Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/531 E. 2026/973 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/531
Karar No
2026/973
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/531

KARAR NO: 2026/973

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/03/2021

NUMARASI: 2018/1478 Esas 2021/270 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 01/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin, 13/06/2018 tarihli faturadan da görüleceği üzere 21-25 Eylül 2018 tarihleri için davalı şirketten Paket Tur hizmeti aldığını ve bu hizmet için davalı tarafça müvekkil şirkete 105.600,00 TL fatura kesildiğini, alınan hizmette otel hizmetinin de açıkça mevcut olduğunu, devamında müvekkili şirketçe davalı şirkete 52.800,00 TL, 24.800,00 TL ve 28.000,00 TL tutarlı ödemelerin yapıldığını, dekont açıklamalarında da mevcut bu ödemelerin .... Organizasyon bedeli kapsamında olduğunu, müvekkili davacı şirket yaptığı ödemelerin karşılığı organizasyon için ilk gün sair otele gittiğinde davalı turizm şirketinin otele ödeme yapmadığının anlaşıldığını, ilgili organizasyonun Türkiye'nin muhtelif şehirlerinden katılan acentelerle müvekkili davacı şirketin işleyişi için önem arz eden bir organizasyon olup, otel yetkililerinin ödeme yapılmaması halinde girişleri kabul etmeyeceği beyanı üzerine müvekkili davacı şirketçe otele 80.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili davacı şirketin mağduriyetinin giderilmesi için tüm iyi niyetiyle davalı şirketle iletişime geçtiğini ve davalı taraf yetkilisi tarafından ekte mevcut taahhütnamenin tanzim edildiğini, 21.09.2018 tarihli taahhütname uyarınca davalı tarafın müvekkili şirkete 24.09.2018 tarihinde 80.000,00 TL ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, ancak ilgili tarihte hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, müvekkil şirketin tüm başvurularına rağmen ödeme yapmayan davalı şirket aleyhinde İstanbul .... İcra Md. ... E. Nolu dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın otele ödeme yaptığı iddiası karşısında bu ödemenin paket tur sözleşmesiyle bağdaştırılması anlaşılabilir olmadığını, paket tur sözleşmelerinin niteliği gereği paket tur hizmetini alan tarafın muhatabı paket tur sağlayıcısı olup kabul anlamına gelmemekte birlikte davacının otele ödeme yapmadan önce müvekkili şirketi uygun biçimde bilgilendirmesi gerekirken otele ödeme yaptığı iddiasıyla hak talep etmesinin mümkün olamayacağını, kaldı ki davacının neye istinaden otele ödeme yaptığı dava dosyasından anlaşılmamakla bu ödeme davacı ile dava dışı otel arasındaki farklı bir ticari ilişkiden veya farklı tarihteki bir konaklamadan kaynaklanmış da olabileceğini, davacı vekilinin dilekçesinde taahhütname olarak bahsi geçen evrakta da ne paket tur sözleşmesinin adı geçmekte ne de otele yapılan ödemeye istinaden davacıya ödeme yapılacağı ile ilgili bir taahhüt bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan evrak taraflarına tebliğ edilmediğinden Uyap sistemi üzerinden görüldüğü kadarıyla imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olup olmadığı anlaşılmadığını, her türlü itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, taahhütname olarak belirtilen evrakın aslının dosyaya sunulmasını dava dilekçesi ekinde sunulan evrakların okunaklı örneğinin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, davacı tarafın paket tur hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkili şirkete 105.600,00-TL ödeme yaptığını iddia etmesine rağmen, yalnızca dava dışı otele ödediğini iddia ettiği bedel olan 80.000,00-TL lik tutar üzerinden icra takibi yapmasının tutarsız olup bu dahi müvekkili şirket aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu ortaya koymakta olduğunu, kaldı ki turizm mevzuatı gereği otelin her türlü konaklama kaydını yapıp rezervasyonu onayladıktan sonra acentenin bedeli ödemediğinden bahisle iptal ve bedel talebinin mümkün olmadığını, bu ihtimalde otelin varsa talebini acenteye yöneltebileceğini, davacının müvekkiline değil dava dışı otele hiçbir yasal zorunluluk bulunmadan, müvekkiline yansıtmadan, talep ve ihbarda bulunmadan, kendi inisiyatifi ile ödediği tutarı müvekkilden talep etmesi hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "... Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, inceleme günü davalı tarafın defterleri sunulmamış, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları yerinde incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen hukuka uygun denetime açık olan rapor da dikkate alınarak, icra takibi dayanağı dava dilekçesi ekinde bulunan taahhütname olup, taahhütname ödeme emri tebliğ belgesiyle birlikte davalıya tebliğ edildiği davalı tarafça İİK 62/5 maddesi gereğince imzaya açıkça itirazda bulunmadığı, ayrıca ödeme emri tebliğ belgesine herhangi bir şerh düşülmediği, davalıya defter inceleme ara kararı tebliğ edildiği fakat süresinde defter ibraz etmediğinden davacı kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, davacı şirketin 80.000,00 TL asıl alacak ve 986,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.986,30 TL üzerinden itirazın iptali istemiyle davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla 80.000,00 TL asıl alacağı bulunduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olup olmadığına ilişkin kayıt sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ispatlandığı kanaatine varılarak icra takibi öncesi temerrüt ihtarının dosyada mübrez olmadığı, TTK 1530'un şartları gerçekleşmediği " gerekçesiyle davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 80.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının İİK 67....gereğince 80.000,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; aslı ibraz edilemeyen ve imzası inkar edilen taahhütnamenin hükme esas alınamayacağını, İİK 62/5 maddesi yanlış ve hukuka aykırı biçimde uygulandığını, dava tarihinde davacı taraf defterlerinde kayıtlı alacak bulunmadığını, otele yapılan ödeme, müvekkilin borcu olduğunu ispatlamayacağını, icra inkar tazminatı koşulları kesinlikle oluşmadığını ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, paket tur sözleşmesinden kaynaklanan eksik ifa nedeniyle uğranılan zararın (sözleşme kapmasında olduğu iddia olunan dava dışı otele yapılan ödeme) tazmini amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusu kapsamında dosya öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeninden olan görev hususunda incelendiğinde;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.

6502 sayılı TKHK'nun 51/1. maddesinde" Paket tur sözleşmesi, paket tur düzenleyicileri veya aracıları tarafından aşağıdaki hizmetlerden en az ikisinin birlikte, her şeyin dâhil olduğu fiyatla satıldığı veya satımının vaat edildiği ve hizmetin yirmi dört saatten uzun bir süreyi kapsadığı veya gecelik konaklamayı içerdiği sözleşmelerdir:

a) Ulaştırma

b) Konaklama

c) Ulaştırma ve konaklama hizmetlerine bağlı olmayan başka turizm hizmetleri." şeklinde paket tur tanımlanmıştır.

Somut olayda; davacı tarafça, davalı şirketten satın alınan paket tur hizmetinin eksik ifa edildiği, sözleşme kapsamında olmasına rağmen dava dışı otele tekrardan ödeme yapıldığından bahisle uğranılan zararın diğer bir ifade ile hizmeti verecek olan dava dışı otele ödenen bedelin tazmini amacıyla davaya konu takip başlatılmış olup taraflar arasındaki uyuşmazlık paket tur sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

TKHK'nin paket tur sözleşmeleri başlıklı 51/9. maddesinde yer alan "Ticari veya mesleki faaliyetleri çerçevesinde paket tur hizmetinden faydalanan kişiler de tüketici olarak kabul edilir." düzenlemesi ile paket turdan yararlanan gerçek kişi tüketici dışındaki kişiler de tüketici olarak kabul edilmiştir. Paket tur katılımcısının ticari veya mesleki faaliyeti çerçevesinde hareket etmesi halinde dahi, bu tür kişilerin de tüketicilere sağlanan haklardan faydalanacağı yasal olarak düzenlenmiştir.

TKHK'nin tüketici mahkemeleri başlıklı 73/1-4. maddesinde ise, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir". "Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür" düzenlemesi bulunmaktadır.

Paket tur sözleşmesinin tarafı olan davalı şirket tüketici olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında paket tur satışından kaynaklanan hukuki işlemin tüketici işlemi niteliğinde (TKHK md. 3) olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a.3 ve 355 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E. 2021/... K. sayılı ..../03/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,

3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talep halinde iadesine,

4-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.c bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/531, K. 2026/973, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-531-e-2026-973-k-01bd575fcd86