İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/92 E. 2026/948 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/92
Karar No
2026/948
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/92 Esas KARAR NO : 2026/948

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2023 tarihinde davacının Yıldırım adına davalı ... aleyhine davalı ...'in tapuda mal kaçırmak üzere işlemlerde yapmış olması nedeniyle ihtiyati haciz talepli Gemerek AHM 2023/236 Esas sayılı dosya ile adi ortaklıktan kaynaklı alacak davası ikame ettiğini, 18.01.2024 tarihinde ise davalı ... tarafından ikamet edilen Kayseri Genel İcra Dairesi 2024/2108 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip ödeme emri davacı ...'e tebliğ edildiğini, 22.01.2024 tarihinde davacı ... adına Gemerek AHM 2024/3 . İş sayılı ihtiyati tedbir talepli başvuru ile icra takibinden sonra açılacak olan menfi tespit davasında zorunlu arabuluculuk başvurusu ve sonrasında menfi tespit davası ikame etmek üzere tarafına süre verilmesini ve dahi takip tutarının %15inden aşağı olmamak üzere dosyaya teminat ve takip tutarının da icra dosyasına yatırılıp bloke edilmesi suretiyle takip tutarı bedelin alacaklı ...'a ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, 13.02.2024 tarihinde Uyap sisteminden çekilmek suretiyle Gemerek SHM 2024/48 Esas sayılı yetkisizlik kararı tebliğ edildiğini, 22.01.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin devamı ile duran sürelerdeki hukuki zorunlu işlemlerin yapılmasını takiben iş bu menfi tespit istemiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitin yasal süresi içerisinde talep etme zorunluluğu olduğunu, davacının davalıya takibe konu kambiyo senedinin tümünü davalıya ödediğini, davalının başlatmış olduğunu icra takibinin tamamen kötü niyetli ve haksız yere çıkar elde etmeye yönelik olduğunu, takibe konu kambiyo senedi bedeli 140.000,00 TL olduğunu davalının 22.02.2022 tarihinde senet arkasına imza atmak suretiyle 100.000,00 TL bedeli nakdi olarak teslim aldığını, kalan 40.000,00 TL ödenmediği iddiasıyla takibe konu edilmişse de iş bu kalan bedelin de banka kanalıyla davalıya ödendiğini, taraflar arasındaki mesajlaşmalara davacının senedin iadesi talebi ve davalının da davacıya senetle alakalı hiçbir borcu kalmadığı konu edildiğini, davalının bizzat senet bağlı kalan ödemesini tümden aldığını kabul ettiğini, bu nedenle banka teminat mektubu aslının Kayseri Genel İcra Dairesi 2024/2108 Esas sayılı takip dosyasına sunulması şartıyla icra veznesindeki bedelin banka teminat mektubunun alacaklı davalıya ödenmemesi üzere ihtiyati tedbir kararı kurulmasını, davacının davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının açıkça haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip asıl alacak tutarının %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit davasında Gemerek AHM'nin yetkisiz olduğunu, İİK. Md 72 gereğince menfi tespit davalarında yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri veya icra takibinin yapıldığı yer olduğunu, dava tarihine davalının hem yerleşim yeri hem de mernis adresinin Kayseri olduğunu, senede karşılık kesin delille ispat kuralı sebebiyle bir senedin bedelsizlik iddiasının yalnızca kesin delille ispat edilebilir olduğunu, davacının bu iddiasını ispata yarar hiçbir kesin delil sunamadığını, dosyaya sunulan whatsapp konuşmalarının delil başlangıcı olarak kabulünü talebi ise hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde de davacı tarafından ikrar edildiği üzere taraflar arasında inşaat yapım işi bulunduğunu, bu ilişki çerçevesinde de tarafların birbirine senetler vermiş olduğunu, davacının dosyaya dekontunu sunduğu ödemenin de bu ticari ilişkiye binaen yapıldığını, söz konusu ödemelerin dava konusu senetle hiçbir bağlantısının bulunmadığını, Kayseri Genel İcra Dairesi 2024/2108 Esas sayılı dosyasına davacı tarafından teminat niteliğinde ödeme yapıldığını, bu kararın verilebilmesi için icra dosyasına yatırılan paranın teminat niteliğinde değil tahsilat niteliğinde yatırılmış olması gerekli olduğunu, aksi halde davacının teminat niteliğinde değil tahsilat edildiğinde yatırılmış olması gerekli olduğunu, davacının menfi tespit dosyasını kaybetse dahi alacaklının alacağını teminat niteliğinde yatırılmış olan menfi tespit dosyasını kaybetse dahi alacaklının alacağını teminat niteliğinde yatırılmış olan paradan karşılaması mümkün olmayacağını, bu nedenle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/2108 Sayılı dosyası ve dosyasında takibe konulan senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı hususlarına ilişkindir. Gemerek mal müdürlüğüne, Kayseri vergi dairesine, Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesine, Gemerek CBS'ye, Vakıfbanka, Vodofone ve Turkcell'e yazılan müzekkereye cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2024/32 Esas 2024/260 Karar sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edildiği, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/2487 Esas 2024/2613 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, kesinleşen dosyanın mahkememize gönderildiği ve iş bu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimata cevap verildiği, incelenmesinde Davacı tanığı ...'in; "Tarafları tanırım, ... arsa sahibi olarak eşimle iş yapmıştır, eşimle birlikte ortaktırlar, kendisi sürekli yurt dışında olduğu için işin büyük bir kısmını eşim yaptı, birlikte müteahhitlik işi yaparlardı, kendi oturduğumuz villa için arsa parası 140.000,00 TL senet verdik, bu villalar ikiz villa şeklindedir, senedi bir yıl dolmadan ödedik, bununla ilgili mesajlaşmalar mevcuttur, eşime parayı ödedikten sonra senedi alması için çok söyledim ancak eşim "birlikte iş yapıyoruz ayıp olur isteyeceğim" dedi ve sonra sürekli senedi geri istedi, ... ile evlerimiz karşılıklıdır, eşim ve Mehmet'in çöpün yanında konuştuklarını görünce ben de yanlarına gittim, birbirimize senet olarak borcumuz yok, senedin borcu ödendi, senedi bize geri ver dedim, o da bana senet Kayseri'(deki evde dedi, oyaladığını ben anladım, senedi vermediği için bizi zarara uğrattığını söyledim, diyeceklerim bundan ibarettir," şeklinde, ve Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: "Ben eşime Mehmet tarafından atılan mesajları gördüm, mesajlarda aldığı paranın miktarını ve eşimin kendisine borcunun kalmadığını söylüyordu, senedi de vereceğini söyledi," şeklinde beyanda bulunduğu, Davacı tanığı ...; "Davacı kardeşim davalı da eski müvekkilim olur, hatırladığım kadarıyla 2021 yılında davalıya ait arsalar üzerinde kardeşimle birlikte ev yapıp satmak üzere ortaklık kurdular, oradaki arsalardan ikisi de benim ve kardeşimin olacaktı, oradaki iki arsa bizim olacaktı biz de arsalara villa yapacaktık, ortaklık nedeniyle davalı arsa bedeli için 140.000,00 TL senet imzalatmış kardeşime, kardeşim senet borcunu ödedi, senedi ben de gördüm, ortaklığın bütün görüşmeleri benim büromda yapılmıştı, gerek toplantılar gerekse kendi aralarındaki konuşmaların benim ofisimde yapıldı, senetten kalan son 15.000,00 TL borcu için davalı kardeşime mesaj çekmişti, ortaklığın hesabından ben bu parayı alayım sen de buna onay ver böylece senet borcun bitmiş olacak, ben de senedi sana vereyim şeklinde yazmıştı, kardeşim onayı verdi, Mehmet de ortaklık hesabından bu parayı aldı, senedi vermesi gerekirken sürekli olarak oyaladı, senedi vermedi, ortaklık daha sonra tasfiye edildi, kardeşimin ortaklıktan dolayı alacağı vardı, davalı önce ödeyeceğini söyledi zaman istedi, sonra ödemeyince kardeşim de alacak için dava açtı, davalı da sonrasında bu senedi icraya koymuştur, davalı kötü niyetli davranmaktadır, diyeceklerim bundan ibarettir," şeklinde ve Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: "Hatırladığım kadarıyla 2022 yılının eylül ayında 15.000,00 TL'yi almak için attığı mesaj tarihidir, o mesajda da senedi vereceğini söylemişti, bu mesajı kardeşim bana gösterdi, bu tarihten yaklaşık 1 yıl sonra yani 2023 yılında tasfiye gerçekleşmiştir, ortaklık bitmiştir," şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. Mahkememiz 24/06/2026 Tarihli celsesinde davalı vekiline yemine ilişkin beyanda bulunmak ve yemin metnini dosyaya sunmak üzere süre verildiği ve herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Davacının tacir olmasına karşılık davalının tacir olmadığı görülmüş ve bu nedenle karşılıklı inceleme yaptırılacak taraf defterlerinin olmaması nedeni ile bu yönde ara karar oluşturulmamıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davacının takibe konu 03/08/2021 düzenleme, 01/03/2022 vade tarihli 140.000 TL bedelli bono nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığının tespiti için deliller toplanmış, yazılı delil başlangıcı olan Whatsapp yazışmalarının yapıldığı iddia edilen telefon numaralarının kimler adına kayıtlı olduğuna dair GSM firmalarına müzekkere yazılmış, tanıklar dinlenmiş, davalı tarafça taraflar arasında düzenlenen başka senet olduğu iddia edilmiş olmasına rağmen diğer senet örneğinin dosyaya sunulmadığı görülmüş, bu durumda yazışmaya konu olan senedin dava konusu senet olduğu değerlendirilmiş, senet bedelinin ödendiği sunulan dekont, davacı ile davalı arasında yapılan yazışmalar ve tanık beyanları da dikkate alınarak anlaşılmış, Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/236 E sayılı dosyası ile birlikte tüm deliller birlikte dikkate alındığında davacının takibe konu senet nedeni ile davalıya borçlu olmadığı görülmüş olup, davalının delilleri arasında yemin delili olduğu için davalı tarafa yemin delili hatırlatılmasına rağmen davalının yemine başvurmadığı ve bu hali ile davacının davasında haklı olduğu anlaşılmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/2108 Esas sayılı icra dosyasına konu 03/08/2021 düzenleme, 01/03/2022 vade tarihli 140.000 TL bedelli bono nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Kayseri Genel İcra Dairesi’ne müzekkere yazılarak İİK madde 72/5 gereğince davanın kabul edilmiş olması nedeni ile takibin durdurulmasının bildirilmesine, davacı tarafça takibin haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin İİK madde 72/5 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/2108 Esas sayılı icra dosyasına konu 03/08/2021 düzenleme, 01/03/2022 vade tarihli 140.000 TL bedelli bono nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE 2- Kayseri Genel İcra Dairesi’ne müzekkere yazılarak İİK madde 72/5 gereğince davanın kabul edilmiş olması nedeni ile takibin durdurulmasının bildirilmesine, 3-Davacı tarafça takibin haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin İİK madde 72/5 gereğince reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.732,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 683,10-TL ve 232,25-TL Tamamlama harcının mahsubu ile eksik 1.817,05-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 683,10-TL peşin harç ve 232,25-TL Tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.342,95-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve ihtiyati haciz harcı olmak üzere toplam 1.491,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/10/2026

Katip ... e- imzalıdır

Hakim ... e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/92, K. 2026/948, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-92-e-2026-948-k-5d2d232fb573