Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/457 E. 2026/1165 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/457
- Karar No
- 2026/1165
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/457 KARAR NO : 2026/1165
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2022 NUMARASI : 2020/169 Esas 2022/813 Karar DAVA : ALACAK BAM KARAR TARİHİ : 05/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :13/05/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin zeytin üretim ve satım alanında faaliyet gösterdiğini, ürünleri yurtiçi ve yurdışına sattığını, bu bağlamda müvekkili ve .... şirketi arasında yapılan ticari anlaşma ile, tanesi 9 kilogram yeşil zeytin ihtiva eden 1080 adet tenekenin müvekkilince....'e gönderilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin dava dışı şirket ile imzalanan sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmek adına davalı ... Şti ile 2.350,00 Euro bedeli karşılığında Almanya'ya ürün taşınması konusunda anlaşma sağlandığı, müvekkilinin 5621426 müşteri numarasıyla kayıtlı olduğu davalı sigorta şirketinde N-131815519-0-0 poliçe numarasıyla, davaya konu zeytinlerin .... plakalı araçla taşınması için 17/08/2018 tarihinde başlayan 90 günlük emtia nakliyat sigortası yaptırdığını, müvekkilinin satım sözleşmesindeki edim borcunu yerine getirebilmek adına alıcı şirkete teslim edilmesi için tanesi 9 kilogram olan 1080 adet yeşil teneke zeytinin gerekli özen ve dikkat gösterilerek hazırlanmış paletlerin, davalı .... Şti tarafından anlaşılan diğer davalı ..... AŞ'ye ait tıra tek kat olarak bir sırada üç adet palet olacak şekilde altı sıra halinde yüklendiği, paletlerin tıra yüklendikten sonra davalı şirkete ait depoya götürüldüğünü ve tıra daha fazla ürün yerleştirilmek amacıyla paletlerin, bir kata dokuz palet olacak şekilde iki kat halinde ve üç sıra olacak şekilde araca yerleştirildiğini, bu yerleştirme şekli ile ilgili olarak müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediği gibi bu konuda onayının da alınmadığını, yüklenen malların 17/08/2018 tarihinde alıcıya teslim edilmek üzere Almanya'ya gönderildiğini, tırın bir tarafına yaklaşık 15,5 ton yük yüklendikten sonra kalan kısmının boş olarak gitmesinin fiziken imkansız olduğunu, hayatın olağan akışına göre de ters olduğunu, kaldı ki tırın Çeşme Limanında tartılması sonucu hazırlanan kantar fişinin beyanlarının doğruluğunu ortaya çıkaracağını ve daha fazla mal taşınabilmesi amacıyla tıra kapasitesinin üzerinde yük alındığı gibi ürünleri hatalı şekilde tıra yerleştirdiklerinin ortaya çıkacağını, davaya konu ürünlerin taşıma esnasında zayi olup durumun alıcı firma tarafından taraflarına bildirilmediğini, zayi olan ürünler dolasıyla müvekkilinin uğradığı zararların giderilmesi amacıyla davalılar ile yapılan görüşmeler neticesinde bir sonuç alınamadığını, davalı şirketin şimdiye kadar borcunu ödemekten kaçınmasının tamamen kötüniyetli bir davranış olduğunu, gönderilen ürünün taşıma sırasında zayi olan kısmına ilişkin meydana gelen zarar için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, gerekleri yerine getirilmeyen taşıma sözleşmesinde, davalıya ödenen taşıma ücretinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren davalılardan alıanark müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı.... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu davaya ilişkin olarak yetki itirazlarının olduğunu, davaya mesnet uyuşmazlığın taşıma işine ilişkin bir olaya ait olduğunu, HMK Genel hükümleri gereğince, yetkili mahkemenin davalılardan birinin ikmategahı mahkemesi olduğunu, ancak davalılardan hiçbirinin Akhisar’da muhkem olmadığından söz konusu davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemelerin müvekkilinin bulunduğu İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu açıdan davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, söz konusu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak belirsiz alacak davasının açılması için gereken şartları ihtiva eden bir dava olmadığını, HMK'nın 107/1. Maddesi uyarınca “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir” şeklinde düzenleme getirildiğini, yani belirsiz alacak davası açılabilmesi için davanın açıldığı tarihte davacının alacak miktarını bilebilecek konumda olmaması gerektiğini, ancak dosyada davacının 10 palet malın hasarlandığı yönünde iddialarının söz konusu olduğunu, ayrıca Karşıyaka 5. Noterliği’nin 04.12.2018 tarih ve 36502 yevmiye numaralı ihtarnamesinde tam olarak ne kadar istedikleri (12.223,71 EURO) açıkça belirtilmişken, anılan davayı belirsiz alacak davası olarak açmalarının HMK'nın 107 vd hükümlerini taşımaması sebebiyle hukuka aykırı olduğunu ve davanın bu sebeple usulden reddinin gerektiğini, davacı yanın, dava dilekçesinde iddia ettiği hasarın yanlış yükleme ve istiflemeden kaynaklandığını belirttiğini, ancak söz konusu taşıma işlemi için tırın, davacının iş yerine gönderildiğini ve yükleme ile istifleme işleminin davacının işyerinde davacının adamları tarafından yapıldığını, kendi adamlarının yanlış yükleme ve istiflemesinden dolayı eğer bir hasar oluşmuşsa, söz konusu hasardan taşıyıcı müvekkilinin sorumlu olmayacağını, CMR m. 17’de taşıyıcının sorumluluğunun yükü teslim alması ile birlikte başladığını, yükün teslim alınmasının ise, yükün taşıyıcının hakimiyet alanına girmesi ile gerçekleşeceğinin bir gerçek olduğunu, bu sebeple yükleme yapıldıktan sonra yükün tam anlamıyla taşıyıcı tarafından teslim alınmış kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle yüklemeden kaynaklı hasarın söz konusu olması durumunda da taşıyıcı sıfatına haiz müvekkilinin söz konusu zarardan dolayı sorumlu olmayacağının ortada olduğunu, bu iddialarının CMR m.17/4-c hükmünde de açıkça düzenlendiğini, taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı özel riskler olarak, “Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması” nın belirtildiğini, bu sebeple davacının işyerinde davacının adamları tarafından yapılan yükleme ve istifleme işine dolayısı ile oluşacak zarardan taşıyıcı müvekkilinin söz konusu madde uyarınca sorumlu tutulamayacağını, bu yönde TTK 863. maddesinin de; “… gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek… zorundadır” düzenlemesi getirdiğini, iki mevzuatta da anılan işlemlerin gönderen tarafından yapılacak işlemler olarak ön görüldüğünü, hal böyle iken gönderen konumundaki davacının yüklemeden ve istiften kaynaklı zararı talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı yanın, söz konusu malların hasarlandığı ve hasarlı malların imha edildiğine dair bir takım ifadeler kullanmakta olduğunu, öncelikle hasarı neye göre tespit ettirdiklerini, hasarlı bedele ilişkin sovtaj hesabı yaptırıp yaptırmadıkları ve eğer malların imha edildiyse imhaya ilişkin herhangi bir belge sunmadıklarını, bilindiği gibi hukukta iddia edenin iddiasını ispatla mükellef olduğunu, eğer böyle bir hasar oluştuysa ve bu hasara ilişkin olarak mallar imha edildiyse bu imhaya ilişkin imha evraklarının mahkemeye sunulması gerektiğini, ancak davacı yanın delil listesinde bu hususta bir delil olmadığının görüleceğini, bu nedenle malların imha edildiğine ilişkin davacı yanın iddiasını kanıtlayamamakta olduğunu, TTK'nın 889. maddesinde, eşyanın açıkça hasara uğradığı görünüyorsa gönderen veya gönderilenin en geç teslim anında bu hasarı taşıyıcıya bildirmemesi durumunda eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin varsayıldığını, ancak söz konusu bildirimin müvekkiline olaydan yaklaşık 4 ay sonra 04.12.2018 tarihli Karşıyaka 5. Noterliği’nin 36502 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, bildirim süresi çok geçtikten sonra yapılan bu bildirimin müvekkilini bağlamayacağını, bu sebeple kanun metninde olduğu gibi taşımanın sözleşmeye uygun olarak icra edildiği hususunun kabul edilmesi gerektiğini, aynı şekilde TTK'nın 900. maddesinde de “Eşyanın zıyaından veya hasara uğramasından doğan istem hakları, 889. Maddenin 1. Ve 2. Fıkralarından farklı olarak; a)Eşyanın zıyaa veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, en geç teslimi izleyen 3 işgünü içinde … taşıyıcıya bildirilmemişse sona erer” denildiğini, bu maddeden de, yapılan bildirimin süresinde olmadığını ve bu sebeple davacının herhangi bir istem hakkının olamayacağının açıkça anlaşıldığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddi ile dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hukuki dayanaktan yoksun olup kötüniyetle açılmış davanın reddini talep ettiklerini, anılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu sebeple müvekkili aleyhine ikamet edilen davaya ilişkin olarak yetki itirazının söz konusu olduğunu, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin adresi olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, her ne kadar davacı taraf davasını belirsiz alacak davası olarak açmış ise de, dava dilekçesinde bahsedilen ekspertiz raporunda 11.400,00 Euro gibi net bir miktardan söz edildiğini, bu sebeple davacı tarafın alacağının belirlenebilir durumda olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararının bulunmadığının ortada olduğunu, davacı tarafın, teslim edilen malların zayi olduğu ve bu sebeple zarara uğradığı iddiasında bulunmuş ise de, bu zararın miktarını, niteliğini, niceliğini, fotoğraf, video kaydı, hasar tespit raporu, imha belgesi gibi tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya koyan yeterli delil ibraz edemediğini, tek taraflı soyut ve belgesiz hasar iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taşıma konusu malların pert olmamış olup zeytinlerin, herhangi bir hasar görmediğinin sadece birkaç kutu üründe ambalaj hasarının meydana geldiği davacı tarafça dosyaya sunulan fotoğraflardan da anlaşılmakta olduğunu, sadece bir kaç kutu üründe meydana gelen bu hasar sebebiyle malın yarısından fazlasının imha edilmesinin, müvekkili şirketin olası zararı minimum düzeye indirme yönünde göstereceği tasarruf hakkını da kısıtladığını, ortadan kaldırdığını, davacı gönderici tarafından söz konusu paletler üzerinde, istifleme yapılmaması için uyarı etiketi damgası vurulması gerektiği halde bu uyarı etiketi damgasının vurulmadığını, taşınan malın hassas olduğu gerçeği karşısında davacı tarafça bu uyarı etiketi damgası vurulmamış olmasının, iddia edilen zararın tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklı olduğunu gösterdiğini, müvekkili firmanın alınmayan bu önlemlerden dolayı ortaya çıkan zararın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinden herhangi bir navlun ücreti talep edilemeyeceğini, müvekkili firmanın taşınma konusu malı kararlaştırılan sürede alıcıya teslim ederek sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini ve navlun ücretinin tamamını almaya hak kazandığını, açıklanan haklı ve yasal nedenlerle; mahkemenin yetkisizliğinin gözetilerek yetkisizlik kararı verilmesine, ihtarnamede yazılı bedel üzerinden eksik harcın tamamlatılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, müvekkili şirketin adresinin "... Cad. ... Sitesi No:... Kule:.... Kat:..." olduğunu, HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme olan İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin sigorta şirketi nezdinde; N-131815519-0-0 nolu emtia sigorta poliçesinin bulunduğunu, davacı tarafın ihbarı üzerine 15224861 sayılı hasar dosyasının açıldığını ve incelemeler yapıldığını, davayı kabul etmemek üzere, poliçeye göre hükmedilecek tazminattan %5 tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini, dosyanın anılan davayı görmeye yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, yapılacak yargılamada tüm delillerin toplanmasından sonra sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin gözetilerek, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince ".....Dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak denetime elverişli ve ayrıntılı rapor için dosya sigorta bilirkişisi, mali müşavir bilirkişi ve lojistik uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, mahkememize sunulan 05/12/2021 tarihli raporda özetle; Davacıya ait 14472 kg (1080 teneke) zeytin emtiasının 16.08.2018-30.08.2018 tarihleri arasında Manisa'dan Almanya'ya taşınması sırasında 300 tenekesinin(brüt 4500 kg) zayi olduğu, hasarın yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, yükleme ve istiflemeyi yapanın davacı olduğu, taşıma sırasında yükleme ve istifleme yapılmadığı durumunda; a-Davalı taşıyıcıların yükleme ve istilemeyi denetim ve gözetim sorumluluğu bulunduğundan müterafık kusurlu olduğu, b-Hasar sonucu oluşan zararın 9.823,71.-Euro tutarında hesaplandığı, c-Davalı taşıyıcıların Sayın Mahkemece takdir edilecek müterafık kusur oranında 9.823,71.-Euro zarardan sorumlu oldukları, Hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabulü halinde; 9.823,71.-Euro zarardan davalı taşıyıcıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, davalı taşıyıcıların 07.12.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketinin 05.02.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, yabancı para borcunun temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk parası karşılığının talep edilebileceğinin rapor edildiği anlaşılmıştır. Tarafların itiraz ve beyan dilekçesinde belirtmiş olduğu hususları da karşılayacak şekilde değerlendirilmek üzere ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinden alınan 29/06/2022 tarihli ek raporda özetle; 1-Davacıya ait 14472 kg (1080 teneke) zeytin emtiasının 16.08.2018-30.08.2018 tarihleri arasında Manisa'dan Almanya'ya taşınması sırasında 300 tenekesinin(brüt 4500 kg) zayi olduğu, 2-Hasarın yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, 3-Yükleme ve istiflemeyi yapanın davacı olduğu, taşıma sırasında yükleme ve istifleme yapılmadığı durumunda; a-Davalı taşıyıcıların yükleme ve istillemeyi denetim ve gözetim sorumluluğu bulunduğundan müterafık kusurlu olduğu, b-Hasar sonucu oluşan zararın 9.823,7 1.-EBuro tutarında hesaplandığı, c-Davalı taşıyıcıların Sayın Mahkemece takdir edilecek müterafık kusur oranında 9.823,71.-Euro zarardan sorumlu oldukları, 4-Hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabulü halinde; 9.823,71.-Euro zarardan davalı taşıyıcıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 5.Davalı taşıyıcıların 07.12.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketinin 05.02.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, 6-Yabancı para borcunun temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk parası karşılığının talep edilebileceği, 7-TTK 899 ve 900.madde hükümlerine göre ziya ve hasar ihbarının süresi içinde yapılmadığı kabul edildiği takdirde eşyanın ziyaından veya hasara uğramasından doğan istem haklarının sona ermiş olacağı rapor edilmiştir. Davacı vekili 03/01/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; tazminat taleplerini 149.506,28-TL arttırarak; 150.106,28-TL olarak davalarını ıslah ettiklerini beyan ederek, taleplerini harçlandırdıkları ve dilekçenin davalılara tebliğe çıkartıldığı anlaşılmıştır. Dava, taşımacılık sözleşmesi gereği taşınan emtianın zayi olması nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenmekle; tarafların uyuşmazlık noktalarının,Davacı tarafından davalı taşıma şirketlerine taşınmak üzere tevdii edilen emtianın zarar görüp görmediği, zarar görmüş ise zarar gören emtia miktarı ve hasar tutarı, meydana gelen zararda tarafların kusurlu olup olmadığı, kusur oranları, hangi davalının hangi oranda hangi zararlardan sorumlu tutulabileceği, davacı tarafın faiz talep edip edemeyeceği, hangi tarihten itibaren ne tür faiz talep edebileceği, sigorta poliçesi üzerinde tenzili muafiyet uygulaması gerekip gerekmediği, meydana gelen hasarın sigorta teminatları ve limitleri içerisinde kalıp kalmadığı, davacı tarafından ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, noktalarında toplandığı anlaşılmakla, toplanan deliller, tarafların beyanları, ayrıntılı ve gerekçeli karar yazmaya yarar bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Taşımacının sorumluluğu CMR Konvansiyonunun 17.maddesinde hüküm altına alındığı, CMR m.17/1 uyarınca taşımacının rizikosunun ne zaman başlayıp ne zaman sona ereceği belirlendiği, buna göre; "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur." hükmü uyarınca taşımacının sorumluluğu taraflar arasında sözleşme ile belirlenen malın teslim alındığı andan itibaren başladığı, CMR Konvansiyonu kapsamında taşıyıcı malı teslim aldığı tarihten teslim edeceği tarihe kadar geçen sürede malda oluşacak hasarlardan sorumludur. Aynı zamanda taşıma sözleşmesinin taraflarının sözleşme kapsamında malın teslimi olarak belirlediği tarihte taşıyıcının malın teslimini geciktirmesi durumunda da yine taşıyıcının sorumluluğu söz konusu olmaktadır. CMR kapsamında taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özenden daha fazla özen göstermiş olması gerektiği, CMR hükümleri uyarınca malda meydana gelen hasar "tam hasar-kısmi hasar" olarak ayrı ayrı değerlendirilmeye alınmıştır. CMR m.25.f/2a ile 2b maddeleri ile eşyada meydana gelen hasarların tam veya kısmi olmasına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Malda meydana gelen hasarlar CMR kapsamında TBK'da ve TTK'da mevcut olan hükümlere benzerlik göstermektedir. Taşıyıcının sorumluluğunda olan bir malda hasar meydana gelmesi durumunda, eşyanın eski hâle getirilebilir, hasarlı kısmın giderilebilir ve satılabililir olması durumunda, eşyanın tam hasara uğradığının kabul edilmesi söz konusu değildir. Ancak, eski hâle getirme mümkün ve hasar görüntüsü de ortadan kalkmış olsa bile, tasarruf hakkı sahibinin eşyayı eski hâle getirmek için yaptığı masraflar, hasar tazmini adı altında talep edilebilmesi gerektiği, Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmak için malda meydana gelen hasarın veya gecikmenin CMR m.17/2 ve m.17/4'de kaynaklanan sebepler doğrultusunda meydana geldiğini kanıtlaması yeterli olacağı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, yükleme ve istillemeye nezaret sorumluluğu bulunan taşıyıcıların müterafik kusurunun gönderici ile aynı oranda ( %50 ) olacağı yönünde karar veren yerel mahkeme kararını onadığı, “Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; CMR'nin 17. Maddesine göre kural olarak davalı taşıyanlar teslim anına kadar yükte meydana gelecek olan hasarlardan dolayı sorumlu iseler de, olayda taşınan makinenin yükleme işinin sigortalı gönderen tarafından yapıldığı ve bilirkişi raporlarından, makinede meydana gelen hasarın ambalaj, yükleme, istifleme ve sabitleme hatasından ileri geldiği, dolayısıyla sigortalı göndericinin kusurundan dolayı hasarın oluştuğu, ancak ambalajlama, yükleme ve istifleme gönderen tarafından yapılmış olsa bile taşıyıcının bu işlemlerle ilgili denetim ve gözetim sorumluluğunun bulunduğu, emniyetli bir taşıma için bu gözetim görevini yerine getirmeyen taşıyıcının da hasardan sorumlu tutulması gerektiği, olayda son bilirkişi raporunda da belirlendiği gibi gönderen ile taşıyıcının müterafik kusurlarının eşit düzeyde bulunduğu, davalıların hasar bedelinin %50'sinden sorumlu oldukları ve bu miktarın 10.961,50 Euro olup, belinlenen bu hasar miktarının CMR'nin 23. Maddesine göre tespit eden sorumluluk limitinin altında kaldığı gerekçesiyle davanın kiısmen kabulü ile davalıların ... 8 İcra Müdürlüğü'nün 2010/5144 esas sayılı takip dosyasındaki itirazlarının 10.961,50 Euro asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden yıllık %5 oranında faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, reddedilen miktar yönünden davalı ... .. Şti'ne tazminat talebinin davacının takipte kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir..." şeklinde karar verildiği, Somut uyuşmazlıkta; davacının gönderici olduğu, alıcısı (gönderilen) .... olan 1080 teneke (brüt ağırlığı 14.472 kg. net ağırlığı 13.606 kg. olan zeytin emtiasının Manisa'dan Almanya'ya sevk edilmek üzere davacı ... .ile taşıyıcı davalı .... Şti. ile anlaşma yapıldığı, teslim şeklinin CFR (Cost And Freight - Mal bedeli ve taşıma) olarak belirlendiği, Emtia'nın içeriğinin, Izgara yeşil zeytin 9 kg. / teneke-720 teneke Izgara çeşnili zeytin (9 kg. / teneke-300 teneke) Izgara biberli yeşil zeytin (9 kg. / teneke-60 teneke) Olmak üzere toplam 1.080 teneke olduğu ve ürün bedelinin toplam 32.400 EURO olduğu, sevkiyatın 16.08.2018 tarihinde davacının Manisa'daki işletmesinden davalı .... Şti. organizatörlüğünde alt taşıyıcı davalı ...A.Ş. aracılığıyla fiili taşıyıcı dava dışı .... A.Ş.'den temin edilen ....plakalı tıra yüklendiği, sonrasında dorsenin değiştirilerek emtianın ....plakalı dorseye aktarma yapıldığı, ekspertiz raporunda belirtildiği üzere 2 kat yüklenen paletlerin alt sıradaki paletlerin içerisindeki tenekelerin ezik ve içerisinde bulunan yağların akmış olduğu tespit edildiği, 10 palet, 600 teneke ızgara zeytinin, 300 tenekesinin tamamen hasarlı olduğu, 300 tanesinin ise dış kısımlarının temizlenerek tekrar kullanılabilir halde olduğu anlaşıldığı, Açıklanan gerekçelerle mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporunda da; dava dosyasında delil ve beyanlara göre dava konusu emtia hasarının yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, davacı gönderenin yaptığı yükleme ve istiflemeden sonra emtianın taşıyıcının deposuna götürüldüğü, orada tekrar tıra yüklendiği taşıma aşamasında taşıyıcıların araç değişikliği yaptığı ve emtiayı başka bir araca yüklediği, bu nedenle hasarın hangi aşamada meydana geldiği belli olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "şeklindeki gerekçe ile " Davacının davasının REDDİNE" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, zeytin ve zeytinden mamul ürünlerin imalat ve satışı işi ile uğraştığını, bu bağlamda müvekkili ve .... şirketi arasında yapılan ticari anlaşma ile tanesi 9 kilogram yeşil zeytin ihtiva eden 1080 adet tenekenin müvekkili tarafından....’e gönderilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin, ... .. ile yapılan sözleşme neticesinde davalı .... Şti ile taşıma sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin, dava dışı şirket ile imzalanan sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmek adına davalı ..... Şti ile 2.350,00 Euro bedelli bir taşıma sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin, taşıma esnasında meydana gelebilecek olumsuz durumlarda meydana gelen zararını en aza indirgeyebilmek amacıyla davalılardan ... A.Ş ile emtia sigorta poliçesi imzaladığını, müvekkilinin, 5621426 müşteri numarasıyla kayıtlı olduğu davalı sigorta şirketinde N-131815519-0-0 poliçe numarasıyla, davaya konu zeytinlerin.... plakalı araçta taşınması için 17/08/2018 tarihinde başlayan 90 günlük emtia nakliyat sigortası yaptırdığını, davaya konu satım sözleşmesine konu zeytinlerin davalı taşıma şirketlerine ait araçlarla alıcıya teslim edilmek üzere 17.08.2018 tarihinde yola çıktığını, müvekkilinin, satım sözleşmesindeki edim borcunu yerine getirebilmek adına alıcı şirkete teslim edilmesi için tanesi 9 kilogram olan 1080 adet yeşil teneke zeytin gerekli özen ve dikkat gösterilerek hazırlanmış olup 18 palet haline getirildiğini, hazırlanan paletlerin, davalı ..... Şti tarafından anlaşılan diğer davalı .... A.Ş’ye ait tıra yüklendiğini, yükleme işleminin, taşımacılık işi yapan firmaların sorumluluğunda olduğundan ve faaliyet alanları ile ilgili özel teknik bilgi gerektirdiğinden, davalı firma çalışanları tarafından gerçekleştirildiğini, paletlerin, bir katta dokuz palet olacak şekilde iki kat halinde araca yerleştirildiğini, müvekkilinin, taşıyıcı davalı firma yetkililerine paletlerin böyle taşınması neticesinde bir sorun çıkabileceği yönünde ihtarlarda bulunulmasına rağmen davalı şirket yetkililerince bu şekilde yapılacak bir taşımada paletlerin ve ürünlerin herhangi bir şekilde zarara uğramayacağını ve bayram dönemi olduğundan ellerinde fazla aracın da bulunmadığının belirtildiğini, müvekkilinin de işlerinde uzman olmaları nedeni ile davalıların beyanlarına itibar ettiğini ve yüklenen malların 17.08.2018 tarihinde alıcıya teslim edilmek üzere Almanya’ya gönderildiğini, gönderilen ürünlerin 30.08.2018 tarihinde alıcıya ulaştığını, alıcı firmanın malı teslim almak üzere tırı açtırdığında, taşıma sözleşmesi gereği varış noktasına zararsız ulaştırılması gereken ürünlerin akıbetinin ortaya çıktığını, yüklenen 18 palet halindeki ürünün 10 paletinin yolculuk esnasında, davalı taşımacılık şirketinin yanlış yükleme yapması nedeni ile zayi olduğunu, yüklenen paletlerin yükün içeriği, miktarı ve kat edilecek yolun uzunluğu hesaba katılarak yerleştirilmesi gerekirken, taşıyıcı firmanın gereken özeni göstermeyerek paletleri üst üste yerleştirmesi sonucu 10 palet miktarında yeşil zeytinin zayi olduğunu ve zayi olan bu kısmın alıcı tarafından ülkesinin kanunları gereği imha edilmek zorunda kalındığını, zayi olan ürünler dolasıyla müvekkilinin uğradığı zararların giderilmesi amacıyla anılan davanın ikame edildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından yargılama neticesinde hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, gerek ulusal gerek uluslararası anlaşmalar ve mevzuat gereği somut olayda davalı tarafın ağır kusur hareketi neticesinde ortaya çıkmış olan zararın sorumluluğunun taşıyıcı yanın üzerinde olduğunu, konuyla ilgili olarak CMR Konvansiyonu’nun Taşımacının Sorumluluğu başlıklı 17. Maddesinde; “1. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur.” TTK Madde 875 "- 1. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." denildiğini, somut olayda meydana gelen zarardan davalıların açıkça sorumlu olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğunu, yapılan yargılama neticesinde; alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin uğrağı zararın 9.823,71 Euro olduğunun tespit edildiğini, söz konusu raporda; davalı tarafların CMR Konvansiyonun ve TTK'nın ilgili hükümleri gereğince söz konusu zararlardan sorumlu olduğunu, paletlerin, davalı .... Şti tarafından anlaşılan diğer davalı .... A.Ş’ye ait tıra yüklendiğini, yükleme işleminin, taşımacılık işi yapan firmaların sorumluluğunda olduğundan ve faaliyet alanları ile ilgili özel teknik bilgi gerektirdiğinden davalı firma çalışanları tarafından gerçekleştirildiğini, emtiada oluşan zararların yüklemeden kaynaklanmakta olduğunun açık olup, yüklemelerden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yargılamaya konu emtiaların davalılar tarafından müvekkilinden teslim alındıktan sonra başka bir araca yüklendiğini, yerel mahkemece "emtia hasarının yükleme ve istiflemeden sonra emtianın taşıyıcının deposuna götürüldüğü, orada tekrar tıra yüklendiği taşıma aşamasında taşıyıcıların araç değişikliği yaptığı ve emtiayı başka bir araca yüklediği bu nedenle hasarın hangi aşamada meydana geldiği belli olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine" şeklinde hüküm kurulmuş ise de; söz konusu gerekçenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, istifleme ve yüklemenin müvekkili tarafından gerçekleşmediğini, davalılar tarafından gerçekleştiğinin açıkça belirtildiğini, yerel mahkemenin hükmünde CMR Konvansiyonu ve TTK hükümlerinin dikkate alınmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkeme tarafından her ne kadar gerekçeli kararda müterafik kusura ilişkin emsal karar sunulmuş ise de; bu hususun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taşımaya konu emtiada meydana geldiği iddia olunan hasar bedelinden kaynaklı tazminatın davalı taşıyıcılar ile davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava konusu somut olayda, taşımanın yapıldığı güzergâh dikkate alındığında, uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu hükümlerine göre taşıyıcı, taşıdığı emtiayı tam ve sağlam olarak alıcısına teslim ile yükümlüdür. Malların kısmen veya tamamen kaybından veya hasarından veya gecikmesinden sorumludur. Bu sorumluluk, kural olarak tam tazmin esasına değil, taşıyıcıya teslim edilen değerin iadesine yöneliktir. CMR Konvansiyonu'nda sorumluluk kapsamı, esas itibariyle 23-28. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, 23.5 ve 29. maddelerinde açıklanan haller, sınırlı sorumluluk kuralının istisnasını oluşturmaktadır. CMR 29. maddesi hükmüne göre, ağır kusurun varlığı halinde taşıyıcı, bu konvansiyonun taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan veya ispat yükünü diğer tarafa yükleyen hükümlerinden yararlanamayacaktır. Bu halde, taşıyıcının zarara sebebiyet veren hareketi CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesi gereğince kasta eşdeğer kusur niteliğinde ise taşıyıcı sınırsız sorumlu olup tüm zararlardan sorumlu olacaktır. Gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse dava konusu olayda uygulanması gereken CMR hükümlerine göre taşıyıcı, taşımasını üstlendiği malları alıcısına tam ve sağlam olarak teslim etmek zorundadır. Aksi halde, sorumluluğu esastır. Ancak, CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesinde, hasar veya ziyanın, taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlardan ileri gelmesi halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı, bu hallerin kanıtlanmaması durumunda ise CMR'nin 23. maddesine göre sınırlı olarak sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/5208 Esas, 2023/5676 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere;"... CMR'nin 30. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ''Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir. Ancak bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi gereklidir.'' şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu hükme göre, kayıp veya hasar nedeniyle ihbarın hiç veya zamanında ileri sürülmemiş olması, taşıyıcıya karşı dava açılmasını engellemez. Taşıyıcıya çekince bildirilmemesinin somut etkisi, gönderilen eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu biçimde teslim aldığı yolunda taşıyıcı lehine karinenin doğmasına neden olup, bu karinenin ortadan kaldırılması dolayısıyla ve taşıyıcının sorumlu olduğunun ileri sürülerek taşıyıcıya karşı dava açılması mümkündür. Böyle bir davada ispat yükü davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen kaybının ya da hasarının, taşıyıcının malları teslim aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür....." Dava konusu somut olayda; Davacı tarafça; taşımaya konu olan yeşil zeytin emtiasının Almanya'da bulunan alıcısına teslim edilmek üzer taşınması için davalı .... Şti ile anlaşma yapıldığı, iş bu anlaşma kapsamında davalı taşıma şirketi tarafından 18.06.2018 tarihli 2.350,00 Euro bedelli navlun faturası düzenlendiği, davalı .... A.Ş ile bu taşıma işlemi nedeni ile Emtia Nakliyat Sigortasının düzenlendiği, zeytinlerin 17.08.2018 tarihinde yola çıktığı ve ürünlerin 30.08.2018 tarihinde alıcısına ulaştığı, ancak kamyona18 palet olarak yüklenen emtianın 10 paletinin davalı taşıma şirketinin yanlış yüklemesi nedeni ile hasarlanarak zayi olduğu, hasarlanan emtia bedelinin en az 11.400 Euro olarak hesaplandığı ve dava konusu taşıma nedeni ile zarar gören emtiaların yurt dışı alıcı şirket tarafından o ülkenin mevzuatına göre imha edildiğinin haricen kendilerine iletildiği ve imha işlemi nedeni ile 823,71 Euro masrafın davacı şirket tarafından haricen yurt dışı alıcı şirkete ödendiği iddia edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, zayi olan mal nedeniyle şimdilik 500 TL, zayi olan malın imhası nedeniyle haricen yapılan masraf için şimdilik 50 TL ve yine gerekleri yerine getirilmeyen taşıma sözleşmesinde nedeniyle davalıya ödenen taşıma ücretinden dolayı da şimdilik 50 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Daha sonrasında davacı tarafça sunulan 03.01.2022 tarihli Islah dilekçesi ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda taşımaya konu emtiada 9.828,71 Euro hasar meydana geldiği tespit edildiğinden bu tutarın TL karşılığı hesaplanarak dava değeri 150.106,28 TL olarak arttırılmıştır. Davalı davalı .... Şti cevap dilekçesi ile; taşımaya konu emtianın davacıya ait işyerinde ve davacının adamları tarafından kamyona yüklendiği, bu nedenle yükleme ve istiflemeden dolayı bir hasar meydana gelmiş ise bu hasardan dolayı davalı taşıyıcının bir sorumluluğunun bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça dava dilekçesinde davaya konu emtiada meydana gelen hasar nedeniyle davaya konu hasarlı emtianın imha edildiği iddia edilmiş ise de bu hususa ilişkin hiçbir delil sunulmadığı, bu nedenle malların hasar ve imhasına ilişkin delilerin davacı tarafça dosyaya sunulmasının gerektiği, ayrıca davacı tarafça hasara ilişkin süresi içerisinde ihbarda bulunulmadığından davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Diğer davalı .....A.Ş vekili ise; davacı tarafın taşımaya konu malların hasarlandığı ve bu nedenle imha edildiği yönündeki iddiasını ıspatlamasının gerektiği, davaya konu malların ambalajlama işinin davacı tarafça yapıldığı, yine ambalajlar üzerine hassas ürün olduğuna dair uyarı etiketi konulmadığı, davalının taşıma sözleşmesi gereğince üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı Sigorta Şirketi ise; davaya konu hasarın sigorta poliçesi teminatında olmadığından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, taşımaya konu emtiada oluşan hasardan dolayı davalı taşıyıcıların taşıma sözleşmesi gereğince, davalı sigorta şirketinin de sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup olmadığı, davalıların sorumlu olduğunun tespit edilmesi halinde ise sorumluluğunun sınırlarının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında; Tarafların idda ve savunmalarının değerlendirilmesi için 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 05.12.2021 tarihli kök ve 29/06/2022 tarihli ek raporda; Davacıya ait 14.472 kg (1080 teneke) zeytin emtiasının 16.08.2018-30.08.2018 tarihleri arasında Manisa'dan Almanya'ya taşınması sırasında 300 tenekesinin(brüt 4500 kg) zayi olduğu, hasarın yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, yükleme ve istiflemeyi yapanın davacı taraf olduğunun ve bu şekilde taşıma sırasında ayrıca yükleme ve istifleme yapılmadığının kabul edilmesi halinde davalı taşıyıcıların yükleme ve istilemeyi denetim ve gözetim sorumluluğu bulunduğundan müterafık kusurlu olduğu, hasar sonucu oluşan zararın 9.823,71.-Euro tutarında hesaplandığı, davalı taşıyıcıların mahkemece takdir edilecek müterafık kusur oranında 9.823,71.-Euro zarardan sorumlu olacakları, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabulü halinde ise, 9.823,71.-Euro zarardan davalı taşıyıcıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, TTK 899 ve 900.madde hükümlerine göre ziya ve hasar ihbarının süresi içinde yapılmadığı kabul edildiği takdirde eşyanın ziyaından veya hasara uğramasından doğan istem haklarının sona ermiş olacağı sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Mahkemece iş bu rapor hükme esas alınmak suretiyle; hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporunda, dava dosyasındaki delil ve beyanlara göre, dava konusu emtia hasarının yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, davacı gönderenin yaptığı yükleme ve istiflemeden sonra emtianın taşıyıcının deposuna götürüldüğünü, orada tekrar tıra yüklendiği, taşıma aşamasında taşıyıcıların araç değişikliği yaptığını ve emtiayı başka bir araca yüklediği, bu nedenle hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin belli olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki sigorta hasar dosyası içerisinde bir sureti bulunan 18.03.2019 tarihli Nakliyat hasar Ekspertiz raporunda davaya konu emtianın 16.08.2018 tarihinde Almanya'daki alıcısına sevk edilmek üzere davacı sigortalının Manisa'da bulunan tesislerinden davalı sigorta ettiren....Şti'nin organizasyonu ile diğer davalı ....Şti aracılığıyla dava dışı ....A.Ş'den temin edilen .... plakalı araca yüklendiği ve söz konusu emtianın nakliye sürecinde ... plakalı araca aktarıldığı ve bu dorse ile alıcısına ulaştırıldığının tespit edildiği bildirilmiştir. Yine dosyada bir sureti mevcut olan CMR Taşıma Belgesi üzerinde en son taşımayı yapan araç plakası .... olarak gösterilmiş ve mevcut belge üzerine araç şöförü olarak .... tarafından hasara ilişkin olarak şerh üşüldüğü görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesinde, dava konusu taşıma nedeni ile zarar gören emtiaların yurt dışı alıcı şirket tarafından o ülkenin mevzuatına göre imha edildiğinin haricen kendilerine iletildiği ve imha işlemi nedeni ile 823,71 Euro masrafın davacı şirket tarafından haricen yurt dışı alıcı şirkete ödendiği iddia edilerek dava dilekçesi ekinde buna ilişkin olarak yurt dışı alıcı firma adına düzenlenmiş ve Türkçe tercümesi dosya arasında görülmeyen faturanın bir suretinin dosyaya sunulduğu görülmüştür. Ayrıca yine dosya içerisinde bir sureti bulunan ve davacı tarafça davalı sigorta şirketine keşide edilen 04.12.2018 tarihli ihtarda, hasar gören malların bedellerinin haricen ödenerek imha edildiği bildirilmiş olup diğer davalılara keşide edilen aynı tarihli Karşıyaka 5. Noterliği'nin ihtarnamesinde ise hasarlı mal bedelinin 11.400,00 Euro olduğu, zayi olan malların imhası için 823,71 Euro masrafın haricen ödendiği, söz konusu miktarın alıcı firma tarafından faturadan kesinti yapılarak kalan miktarın taraflarına ödendiği bildirilmiştir. Dava konusu taşıma nedeni ile hasarlandığı iddia edilen emtialarla ilgili olarak davacının, davalılardan talepte bulunabilmesi için dava dışı yurt dışı alıcı firmaya bu zararı tazmin ettiğinin davacı tarafça öncelikli olarak ıspatlanması gerekmektedir. Bu nedenle davalı taşıyıcının bu yöndeki savunması üzerinde durulmaksızın mahkemece karar verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, davacı iddiası, davalı taşıma şirketlerinin cevap dilekçelerindeki davaya konu emtiada oluştuğu iddia olunan hasar nedeni ile hasar ihbarı da dahil olmak üzere tüm savunmaları taraflarca sunulan delillerle birlikte değerlendirilmek ve bu kapsamda taşımaya konu mallara ilişkin hasarın davacı tarafça karşılanıp karşılanmadığının tespiti açısından gerektiğinde davacıya ait ticari defterler de incelenmek kaydıyla usulünce incelenmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davalı taşıma şirketleri tarafından; dava konusu taşıma işlemi sırasında yükleme ve istiflemenin davacı çalışanları tarafından yapıldığı, bu nedenle yükleme ve istiflemeden meydana gelen hasardan davalı taşıyıcıların sorumlu olmadığı savunma olarak ileri sürülmüştür. Davacı taraf ise taşımaya konusu tanesi 9 kg olan 1080 adet yeşil teneke zeytinin gerekli özen ve dikkat gösterilerek hazırlandığı ve 18 palet haline getirildiği, hazırlanan paletlerin davalı ....Şti'nin aracılığıyla diğer davalı .....Şti tarafından temin edilen araca tek kat olarak bir sırada üç adet palet olacak şekilde 6 sıra halinde yüklendiği, paletler tıra yüklendikten sonra davalı şirkete ait depoya götürüldüğü ve davalı taşıma şirketi tarafından tıra daha sonra daha fazla ürün yerleştirmek amacıyla paletlerin bir katta 9 palet olacak şekilde iki kat halinde ve üç sıra olacak şekilde araca yüklendiği, bu yerleştirme şekliyle ilgili olarak davacıya herhangi bir bilgi verilmediği, bu konuda davacının onayının da alınmadığı, bu şekilde yüklenen malların bu şekilde 17.08.2018 tarihinde alıcıya teslim edilmek üzere Almanya'ya yola çıktığı, iş bu ürünlerin 30.08.2018 tarihinde alıcısına hasarlı olarak ulaştığı, bu nedenle meydana gelen hasardan davalı taşıyıcıların sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Mahkemece hasarın hangi aşamada meydana geldiği tespit edilemediğinden yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak yukarıda belirtildiği gibi dosyada bir sureti bulunan 18.03.2019 tarihli Nakliyat Hasar Ekspertiz raporunda davaya konu emtianın 16.08.2018 tarihinde Almanya'daki alıcısına sevk edilmek üzere davacı sigortalının Manisa'da bulunan tesislerinden davalı sigorta ettiren ....Şti'nin organizasyonu ile diğer davalı ......Şti aracılığıyla dava dışı .....A.Ş'den temin edilen ...plakalı araca yüklendiği ve söz konusu emtianın nakliye sürecinde .... plakalı araca aktarıldığı ve bu dorse ile alıcısına ulaştırıldığının tespit edildiğin bildirildiği, yine dosyada bir sureti mevcut olan CMR Taşıma Belgesi üzerinde en son taşımayı yapan araç plakasının .... olarak gösterildiği ve mevcut belge üzerine araç şöförü olarak belirtilen ... tarafından hasara ilişkin olarak şerh düşüldüğü görülmüştür. Davacı tarafça taşıma işlemi sırasında davalı taşıma şirketi tarafından yapıldığı iddia olunan ikinci yükleme ve istifleme konusunda davacının bilgi ve onayının alınmadığı dava dilekçesinde iddia edilmiş olmakla davacının bu iddiası üzerinde durulmak ve gerektiğinde ek rapor alınmak suretiyle yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince tarafların tüm iddia ve savunmaları gerekçesi de belirtilmek suretiyle ayrı ayrı değerlendirilerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Ayrıca davalı sigorta şirketi açısından; davalı tarafça dava konusu hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığı savunma olarak ileri sürülmüş olduğundan, dava konusu hasarın sigorta poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilip tartışılmak ve gerekçesi de usulünce gerekçeli kararda gösterilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirime yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de yerinde olmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin değer sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/11/2022 tarih ve 2020/169 Esas 2022/813 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 2.563,44 TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine, 7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 8-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 05/05/2026