Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1236 E. 2026/1757 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1236
Karar No
2026/1757
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1236 KARAR NO : 2026/1757

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/05/2026 NUMARASI : 2026/27 Esas DAVA : MENFİ TESPİT TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz KARAR TARİHİ : 10/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2026

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/27 Esas sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sırasında verilen 15.01.2026 tarihli karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın haksız yere icra takibinde bulunduğunu, bahse konu alacağın ödendiğini beyan ederek davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra veznesine yatan paranın karşı tarafa ödenmemesi yönüyle ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz mahiyetindedir. Dosyanın incelenmesinde; HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, dava dilekçesi ve ekleri ile yaklaşık ispat gerçekleştiği, telafisi güç zararların doğmaması amacıyla davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile; "Davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı yanın yerel mahkemede açmış olduğu menfi tespit davası ile Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2018/33204 Esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan senet hakkında senetteki imzanın müvekkilinin murisine ait olmadığı gerekçesi ile menfi tespit talebinde bulunulduğu, ayrıca Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2018/33204 Esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde icra dairesince tahsil edilen ve edilmesi muhtemel tahsilatların alacaklıya ödenmesinin tedbiren teminatsız olarak durdurulması isteminde bulunulduğunu, Mahkeme 16/01/2026 tarihli ara kararı ile "Dava, icra takibinden sonra açılan borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Borçlunun takipten sonra, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açması halinde takibin durdurulmasına karar verilemez ancak alacağın %15 inden az olmayan teminat yatırıp ihtiyati tedbir kararıyla takip sonunda icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi sağlanabilir. Yapılan bu açıklama doğrultusunda mahkememizce İİK madde 72/3 gereğince takibin durdurulması talebinin reddine, alacağın %15 i oranından teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararıyla takip sonunda icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir" şeklinde karar verdiğini, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, İzmir BAM 17. HD.'nin 2026/343 E., 2026/595 K. Sayılı ve 06/03/2026 tarihli kararı ile itirazın ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi için dosyanın iade edildiğini, ilk derece mahkemesinin 30/04/2026 tarihli duruşma tutanağı ile tedbire itirazı reddetmiş olup gerekçeli ara karara karşı taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurduğunu, 06/05/2026 tarihli ara karar ile verilen İhtiyati Tedbire itirazın Reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, aksi halde istinaf mahkemesince dosyanın incelenerek tedbir talebinin reddine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz üzerine "ihtiyati tedbir kararına karşı ileri sürülen itirazın reddine dair" verilen kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında istinaf incelemesine konu karar ile 15.01.2026 tarihli karar ile "1- İcra takibinin durdurulması talebinin reddine 2-İİK 72/3 uyarınca alacağın %15'i tutarında teminat karşılığında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına," şeklinde karar verildiği görülmüştür. İş bu karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine istinaf incelemesine konu 06.05.2026 tarihli karar ile davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir. İş bu karar ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İİK 72/2 maddesine göre" İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Yine İİK 72/3. maddesine göre de " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararı karşılamak ve alacağın alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. HMK'nın "ihtiyati tedbir şartları" başlıklı 389/1. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." HMK'nın "ihtiyati tedbir talebi" başlıklı 390/3 maddesine göre de " tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre itiraz eden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih ve 2026/27 Esas sayılı dosyasından ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin olarak verilen 06/05/2026 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz edendavalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından karşı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 10/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1236, K. 2026/1757, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1236-e-2026-1757-k-e7ae1c29b3f5