Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1789 E. 2026/1700 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1789
Karar No
2026/1700
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1789

KARAR NO: 2026/1700

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/06/2026

NUMARASI: 2026/334 D.İş 2026/337 Karar

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin, karşı taraf şirketlerin bankalarla akdetmiş oldukları kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların kredi borçlarını ödeyememeleri sebebiyle anılan kredi borçlarının müvekkili tarafından borçluların alacaklı bankalar nezdindeki banka hesaplarına ödendiğini, bu ödemelerin ödünç mahiyetinde gerçekleştirildiğini ve karşı taraflarca bugüne kadar geri ödenmediğini, müvekkilinin karşı taraflardan işbu başvuruya konu tutarlar bakımından alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla bugüne değin yaptığı girişimlerin sonuçsuz kaldığını, işbu başvuru tarihi itibariyle gerek 5 Mart 2026 gerekse 9 Nisan 2026 tarihli ihtarnamelerinde talep edilen tüm alacak kalemleri yönünden TBK'nın 392.maddesinde öngörülen altı haftalık yasal sürenin fazlasıyla geçmiş ve talep konusu alacağın tamamı kesin olarak muaccel hâle gelmiş olduğunu belirtere, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca karşı taraf borçluların kendi yedinde ve/veya üçüncü kişiler nezdinde mevcut menkul ve gayrimenkul malları ile her türlü hak ve alacakları üzerine, müvekkilinin fazlaya ve ferilere ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 35.000.000 TL (... Bitkisel bakımından 24.000.000TL ile sınırlı olmak üzere) tutarında ihtiyati haciz konulmasına, alacağın kuvvetli ve yazılı delillere dayandığı ve ayrıca, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, ihtiyati haczin haksız uygulandığı varsayılacak olsa dahi müvekkilinin olası zararları tazmin gücünü haiz olduğu gözetilerek müvekkilinden herhangi bir teminat aranmamasına, mahkeme aksi kanaatte olunması durumunda ise teminatın asgari seviyede belirlenmesine, yargılama masraflarının karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. Karşı taraflara tebligat yapılmadan dosya üzerinden karar verildiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut uyuşmazlıkta; tarafların bankalarla akdetmiş olduğu kredi sözleşmelerinden kaynaklı talep edenin kefil sıfatıyla yaptığı ödemelerden dolayı karşı taraflardan alacaklı olduğu iddiasıyla karşı taraflar aleyhinde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de; talep eden tarafından talep dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ödeme dekontlarında açıklama yer almaması nedeniyle talep eden tarafça gönderilen ödemelerin neye istinaden gönderildiğinin belirsiz olması, bu hususta e-posta yazışmaları sunulmuş ise de bu yazışmaların tek başına talep eden tarafça karşı taraflara yapılan ödemelerin kredi kefaletinden dolayı yapıldığı ve talep eden tarafın bu nedenle karşı taraflardan muayyen bir alacağının varlığını ortaya koymadığından ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257, m.258, m.259 ve HMK m.389 maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği sabit olmadığından yaklaşık ispat şartı sağlanmadığı görülmekle, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle:İlk derece mahkemesince, dosyaya sunulmuş olan belgeler yeterince değerlendirilmeden karar verildiğini, zira talep dilekçesine ekli ödeme talimatlarında ve yazışmalarda, ödemelerin banka kredi taksitleri için yapıldığının açıklandığını, YMM raporunda müvekkili şirket kayıtlarına göre alacağın belirlendiğini, İİK'nın 258. maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, burada kesin bir ispat aranmadığını, İlk derece mahkemesine, ödeme dekontlarında açıklama bulunmadığı belirtilmiş ise de dekontlardan üç tanesinde kredi taksit ödemesi açıklamasının bulunduğunu; diğer dekontlarda bir açıklama bulunmasa da e posta yazışmalarında ve talimatlarda yeterli açıklama bulunduğunu, özellikle e- posta yazışmalarında doğrudan kredi sözleşmelerine atıf yapıldığını, e posta yazışmalarında borçlu ... yetkililerinin kredi ödemeleri konusunda yardım taleplerinin bulunduğunu,

Örnekleri sunulan kredi sözleşmeleri, e posta yazışmaları, dekontlar, noter ihtarları, yeminli mali müşavir raporo ve ödeme talimatları dikkate alındığında, ihtiyati haciz için yasal şartların sağlandığını, İİK'nın 258.maddesinde aranan yaklaşık ispatın sağlandığını, emsal yargı uygulamalarının da bu yönde olduğunu,

Borçluların bozulan mali duruları ve aleyhlerindeki takipler nedeniyle müvekkilinin alacağının tahsilinin tehlike altında olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Karşı taraflar vekili, istinafa cevap dilekçesinde özetle;

İhtiyati haciz talep eden vekilince talep dilekçesi ekinde sunulan evrakın yaklaşık ispatı sağlamaya yeterli olmadığını, talep edenin kefalet ve rücu iddialarını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, dekontlarda açıklama bulunmasının alacağın muaccel ve belirli olduğu anlamına gelmediğini, talep eden şirketin tek taraflı kayıtları incelenerek düzenlenen mali müşavir raporunun karara esas alınamayacağını, alacağın muaccel olduğunun ispatlanmadığını, müvekkillerinin mali durumu gerekçe yapılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, talep edenin iddialarını kabul etmediklerini belirterek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati haciz talep eden vekili, karşı taraf borçluların kullandığı kredilere kefil olduğunu, asıl borçluların kredi borçlarını ödemekte güçlük çekmesi nedeniyle, banka havaleleriyle borçlulara havaleler yaptığını, bunları bir tür ödünç olarak göndermiş olduğunu belirterek, bundan kaynaklanan alacağının teminat altına alınması bakımından ihtiyati haciz talebinde bulunmaktadır. Karşı taraflar vekili, iddiaları kabul etmemektedir.

Talep eden vekilinin sunduğu banka havale dekontlarına göre, talep ede şirketin banka hesaplarından, karşı taraf şirketler hesaplarına havaleler yapıldığı, dekontların üç tanesi dışında havale sebebinin gösterilmediği anlaşılmıştır. Örnekleri sunulan havale talimatlarında, gönderi sebebinin kredi taksit ödemesi açıklamasına yer verildiği görülmüştür.

Dosyadaki e posta yazışmaları incelenmiştir. Delil olarak sunulan yeminli mali müşavir raporunda, sadece ihtiyati haciz talep eden şirket defterlerinin incelenerek cari hesap sonucunun çıkarıldığı ve alacak tespitine yer verildiği anlaşılmaktadır.

Yeminli mali müşavir raporundan, taraflar arasında kredi kefaleti ilişkisi dışında bir cari hesap ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, alacak borç ilişkisinin ve varsa alacak miktarının belirlenebilmesi için her iki taraf defterlerinin karşılıklı incelenmesi gerekmektedir. Davacının alacak talebi, esas hakkında yapılacak bir yargılama içinde tüm deliller toplanarak açıklığa kavuşacak niteliktedir. Dosyadaki dekontlar ve diğer belgeler, alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık kanaat oluşturmaya yeterli olmadığından, ilk derece mahkemesince verilen ret kararında isabetsizlik görülmemiş ve istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun görüldüğünden ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1789, K. 2026/1700, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1789-e-2026-1700-k-fe5f857f696e