığı ve şirket ortağı olmadığı tespit edilmekle, HMK m. 116/1-a, HMK m. 117 gereğince Mahkememizin yetkisizliğine

Bu nedenle davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle davanın usulden REDDİNE

HMK m. 21/1-c gereği kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili yargı yerinin belirlenmesi için merci tayini için İzmir İstinaf ... Dairesi’ne gönderilmesine,

Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2 bent gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde; bu mahkemece karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/04/2018

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2017/1193, K. 2018/418, T. 11.04.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-1193-e-2018-418-k-673468255cd4