Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1314 E. 2026/973 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1314
Karar No
2026/973
Karar Tarihi

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1314

KARAR NO : 2026/973

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/10/2025 (Karar)

NUMARASI : 2023/711 Esas, 2025/605 Karar

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 06/07/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 06/07/2026

Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin Endüstriyel Mutfak Üretimi faaliyetleri yürütmekte olduğunu, üretimin geçekleştiği fabrika binasının kurulu bulunduğu ... ada, ... nolu parsel müvekkili şirketin söz konusu parsel üzerinde fabrika binası yapıp üretim yapması şartıyla Erzurum ... tarafından... tarihinde tahsis edildiğini, müvekkili şirket tarafından taşınmaz üzerine, çelik-betonarme ve karkas fabrika binası yapılarak 2020 yılı itibariyle üretime başlandığını, bina yapılırken zemin etütleri, her türlü zemin kontrolü yapılmasına ve kaliteli inşaat malzemeleri kullanılmasına rağmen 2022 yılı Aralık ayı itibariyle fabrika binasının zemin ve duvarlarında çatlaklar oluştuğu ve giderek hasar boyutunun genişlediğini, firma yetkililerinin uzman kişilere yaptırmış oldukları incelemeler neticesinde, fabrika binasının kurulu bulunduğu alanda yer kaymasının söz konusu olduğunun belirlendiğini, Erzurum Valiliği tarafından ...Bölgesinin bulunduğu alanda yaşanan kaymaları araştırmak için uzman kişilere inceleme yaptırıldığı ve 2021 yılında yapılan detaylı zemin etüt çalışmaları sonucunda düzenlenen ... Bölgesi Stabilite Sorunları Jeolojik Veri Raporu adlı raporda alanın tamamında heyelan olduğu ve heyelanın devam ettiği bu alana yeni bina yapılmaması gerektiğinin ifade edilmiş olduğunu, bu kapsamda Erzurum ... Müdürlüğünce yapılan incelemeler neticesinde il müdürlüğü tarafından Erzurum ...'ye gönderilen ...tarih ve ... sayılı yazı ile zeminden dolayı riskli yapı olarak tespit edilen ... ada, ...parselde bulunan müvekkili şirkete ait fabrika binasının yıktırılması için süre verilmesi hususunda ... Müdürlüğüne talimat verildiğini, ilgili talimat gereğince Erzurum ... yönetiminin... tarih ve 2023/... sayılı yazısı ile fabrika binasının yıkılması için ... tarihine kadar müvekkiline süre verilmiş olduğu, müvekkilinin zemin etüdü çalışmaları yapılarak yasal şekilde imara açılan bölgede, kaliteli inşaat malzemesi kullanarak ilgili teknik şartname ve yönetmelikler gereği fabrika binasını inşa ettirmiş olduğu, 2020/... sayılı yapı ruhsatını alarak faaliyete başladığı, dava konusu olay yönünden müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, riskli yapı statüsünde olan fabrika binasında meydana gelen hasarın tespitinin zaman geçtikçe zorlaşacağı ve yıkılması halinde imkansız olacağından, Erzurum ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/... D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapılmasının talep edildiğini ve bunun üzerine ...tarihinde keşif yapılarak ... tarihinde bilirkişi raporu düzenlendiğini, raporda yapıda meydana gelen hasarın açıkça izah edildiğini, müvekkili firmaya ait fabrika binasında tam ziya meydana geldiğinden dolayı, sigorta şirketince müvekkilinin sigorta teminatı kapsamındaki tüm zarar ziyanın karşılanması gerektiğini beyanla belirsiz alacak davası olarak açılan davada, şimdilik fabrika binasında meydana gelen yer kaymasından dolayı gerçekleşen tam ziya karşılığı (bina yapım ve yıkım maaliyeti, enkaz kaldırma maaliyeti, taşınma masrafı, kira desteği) bu aşamada 100,00 TL.'nin sigortaya müracaat tarihinden itibaren (...) işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 6.562.335,00-TL olarak arttırdığı görülmüştür.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen hasara benzer başka bir hasarın ilk olarak 2021 yılında gerçekleştiğini, aradan geçen süre dahilinde davacı şirketin gerekli koruma ve kurtarma önlemlerini almaması nedeniyle artarak devam ettiğini, ... tarihli ekspertiz raporundaki tespitlerden anlaşılacağı üzere, davaya konu işletmedeki hasarın davalı tarafın iddia ettiği gibi ilk olarak 2022 yılı Aralık ayında değil; 2021 yılında meydana gelmiş olduğunu, 2021 yılındaki haberlere göre söz konusu...'de birden fazla fabrikanın çöküntüye uğradığını, zeminde yanlış sistem uygulandığını, bu sebeple de...'nin farklı bir bölgeye taşınacağı yönünde birçok haberin yer aldığını, ...Müdürlüğü yetkilisinin de toprak kaymalarının...’de ilk kez 2021 yılında başladığı bilgisini verdiğini, davacı işletmede de aynı sebepten 2021 yılından bu yana hasarlar mevcut olduğu halde ve pek tabii civardaki binalarda yaşanan çökmelere rağmen aynı tehlikenin sigortalı işletmede de çok yüksek olasılıkla gerçekleşeceği biliniyor olmasına rağmen, davacı tarafın ihbarda bulunmadığı gibi koruma önlemleri ve kurtarma şartlarını da yerine getirmemiş olduğunu, TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için imkanlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlü olduğunu, somut olaya benzer nitelikte gerçekleşen bir başka olayla ilgili Yargıtayın aldığı kararların yer aldığını, davaya konu işletmede meydana gelen hasar ve zararın neyden kaynaklandığı, davacı sigortalı şirketin zararın artmasında ihmallerinin bulunup bulunmadığı hususları araştırılmadan yalnızca bedel tespitlerine yönelik rapor tanzim edildiğini, davacı şirketin hasar talebi yerinde olmamakla birlikte mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu binaya ve bölgeye ait 2020-2023 yılları arasındaki fotoğrafları da içeren eksper raporunun dikkate alınarak yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda 27.10.2025 tarihli hükümle; "...Dava, sigorta poliçesinden kaynaklı maddi tazminat isteğine ilişkindir.

Dosya kapsamından ve iddianın ileri sürülüş şeklinden, davacının ticari faaliyetini yürüttüğü kendisine tahsisli fabrika alanında meydana gelen yer kaymasından kaynaklı ... Müdürlüğünün ...tarihli ve Erzurum ...'nin... tarihli yazısı ile fabrika binasının yıkılması talimatı verildiği, fabrika alanının ... Sigorta A.Ş. tarafından her türlü doğal afet ve yer kaymasına karşı ayrı ayrı 2020-2021, 2021-2022 yılları ve son olarak... tarihleri arasında geçerli ... numaralı Kobi Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, buna bağlı olarak tazminat ödenmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.

Davalı savunmasında davanın reddini dilemiştir.

Aşamalarda dosyaya katılan ... günlü inşaat ve jeoloji bilirkişi kök raporu, ... günlü ek raporu ve ... günlü ek raporunda olayın jeolojik nedenlerle heyelan (Toprak kayması, yer kayması, kütle hareketi) şeklinde olduğu, heyelan üzerindeki yapıların hepsinin etkilendiği, yapılarda çatlak sistemleri ve yarılmalar gibi deformasyonlar oluştuğu, dolayısı ile dava konusu yapıda oluşan hasarların mutad oturmadan kaynaklı olmayıp tamamen heyelan (yer kayması) etkisinde meydana geldiği, davacının bu aşamada alması gereken bir önlem bulunmadığı, bu kapsamda davacının bir ihmalinin olmadığı ve üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği, oluşan tüm problemin tamamen jeolojik nedenlerden kaynaklı heyelandan meydana geldiğinin çok açık ve net olduğu mütalaa edilmiştir.

Yine dosya kapsamına katılan ...günlü sigortacı bilirkişi kök raporu ve ... günlü ek raporuna göre ilk yer kayması olayının ... tarihinde meydana geldiği, bu nedenle hasarın ... tanzim tarihi olan ve ... vadeli ... nolu poliçeden ele alınması gerekeceği, Jeoloji ve İnşaat Mühendisi bilirkişi raporlarına göre davacının ilgili tarih sonrası 6102 sayılı TTK'nın 1448 hükümleri dahilinde yerine getirilmiş sorumluluğa göre sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü olup hasarın ... nolu poliçeden değerlendirilmesi gerektiği, buna bağlı olarak ... günlü rapor kapsamında teknik bilirkişilerce yapılan hesaplamada yapı bedeli maliyetinin 3.350.880,00 TL., söküm bedelinin 735.223,50 TL., güvenlik için taş tahkimat bedelinin 2.204.094,00 TL., taşıma masrafının 50.000,00 TL. olmak üzere toplam 6.340.197,50 TL.'lik hasar meydana geldiği, başta ödenen 100.000,00 TL.'nin mahsubu ile bakiye hasar alacağının 6.240.197,50 TL. olduğu, poliçede 6.500.000,00 TL. bina teminatı verildiği, bu teminatın enflasyon klozu ile birlikte 6.637.137,00 TL. olduğu mütalaa edilmiştir.

Hâl böyle olunca, aşamalarda dosya kapsamına katılan ve içeriği yukarıda özetlenen inşaat-jeoloji bilirkişi raporları ile sigortacı bilirkişi raporlarına göre ... tarihinde meydana gelen yer kayması olayı nedeniyle davacının 6.340.197,50 TL.'lik zararının mevcut olduğu, başta ödenen 100.000,00 TL.'nin mahsubu ile bakiye zararı 6.240.197,50 TL. olduğu, bu bedelin poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı ve meydana gelen olay nedeniyle davacıya atfı kabil bir kusur bulunmayıp davalı sigorta şirketinin tüm zarardan mesul olduğu..." gerekçesiyle

"...Davanın KISMEN KABULÜ ile;

6.240.197,50 TL. maddi tazminatın, ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE; fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama kapsamında inşaat ve jeoloji bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir etkisinin sorumluluğunun bulunmadığını, hasara önlenemez doğa olaylarının sebebiyet verdiğinin sübut bulunduğunu, mahkemece de müvekkilinin sorumluluklarına yerine getirdiğinin, zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığının kabul edildiğini, aksi yöndeki davalı beyanlarının kabulü mümkün olmayıp davaya süresi içerisinde cevap vermeyen davalı tarafından yargılama kapsamında ve istinaf dilekçesi ile ileri sürdüğü hususların iddia ve savunmanını genişletilmesi yasağı çerçevesinde karara esas alınmasının mümkün olmadığını, mahkemece hem hukuka aykırı şekilde bilirkişinin ihbar tarihindeki veriler üzerinden yaptığı hesaplamayı esas alarak hem de ... nolu sigorta kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken ... sayılı poliçe kapsamında hasarın ele alınması gerektiği yönündeki kabulünün hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile tam kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen hükmün rizikonun gerçekleştiği poliçe dönemi yönünden hatalı ve çelişki olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı jeoloji raporlarındaki davacının alması gereken bir önlem ve ihmalinin bulunmadığı yönündeki soyut ve dosya gerçekleriyle çelişen tespiti kabul ettiğini, oysa bu tespitin hasarın artmasını önceleme yükümlülüğü ile ilgili değil sigortalının hasarın kaynağına etki edememesiyle ilgili olduğunu, bilirkişi raporları hem uygulanacak poliçe dönemi hem de davacının TTK 1448 kapsamındaki ihmali yönünden somut ve teknik bir analiz içermediğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;

Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince jeoloji mühendisi ile emlak ve değerleme uzmanı bilirkişilerden alınan teknik rapor ve iş bu rapor dayanak kılınarak sigorta bilirkişisinden alınan ... tarihli ek bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmediği, yapılan tespitler nazarında taraflar arasında dönemsel olarak sırasıyla ...vade tarihli ... no'lu KOBİ paket sigorta poliçesinin, ...-... vade tarihli ... no'lu KOBİ paket sigorta poliçesinin ve... vade tarihli ... no'lu KOBİ paket sigorta poliçesinin imza altına alındığı, dava konusu rizikonun ... tarihinde başlamış olmakla ... no'lu poliçe dahilinde davacı tarafa 100.000,00 TL ödeme yapıldığı, iş bu poliçe dahilinde kısmi hasar ödemesinin gerçekleştirildiği, gelinen süreçte ise yer kaymalarından ötürü oluşan yüksek riske rağmen davalı sigorta şirketince poliçelerin takip eden dönemler itibariyle tekrar yenilendiği ve oluşacak risklerin teminat altına alındığı, binada güçlendirmeler yapılsa da başkaca hasarların meydana geldiği, ... tarihinde meydana gelen ve ... tarihinde sigortaya ihbar edilen hasarın ise ikinci bir riziko olarak değerlendirilmesi zira Erzurum ... Müdürlüğünce bina sahasının terkedilmesi ve binanın yıkılması gerektiği yönünde karar alınmakla binada tam ziya olduğunun kabulünün gerektiği, mahkemece ikinci rizikonun gerçekleştiği ... tarihi itibariyle geçerli olan ... no'lu poliçe uyarınca teminat altına alınan miktar itibariyle yazılı bakiye miktarın davalıdan tahsiline hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 426.267,89-TL karar harcından peşin alınan 106.572,97-TL harcın mahsubu ile bakiye 319.694,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

7-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 06/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1314, K. 2026/973, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1314-e-2026-973-k-f68a81666ee9