Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1324 E. 2026/1404 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1324
Karar No
2026/1404
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1324 Esas

KARAR NO : 2026/1404

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 02/11/2023

NUMARASI : 2021/228 E. - 2023/174 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların, müvekkilinin tescilli ve tanınmış ... + şekil markalarını izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullandığını, davalıların söz konusu tescilsiz, izinsiz, haksız ve hukuka aykırı kullanımının müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin markaları aleyhine tecavüz teşkil eden bu kullanımların İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2018/135 D. İş tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, akabinde konunun sulhen çözümü amacıyla davalılara hitaben Beşiktaş 19. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 30/11/2018 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, yapılan görüşmeler sırasında davalılarca hukuka aykırı tüm kullanımların durdurulacağı bilgisi verilmesine rağmen geçen 10 ayı aşkın sürede müvekkili markaları üzerindeki kullanımlarına son verilmediğini, nitekim davalıların sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının aynen devam ettirmelerinin yanı sıra, sulh görüşmeleri sırasında müvekkili markasını aynen içeren davalılara ait www...com uzantılı alan adının 20/04/2019 tarihinde yenilendiğinin tespit edildiğini, ayrıca davalıların işyerindeki kullanımlarını da durdurmadığını, davalılara hitaben ikinci kez ihtarname gönderilmesine rağmen hukuka aykırılık teşkil eden kullanımların durdurulması taleplerin davalılarca reddedildiğini, davalıların müvekkili markaları üzerindeki hukuka aykırı ve izinsiz kullanımının müvekkili markaları aleyhine marka tecavüzü teşkil ettiğini, aynı zamanda bu kullanımların müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların müvekkili adına tescilli ... + şekil markaları üzerindeki tescilsiz, izinsiz ve hukuka aykırı kullanımı ile yarattığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetine, SMK ve 6102 sayılı TTK kapsamında tespiti, men'i, ref'i talepleri ile SMK 159, TTK 61 ve HMK 389.maddeleri gereğince söz konusu fiillerin ivedilikle tespitini ve durdurulmasını, www...com alan adlı internet sitesinde, www...com/... ve https://www...com/...=... URL adresli ... hesapları ile https://www...com/.../, https://www...com/.../?hl=tr/, https://www...com/....ve https:/www...com/... adresli Instagram hesaplarına Türkiye'den erişimin engellenmesi ve haksız kullanıma dair sair hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde özetle: öncelikle husumet itirazlarının kabulü ile davanın müvekkilleri açısından reddini, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Adana Mahkemelerine gönderilmesini, davacının kötü niyetli ihtiyati tedbir talebinin reddini, dosyadaki 02/12/2019 ve 28/09/2020 tarihli raporlara olan itirazları ışığında alanında uzman ve bağımsız bilirkişilerden yeni bir rapor alınmasını, gerekirse keşif yapılmasını, haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Adana Mahkemelerine gönderilmesini, davacının kötü niyetli ihtiyati tedbir talebinin reddini, dosyada alınan 02/12/2019 ve 28/09/2020 tarihli raporlara olan itirazları ışığında alanında uzman ve bağımsız bilirkişilerden yeni bir rapor alınmasını, gerekirse keşif yapılmasını, haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; Davacı adına tescilli markaların; esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, 37. sınıf dahil olmak üzere muhtelif mal ve hizmetler için davacı adına tescil edildiği, "..." ibareli markanın TPMK nezdinde tanınmış marka olarak korunduğu, davalıların "..." markalı arabaların tamir ve bakımı alanında özel servis hizmeti verdikleri, bu faaliyetlerinde www...com alan adlı internet sitesi, ... ve Instagram sosyal medya hesapları, işyeri tabelası ve iş evrakında davacının "..." ve "...+ şekil" markasının kullanıldığı, SMK'nın 7/5-c maddesi uyarınca marka sahibinin; üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde markasının maddede belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemeyeceği, ancak davalıların "..." ve "... + şekil" markalarını tali unsur olarak değil hakim unsur olarak kullandıkları, bu durumun tüketiciyi bilgilendirme amacı olan dürüst kullanım sınırını aştığı ve tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, davacı markasının tanınmış marka olmasının bu algıyı kolaylaştıracağı kanaatine varıldığından

"DAVANIN KABULÜNE

1-Davalıların eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,

2-Mahkememizin 29/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına,

3-Mahkememizin 29/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı gereği, el konulan/yedieminde bulunan; ürünler, kartvizitler, çıkartmalar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür vs tanıtım malzemeleri ve her türlü mütecaviz ürünlerin kararın kesinleşmesine mütakip masrafı davalılardan alınmak suretiyle imhasına," karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı ... vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava açıldığı tarihte davacının hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin ihtarname sonrası haksız rekabet ve marka tecavüzü riski oluşturacak kullanımlara son verdiğini, 29.09.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu, icra kanalıyla yapılan incelemede marka tecavüzü oluşturacak herhangi bir unsur bulunamadığını, bilirkişi raporları arasında açık çelişkiler bulunduğunu, 10.01.2020 tarihli raporda kullanımın tali nitelikte ve hukuka uygun olduğunun belirtilmesine karşın 18.05.2022 tarihli raporda aksi yönde görüş bildirildiğini, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin yetkili servis iddiasının bulunmadığını ve sadece ... marka araçların tamirinde uzman olduğunu belirtmek amacıyla dürüst kullanım sınırları içerisinde hareket ettiğini, iş yerinde "...Servis" ibaresinin yer aldığını, tüketicinin yetkili servis ile özel servis arasındaki farkı bildiğini, davacı şirketin müvekkile teknik destek verip ürün sattığını, bu durumun davacının iddialarıyla çeliştiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yapılan kullanımın yasal olduğunu, mahkemenin sundukları delilleri ve teknik destek sözleşmelerine ilişkin taleplerini değerlendirmediğini, kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca telafisi güç zararların doğmaması adına icranın durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... adına tescilli markalara yönelik davalı ... tarafından gerçekleştirilen izinsiz kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarihli ve 2021/228 E. 2023/174 K. sayılı kararıyla tespit edildiğini, davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hukuki yarar yokluğu, bilirkişi raporları arasındaki çelişki ve adil kullanım iddialarının mesnetsiz olduğunu, davalıların müvekkili markasını yetkili servis izlenimi verecek şekilde devasa tabelalarda, alan adlarında ve sosyal medya hesaplarında kullandığını, bu durumun ortalama tüketici nezdinde iltibas yarattığını, 10.01.2020 tarihli bilirkişi raporunun sadece yerinde tespit amaçlı olup hukuki değerlendirme içermediğini, 28.09.2020 ve 18.05.2022 tarihli bilirkişi raporlarının ise dosya kapsamındaki tüm delilleri inceleyerek davalı eylemlerinin marka tecavüzü olduğunu doğruladığını, davalıların ... ... Türkiye'den parça temin etmesinin marka hakkına tecavüzü meşrulaştırmadığını, yerel mahkeme kararının davanın kabulü yönünden yerinde olduğunu ancak www. .... com alan adı ile belirtilen sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi taleplerinin hüküm fıkrasında açıkça yer almadığını belirterek davalının istinaf başvurusunun reddi ile mahkeme kararının erişime engelleme talepleri doğrultusunda düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davalı ... Vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; davacı tarafın tedbir kararında yer alan internet sitesi uzantılı hesaplara erişimin engellenmesi yönündeki istinaf başvurusunun haksız olduğunu, söz konusu internet sitesinin alan adının yenilenmediğini ve halihazırda erişime kapalı olduğunu, dolayısıyla erişim engeli kararı verilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bahsi geçen hesapların bir kısmının kişisel hesaplar olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını ve tecavüz teşkil eden fiillerin gerçekleşmediğini, davacının ihtarname ile elde etmek istediği sonucu dava açılmadan önce zaten elde ettiğini ve bu nedenle davada hukuki yarar şartının gerçekleşmediğini, müvekkilinin marka tecavüzü veya haksız rekabet oluşturacak kullanımlarına ihtarname sonrası son verdiğini, icra yoluyla yapılan incelemelerde de marka hakkına tecavüz teşkil eden herhangi bir eşya veya bilgiye rastlanmadığını, müvekkilinin iş yerinde marka logolarını kullanma sebebinin yetkili servis iddiasından ziyade, söz konusu araçların tamirinde uzman olduklarını müşterilere göstermek ve bilgilendirme yapmak amacı taşıdığını, bu kullanımın dürüst kullanım sınırları içerisinde ve tali bir unsur niteliğinde olduğunu, resmi servis intibaı yaratmadığını, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hukuka uygun bir kullanım olduğunu belirterek, davacının istinaf istemlerinin reddini, müvekkilinin istinaf istemlerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davalıların eylemlerinin, davacının tescilli markasından doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, mütecaviz ürünler, kartvizitler, çıkartmalar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, katalog, fotoğraf, tabela vs. her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. her türlü ticari evraka ve malzemeye, taklit ürünlere el konulması, el konulanların toplanması, hükmün kesinleşmesine müteakip imha edilmesi, belirtilen internet sitelerine Türkiye erişimin engellenmesine ilişkindir.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

02/12/2019 tarihli bilgisayar mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle:" 01/12/2019 tarihinde saat 12:00'da incelenen web sitesi ekran görüntüleri ve içeriklerinin raporda sunulduğu, “...” markasının davalı taraflara ait www...com, www...com/...., www. ....com/...., www...com/ www. ....com/... uzantılı sayfalarda kullanıldığının tespit edildiği" belirtilmiştir.

Adana 3. AHM (FSHHM sıfatıyla) alınan 10/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: 24.12.2019 tarihinde davalılara ait işyerinde yapılan incelemede, davalıların kullanımının tali nitelikte olduğu, kullanımın yapılan hizmetin müşterilere duyurulması amacının aşılmadığının düşünüldüğü, işyerinin bulunduğu alan, tabelalar ve işyerinin büyüklüğü incelendiğinde; kullanımın yetkili servis intibaı uyandırmadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere marka kullanımının hukuka aykırı olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

28/09/2020 tarihli marka vekili ve bilgisayar mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda özetle: İncelenen ilgili kullanımların davacı yana ait markalarla nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiğinin değerlendirilebileceği, ilgili kullanımların davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

18/05/2022 tarihli makine mühendisi, marka vekili ve bilgisayar mühendisinden oluşan farklı bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı adına tescilli olan markaların esas unsurunun "..." ibaresi olduğu ve markaların 37. sınıf dahil olmak üzere muhtelif mal ve hizmetler için davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacının "..." ibareli markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak korunduğu, davalının "..." markalı arabaların tamir ve bakımı alanında özel servis hizmeti verdiği, bu faaliyetinde www...com alan adlı internet sitesi, dava konusu ... ve Instagram sosyal medya hesapları, işyeri tabelası ve iş evrakında davacının "..." ve "...+ şekil" markasının kullanılmakta olduğu, SMK 7/5-c maddesi uyarınca marka sahibinin, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının maddede belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemeyeceği ancak davalının "..." ve "... + şekil" markalarını tali unsuru olarak değil hakim unsuru olarak kullandığı, bu durumun tüketiciyi bilgilendirme amacı olan dürüst kullanım sınırını aştığı ve tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, davacı markasının tanınmış marka olmasının bu algıyı kolaylaştıracağı, davalı eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz mahiyetinde olduğu, mahkeme nezdinde, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil kanaatine varılacak olursa, benzer markanın kullanılması suretiyle bir çıkar elde etmiş olmanın TTK 55/1/a/4 maddesi uyarınca davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı adına tescilli olan markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğu ve markaların 37.

sınıf dahil olmak üzere muhtelif mal ve hizmetler için davacı adına tescil edilmiş olduğu, Davacının “...” ibareli markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka

olarak korunduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin katılmalı istinaf başvurusunun ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı ... tarafından kullanılan ....com alan adlı internet sitesinin, tespit raporunun tebliği üzerine davalı tarafça kapatıldığı ve alan adının boşta olduğunun, web archive kayıtlarında yapılan incelemede davadan önce 30/10/2018 tarihinde kullanımda olduğunun mahkemece davanın başında tensip kararı ile, taraflara tebligat yapılmadan önce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla, bu internet sitesine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davalı ...'ya ait olduğu tespit edilen www...com.profile.phb?id=... uzantılı url adresinde ... logo ve ... Özel Servis ibareli kullanımının ve deniz_uraslı ... adresinde davalı tanınmış markasını ihlal teşkil eden ....com ibareli kullanımının, ticaret hayatının gerektirdiği, yapılan işi gösterir şekilde dürüst kullanım olmadığı, markaya tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla içerikten çıkartılmasına, sosyal medya adının ve url adresinin kendisinin markasal kullanım teşkil etmediğinden erişimin engellenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, mahkeme kararının infazının mümkün olmadığı, hangi ihlallerin markaya tecavüz teşkil ettiği, men ve refine karar verilen fiillerin açık ve anlaşılır, infaz edilebilir şekilde yazılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin katılmalı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, hükmün düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.

Bununla birlikte davalı ...'nın işyerinde yapılan incelemede, tabela, ürün, ambalaj, araç, kıyafet, basılı evrak, fatura, tanıtım ve reklam malzemelerinde ... markasının kullanımına rastlanmadığından ispatlanamayan bu ürünlere yönelik taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun ve davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun ve davalılardan ... vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2- İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/11/2023 tarih, 2021/228 E., 2023/174 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-a-Davalılar ... ve ... yönünden davanın KABULÜNE (kazanılmış haklar gözetilerek)

3/b-Davalıların eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,

3/c-www...com/... erkanusta uzantılı ... hesabı , www.... com/.../hl=uzantılı ... ve www...com/...=tr ve url adresli ... hesabına erişimin engellenmesine,

-www...com/guray.dayagan ibareli ... hesabına erişimin engellenmesine,

4/a-Davanın, Davalı ... yönünden KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

4/b-Davalının işyerinde tabela, ürün, ambalaj, araç, kıyafet, basılı evrak, fatura, tanıtım ve reklam malzemelerinde ... markasının kullanımına rastlanmadığından ispatlanamayan bu ürünlere yönelik taleplerin reddine,

4/c-Davalı ... Uras'a ait www...com internet alan adının dava tarihinden önce kapatıldığı anlaşılmakla bu alan adına yönelik talebin reddine,

4/d-Davalı ... Uras'a ait, www.... uzantılı url adresinde ... logo ve ... özel servis ibareli kullanımının ve deniz -uraslı ... adresinde davalı tanımış markasına ihlal teşkil eden ....com ibareli kullanımın içerikten çıkarıltılmasına, erişimin engellenmesi talebinin reddine,

4/e-Mahkemenin 29/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı gereği, el konulan/yedieminde bulunan; ürünler, kartvizitler, çıkartmalar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür vs tanıtım malzemeleri ve her türlü mütecaviz ürünlerin kararın kesinleşmesine mütakip masrafı davalılardan ... ve ...'dan alınmak suretiyle imhasına,

5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 687,60 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1069,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 9.164,20 TL'nin, davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...''dan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddine karar verilen talepler yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'ya verilmesine,

6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

6/b-İstinaf yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 370,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.539,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ... Uraslıya verilmesine,

6/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine,

6/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1324, K. 2026/1404, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1324-e-2026-1404-k-5c2862762d71