Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1660 E. 2026/1698 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1660
Karar No
2026/1698
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1660

KARAR NO : 2026/1698

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/05/2026(Ara Karar)

NUMARASI : 2026/1537 Esas (Derdest)

TALEP: İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP : İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir taleplerinin sunulması ile Haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet teşkil eden eylemlerin durdurulmasına haksız rekabet teşkil eden eylemlerin men'i yönünde teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine Mahkememiz aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir talep eden davacıların payı oranında makul ölçüde teminat ile durdurulmasına,Davalı Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın ... A.Ş. adına işlem yapmasının daha büyük zararlar ortaya çıkaracağından bahisle ... A.Ş.'deki temsil yetkisinin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, imza yetkisinin dava sonuçlanıncaya kadar kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talep eden davacıların ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu dava dışı ... A.Ş.'nin ticari kimliğinin korunması adına, ... A.Ş tarafından kullanılan ...com alan adının (...) 3. kişilere devrinin engellenmesi yönünde tedbir kararı tesisine ve erişim yetkisinin ... A.Ş iadesine,ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiğini,Davalılara karşı 13.04.2026 tarihinde ikame ettikleri iş bu davada ihtiyati tedbir ve haciz için ikame edilen ara karar da şu gerekçeler "Somut olayda ; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince her ne kadar ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafça sunulan delillerin bu aşamada yaklaşık ispat şartını sağlamaya yeterli olmadığı, dava dilekçesinde tedbire yönelik ileri sunulan vakıaların haklılıklarının tespitinin yargılama sürecinde her iki tarafça sunulacak ve mahkemece celp edilecek delillerin değerlendirilmesiyle mümkün olacağı, bu aşamada taleplerin yargılamayı gerektirdiği, sunulması halinde, iddia, savunma ve toplanacak delillerden sonrada yargılama süresince her zaman tedbir talebinde bulunulabileceği ve mahkemece değerlendirilebileceği, ihtiyati haciz talebi yönünden ise İİK 257 Maddesi gereğince bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olması gerektiği, oysa ihtiyati tedbir talep eden davacıların davalıdan herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı, alacak varsa bile miktarı ve muaccel olduğuna yada aynı maddenin 1 ve 2.fıkralarında belirtilen şartların varlığına dair dosya kapsamında yaklaşık ispat ölçüsünde delil bulunmadığı göz önünde bulundurularak sunulu deliller ışığında aşama itibariyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirecek derecede kanunun öngördüğü şekilde yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, anlaşılmakla ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki ara karar kurulmuştur. ile tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini,Mahkememiz tarafından, ... .... Limited Şirketi nezdinde bulunan ... A.Ş.' ne ait tüm kurumsal e-posta ve dosya yedeklerinin celbi ile dava dilekçelerinde sundukları yabancı dildeki evrakların Türkçe çevirileri dosyaya sunulmasına karar verilmiş, Mahkeme dosyasına ... .... Ltd. Şti. nezdindeki tüm kurumsal e-posta ve dosya yedekleri, dava dilekçelerindeki yabancı evrak çevirileri dosyaya sunulduğunu,... Ltd. Şti. tarafından sunulan e-mailler incelendiğinde tek başına davalı ...'ın dava konusu hukuka aykırı eylemleri gerçekleştirdiği tek başına ispat edildiğini, Tedbir talepli dilekçeleri içeriğinde detaylı ve dosyaya müzekkere ile celp edilen deliller kapsamında detaylı izah edildiği üzere; davalı ve davalı şirket tarafından bilinçli olarak ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket ve ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket ortakları aleyhine iş ve eylemlerin gerçekleştirildiği, ihtiyati tedbir talep eden davacılar açısından telafisi imkansız zararlar meydana getirildiği açık olduğunu,Davalı, yönetim kurulu başkanı yetkilerini kötüye kullanarak, ihtiyati tedbir talep eden davacı şirketin iş yaptığı, dava dışı şirketleri kendi şirketine hileli işlemler ve yanıltıcı beyanlar ile yönlendirdiğini,Davalı, bu eylemlerini mevcut şirket yapısı ile aynı isimde bir şirket kurulmuş gibi yansıtarak yapmaktaysa da gerçek durum bunun tam aksi olduğunu, Dava dışı şirketlerde, aynı şirket ve ortakları ile iş yaptıkları zannı ile hareket ettiğini,6102 sayılı TTK’nın 5. maddesine göre, iktisadi rekabetin objektif iyiniyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali haksız rekabet olarak kabul edildiğini,Bu madde çerçevesinde hâkime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir ölçüt verildiğini,Yasa koyucunun kanun ile hedefi, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlâlini engellemek olup, 57. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla iyiniyet kurallarına aykırı hareketler 10 bent halinde gösterilmiştir. 5. Bentte de haksız rekabet olarak sayılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında ihtiyati tedbir ve haciz kararları her aşamada istenilebilir olduğunu,Mahkememiz tarafından, ihtiyati tedbir ve hacze ilişkin verilen ret kararının gerekçesinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği belirtildiğini, Mahkememiz dosyasına kazandırılan deliller değerlendirildiğinde, tedbir talepleri haklılığı ve gerekliliği, nitekim yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kanaatinde olduğunu. Tüm bu nedenlerle, ihtiyati tedbir taleplerini gerekçeler ile yinelemekte olduklarını,Davalı ..., 06.03.2026 tarihinde; ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket ... ve ihtiyati tedbir talep eden davacılar ile hiçbir organik bağı bulunmayan, ihtiyati tedbir talep eden davacıların bilgisi ve onayı dışında... Şirketi unvanlı şirketi münferiden kurduğunu,Davalı, halihazırda yöneticisi olduğu ve sadakat yükümlülüğü altında bulunduğu şirkete karşı açıkça haksız rekabet içerisine girmiş olduğunu; ihtiyati tedbir talep eden davacılarla ortak olduğu şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren bu yeni işletmeyi kendi namına kurarak faaliyete geçirdiğini, Bu süreçte Davalı ..., Şirket e-mail adreslerini kullanarak müşterilere aldatıcı hileli eylemlerde bulunmak suretiyle şirketleri zarara uğratmış,Benzer e-imzalar üreterek şirket müşterilerini kendi kurduğu şirketlere yönlendirmiş, Şirket verilerini yok etmiş ve/veya gizlemiş, Kurduğu yeni şirketler üzerinden bilişim hileleri yapmak sureti ile ihtiyati tedbir talep eden davacıları zarara uğratmış, ... gibi uygulamalar aracılığı çalışanlar üzerinde etki kurarak iş barışını bozmuş, ihtiyati tedbir talep eden davacılarla ortak olduğu şirketlerin ... adreslerinin şifrelerini değiştirmek sureti ile şirket işlerliğini sekteye uğratmış olduğunu,Davalı ... bu eylemlerine, şirket menfaatlerini zarara uğratarak devam ettiğini,tedbir taleplerinin reddine ilişkin verilen ara karar da yaklaşık ispat koşulunun sağlanılmadığı karar altına alınsa da Mahkememize sunulan dokümanlar ile ispat edilmiş olduğunu, yeni delillerinden bir tanesi ve davalının yeni hukuka aykırı eylemlerinden olan, aşağıda .... Şti. tarafından dosyaya sunulan müzekkere cevabından alınan e-mail görüntüsü görsel olarak sunulduğunu, davalının, güven, sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek, yöneticisi olduğu şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren, ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket ile yanıltıcı şekilde ve aynı iştigal alanında yeni şirket kurması ticaret sicil kayıtları ile sabit olduğunu, 24.04.2026 tarihli 401 sayfadan oluşan elden takip yetkili müzekkere cevabının 12. sayfasında ... ile yapılan sipariş formunda müşteri olarak; ... A.Ş. görülmesine rağmen 13. sayfada sözleşmenin... A.Ş. ile imza altına alındığı görülmektedir. Devamında 13. sayfada müşteriyi de yanıltacak şekilde ... kaşesi altında... adına imzalandığı görüldüğünü, Dosyaya kayıtlı taramalardan da görüleceği üzere; 09/03/2026 tarihinde "..." ile ... A.Ş. arasında akdedilecek sözleşmeyi yanıltarak 11/03/2026 da kendi şirketi diğer davalı şirket üzerine aynı şekilde olmak üzere imzalandığını,Taramalar 55. sayfada davalının proformayı , ihtiyati tedbir talep eden davacı şirketin logosu ile kendi şirketi adına imzaladığı görüldüğünü, Davalı, ihtiyati tedbir talep eden davacı şirketin müşterisi ile kendi şirketine yönelterek yaptığı sözleşmeye de yine kendi şirketine ait iban bilgilerini paylaştığını,Davalı ..., müşterileri, ihtiyati tedbir talep eden davacıların haberi olmadan, ihtiyati tedbir talep eden davacı şirketin aleyhine olacak şekilde kendi adına kurduğu şirkete hileli davranışlar ile yönlendirmiş olduğunu, davalının yönetim ve imza yetkilerinin kısıtlanması gerektiğini ispat ettiklerini, yönetim kurulu üyelerinin, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası adına yapması yasaklandığını, arz ve izah edilen nedenler ve resen tespit buyrulacak hususlar karşısında; ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile Haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet teşkil eden eylemlerin durdurulmasına haksız rekabet teşkil eden eylemlerin men'i yönünde teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine Mahkememiz aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir talep eden davacıların payı oranında makul ölçüde teminat ile durdurulmasına,Davalı Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın ... A.Ş. adına işlem yapmasının daha büyük zararlar ortaya çıkaracağından bahisle ... A.Ş.'deki temsil yetkisinin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, imza yetkisinin dava sonuçlanıncaya kadar kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talep eden davacıların ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu dava dışı ... A.Ş.'nin ticari kimliğinin korunması adına, ... A.Ş tarafından kullanılan ...com alan adının (...) 3. kişilere devrinin engellenmesi yönünde tedbir kararı tesisine ve erişim yetkisinin ... A.Ş iadesine,ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu 07/05/2026 tarihli ara kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Davacı taraf ayrıca ihtiyati haciz talebinde de bulunmuş olup İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde yazılmış olup, 257. madde uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir. Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gerekli olup somut olayda ihtiyati haczin şartları bulunmadığından bu talebin reddi gerekmiştir. Anonim Şirketler TTK'nun 365. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nun 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir. Mahkemelerce şirket yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı olarak ve zorunlu hallerde yapılması gerekir. Bu nedenle davacı şirkete yönelik yöneticinin imza yetkisinin tedbiren de olsa kısıtlanması kaldırılması istemi yerinde görülmemiştir. "...com" alan adının (...) tescil durumu ve davanın mevcut aşaması dikkate alınarak 3. kişilere devrinin engellenmesi yönündeki tedbir talebine ilişkin yaklaşık ispat şartının sağlanmadığına kanaat getirilerek reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, davalı dilekçesi ve sunulan yeni deliller çerçevesinde davacı ve davalı gerçek kişilerin şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olup, her birinin ayrı ayrı şirketi münferiden temsile yetkilerinin bulunduğu, davalı ortak ...'ın ayrıca davacı şirketin yönetim kurulu başkanı davalı şirketinde tek ortağı olduğu, ortaklar (taraflar )arasında birtakım sorunlar bulunduğu, dava ve cevap dilekçelerindeki anlatımlar çerçevesinde taraflar arasındaki bu sorunların davacı şirketin faaliyeti ve işleyişini olumsuz etkileyebileceği, şirketin ve ortakların menfaatler dengesi birlikte değerlendirildiğinde, mevcut duruma göre şirketin normal işleyişinin gerektirdiği olağan işler dışındaki işlemler ve kararların denetim kayyımı onayından geçmesinin bu aşamada yeterli ve gerekli bir tedbir olacağı, bu tedbirle davacı tarafın talep ettiği diğer tedbirleri gerektiren koşulların ortadan kalkacağı kanaatine ulaşılarak bu yöndeki ihtiyati tedbirin kısmen kabulüne, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili 01/06/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; davalı ..., 06.03.2026 tarihinde; ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket ... ve diğer ihtiyati tedbir talep eden davacılar ile hiçbir organik bağı bulunmadığını, ihtiyati tedbir talep eden davacıların bilgisi ve onayı dışında ... Anonim Şirketi unvanlı şirketi münferiden kurduğunu, davalının, halihazırda yöneticisi olduğu ve sadakat yükümlülüğü altında bulunduğu şirkete karşı açıkça haksız rekabet içerisine girdiğini, ihtiyati tedbir talep eden davacılarla ortak olduğu şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren bu yeni işletmeyi kendi namına kurarak faaliyete geçirdiğini, davalı TTK m. 54 vd, 369 ve 396. maddelerindeki yükümlülüklere aykırı davrandığını, dava dosyasına, ihtiyati tedbir talep eden davacı şirkete ait Serverlar Mahkeme tarafından istenilmesi üzerine; ilgili şirket tarafından sunulduğunu, bir kısmı ise çıktılar halinde dosyaya sunularak kazandırıldığını, sunulan delillerde haklı davalarının kanaatlerince ispat olunduğunu, taraflarından istenilen yabancı evrak çevirileri de onaylı tercümeleri ile dosyaya sunulduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan, davaya cevap dilekçesinde de davalının beyan ettiği ifadeler ile haklı davalarını ikrar ettiklerini, ... A.Ş. Şirketini yedek olarak kurduğunu" ve "... A.Ş." müşterileri ile bu şirket adına iletişime geçtiğini ikrar ettiğini, davalı ... diğer davalı şirket üzerinden, başka hiçbir eylemde bulunmamış olsa idi dahi sadece bu eylemi bile TTK madde 396'da tanımlanan eyleme vücut vermediğini, mahkeme tarafından, davalı yönetim kurulu başkanı ...'ın yetkilerinin sınırlandırılması gerektiğini, söz konusu alan adı (...), şirketin resmi kuruluş tarihinden önce davalı ... tarafından şahsi olarak tescil edilmiş olsa da bu işlemin yegâne amacı alan adının ... A.Ş.’nin kullanımına özgülenmesi gerektiğini, söz konusu alan adının başlangıçtan itibaren ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket tarafından kurumsal kimliğin bir parçası olarak kullanıldığını, alan adının yönetimi şirket bünyesindeki Bilgi İşlem ekibi tarafından yürütülmekteyken erişim şifreleri, Bilgi İşlem ekibinin yetkilerini kısıtlamak amacıyla davalı ... tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğini, alan adının şahsi değil, doğrudan şirket kullanımında ve tasarrufunda olduğu hususu, bizzat davalı ... tarafından gönderilen e-posta içeriğiyle de ikrar edildiğini, davalının bu ...'i yeni kurduğu şirkete iş temini için yanıltıcı olarak kullanmaya başladığını, mahkeme tarafından verilen karar da tedbir talepleri bölünerek değerlendirildiğini ancak dosya kül halinde incelendiğinde diğer talepleri yönünden de yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, davalı tarafından da ikrar olunan açıkça haksız rekabetin ihlalini teşkil eden eylemleri sabitken, kısıtlı ve zorunlu haller şartının da gerçekleştiğini, davalı şirket... ve davalı şirketin tek yetkilisi diğer davalı ...'ın hukuka aykırı, haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin denetlenme imkanı bu tedbir ile bulunmadığını, ihtiyati tedbir talep eden davacı şirkete atanan, aynı denetim kayyımının davalı şirket... Şirketine de atanmasını, haksız rekabet eylemlerinin durdurulabilmesi ve ihtiyati tedbir talep eden davacı şirketin daha fazla zarara uğramasının önlenebilmesi için dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirkete de aynı denetim kayyımının atanması gerektiğini, davalı şirketin iş ve eylemleri denetlenemeyeceğini, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet eylemlerinin denetlenmesinin mümkün olmayacağını, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Talep, yöneticinin rekabet yasağına aykırı davranışı ve haksız rekabete dayalı tespit ve men'i davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep edilen ihtiyati tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, davalı ...'ın rekabet yasağına aykırı davranarak yeni kurduğu davalı şirketin ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket ile haksız rekabet oluşturacak eylemlerde bulunduğu iddiasıyla davalı ...'ın ihtiyati tedbir talep eden davacı şirketteki temsil ve imza yetkisinin tedbiren kaldırılmasına, davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına ve ... A.Ş.'nin ticari kimliğinin korunması adına ... A.Ş tarafından kullanılan ...com alan adının (...) 3. kişilere devrinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun Madde 61/1. Maddesine göre, dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir.

6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda talebin somutlaştırılması gerekir.

Şirket içi menfaat ihtilaflarına ait davalarda şirket varlığının korunması için mahkemece bir şirkete denetim kayyımı atanabilir. Şirket içi menfaat ihtilaflarının halli için açılan davalarda dava aşamasında bir tedbir olarak şirket yöneticisinin kararlarının denetim kayyımının onayına bağlandığı hallerde kayyımın görev ve yetkileri ile ilgili olarak kanunda bir özel düzenleme bulunmamaktadır. Davalı şirkette ihtiyati tedbir talep eden davacıların ortaklığının bulunmadığı da nazara alındığında iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalı şirkete denetim kayyımı atanması ve davalı ...'ın ihtiyati tedbir talep eden davacı şirketteki temsil ve imza yetkisinin tedbiren kaldırılması talebi bakımından yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. ... A.Ş.'nin ticari kimliğinin korunması adına ... A.Ş tarafından kullanılan ...com alan adının (...) 3. kişilere devrinin engellenmesi talebiyle ilgili olarak ise “...com“ alan adının kullanım hakkının ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafa ait olduğu hususunda dosyanın bulunduğu aşamada yaklaşık ispat gerçekleşmemiştir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen 07/05/2026 tarihli ara kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1660, K. 2026/1698, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1660-e-2026-1698-k-3b1817948a45