Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2288 E. 2026/1778 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2288
Karar No
2026/1778
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2288

KARAR NO: 2026/1778

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)(Kapatılan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi)

TARİHİ: 15/09/2022

NUMARASI: 2018/543 2022/616

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;...A.Ş. tarafından, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununun posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet gösterilerek, çeşitli firmalara ait posta tekeline tabi gönderilerin kabul, taşıma ve dağıtım faaliyetlerinde bulunulduğunun tespit edildiğini, bu durumun gerek İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/122 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden bilirkişi marifetiyle yapılan tespit ile gerekse davalı firmanın halen faaliyette bulunan internet sitesi içeriğinden açıkça anlaşıldığını, bu nedenle; davalıların, posta tekeline aykırı faaliyetlerine konu gönderiler nedeniyle, müvekkili kuruluş nezdînde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminata hükmedilmesi ve 6475 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren posta tekeline aykırı faaliyet göstererek kabul, taşıma ve dağıtımını yaptıkları/yaptırdıklan çeşitli firmalara ait gönderilerin gerçek adedinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek her bir gönderi için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminata hükmedilmesi ve muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesi istemi ile işbu davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkili ... A. Ş. nin kuruluşu, yapılanması, faaliyet konulan ve hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesine ve posta sektörünün düzenlenmesine ilişkin 6475 Posta Hizmetleri Kanunu'nun Evrensel posta hizmet sağlayıcısı: Evrensel posta hizmetini yetki belgesi uyarınca yürütmekle yetkili kılınan hizmet sağlayıcısını, Evrensel posta hizmet yükümlüsü: Evrensel posta hizmetini görev sözleşmesi uyarınca sağlamakla yükümlü kılınan hizmet sağlayıcısını, Görev sözleşmesi: ....nin posta hizmetlerini sunmak üzere hak ve yükümlülüklerini belirleyen sözleşmeyi ifade edeceği belirtildiğini, bu çerçevede Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile müvekkili şirket arasında 23/07/21)13 tarihinde yukarıda belirtilen Posta Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Görev Sözleşmesi akdedildiğini, davalı ...A.Ş. tarafından, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren, posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet gösterilerek, gerek diğer davalı firmalara ait gerekse dava dışı firmalara ait posta tekeline tabi gönderilerin kabulü, taşınması, dağıtımı vs. işlemlerin yapılması nedeniyle, her bir gönderi için müvekkili Kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında olmak üzere, doğan tazminat alacağına ilişkin olarak, fazlaya ilişkin hakları ve davalı ...firmasına posta tekelinin ihlali niteliğinde gönderi taşıtan taraflarına ticaret ünvanı belirlenemeyen diğer firmalara karşı her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL 'nin ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, ...A.Ş'den tamamının, diğer davalılardan sorumlulukları oranında ve ... firması ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılarca davalı ... firmasına kabul, dağıtım ve taşıma işi yaptırılan ihlal kapsamındaki tüm gönderilerin gerçek adedinin objektif olarak, belirlenebilir nitelikte olmadığından, ticari kayıt vc defterlerin incelenmesi suretiyle bilirkişi marifetiyle tespiti ile alacağın belirlenebilir hale getirilmesine ve her bir gönderi için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi İle ...A.Ş’den tamamının, diğer davalılardan sorumlulukları oranında ve ... firması ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı ...firmasınca posta tekel hakkının ihlali niteliğinde gönderi kabul, taşıma ve dağıtımı yaptıran ancak taraflarınca ticaret ünvanı belirlenemeyen dava dışı diğer firmaların ticaret ünvanlarının ve bu firmalara ait gönderilerin gerçek adedinin ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi suretiyle bilirkişi marifetiyle tespiti ile alacağın belirlenebilir hale getirilmesine ve her bir gönderi için müvekkili Kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi İle ...A.Ş'den tahsilini, muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle;Müvekkili şirket markaları ile Türkiye hudutları dahilinde araç satımı, araç kiralama işleri ve yetkili servis bakım işleri ile uğraşan bir firma olduğunu, Borçlar Kanununun haksız fiil zaman aşımını düzenleyen 72. maddesi olan “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” kabul anlamına gelmemek kaydı ile huzurdaki davanın belirsiz olarak geriye dönük talepte bulunan davacı istemine ilişkin olarak, davanın açıldığı tarih ile zararın meydana geldiği iddia olunan tarihin tespiti ile belirlenecek süreler açısından Borçlar Kanunu'nun amir hükmü gereği zamanaşımı itirazlarını tekrar ettiklerini, posta teşkilatı 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile yeniden yapılandırıldığını, küreselleşmenin en önemli sonuçlarından biri olan serbest piyasa ekonomisinin etkisiyle tüm sektörlerde oluşan serbestleşme dünyada ve özellikle Avrupa Birliği mevzuatında posta hizmetleri sektöründe de serbestleşme yolunda düzenlemeler yapılmasına neden olduğunu, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu, AB mevzuatında özellikle önem verilen posta hizmetlerinin serbestleştirilmesi ve evrensel posta hizmeti ilkeleri doğrultusunda düzenlemeler yaptığını, 09.05.2013 tarihinde kabul olunan 6475 Sayılı Kanun ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de .......'nun posta sektöründe önemli bir düzenleyici ve denetleyici kurum halinde getirildiğini, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun kabul edilmesi ile birlikte posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimini kapsayan posta hizmetlerinin bu kanun hükümlerine göre Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı – Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından bu hususta yetkilendirilmiş şirketler tarafından yapılabilmesi hususunun yürürlüğe girdiğini, BTK'nın 6475 Sayılı Kanun gereğince .... A.Ş’nin ve diğer sermaye şirketlerinin posta sektörüne ilişkin faaliyetlerini düzenlenmek, denetlemek, sektörde rekabeti sağlamak, rekabet bozucu faaliyetlere karşı yaptırım uygulamak hususlarında yetkili ve görevli kılındığını, 6475 Sayılı Kanun’un “Posta Hizmetleri İçin Yetkilendirme” başlıklı 9. maddesinde posta hizmetlerinin sunulması ve gerekli altyapının kurulması ve işletilmesi için BTK tarafından yetkilendirilmiş olmayı hüküm altına aldığını, yine 6475 Sayılı Kanun’una dayanılarak hazırlanan 03.06.2014 tarih ve 29019 sayılı “Posta Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği”nin ikinci bölümünde yer alan 5.madde de “Yetkilendirmeye Dair Genel Esaslar” başlığı ile bu hususa açıklama getirdiğini, huzurdaki davada müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olayacağını, diğer davalılardan .... A.Ş'nin yasa ve mevzuta uygun şekilde BTK tarafından yetkilendirildiğini, ulusal hizmet yetkisine haiz posta hizmet sağlayıcısı bir özel sermaye şirketi olduğunu, davacı tarafın davaya dayanak olarak göstermiş olduğu İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/122 Değişik iş sayılı dosyası ile yapılan tespitin, huzurdaki dava açısından hiçbir hukuki mahiyeti bulunmadığını, Kanun ve Yargıtay İçtihatları dolayısıyla, müvekkil yönünden haksız ve hukuki yarar ve dayanaktan yoksun olarak ikame edildiğini, bu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davanın, davalı şirketin Posta Hizmetleri Kanunu uyarınca posta tekeline aykırı faaliyette bulunduğundan bahisle Posta Tekel Hakkının ihlali niteliğindeki gönderileri taşıyan firmaların ve taşıdıkları gönderi adedinin tespiti ile 10 katı tutarının tahsili, muarazanın meni ve haksız rekabetin/müdahalenin önlenmesi talebine ilişkin olduğu, davacı tarafın tekel hakkı olsa da taleplerinin geçerli olması için öncelikle davalı ... firmasının davacının tekel hakkını ihlal ettiğini ispatlamasının gerektiği, mahkememizce bu kapsamda davalı defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, davalının dava dışı ... firmasıyla ticari ilişkisinin olduğu ancak 20 Gr'a kadar gönderi adeti ve gönderi tutarının tarafların ticari defterleri üzerinde tespitinin mümkün olmadığı, davalı ...'un ticari olarak bu işi yapmadığı, keşif mahalinde bulunan gönderilerin tanımlamaya uygun haberleşme gönderisi olup olmadığının net olmadığı, yalnızca kapalı zarf içeriği her tür gönderinin mektup olarak kabul edilemeyeceği, davalının posta tekeli ihlal ettiği yönünde kesin bir değerlendirme yapılamadığı, hem mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında hem de İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda davalının...'nin gönderi tekel hakkını ihlal ettiğine dair bir tespite yer verilmediği, davalının gönderi tekel hakkını ihlal ettiği hususu ispatlanamadığından "

gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6475 Sayılı Yasanın Posta Tekeli Hakkını düzenleyen 6. maddesinde; '' Posta tekelini ihlal edenler, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta ücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekle yükümlüdür. Bu tazminat, evrensel posta hizmet yükümlüsüne irat kaydedilir. Bu kapsamda tespit edilen gönderiler, evrensel posta hizmet yükümlüsü tarafından gecikmeksizin alıcısına sevk edilir.

Posta tekeli ihlali hakkındaki yaptırımlara ilişkin diğer mevzuat hükümleri saklıdır” denilmek suretiyle anılan kanun ile müvekkili idarenin tekel hakkının ihlali halinde tazminat talep edebileceğinin düzenlendiğini, anılan kanun hükmünde açıkça Posta tekelini ihlal edenler tarafından tazminat ödeneceğinin belirtildiğini, bu nedenle Posta tekel hakkına tabi gönderileri kabul, taşıma ve dağıtım işini yapan firmaların yanısıra yaptıranların da müşterek olarak posta tekel hakkını ihlal ettiği ve tazminat sorumluluğu bulunduğunu, dosyaya sunulan emsal kararlardan ihlal kapsamında kabul, taşıma ve dağıtım işini yapan firmaların yanısıra yaptıranların da tazminattan sorumlu tutulduğunun görüldüğünü, farklı ticari alanda iştigal etmenin kanuni düzenlemelere aykırı davranma hakkı tanımayacağını, mahkemece gerekçeli kararda İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/68 E. Sayılı dosyasından alınan eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayanan bilirkişi raporlarına atıfta bulunulmasının ve bu raporların karara esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 5584 sayılı Yasanın "Posta Tekeli" başlıklı 2'nci maddesinde; açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartlar... idaresinin tekeli kapsamında sayıldığını, Mektup Postası Yönetmeliğinin, Posta tekelini düzenleyen 5. Maddesinin; ''Mektup postası gönderilerinden açık veya kapalı mektuplarla, üzerinde haberleşme niteliğinde yazılar bulunan posta kartlarının kabul, taşıma ve dağıtımı...'nin tekeli altındadır'' şeklinde düzenlendiğini, posta tekeline tabi gönderilerin dağıtımının yanı sıra kabul, işleme, sevk ve her türlü işleminin de münhasıran... tarafından yapılabileceğinin kabul edildiğini, Yönetmeliğin Mektuplar başlıklı II.Kısım 21.maddesinde mektubun ''Güncel ve kişisel haber taşıyan kağıt ve benzerlerine "Mektup" denir. mektupların zarf içinde olup olmamaları veya zarfların açık veya kapalı olmaları niteliklerini değiştirmez. mektup dışındaki herhangi bir gönderinin tanımına uymayanlar ile kapalı zarf yahut ambalaj içinde yollanan gönderiler de mektup olarak işlem görürler'' şeklinde tanımkandığını, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun “Posta tekeli” başlıklı 6’ncı maddesinin 1.fıkrasının (a) bendine göre de ağırlığı ve ücreti belirlenen yurtiçi ve yurtdışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi aşamalarının tamamının posta tekeline tabi olduğunui 5584 sayılı Yasanın posta tekelini düzenleyen 2. Maddesinde, açık ve kapalı mektuplar ile üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların, ... İdaresinin tekeli kapsamında sayıldığının düzenlendiğini, bahsi geçen kanuni düzenlemeler ve emsal yargı kararlarından görüleceği üzere; içeriğine bakılmaksızın kapalı zarf içerisindeki her türlü gönderinin mektup olarak kabul edildiğini ve tekel kapsamında olduğunu, davalı ... firması için belirlenen dava değerinin 7.000-TL olduğunu, davanın reddi yönünde karar verilmesi halinde dahi, dava değeri ve dolayısıyla reddedilen miktar olan 7.000-TL'nin üzerinde vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında posta tekel hakkının ihlali nedeniyle muarazanın meni, müdahalenin önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı, davalının, posta tekeline aykırı faaliyetlerine konu gönderiler nedeniyle, müvekkili nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminata hükmedilmesini, muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesini talep etmektedir.

Davalı ise; ... ... şirketinin yasa ve mevzuata uygun şekilde BTK tarafından yetkilendirilmiş, ulusal hizmet yetkisini haiz “posta hizmet sağlayıcısı” bir özel sermaye şirketi olduğunu, BTK tarafından “Posta Hizmet Sağlayıcısı” olarak yetkilendirilen .... A.Ş. ile diğer kişiler arasında posta dağıtım hizmetleri alınması hususunda bir hizmet ilişkisi kurulmasının, aleyhe bir sorumluluk doğurmayacağını savunmaktadır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı ... firmasının diğer davalılar için yaptığı “haberleşme amaçlı zarfı 20 gram ve altında olan gönderiler” bakımından davacının yasal tekel hakkını ihlal etmiş olabileceği, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 6.maddesi gereği Cumhurbaşkanı veya Bakanlar Kurulu tarafından düzenleme yapılmaması durumunda geçici 8.madde gereği önceki mevzuata göre davacı yanca düzenlenen tarifelere itibar edilmesi gerektiği, diğer davalıların posta göndereni olduğu, ticari olarak bu işi yapmadığı gözetilerek, tekel hakkı ihlalinden sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.

Davalının ve dava dışı ... firmasının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; davalı ile dava dışı ... arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, 2013-2018 yılları arası dava dışı ... tarafından davalı yana 335 adet toplam 1.854.09,19 TL tutarından fatura düzenlendiği, düzenlenen faturaların tamamının

davalı ... tarafından dava dışı ...’e ödendiği, huzurdaki davaya konu 20 grama kadar gönderi adeti ve gönderi tutarının tarafların ticari defterleri üzerinde

tespitinin mümkün olmadığı, ... ticari defterlerinde tekel hakkı ihlaline konu 20 gramın altında, gönderi gönderip göndermediğinin somut olarak tespit edilmediği, davalı ...’un ticari olarak bu işi yapmadığı, tekel hakkı ihlalinden sorumlu tutulamayacağı tespit edilmiştir.

İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/68 Esas Sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde; dosyanın davalılar ... ve diğer davalılar bakımından irdelendiği, Posta Kanunu konusu söz konusu olunca, en çok tartışılan konunun posta tekeli olduğu, sonrasında mevcut içeriği ile 03.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak 6475 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği, bundan önce 5584 sayılı Kanun yürürlükte olduğu, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nda da posta lekelinin korunduğu, tekel kapsamı taşımaların karayolu taşıyıcılarına yasak edildiği, 6475 sayılı Kanun ile ise "temel ücret ve temel ücrete esas ağırlık" dışında serbestleşme sağlandığı, böylece serbestletmenin yasallaştığı, Bakanlar Kuruluna tanınan yetki kapsamında 'temel ücret ve ağırlık'' belirlenmeden 6 yılda bir ilerleme olmadığı, delil tespiti sürecinde davalı ... firmasının, P1 ve P2 yetki belgesi ile çalıştığını (yurtiçi ve uluslararası dağıtım ticari faaliyetinde bulunduğu), sırf zarf içeriği olduğundan posta tekeli var gibi değerlendirmeler yapıldığı, davalı ... firmasının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan 27.05.2015 tarihli yetki belgesini de alarak 26.05.2030 tarihine kadar "posta hizmetleri yetkisini" en kapsamlı bir şekilde aldığı, davacının hem ... ve ... kapsamında M yetki belgesi (kargo taşıma) ile lojistik hizmetleri vermeye başladığı, hem de posta tekelinde taşımalar yaptığı, posta gönderileri ve kargo taşımalarında 6475 sayılı kanunla ihdas edildiği gibi ticari işletmecilerin idari ücret tahsil ederken nihai tüketiciden alınan bedellerin kuruma ödendiği, net satış hasılatından %2 nispetinde cirodan pay olarak Bakanlık Merkez Muhasebe birimine de ödeme yapıldığı, kapalı zarf içeriği her tür gönderinin mektup olarak kabul edilemeyeceği, dosyada davalı ..., ... A.Ş., ... A.Ş., vekillerince sunulan dilekçelerin incelendiği, bu firmaların gönderileri bakımından posta tekeli ihlali nedeni sayılmayacağı kanaatine ulaşıldığı, sonuç olarak kapalı zarf içeriği her türlü nesnenin mektup olarak kabul edilemeyeceği, önceki bilirkişi raporunda posta tekelinin ihlal edildiğinin salt kapalı zarflar nedeniyle göz önünde tutularak varılan bir kanaat olduğu, bunun hatalı olduğu, davalının yetki belgesine uygun ve katkı paylarını tam ve gereği gibi ödeyerek ticari faaliyette bulunduğu, davalının posta tekeli ihlal ettiği yönünde kesin bir değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir.

6475 sayılı Kanunun 03.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bundan önce 5584 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nda da posta tekelinin korunduğu, tekel kapsamı taşımaların karayolu taşıyıcılarına yasak edildiği, 6475 sayılı Kanun ile “temel ücret ve temel ücrete esas ağırlık” dışında serbestleşme sağlandığı, böylece serbestleşmenin yasallaştığı, geçici 8.maddenin geçiş maddesi olarak halen 5584 sayılı kanunun ilgili hükümleri ve uygulamasını gerektirdiği, delil tespiti sürecinde davalı ... firmasının, P1 ve P2 yetki belgesi ile çalıştığı ve yurtiçi ve uluslararası dağıtım ticari faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiği, davalı ... firmasının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan 27.05.2015 tarihli yetki belgesini de alarak 26.05.2030 tarihine kadar “posta hizmetleri yetkisini” en kapsamlı bir şekilde aldığı, 03.08.2015 tarihi itibarı ile yürürlükte olan ve 2016 yılında uygulanan tarife incelendiğinde, 20 grama kadar olan haberleşme gönderilerinde basılı kağıtlar-kredi kartı ekstresi haberleşme evrakı için 60 kuruş fiyat uygulandığı anlaşılmaktadır.

Mali müşavir bilirkişinin yaptığı defter incelemesinde davalı ve dava dışı ... Şirketinin 2013-2018 yılları arası dava dışı ... tarafından davalı yana 335 adet toplam 1.854.09,19 TL tutarından fatura düzenlendiği, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan bilirkişi incelemesinde ise; davalı ... firmasının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan 27.05.2015 tarihli yetki belgesini de alarak 26.05.2030 tarihine kadar “posta hizmetleri yetkisini” en kapsamlı bir şekilde aldığı tespit edilmiştir.

Buna göre dava dışı şirketin yetki belgesini aldığı tarih dikkate alınmaksızın, dava dışı şirketin davalı ile ticaretinin başladığı tarih tespit edilmeksizin ve 6475 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarih gözönünde bulundurulmaksızın davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.Mahkemece yapılması gereken dava dışı şirketin yetki belgesini dosya kapsamına kazandırarak, davalının ve dava dışı şirketin ticari ilişkisinin tam olarak hangi tarihte başladığının tespiti için davalı ve dava dışı şirketin defterleri üzerinde inceleme yapması için yerinde inceleme yetkisi vermek suretiyle, yetki belgesinin tarihi ve 6545 sayılı kanunun yürürlük tarihi de dikkate alınarak ayrıntılı rapor düzenlenmesi için dosyanın mali müşavir lojistik konusunda uzman ve posta hizmetleri konusunda uzman sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ederek gönderinin davacı tekelinde olup olmadığını tespit etmek ve gönderinin türü ve kapsamını ticari defter ve faturaları inceleyerek tespit edip hesaplama yapmaktır.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,

2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,

5-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.08.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2288, K. 2026/1778, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2288-e-2026-1778-k-e2b9a5820628