İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1351 E. 2026/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1351
- Karar No
- 2026/545
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1351 Esas KARAR NO : 2026/545
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (...)) DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 03/08/2026
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri ile birleştirilmesine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca huzurda görülen davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmakla dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar dava dilekçesinde özetle; muris ...'un 27.10.2024 tarihinde vefat ettiğini, ekte sunulan veraset ilamı uyarınca kanuni mirasçı olduklarını, murisin sağlığında ticari ve şahsi ilişkileri nedeniyle elinde bulundurduğu çeklerin vefatından sonra yapılan araştırmalara rağmen bulunamadığını, söz konusu çeklerin çalınmış veya kaybolmuş olduğunun düşünüldüğünü, mirasçılar olarak çeklerin dökümü, numaraları veya banka bilgilerine sahip olmadıklarını, bu durumun çeklerin kötü niyetli kişilerce tahsil edilme riskini artırdığını, mahkemece ilgili bankaların genel müdürlüklerine müzekkere yazılarak muris adına kayıtlı henüz ibraz edilmemiş çeklerin dökümünün istenmesi gerektiğini, tespit edilebilen ...Şubesi'ne ait ... numaralı çekin bulunduğunu, çeklerin üçüncü kişilerin eline geçmesi ve tahsil edilmeye çalışılması ihtimalinin mirasçılar açısından telafisi güç zararlar doğuracağını, bu nedenle ödeme yasağı konulmasını da içeren çekin iptali için iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu belirterek çekin iptalini talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, TTK'nın 757, 764/1 ve 818/1 maddeleri uyarınca açılan kıymetli evrak iptali davasıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği üzere; henüz keşide edilmemiş, çek vasfında olmayan tamamen boş çek yapraklarının tedavüle konmuş sayılmayacağından hesap sahibi tarafından zayi nedeni ile iptal davası açılamaz. Ele geçirilenlerce imzalanıp doldurulması sonrasında çeke dayalı hak iddia edene karşı menfi tespit davası açılabilir. Boş çek yapraklarına dayanarak iptal isteminde bulunmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. TTK'nın 818. maddesi yollaması ile aynı yasanın 680. maddesi uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek için TTK'nın 757, 758, 759 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir. Böyle bir iddiaya sahip keşideci yani imzasını içeren fakat kaybettiği çekin bedelinin kendisinden istenmesi halinde aynı kanunun 792. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak hakkına sahiptir. Çek iptali davası ile amaçlanan hamilin belgesi olarak borçludan çek bedel tahsil hakkı sağlamaktır. Keşidecinin böyle bir alacağı da söz konusu değildir. Çek keşidecisi bu hali ile ancak rızası dışında elinden çıktığını söylediği çek bedeli kendisinden talep edildiğinde veya çekin kimde olduğunu öğrendiğinde TTK'nın 790-792. maddeleri uyarınca çeki elinde bulunduran kişiyi hasım gösterip davasını açmak ve mahkemeden o aşamadan sonra tedbirleri istemek hakkına sahiptir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamnına göre; "...Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, keşideci tarafından çek iptali davası açılamayacağı, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA..." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mübrez çek fotokopilerinin incelenmesinde dava konusu çeklerin talep edenlerin murisi olan ... tarafından keşide edildiği, talep edenlerin mirasçı sıfatıyla huzurda görülen davayı açtığı, murisin iptali talep edilen çeklerin keşidecisi olduğu, kıymetli evrak iptali davasının ancak meşru hamil tarafından açılabileceği, keşidecinin mirasçıları olan davacıların halefiyet ilkesi uyarınca meşru hamil sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla da huzurda görülen davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından (aynı yönde kararlar için bknz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin T. 03/11/2015, E. ..., K. ...; İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin T. 05/12/2024, E. ... K.... sayılı kararları) ... açılan bu davada HMK'nın 320/1. maddesi göz önüne alınıp toplanması gereken delil söz konusu olmadığından duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda hukuki yarar yokluğuna ilişkin dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE, 2-Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde davacılar tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacıların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 03/08/2026
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı