İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/298 E. 2026/432 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/298
- Karar No
- 2026/432
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/298 Esas KARAR NO : 2026/432
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/04/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Şirketi ile müteselsil kefil ... arasında 13.06.2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davalı borçlu ...'ün de işbu sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden borç ödenmeyince, 02.10.2024 tarihi itibariyle hesap kat edilerek, borçluya, ... 20. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı gönderildiğini, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı ve ihtara rağmen ödenmeyen borca ilişkin, davalı borçlu şirket ile müteselsil kefil ... aleyhine,... 25. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip açıldığını, ...25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından ödeme emrinin borçlu şirket ile müteselsil kefil ...'e tebliğ edilmiş olduğunu, borçlular tarafından borca, faize , yetkiye ve takibin tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğunu, yetki itirazının taraflarınca kabul edilerek icra dosyasının İstanbul İcra Müdürlüğüne tevzi edilmiş olup, ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ödeme emrinin borçlu şirket ile müteselsil kefil ...'e tebliğ edilmiş olduğunu, davalılar tarafından borca itiraz edilmiş olup, taraflarınca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş ve anlaşamama olarak tutanağın imza altına alınmış olduğunu, davalı borçluların genel kredi sözleşmesine ilişkin ödenmeyen 1.550.000,00 TL tutarındaki borca istinaden başlatılan takibe, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olmak çabasından ibaret olduğunu, bu durumun da davalı yanın kötü niyetinin açık bir göstergesi olduğunu, borçluların itirazının yerinde olmadığını, faiz oranının sözleşme ile kararlaştırılmış olduğunu, müvekkilinin alacağının likit ve belirli olduğunu, bu nedenle borçluların alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin alacağının, kredi sözleşmesine dayanmakta olup, likit olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, borçluların ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlar ile devamını, haksız ve kötüniyetle yapılan itiraz nedeniyle davalılar (borçlular) aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı şirket ile davalı şirket arasında 13.06.2024 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefili sıfatıyla imza atmış olduğunu, ancak, kefalet sorumluluğunun Türk Borçlar Kanunu kapsamında sınırlandırılmış olup, geçerli ve hukuki bağlayıcılığı ancak belirli şartların sağlanması halinde mümkün olduğunu, müvekkilinin kefaletinin, genel kredi sözleşmesinde yer alan borç tutarının ve kefalet sorumluluğunun kapsamının açık şekilde belirtilmemesinin, kefaletin süresinin ve miktarının açıkça yazılı olmaması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir borç sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça, sözleşmeye aykırılığın olduğu iddia edilen ödeme planı ve temerrüt durumu detaylı olarak açıklanmamış; borcun muacceliyetine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ispatlanmamış olduğunu, genel ifadelerle ileri sürülen “kat ihtarı” ile sözleşmede düzenlenen temerrüt hükümlerinin oluştuğunun varsayılmış olduğunu, oysa ki, söz konusu ihtarın usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin dahi açık olmadığını, borcu kabul etmemekle birlikte icra takibinde uygulanan faiz oranının da hatalı olduğunu, müvekkilinin borca yönelik itirazı haklı ve ciddi nedenlere dayanmakta olup hiçbir şekilde kötü niyetli olmadığını, borcun likit ve belirli olduğu yönündeki iddialarının da gerçeği yansıtmamakta olduğunu, zira borç miktarının, faiz hesabı ve temerrüt başlangıcı gibi hususlar belirsiz olduğunu ve bilirkişi incelemesini gerektirir nitelikte olduğunu, davacı tarafça talep edilen %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borca yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olması gerektiğini, oysa somut olayda itirazın, açıkça hukuki gerekçelere dayanmakta olduğunu, bu nedenle tazminat talebinin de yerinde olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. ...18. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden rapor alınmıştır. ...18. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 1.913.424,48 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 05/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Bilirkişi görev tanımı doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda; Davacı şirket vekili tarafından, ... 18. İcra Müdürlüğü nün ... Esas Sayılı dosyası ile; 23.01.2025 tarihinde, davalılar aleyhine 13.06.2024 tarihli 20.000.000.- TL bedelli Faktöring Sözleşmesi ve ... 20. Noterliği nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinden kaynaklanan alacak sebebiyle; 1.913.424,48 TL lık ilamsız takip başlatıldığı, Davacı Şirket ile davalı ...Ltd. Şti. arasında imzalanmış 13.06.2024 tarihli Faktoring Sözleşmesinin bulunduğu, söz konusu sözleşmede, davalı şirketin müşteri olarak, davalı ...’ün müteselsil kefil olarak gözüktüğü, sözleşme ve Kabul Beyan dökümlerinde şirket kaşesi, isim ve imzalarının bulunduğunun görüldüğü, Usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; davalı şirketin 23.01.2025 takip tarihi itibariyle 1.550.000,00 TL borç bakiyesinin bulunduğunun görüldüğü, Davacı şirket tarafından keşide edilen ... 20. Noterliği nin ... tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile, davalılara, hesaplarının kat edildiği, ödenmesi gereken tutarın 1.910.724,40 TL olduğunun ihtar edildiği, Dosya içeriğinde söz konusu ihtarnamenin davalılara tebliğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile; "Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, Kanun'un ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... Ltd. Şti.'nin müşteri olarak, davalı ...'ün 20.000.000,00TL limitle müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı, TBK'nın 583 maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı, kefalet tarihi, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve müteselsil kefil ifadesinin el yazıları ile belirtildiği, davalı ...'ün TBK'nın 584 maddesi uyarınca davalı asıl borçlu şirketin yetkilisi olması nedeniyle eş muvafakatinin alınmasının şart olmadığı, kefaletinin TBK'nın 583. maddesine uygun olduğu, inceleme günü davalı şirketin ticari defterlerini sunmadığı, davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davalıların 1.550.000TL borçlu olduklarının tespit edildiği, davacının alacağının davalı kefilin kefalet limitinin altında olduğu, sözleşmenin 7. Maddesinde temerrüt faizinin ... T.A.Ş.'nin temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %75 ilavesiyle bulunan faiz oranının uygulanacağı düzenlenmiş ise de davacı tarafça dava dışı ... A.Ş.'nin faiz oranları sunulmadığı gibi bilirkişi raporuna tarafların itirazlarının bulunmadığı görülmekle davanın kabulüne, davalıların ... 18. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında 1.550.000,00TL asıl alacak için davalıların itirazlarının iptaline, 1.550.000,00TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına , alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalıların ... 18. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında 1.550.000,00TL asıl alacak için davalıların itirazlarının iptaline, 1.550.000,00TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına 2-Kabul edilen alacağın %20’si oranında 310.000,00TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 105.880,50-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 16.903,01-TL. harcın mahsubu ile bakiye 88.977,49-TL. harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 235.000-TL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL. başvurma harcı + 16.903,01-TL. peşin harç + 10.000-TL. bilirkişi + 1.925-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 29.443,41-TL. yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalılardan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.