İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/378 E. 2026/786 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/378
Karar No
2026/786
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/378 Esas - 2026/786 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/378 Esas KARAR NO : 2026/786 HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/04/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki 06 EAV 395 plakalı araca 25.10.2024 tarihinde davalı Orhan Yaldırak'ın sevk ve idaresindeki 38 ZU 346 plakalı araçla arkadan çarptığını, kazanın oluşumunda davalının %100 kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ve 26.12.2024 tarihli bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin göğsünden yaralandığını ve kaburga kemiğinin kırıldığını, bu yaralanma sebebiyle müvekkilinin yaklaşık 2 ay boyunca ciddi ağrı ve ızdırap çektiğini, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, günlük işlerini yapamadığı için temizlik hizmeti almak zorunda kaldığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/81026 soruşturma sayılı soruşturması ve Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/216 Esas sayılı dosyası ile davalı Orhan Yaldırak'ın taksirle yaralamaya neden olma suçundan ceza aldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluştuğunu, aracın onarım süreci boyunca yaklaşık 2 ay kullanılamadığını, bu durumun araç mahrumiyet zararına yol açtığını, sigorta şirketine yapılan başvuruların ve Kayseri Arabuluculuk Bürosu nezdindeki 2025/597 numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkilin ceza ve tazminat dosyaları için vekalet ücreti ödemek zorunda kalarak maddi zarara uğradığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını belirterek, 06 EAV 395 plakalı araçta oluşan değer kaybı için şimdilik 1.000,00 TL tutarındaki tazminatın, araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 1.000,00TL tutarındaki maddi tazminatın ve müvekkilin yaşadığı manevi ızdırap için 150.000,00TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Ethica Sigorta A.ş vekilinin cevap dilekçesinden özetle; 25.10.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde 38 ZU 346 plakalı aracın sigortacısı olan müvekkil şirket nezdinde 29.12.2023 – 29.12.2024 vadeli 59367191 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğunu, başvuru sahibinin belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, HMK madde 107 uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi gereği dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, başvuru sahibinin eksik evraklarla başvuru yaptığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin zorunlu olduğunu, kazada davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılması gerektiğini, aracın daha önce hasar görmüş olması ihtimaline karşı tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, hasarın anlaşmalı servis olan Bozdoğan Otomotiv'de giderildiğini ve aracın eksiksiz teslim edildiğini, başvuru sahibinin teslim, ibra ve temlik belgesini imzaladığını, 120.000,00 TL ve 24.000,00 TL tutarlarındaki hasar tazminatlarının 24-12-2024 ve 20-01-2025 tarihlerinde ödendiğini, mükerrer ödeme talebinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, bilirkişi incelemesine gerek kalmadan davanın reddedilmesi gerektiğini, hasar bedelinin 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar uyarınca hesaplanması gerektiğini, tedarik iskontosu uygulanmasının zorunlu olduğunu, KDV'nin ödendiğine dair fatura sunulmadığı için tazminata dahil edilemeyeceğini, sunulan ekspertiz raporunun Eksper Atama ve Takip Sistemi'ne uygun olmadığını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, avans faizi talebinin yasal faiz olması gerektiğini, vekalet ücretinin ise 5684 sayılı Kanun'un 30/17. maddesi gereğince tarifenin beşte biri oranında hesaplanması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı Orhan Yaldırak vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafından ikame edilen davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğuna uyulmadığını, talep edilen faiz türünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, kaza tespit tutanağının kusur oranlarını belirlemeye elverişli olmadığını, müvekkilinin kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacı araç sürücüsünün "YOL VER" levhasına uymayarak ve hızını azaltmayarak kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkilinin 65 yaşında olması nedeniyle manipüle edilerek tutanağa yanlış beyan yazdırıldığını, kaza yerinde keşif yapılmadan ve kusur oranları tam olarak tespit edilmeden tazminata hükmedilemeyeceğini, davacının hız sınırını aştığını ve gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, müvekkilinin kaza anında ve sonrasında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının yaralanmadığına dair sağlık görevlilerince evrak imzalatıldığını, kazanın ilk gününe ait hastane kayıtlarının celbini talep ettiklerini, manevi tazminatın bir ceza olmadığını ve yansıma yoluyla tazminat istenemeyeceğini, davacıya sigorta şirketleri tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, aksi kanaatte tazminata hükmedilmesi durumunda bu ödemelerin mahsup edilmesini, vekalet ücretinden kaynaklı maddi kayıp iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin kendi aracındaki hasarı karşılamak zorunda kaldığını, hasar değer kaybı talebinin sigorta şirketinden istenmesi gerektiğini, ikame araç bedeli talebinin somut delillere dayanmadığını ve davacının bu hususu ispatlayamadığını, servis kayıtlarının sonradan değiştirilebileceğini, davacının araç mahrumiyetine ilişkin delil sunamadığını belirterek davanın ve tüm taleplerin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bünyan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabı, Sgk'ya yazılan yazı cevabı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne, yazılan yazı cevabı, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/216 Esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtları, Axa Sigorta A.ş'ne yazılan yazı cevabı, Referans Sigorta A.ş'ne yazılan yazı cevabı, davacının muayenesine ilişkin tedavi evrakları, bilirkişi raporları, tanık beyanları dosyaya eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı, ikame araç tazminatı,vekalet ücretine ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tanığı Yasemin Tuğluk'un 13/02/2026 tarihli celsede alınan beyanında; " Ben trafik kazasını görmedim, kaza sonrasında hastaneye gittim, görümcem kaza sonrası hastanede 5-6 saat kalmıştır, kaburgasında çatlak vardı, ayrıca vücudunda yanıklar vardı, yürüyordu ancak hiçbir işini yapamıyordu, lavaboya birilerinin yardımı ile gidebiliyordu, ev işlerini yapamıyordu, yemeklerini yapamıyordu, eve temizlikçi geliyordu, hareket kısıtlılığı bir ay sürdü, bu süre içerisinde oturarak uyuyordu, yattığı zaman kaburgalarının battığını söylüyordu, ağrıları daha fazla sürdü, çocuklarını okula götüremedi, çocuklarını servisle göndermek zorunda kaldılar, bu olay psikolojisini kötü etkiledi, araba süremedi, evde hareket kısıtlılığı oldu, bu da psikolojisini etkiledi, davacının SGK'dan para almadığını biliyorum, bildiklerim bundan ibarettir tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı Funda Aydın'ın 13/02/2026 tarihli celsede alınan beyanında;" ben, trafik kazasını görmedim, davacı kaburgasından yaralanmıştır, ağrısından duramıyordu, hastanede ben ona yardımcı oldum, kaburgasından dolayı eğilip kalkamıyordu, tuvalete zorla gidebiliyordu, yemeğini vs yapamadı, ben götürdüm, evi için temizlikçi tuttu, çocuklarına biz baktık, yemek götürdük, biz yardımcı olduk, yengesi yardımcı oldu, okula biz götürüp getirdik, kazadan sonra araba kullanamadı, oturup kalkamıyordu, davacının psikolojisini çok bozuldu, bir süre konuşamadı. Karşı taraf hiçbir şekilde iletişime geçmedi, Sgk'dan ve sigorta şirketinden ödeme almadığını biliyorum bildiklerim bundan ibarettir tanıklık ücreti talebim yoktur, "şeklinde beyanda bulunmuştur. Adli Tıp Uzman Bilirkişi tarafından düzenlenen 11/11/2025 tarihli raporda özetle; Çiğdem Aydın'ın 25/04/2024 tarihinde maruz kaldığı yaralanma nedeniyle mevcut tıbbi evraklar ile yapılan değerlendirmede; geçici iş göremezlik süresinin 21 (Yirmibir) gün olduğu, bir başkasının bakımına/yardımına ihtiyaç duymayacağı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu kanaatine varıldığı, şeklinde bildirilmiştir. Trafik Makine Mühendisi tarafından düzenlenen 08/03/2026 tarihli raporda özetle; kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir trafik kazası olduğu, raporun 2. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; 38 ZU 346 plakalı araç sürücüsü Orhan Yaldırak'ın meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; 06 EAV 395 plakalı araç sürücüsü Çiğdem Aydın'ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşıldığı, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, dava konusu araç için 25.10.2024 olay tarihi itibarıyla ikame araç bedelinin 6.000 TL olduğu, dava konusu araç için 25.10.2024 olay tarihi itibarıyla araç değer kaybının 32.500TL olduğu, şeklinde bildirilmiştir. Hesap bilirkişi tarafından düzenlenen 16/04/2026 tarihli raporda özetle; Geçici iş göremezlik zararının 11.901,48 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının ZMMS poliçesinde sakatlık teminatı klozu kapsamında olduğu, 25.10.2024 kaza tarihinde kişi başına sakatlık teminatı limitinin 1.800.000,00 TL. olduğu, hesaplanan geçici iş göremezlik zararının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketi tarafından toplam 124.000,00 TL. araç hasarından dolayı ödeme yapıldığının anlaşıldığı, 25.10.2024 kaza tarihinde araç hasarı + değer kaybı nedeniyle poliçe limitinin toplam 200.000,00 TL. olduğu, yapılan ödemeden sonra bakiye poliçe limitinin 76.000,00 TL. olduğu, 08.03.2026 tarihli raporda değer kaybı zararının 32.500,00 TL. olarak hesaplandığı, hesaplanan değer kaybı zararının poliçe limitleri dahilinde kaldığı, şeklinde bildirilmiştir. Davacı vekilinin 11/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00-TL ikame araç bedeli tazminat taleplerini 5.000,00-TL artırarak 6.000,00-TL'ye yükseltiklerini, 1.000,00-TL araç değer kaybı tazminat taleplerini 31.500,00-TL artırarak 32.500,00-TL'ye yükseltiklerini beyan etmiştir. Maddi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı Çiğdem Aydın'ın sevk ve idaresindeki 06 AEN 395 plakalı araç ile davalı Orhan Yaldırak'ın sevk ve idaresindeki 38 ZU 346 plakalı aracın çarpışması sonucunda davacının Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 11/11/2025 tarihli rapordan anlaşıldığı üzere 21 gün süreyle geçici iş göremezlik halinde kalacak şekilde yaralandığı, davacının kalıcı maluliyetinin ve bakıcı ihtiyacının ise oluşmadığı, Makina/trafik bilirkişisi raporundan, meydana gelen kazaya davalı araç sürücüsü Orhan Yaldırak'ın %100 oranında kusuruyla sebebiyet verdiğinin,davacının meydana gelen kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, kaza sonrasında davacının aracında oluşan hasardan kaynaklı 32.500 TL araç değer kaybı oluştuğu ve aracın onarım süresince davacının 6.000 TL ikame araç zararının oluştuğu anlaşıldığından davacının ikame araç ve değer kaybı tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından, kazadan kaynaklı hukuk mücadelesi vermek için yapmış olduğu avukatlık ücreti ile vekaletname masrafının davalılardan tahsili talep edilmişse de,davacı ile vekili arasındaki özel vekalet ilişkisi kapsamında ödenen ücretin ve vekaletname masrafının, kazadan kaynaklı doğrudan ve dolaylı zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davalılardan ayrı bir maddi zarar kalemi olarak talep edilemeyeceği gözetilerek talebin reddine karar verilmiştir.

Manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Davacının manevi tazminat talebinde, davacının duyduğu acının karşılığının para olarak verilmesi olanaksızdır. Bu nedenle manevi tazminatın amacı davacının duyduğu acıyı dindirmek ve içine düştüğü ruhsal sıkıntıyı gidermek, davacının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıyı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek olmalıdır. Manevi tazminatın miktarının tayininde tarafların sosyal ve ekonomik koşulları değerlendirilmeli, davalıların da acz içine düşmesi engellenmelidir. Manevi tazminat yönünden mahkememizce yapılan araştırma sonucu tespit edilen tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, davacının kazanın meydana gelmesinde kusursuz oluşu,davacıda meydana gelen yaralanmalar ve geçici iş göremezlik süresi gibi kıstaslar birlikte değerlendirilerek davacının manevi tazminat isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2026/3 esas 2026/42 karar sayılı ilamı gözetilerek manevi tazminat isteminde reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 1-32.500,00-TL değer kaybı tazminatının davalı Ethica Sigorta A.ş'den arabuluculuk başvuru tarihi olan 02/01/2025 tarihinden itibaren, diğer davalı Orhan Yaldırak'tan kaza tarihi olan 25/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 2-6.000,00-TL ikame araç tazminatının davalı Orhan Yaldırak'tan kaza tarihi olan 25/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliyle davacıya verilmesine, 3-Davacının vekalet ücretine ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 4-Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile; 20.000,00-TL'nin davalı Orhan Yaldırak'tan kaza tarihi olan 25/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.629,93-TL karar ve ilâm harcından, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.014,53-TL karar ve ilâm harcının davalılar Ethica Sigorta A.ş ve Orhan Yaldırak'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye gelir kaydına, (davalı Ethica Sigorta A.ş'nin 1.700,58-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına,) 6-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 124,66-TL ıslah harcının davalılar Ethica Sigorta A.ş ve Orhan Yaldırak'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye gelir kaydına, (davalı Ethica Sigorta A.ş'nin 105,23-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına,) 7-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 1.366,20-TL karar ve ilam harcının davalı Orhan Yaldırak'tan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcının davalılar Ethica Sigorta A.ş ve Orhan Yaldırak'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı Ethica Sigorta A.ş'nin 1.038,99-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına,) 9-Adli yardım kararından önce davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 270,00-TL tebligat masrafı, 340,00-TL posta ve müzekkere, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.110,00-TL yargılama giderinin 1/2' sinin maddi, 1/2' sinin manevi tazminat davasından yapıldığı gözetilerek; -Maddi tazminat davasında yapılan 2.555,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 2.490,31-TL'sinin davalılar Ethica Sigorta A.ş ve Orhan Yaldırak'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı Ethica Sigorta A.ş'nin 2.102,21-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına,) -Manevi tazminat davasında yapılan 2.555,00-TL yargılama giderinin davalı Orhan Yaldırak'tan alınarak davacıya verilmesine, 10-Adli yardım kararından sonra yargılama boyunca suç üstü ödeneğinden karşılanan;165,00-TL tebligat masrafı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.165,00-TL yargılama giderinin 1/2' sinin maddi, 1/2' sinin manevi tazminat davasından yapıldığı gözetilerek; -Maddi tazminat davasında yapılan 4.582,50-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 4.466,48-TL'lik kısmının davalılar Ethica Sigorta A.ş ve Orhan Yaldırak'tan müştereken ve müteselsilen, 116,02-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, (davalı Ethica Sigorta A.ş'nin 3.770,40-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına,) -Manevi tazminat davasında yapılan 4.582,50-TL yargılama giderinin davalı Orhan Yaldırak'tan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 11-Reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden davalı Orhan Yaldırak tarafından yargılama boyunca yapılan; 60,00-TL yargılama giderinin 1/2' sinin maddi, 1/2' sinin manevi tazminat davasından yapıldığı gözetilerek; -Maddi tazminat davasında yapılan 30,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına göre belirlenen 0,76-TL'sinin davacıdan alınarak davalı Orhan Yaldırak'a verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, -Manevi tazminat davasında yapılan 30,00-TL yargılama giderinin davalı Orhan Yaldırak üzerinde bırakılmasına, 12-Kabulüne karar verilen maddi tazminat davası yönünden davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 38.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar Ethica Sigorta A.ş ve Orhan Yaldırak'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı Ethica Sigorta A.ş'nin 32.500,00-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına,) 13-Reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden davalılar Ethica Sigorta A.ş ve Orhan Yaldırak kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 14-Manevi tazminat davası yönünden davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.10/1-4. maddesi uyarınca taktir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Orhan Yaldırak'tan alınarak davacıya verilmesine, 15-Anayasa Mahkemesi'nin 25.12.2024 tarih ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 326/2 maddesinin manevi tazminat davaları yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi nedeniyle manevi tazminat yönünden davanın reddedilen kısmı için davalı Orhan Yaldırak lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 118,99-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 17-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 4.581,01-TL'sinin davalı sigorta şirketinden(diğer davalıya yönelik davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması nedeniyle) alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 18-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/378, K. 2026/786, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-378-e-2026-786-k-4ca7a1c18b0e