İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/191 E. 2026/947 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/191
Karar No
2026/947
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/191 Esas - 2026/947 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/191 Esas KARAR NO : 2026/947

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/02/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.08.2024 tarihinde sürücü Filiz Erdem sevk ve idaresindeki 66 RD 282 plakalı aracı ile Kayapınar Mahallesi, Karaşeyh Karayolu sınırları içerisinde seyir halinde olduğu esnada tek taraflı, yaralanmalı –ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, davacı Yağmur Gülşen’in, 66 RD 862 plakalı araçta yolcu konumunda olduğunu, davacının bu kaza sebebiyle ağır bir şekilde yaralanmış, omuriliği kırılmış, vücudunda derin kesik ve kırıklar oluşmuş olduğunu, davacının bu kazada yaralanması sebebiyle, sürekli olarak sakat kalmış olduğunu, bununla beraber iyileşme süresinde geçici iş göremez hale gelmiş ve sürekli bakıma muhtaç olmuş olduğunu, davacının bu kazada yolcu konumunda olması sebebiyle kusursuz olduğunun açık olduğunu, meydana gelen ölüm ve yaralanmalar nedeni ile kaza sonrası Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2024/51862 numarasında soruşturma yürütülmüş olduğunu, kusurlu olan 66 RD 282 plakalı aracın 08.07.2024 başlama, 08.07.2025 bitiş ve 1000000259944787 poliçe numaralı Karayolları Trafik Zorunlu Mali sorumluluk sigortası ile kişi başına Bedeni Teminat sağlamakta olduğunu, belirtmiş oldukları taleplerinin hesaplanması ve tazmini için davalı sigorta şirketine KTK 99.madde hükmü gereğince 8 iş günü içerisinde ahzu ve kabza yetkili vekil olarak tarafımıza ödenmesi için 15.11.2024 tarihinde davalı sigorta şirketinin ihtarname gönderildiğini, yine muhatap sigorta şirketine karşı yapılan arabuluculuk görüşmesinden de herhangi bir olumlu sonuç alınmadığını, iş bu sebeple sigorta şirketinin taleplerini reddettiği tarih olan 27.11.2024 tarihinde temerrüde düşmüş olduğunu, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının, kazaya bağlı olarak omuriliğinin kırılması nedeni ile ameliyat geçirmiş olup halen iyileşmemiş olduğunu, sağlığına kavuşmak ve iyileşmek bir yana davacının hareket edemediğini, hayati tehlike atacak boyutta ağır yaralanan mağdurun, halen geceleri bel ve omuz ağrılarından uyuyamamakta olduğunu, davacıda kazaya bağlı olarak şiddetli sırt ve boyun ağrıları ile hareket kısıtlığı kalıcı hale gelmiş olduğunu, yük kaldıramayan, ağrıları devam eden mağdur, kaza sonrası üçüncü kişilerin bakımına muhtaç olduğunu, davacının yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına (beden gücü kayıp oranına ilişkin rapor mevcut olmadığından mahkemenin takdir edeceği bir hastaneden (sürekli-geçici iş göremezlik, bakıcı süresine ve sair takdir edilecek diğer hususlara ilişkin raporu alınmasını talep ettiklerini) ve 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca, yargılama sırasında toplanacak delillere göre uzman bilirkişiye maluliyetinin ve tazminatının hesaplama yaptırılarak sürekli maluliyetine ve iyileşme süresine bağlı geçici iş göremezlik tazminatlarının temerrüd tarihinden faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, söz konusu kaza sonrası davacının bakıma muhtaç hale geldiğini, halen kendiişlerini göremeyen davacının olaydan sonra bakıcı ihtiyacı hissetmiş olduğunu, dolayısıyla yol gideri, konaklama ve bakıcı giderinin hesaplanması ve taraflarına ödenmesi gerektiğini, her ne kadar davacının bir kısım tedavi giderleri devlet hastanesince karşılanmış ise de, kaza geçirdiği tarihten itibaren pek çok masraf (taksi, konaklama, ekstra tedavi harcamaları, takviye/besin ve gıda harcamaları) yapılmış olduğunu, bunların tamamına yakınının belgelenmesi mümkün olmadığından, Yargıtay’ın, tedavi ve iyileşme giderlerinin çok kapsamlı olduğuna, bunların istenmesi için belge koşulu olmadığına ve Borçlar Kanunu 42/2.maddesi gereğince zararın ve kapsamının belirlenmesi gerekeceğine ilişkin kararları doğrultusunda, davalı yanın tedavi ve tüm iyileşme giderlerini de tazmin etmesi gerekmekte olduğunu, davacı ev hanımı olup herhangi bir geliri bulunmadığını, davacının mevcut ekonomik durumuyla yargılama harç ve giderlerini karşılamasının mümkün olmadığını, davacının mevcut sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak adli yardımdan yararlandırılmasını talep ettiklerini belirterek, (fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile) sürekli maluliyet tazminatının (maluliyet oranının artması, tazminat ve diğer yönlerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik (belirsiz alacak davası) 1.000,00 TL’sinin temerrüd tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile davalıdan tahsiline, Geçici iş göremezlik tazminatının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik (belirsiz alacak davası) 500,00 TL’sinin temerrüd tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile davalıdan tahsiline, bakıcı giderinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik (belirsiz alacak davası) 500,00 TL’sinin temerrüd tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile davalıdan tahsiline, Tüm tedavi ve harcanan yol gideri tazminatının fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla şimdilik 100,00 TL’sinin temerrüd tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile davalıdan tahsiline, adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddini talep ettiklerini, başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmemiş ve davalının temerrüte düşürülmemiş olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddini talep Ettiklerini, 2918 Sayılı KTK'nın 97. maddesi ve ZMMS Genel Şartları C.7 maddesine göre hak sahibi dava açmadan önce sigorta şirketine başvurmak zorunda olup bu doğrultuda 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesi gereğince, hak sahibinin ZMMS Genel Şartları (EK-6) ile belirlenen belgeleri, davalı şirkete iletmesinin gerekmekte olduğunu ancak davacı tarafın başvurusu ile tüm evrakları iletmediğini, bahsi geçen tüm belgeler başvuru dilekçesi ile iletilmemişse, sigorta şirketinin tazminatı hesaplaması mümkün olmayacağı gibi şirket ödeme yapmak durumunda da olmayacağını, nitekim ZMMS Genel Şartlar m. B. 2.1. uyarınca da "Genel şartlar ekinde yer alan tüm belgelerin iletilmesiyle sigorta şirketinin 8 günlük ödeme süresinin başlayacağı" belirtilmiş olduğunu, Yargıtay 17. hukuk dairesi 2018/3847 E. 2020/823 K. İlamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, aksi takdirde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davanın kabulü halinde dahi; dava açılmasına sebebiyet vermedikleri kabul edilerek, (usulüne uygun başvuru olmadığından) davalı şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay 17. hukuk dairesi 2018/3847 E. 2020/823 K. İlamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre "eğer taşıma ticari bir taşıma (taksi, otobüs vb.) değilse yasal faiz hükmedilmelidir." Somut olayda sigortalı aracın ticari kullanımı bulunmamakta olduğunu, bu nedenle faize hükmedilecek ise yasal faize hükmolunması gerektiğini, Yargıtay 17. HD. 2016/15343 E. 2019/6435 K. 21.05.2019 KT. İlamının dikkate alınması gerektiğini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü halinde tazminattan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep Ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davanın kabulü halinde; kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri taktığı tespit edilmediğinden "2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 78- Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur." hükmü gereği tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Yargıtay 17. HD. 2018/920 E. 2018/10827 K. 19.11.2018 K.T. ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacının herhangi bir ücret ve menfaat karşılığı olmaksızın taşınmış olması nedeniyle hatır taşımasının olduğunun kabulü ve yapılacak bir tazminat hesabında en az %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekmekte olduğunu, Yargıtay 17. HD. 2014/13301 E. 2016/11634 K. 19.12.2016 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacı, dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyeti olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden Maluliyet Raporu Alınmasını Talep Ettiklerini, Mahkemece Maluliyet raporu alınması halinde, davacı muayeneye sevk edilerek, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden; 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun rapor alınması gerektiğini, ayrıca davacının kaza tarihindeki yaşı, kazadan önceki yıllara ait hasta geçmiş raporları da dikkate alınarak, sakatlığın kazada olup olmadığı ve geçen sürede iyileşme olup olmadığı da araştırılarak ve "Emniyet kemerinin takılmamış olmasının maluliyete etkisi ve derecesi tespit edilerek" raporda yer verilmesi gerektiğini, rapor alınmadan önce davacının tüm sağlık kayıtlarının SGK Sağlık İşleri Merkez Müdürlüğünden celbini talep ettiklerini, Yargıtay 4. HD. 2018/1622 E. 2019/3029 K. 22.05.2019 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, “Geçici iş göremezlik zararı, tedavi ve bakıcı gideri'nin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu talepler yönünden davanın reddini talep Ettiklerini, Yargıtay 17. HD. 2018/3528 E. 2020/1241 K. 11/02/2020 K.T. ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Hesap raporu alınması halinde; Tazminat hesabının, 2918 Sayılı Kanun'un 90/C Maddesi uyarınca "TRH-2010 hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerekmekte olduğunu, ZMMS genel şartları Ek-2 MADDE 4 – Hesaplamalarda esas alınacak iskonto oranı, %1,65 olduğunu, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar, soruşturma-uzlaştırma dosyaları ve tahkim başvuruları araştırılarak celp edilmeli ve dosyaların sonucu değerlendirilmeli, henüz sonuçlanmamışsa iş bu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu olan kaza neticesinde sgk başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı irdelenmesi gerektiğini, kazaya karışan 66 RD 862 plakalı aracın davalı şirket nezdinde 08.07.2024-08.07.2025 tarihleri arasında zorunlu mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, yapılacak bir tazminat hesaplamasında davalı şirketin poliçedeki sorumluluğunun göz önüne alınması gerekmekte olduğunu, 6100 Sayılı Kanun uyarınca davacı yan, tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmesi gerektiğini, bu nedenle taraflarına tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma hakkını saklı tuttuklarını belirterek, zamanaşımı itirazları olduğunu bildirir, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, davalı şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 22/08/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Kayseri CBS'ye, Kayseri Şehir Hastanesine, SGK'ya yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin dava dilekçesi ile adli yardım talebine ilişkin talebinin bulunduğu, mahkememiz 27/02/2025 Tarihli ara kararı ile adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. Mahkememiz 17/09/2025 Tarihli celsesinin 9 nolu ara kararı gereği dosyanın İstanbul ATK'ya gönderildiği, ATK raporunun 21/04/2026 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Mevcut tıbbi belgelere göre; Adem kızı 07/09/2003 doğumlu Yağmur Gülşen’in 22/08/2024 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20.02.2019 tarih, 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Lomber omurganın yaralanması, Tablo 1.1 Kategori IV’e göre; engellilik oranı %23 olduğuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, Emniyet kemeri takılı olmasının, trafik kazalarında meydana gelebilecek yaralanmaları azaltacı/önleyici etkisi olduğu bilindiği, ancak emniyet kemeri takılı olsa dahi kaza esnasında vücudun tüm bölgelerinin travmaya maruz kalabileceği, ayrıca emniyet kemeri kullanımına bağlı az da olsa bazı yaralanmaların oluşabildiğinin tıbben bilindiği cihetle, Mahkemenizce sorulduğu üzere emniyet kemerinin takılı olması halinde maluliyet oranının ve geçici iş göremezlik süresinin değişip değişmeyeceği, değişecek ise bunların muhtemelen hangi oran ve hangi süre olacağı hususlarının tıbben bilinemeyeceği, Kaza nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olduğu ileride süre gelen tedavileri ve olması gereken ameliyatların olup olmadığı ve bunlara yapılması gereken harcamaların tespitinin adli tıbbi bir konu olmadığı, Kurumumuz görev tanımı içerisinde bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememiz 01/07/2026 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın hekim bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi raporunun 03/07/2026 tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Mevcut tıbbi evrak ve raporun incelenmesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre;Yağmur Gülşen'in 22/08/2024 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle 2024 yılı rayiçlerine göre SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 21.470,00(Yirmibirbindörtyüzyetmiş) TL olduğu kanaatini bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememiz 01/07/2026 Tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereğince dosyanın aktüer bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi raporunun 28/09/2026 tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Davaya konu kaza sonrasında davacının; Sağlık/Tedavi Giderleri Kapsamında Olmak Üzere: Bakıcı gideri zararının 37.404,68 TL (Talep 500,00 TL), Tedavi gideri zararının 21.470,00 TL (Adli Tıp Uzmanı Dr. Hasan DİN tarafından hazırlanan rapor ile) (Talep 100,00 TL), Toplam (bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 58.874,68 TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti kapsamında kaldığı (kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL), Maluliyet/Sakatlık Zararı Kapsamında Olmak Üzere: Geçici iş göremezlik zararının 177.001,07TL (Talep 500,00 TL), Sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararının 4.415.659,18TL (Talep 1.000,00 TL), Toplam(geçici ve sürekli iş göremezlik) zararının 4.592.660,25-TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL), sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, hususlarında hazırlanan raporumu Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunarım." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 29/09/2026 Tarihli Islah dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine 15/11/2024 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı ve bu nedenle 28/11/2024 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş ise de, davalı tarafça sigortalanan 66 RD 282 plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmüş ve bu nedenle kararda yasal faize hükmedilmiştir. Davalı tarafça davacının kaza esnasında emniyet kemerini takmamış olması nedeni ile müterafik kusuru olduğu belirtilerek tazminat bedelinden indirim yapılması talep edilmiş ise de, kaza tespit tutanağında bu konuya ilişkin bir tespitin olmaması, davacının yaralanmasının emniyet kemeri takılıp takılmamasından kaynaklı olup olmadığının tam olarak anlaşılamaması, İstanbul Adli Tıp Kurumunun raporunda da tam tespit yapılamayacağının belirtilmiş olması hep birlikte dikkate alınarak indirim yapılması yoluna gidilmemiştir. Davalı tarafça hatır taşıması nedeni ile tazminat miktarından indirim yapılması talep edilmiş ise de, davacı vekilinin 28/09/2025 tarihli beyan dilekçesine göre, davacının kaza esnasında içinde bulunduğu aracın sürücüsü olan Filiz Erdem ile akrabalık ilişkisi/anne-kız olduğu anlaşılmakla indirim yapılmasını gerektirir koşulların olmadığı görülmüş ve kararda indirim yapılması yoluna gidilmemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 22/08/2024 tarihinde meydana gelen kazanın tek taraflı kaza olması ve davacının araçta yolcu olması dikkate alınarak kusur raporu alınması yoluna gidilmemiş kaza tespit tutanağının varlığı yeterli görülmüş, İstanbul Adli Tıp Kurumunun olay tarihi itibari ile uygulanması gerekli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen 21/04/2026 tarihli raporunda, davacı Yağmur Gülşen’in olay nedeni ile 9 (dokuz) ay olduğu süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, İki (2) ay süreyle bakıcı ihtiyacının/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %23 (yüzde yirmiüç) olduğu ve emniyet kemerinin takılı olması halinde maluliyet oranının ve geçici iş göremezlik süresinin değişip değişmeyeceği, değişecek ise bunların muhtemelen hangi oran ve hangi süre olacağı hususlarının tıbben bilinemeyeceğinin bildirildiği görülmüştür. Davacının tedavi gideri zararına ilişkin olarak hekim bilirkişiden 03/07/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda, Yağmur Gülşen'in 22/08/2024 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle 2024 yılı rayiçlerine göre SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 21.470,00 (Yirmibirbindörtyüzyetmiş) TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının asgari ücret kadar gelir durumu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu miktar dikkate alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan aktüer bilirkişisinin 28/09/2026 tarihli raporunda, davaya konu kaza sonrasında davacının; Sağlık/Tedavi Giderleri Kapsamında Olmak Üzere: Bakıcı gideri zararının 37.404,68 TL, Tedavi gideri zararının 21.470,00 TL, toplam (bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 58.874,68 TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti kapsamında kaldığı (kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL), Maluliyet/Sakatlık Zararı Kapsamında Olmak Üzere: Geçici iş göremezlik zararının 177.001,07TL (Talep 500,00 TL), Sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararının 4.415.659,18TL (Talep 1.000,00 TL), Toplam(geçici ve sürekli iş göremezlik) zararının 4.592.660,25-TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL), sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının oluşan bu maddi zarar taleplerinden davalı Sigorta Şirketinin kusurlu sürücünün kullandığı 66 RD 282 plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesini düzenlemekle poliçe kapsamında ve limiti ile sınırlı olmak üzere kusurlu sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu görülmüş, davacı vekilinin 29/09/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ve davalı şirketin poliçe limitleri de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararı ile toplam 1.800.000,00-TL Tazminat bedelinin sakatlık ve ölüm teminatı kapsamında, 37.404,68-TL bakıcı gideri, 21.470,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 58.874,68-TL zararın sağlık/tedavi teminatı kapsamında poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 28/11/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini sigortacıya da ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararı ile toplam 1.800.000,00-TL Tazminat bedelinin sakatlık ve ölüm teminatı kapsamında, 37.404,68-TL bakıcı gideri, 21.470,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 58.874,68-TL zararın sağlık/tedavi teminatı kapsamında poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 28/11/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken peşin harcın dava başında adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği ve harç alınmadığından alınması gereken 126.979,73-TL harcın, davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) gerekçede açıklandığı üzere DAVACIDAN alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Dosyada adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, suçüstü ödeneğinden karşılanan bilirkişi ödemeleri, kep ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 18.268,70-TL masrafın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 278.242,46-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/10/2026

Katip e- imzalıdır

Hakim e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/191, K. 2026/947, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-191-e-2026-947-k-74dfa61931f0