İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/301 E. 2026/444 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/301
- Karar No
- 2026/444
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/301 Esas KARAR NO : 2026/444
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... adresinde kâin taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak 12.11.2020 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ve Protokol akdedildiğini, davalı bayinin sözleşmeler kapsamında, müvekkil şirketten satın aldığı akaryakıt ürünlerini, müvekkil şirket markası altında satma edimini üstlendiğini, bu nedenle ilgili akaryakıt istasyonuna yine sözleşmeler kapsamında birtakım menkullerin ariyeten teslim edildiğini ancak davalı bayinin ... Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilmiş Bayilik Sözleşmesini tek taraflı olarak haksız bir şekilde süresinden önce feshettiğini ve bayilik ilişkisini sonlandırdığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin süresinden önce bayi tarafından haksız şekilde sonlandırılması ile birlikte müvekkil şirketin gerek yasalardan ve gerekse sözleşmelerden kaynaklanan bir takım haklarının gündeme geldiğini, davalı bayinin sözleşmenin haksız şekilde erken feshi nedeniyle kıstelyevm hesaba göre tahakkuk eden 134.000,00-TL cezai şart bedelinin fesih tarihi olan 22.03.2023 tarihinden itibaren müvekkil şirkete ödemek ile yükümlü olmasına rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, bu nedenle taraflarınca ... 3.İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasında cezai şart bedeli ile bu bedele 22.03.2023 tarihinden itibaren işlemiş akdi faiz talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını beyanla ... 3.İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlunun hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli itirazları sebebiyle %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresi göz önüne alındığında yetkili ve görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini, davaya konu cezai şart alacağı tarafların erken feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla ikame edilmesinin dışında müvekkilinin almayı taahhüt ettiği yakıt miktarını karşılayamaması halinde de koruyucu olarak tanzim edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı her ne kadar 184.543,70 TL cezai şart talep etmiş olsa da kıstelyevm hesabına göre yapılan bu hesaplamayı doğru bulmadıklarını, davalı şirketle yapılan sözleşme 12.11.2020 ile 22.03.2023 tarihleri arasında 2 yıl 4 ay 10 günlük işin ifa edildiğini, cezai şart protokol süresinden istifade edemediğini iddia ettiği bölümün kanaatlerince hatalı olduğunu, davacı yanın yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile takip talebinde istemiş olduğu ticari temerrüt faiz miktarının fahiş olduğunu ve sözleşmeye de aykırı olduğunu, davadan önce haklı ve usule uygun bir temerrütün söz konusu olmadığını, borçlunun taahhüt ettiği edimi süre olarak yerine getirmese de kazanç olarak yerine getidiğini bu sebeple ödenmesi istenen cezai şartın fahiş olduğunu, uğranılan zarar ve kararlaştırılan ceza arasında orantısızlık mevcut olduğunu, bahse konu olayın yargılama gerektiren bir olay olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de tüm taleplerle birlikte reddi gerektiğini, davaya konu alacak miktarının zaman aşımına uğradığını beyanla haksız davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, ... 3.İcra Müdürlüğünün ...Esas, ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, .... 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 05/12/2024 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; ''Davalı tarafın yetki itirazının, taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesinin 23 ve Protokolün 7.5 maddeleri gereğince reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 05/12/2024 tarihli duruşmasının (6) numaralı ara kararı ile; "Yalova Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; -Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA TESPİT EDİLEN UYUŞMAZLIKLARIN HALLİ İLE Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi ve Protokol kapsamında; -Sözleşmenin başladığı tarihten itibaren davalı tarafından öngörülen satış taahhütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin YIL BAZINDA değerlendirilmesi, -Sözleşme ve taahhüt kapsamında şayet eksik satış yapılmış ise HER YIL İÇİN NE KADAR EKSİK SATIŞ YAPILDIĞININ tespit edilmesi, -Taraflar arasında akdedilen Prokotolün 7.2.maddesine dayalı olarak davacının davalıdan ceza-i şart alacağının tespit edilmesi durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının tespiti için davalının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bir akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisi ve bir SMMM'den oluşan bilirkişi heyeti vasıtasıyla inceleme yapılmasının istenilmesine..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ... Talimat Sayılı dosyasında SMMM bilirkişisi ... ve Akaryakıt uzmanı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 07/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -Sözleşmenin başladığı tarihten itibaren davalı tarafından öngörülen satış taahhütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin Yıl Bazında değerlendirilmesi hususunda davalının 2020 yılında 154.190 Litre, 2021 yılında 1.286.901 Litre, 2022 yılında 1.639.188 Litre, 2023 yılında 538.435 litre olmak üzere toplam 3.618.714 Litre mal (motorin, kurşunsuz benzin) aldığı hesaplaması yapıldığı ancak yıl bazında taahhütlünün gerçekleşip hususunun tespitinin yapılmadığı, -Sözleşme ve taahhüt kapsamında şayet eksik satış yapılmış ise Her Yıl İçin Ne Kadar Eksik Satış Yapıldığının tespit edilmesi hususunda taahhüt miktarı belli olmadığından tespitinin yapılamadığı, -Taraflar arasında akdedilen Protokolün 7.2.maddesine dayalı olarak davacının davalıdan ceza-i şart alacağının tespit edilmesi durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının davalının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde tespitinin yapılmasının istendiği hususunda davalının ticari karlarının yüksek olduğundan davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 18/12/2025 tarihli ara kararın (1) numaralı ara kararı ile; "... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA TESPİT EDİLEN UYUŞMAZLIKLARIN HALLİ İLE Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmeleri ve Protokol kapsamında ceza-i şart alacağının talep edilebilir olduğu hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere; Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmeleri ve Protokol kapsamında; -Sözleşmenin başladığı tarihten itibaren davalı tarafından öngörülen satış taahhütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin YIL BAZINDA değerlendirilmesi, - Sözleşme ve taahhüt kapsamında HER YIL İÇİN NE KADAR EKSİK SATIŞ YAPILDIĞININ tespit edilmesi, -Taraflar arasında akdedilen Protokolün 7.2.maddesi gereğince ceza-i şart alacağının tespit edilmesi/talep edilebilir olduğu kanaatine varılması durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının tespiti ve BİRLEŞTİRİCİ RAPOR TANZİMİ için DAVACI ŞİRKETİN 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde talimat mahkemesince re'sen seçilecek bir akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisi, bir Borçlar Mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesap uzmanı ve bir SMMM'den oluşan bilirkişi heyeti vasıtasıyla inceleme yapılmasının istenilmesine..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ... talimat Sayılı dosyasında Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ..., İş Mühendisi bilirkişi ...ve SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 21/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -Mali Kayıtlarda Yapılan İnceleme Davacıya ait ticari defterlere ilişkin bilgiler rapor içeriğinde yer almaktadır. -Davacının Davalıya Satışını Gerçekleştirdiği Litre Cinsinden Benzin ve Motorin Miktarları Feshe İlişkin DeğerlendirmeTaraflar arasında akdedilen sözleşmenin Davalının Davacıya göndermiş olduğu ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshedildiği, anılan fesihnamede davalının gerekçe olarak özel bir sebep olmadığı "görülen lüzum üzerine" ifadesinin geçtiği, herhangi bir gerekçenin bulunmadığının görüldüğü, bununla birlikte dava dosyasında, sözleşmenin ayakta olduğu dönemde, davalının davacının iş ve işlemlerinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğuna ilişkin herhangi bir bildirimde bulunduğa ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, Bu kapsamda davalının sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin haklı olup olmadığındaki nihai takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu,Cezai Şarta İlişkin Değerlendirme Sayın Mahkemece Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği kanaati oluşması durumunda Protokolün 7.2 maddesinde yer alan cezai şartın davacı tarafından talep edip edilemeyeceği hususunun değerlendirilmesi gerektiği, anılan protokol hükmünde "Bayi, Protokolün süresinden önce sonlanmasından kaynaklanan 250.000 (iki yüz elli bin) TL cezai şart bedelinin Dağıtım Şirketinin Protokol süresinden istifade edemediği bölümüne istinaden, kıstelvyelm esasına göre hesap edilmiş kısmını Dağıtım Şirketine öder" ifadesinin yer aldığı, bununla birlikte davalı yanca 5 yılda yerine getirme taahhüdünde bulunulan kota satışını 2 yılda yapıldığı bu nedenle cezai şart talebinin haksız olduğunun ifade edildiği, Anılan prokotol hükmünde yer alan cezai şart maddesinin lafzında davalının alım taahhüdüne bağlı bir ifadeye tesadüf edilemediği, bununla birlikte dava dosyasında yer alan sözleşme, protokol ve diğer bilgi ve belgelerde davalı yanca verilmiş bir alım taahhüdüne de tesadüf edilemediği, bu kapsamda sayın Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği kanaati oluşması durumunda davacının Protokolün 7.2 maddesi kapsamında cezai şart talep edebileceğinin değerlendirildiği, Taraflar arasındaki protokol 12/11/2020 tarihine yürürlüğe girdiği ve davalının 22/03/2023 tarihinde göndermiş olduğu ihtarnamede yer alan "gördüğümüz lüzum üzerine tek taraflı olarak bugünkü tarih itibariyle fesh ettiğimizi" ifadesi kapsamında 22/03/2023 tarihinde sona erdiği, buna göre cezai şartın kıstelvyelm esasına göre hesap edilmesi gerektiği, Sözleşme Başlangıç Sözleşme Süresi Fesih İle Sözleşme Sonu Sözleşme ile Fesih Arası Geçen Süre Fesih İle Sözleşmenin Normal Süresinin Sonu Arasında Geçen Süre Protokol 7.2 Maddede Yer Alan Cezai Şart (tl)Kıstelvyelm Esasına Göre Hesaplanan Cezai Şart 12/11/2020 5 yıl (1827 gün) 22/03/2023 861 gün 966 gün 250.000 TL250.000 * (966/1827) 132.183,91 TL Yukarıdaki tabloya göre Kıstelvyelm Esasına Göre Cezai Şart 132.183,91 TL olarak hesaplandığı, Huzurdaki davaya konu uyuşmazlık kapsamında Cezai Şarta ilişkin takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, Cezai Şartın Temerrüdüne İlişkin Değerlendirme Sayın Mahkemece görülen davaya konu protokolün 7.2 maddesinde Bayi, Protokolün süresinden önce sonlanmasından kaynaklanan 250.000 (iki yüz elli bin) TL cezai şart bedelinin Dağıtım Şirketinin Protokol süresinden istifade edemediği bölümüne istinaden, kıstelvyelm esasına göre hesap edilmiş kısmını Dağıtım Şirketine öder hükmünün yer aldığı, bununla birlikte dosyada davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ihtarnameye/bildirime tesadüf edilemediği, bu kapsamda temerrüdün hangi tarihte (sözleşme fesih tarihi, takip tarihi, dava tarihi) başladığı konusundaki nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Talep edilen Faize ilişkin Değerlendirme Davalı yanca gerek dava dilekçesinde gerekse cevaba cevap dilekçesinde taraflar arasında uygulanacak ticari faiz kararlaştırıldığı, işbu akdi faizin, TCMB geç likidite borç verme faiz oranına %5 eklenerek bulunmuş oranı olduğu belirtildiği, diğer taraftan taraflar arasındaki protokolün 7.3 maddesinde "Dağıtım Şirketi, Bayinin Türk Lirası bazında temerrüde düşen borcuna, TCMB Reeskont İşlemlerinde Uygulanan Iskonto Oranı kadar faiz yürütmek hakkına sahiptir" bu kapsamda sayın Mahkemece temerrütün oluştuğu kanaatinin hasıl olması durumunda davacı yanca işletilen faiz hakkındaki nihai takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 04/05/2026 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... talimat Sayılı dosyasında Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ..., İş Mühendisi bilirkişi ...ve SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 11/05/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; 1.Cezai Şart Anaparasının Doğruluğu: Kök raporda "kıstelyevm" (sözleşmenin kullanılmayan kısmına oranlama) esasına göre matematiksel olarak hesaplanan 132.183,91 TL cezai şart tutarı, serbest irade ile kurulan sözleşme (Protokol m.7.2) hükümlerine, yerleşik ticari hesaplama pratiklerine ve hukuka tam olarak uygun olduğu, davalının "kotayı doldurduğuna" ilişkin itirazları, cezai şartın sözleşmenin erken feshine bağlanmış olması sebebiyle dayanaksız olduğu düşünüldüğü, 2-Temerrüt İhtarının Yokluğu ve İşlemiş Faiz Uyuşmazlığı: TBK m. 117 amir hükmü ve bağlayıcı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatları uyarınca, sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce feshi, cezai şartı "muaccel" (istenebilir) kılsa da; borçlunun temerrüde düşmesi ve gecikme faizinden sorumlu tutulabilmesi için alacaklının usulüne uygun, süre ve miktar içeren bir "temerrüt ihtarı" göndermesi mutlak yasal bir zorunluluk olduğu, dosya kapsamında davacı alacaklı tarafından davalı borçluya yöneltilmiş böyle bir temerrüt ihtarnamesi mevcut olmadığı, davalı bayinin, icra takibi öncesinde hukuken temerrüde düşürülmediğinden, 22.03.2023 fesih tarihi ile icra takip tarihi arasındaki döneme ilişkin davacının "işlemiş faiz" talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunun düşünüldüğü, Öte yandan Davacı tarafça icra takibinde talep edilen "TCMB Geç Likidite Borç Verme Faizi + %5" fahiş oranı, taraflar arasında akdedilen Protokol'ün 7.3.maddesine aykırı olduğu, Ahde Vefa ilkesi gereğince, sözleşmede kararlaştırılan ve uyuşmazlığa tatbik edilmesi gereken yegane geçerli faiz oranı **"TCMB Reeskont İşlemlerinde Uygulanan İskonto Oranı"**dır. İcra takibinden sonra işleyecek faiz için de bu oranın dikkate alınması gerektiği ancak sayın Mahkemenin, maddi vakıaları farklı değerlendirerek fesih tarihini (22.03.2023) aynı zamanda borçlu için kesin bir "temerrüt tarihi" olarak nitelendirmesi (aksi kanaat) durumunda; işlemiş faizin davacının talep ettiği afaki geç likidite oranından değil, Protokol m. 7.3 gereği zorunlu olan "TCMB Reeskont İskonto Oranı" üzerinden hesaplanması gerekeceği, bu varsayımda (icra takibinin Rapor Bölüm 8'de açıklandığı üzere 01.05.2024 tarihinde başladığı varsayılarak yapılan kademeli hesaplamaya göre), işlemiş faiz tutarı 43.090,37 TL olarak formülize ve tevsik edildiği, Mahkemenin kesin takip tarihini UYAP'tan tespit etmesi halinde bu tutar tablodaki veriler ışığında revize edilebileceği, 3.Ekonomik Mahv İtirazının Reddi: Davalı tacirin, 132.183,91 TL'lik anaparanın ekonomik yıkıma sebep olacağı yönündeki tenkis talebi, ticari defter kayıtlarındaki yüksek karlılık ve ticaret hacmi verileri karşısında TTK m. 22 ve Yargıtay içtihatları bağlamında hukuki dayanaktan yoksun olduğu, kök rapordaki bu mali tespitte bir isabetsizlik bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve incelenmesinde takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında 184.543,70-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi ve Protokolün davalı tarafından yapılan feshinin haklı olup olmadığı, davalı tarafından yapılan fesih haksız ise davacının işbu haksız fesih ve taraflar arasında akdedilen Protokolün 7.2.maddesine dayalı olarak davalıdan cezai şart nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, işlemiş faiz, temerrüt ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile işbu cezai şartın fahiş olup olmadığı ve davalı tarafından icra takibine vaki itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 12.11.2020 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ve Protokol akdedildiği ancak davalı bayinin ... Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilmiş Bayilik Sözleşmesini tek taraflı olarak haksız bir şekilde süresinden önce feshettiği ve bayilik ilişkisini sonlandırdığı, davalı bayinin sözleşmenin haksız şekilde erken feshi nedeniyle kıstelyevm hesaba göre tahakkuk eden 134.000,00-TL cezai şart bedelinin fesih tarihi olan 22.03.2023 tarihinden itibaren davacı şirkete ödemek ile yükümlü olmasına rağmen hiçbir ödeme yapmadığını iddia ettiği, bu nedenle davacı tarafça ... 3.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında cezai şart bedeli ile bu bedele 22.03.2023 tarihinden itibaren işlemiş akdi faiz talepli davalı/aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ise, davaya konu cezai şart alacağı tarafların erken feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla ikame edilmesinin dışında kendisinin almayı taahhüt ettiği yakıt miktarını karşılayamaması halinde de koruyucu olarak tanzim edildiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı her ne kadar 184.543,70 TL cezai şart talep etmiş olsa da kıstelyevm hesabına göre yapılan bu hesaplamayı doğru bulmadıklarını, davacı şirketle yapılan sözleşme 12.11.2020 ile 22.03.2023 tarihleri arasında 2 yıl 4 ay 10 günlük işin ifa edildiğini, cezai şart protokol süresinden istifade edemediği iddia ettiği bölümün kanaatlerince hatalı olduğu, davacı yanın yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile takip talebinde istemiş olduğu ticari temerrüt faiz miktarının fahiş olduğu ve sözleşmeye de aykırı olduğu, davadan önce haklı ve usule uygun bir temerrütün söz konusu olmadığını, borçlunun taahhüt ettiği edimi süre olarak yerine getirmese de kazanç olarak yerine getidiği bu sebeple ödenmesi istenen cezai şartın fahiş olduğu, uğranılan zarar ve kararlaştırılan ceza arasında orantısızlık mevcut olduğu iddiasıyla davanın reddini savunmuştur. Öncelikle taraflar arasında ... adresinde kâin taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak 12.11.2020 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ve Protokol akdedildiği, işbu sözleşmenin de davalı tarafça ... Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği hususları ihtilaflı değildir. Taraflar arasındaki ihtilaf, az yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken ilk husus, taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi ve Protokolün davalı tarafından yapılan feshinin haklı olup olmadığı, davalı tarafından yapılan fesih haksız ise davacının işbu haksız fesih ve taraflar arasında akdedilen Protokolün 7.2.maddesine dayalı olarak davalıdan cezai şart nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı noktasıdır. Az yukarıda da belirtildiği üzere taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi ve Protokol, davalı tarafça ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği, işbu fesihnamede davalının gerekçe olarak özel bir sebep olmadığı "görülen lüzum üzerine" ifadesinin geçmesi, herhangi bir gerekçenin bulunmaması, bununla birlikte dava dosyasında da, sözleşmenin ayakta olduğu dönemde davalının, davacının iş ve işlemlerinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğuna ilişkin herhangi bir bildirimde bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve belgenin bulunmaması ve sözleşmenin süresinden önce de feshedilmesi nedenleriyle Mahkememizce davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Yine Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacının, davalı taraftan bu haksız fesih sebebiyle cezai şart olarak 132.183,91-TL alacaklı olduğu ve işbu cezai şartın da fahiş olmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken ikinci gereken husus ise, davacının davalı taraftan işlemiş faiz, temerrüt ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı hususudur. Davacı tarafça, takipten önce davalı taraf usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize hükmedilmemiştir. Davacının icra-inkar tazminatı talebi yönünden, alacak likit olmadığından icra-inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ise, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatılmadığından yasal koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... 3.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 132.183,91-TL Asıl Alacak yönünden İPTALİ ile, takibin asıl alacak olan 132.183,91-TL'ye takip tarihinden itibaren TCMB Reeskont İşlemlerinde Uygulanan İskonto oranı -faiz yönünden- uygulanması suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullar ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit olmadığından icra-inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 9.029,48-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, peşin alınan 2.228,83-TL harcın mahsubuna, eksik kalan 6.800,65-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 2.228,83-TL peşin harç, 35.750,00-TL bilirkişi ücreti ve 929,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 39.335,43-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına (%71) göre 27.928,15-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davadaki kabul ve red oranına (%71) göre 2.556,00-TL' nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 9-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davadaki kabul ve red oranına (%29) göre 1.044,00-TL' nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 10-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2026
Katip ¸
Hakim ¸