Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/47 E. 2026/62 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/47
- Karar No
- 2026/62
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/47 - 2026/62 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/47 KARAR NO : 2026/62
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2023 NUMARASI : 2023/16 E. - 2023/473 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 - DAVALI : 2 - DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2023 tarih ve 2023/16 E. - 2023/473 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı gerçek kişinin 2021/122464 sayılı "... ... ..." ibareli markanın 24, 26, ve 35. sınıflarda adına tescili başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalının başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız menfaat elde etmeye çalıştığını ve başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-14493 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı gerçek kişi usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "........." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında bazı emtialar benzese de markalarda bütünsellik, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediği ve dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, slogan niteliğindeki davaya konu markanın asli unsuru olan "..." ibaresinin müvekkilinin markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresini olduğu gibi içerdiğini, ibareler arasında işitsel ve görsel olarak benzerlik olup bu haliyle davaya konu markanın müvekkilinin markası ile bağlantılı olduğu imajı vereceğini, ancak ilk derece mahkemesince davaya konu marka yönünden esas- tali unsur incelemesi yapılmadığını, müvekkilinin markasının uzun yıllara dayalı aktif kullanım ile yapılan etkili tanıtım ve reklam çalışmaları sonucu ülke ve dünya çapında oldukça tanınmışlık kazandığını, davalının bariz bir şekilde müvekkil şirketin tescilli markasına yakınlaşma gayreti içerisinde bulunduğunu, bilirkişi raporunun doğru olmadığını, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiğini, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız kazanç elde etmesinin yanı sıra, müvekkilinin markasının itibari ve ayırt ediciliğinin zadelenme ihtimalinin bulunduğunu, eldeki somut uyuşmazlıkla birebir aynı olan Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/11 E. 2023/310 K. Sayılı kararında davaya konu marka ile müvekkili şirketin bünyesinde bulunan ... "..." ibareli markalar arasında benzerlik bulunduğu sonucuna varılarak davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu kararın kesinleşmesi halinde marka sicilden terkin edileceğinden eldeki davanın konusuz kalacağını ve müvekkilinin markasından haberdar olduğunu ileri süremeyecek davalı gerçek kişinin davaya konu başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ... ..." ibareli başvuru ile itiraza mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, "..." ibaresi davaya konu marka içinde müstakil olarak yer almadığı gibi "..." şeklindeki ibarenin markanın tertibinde ön planda dahi bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.