İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1055 E. 2026/542 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1055
- Karar No
- 2026/542
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1055 Esas KARAR NO : 2026/542
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (...)) DAVA TARİHİ : 27/10/2025 KARAR TARİHİ : 03/08/2026
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun...tarih ve ... sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri ile birleştirilmesine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca huzurda görülen davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmakla dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı şirket yetkilisi tarafından sunulan dava dilekçesinde; ... Ltd. Şti. yetkilisi olduğunu, müşterisi ...tarafından iş karşılığı verilen iki adet çekin yaklaşık bir hafta önce ... civarında düşürülerek kaybedildiğini, çeklerin nerede ve nasıl zayi olduğunun bilinmediğini,... Bankası A. Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 600.000,00 TL bedelli ve 13/11/2025 ödeme tarihli çekin zayi olduğunu, aynı şubeye ait ... seri numaralı 600.000,00 TL bedelli ve 13/12/2025 ödeme tarihli diğer çekin de kaybedildiğini, çeklerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi veya iyi niyetli kişilerin mağdur olması ihtimalinin bulunduğunu, bu sebeple söz konusu çeklerin iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek çek iptali davası açılmasını talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Huzurda görülen dava basit yargılamaya tabi bir dava olup HMK'nın 320/1. maddesi hükmü göz önüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeyerek dosya üzerinden karar verilmiştir. Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK'nun 651. maddesinde düzenlenen kıymetli evrakın iptali istemine ilişkindir. Kambiyo senetleri, 6102 sayılı TTK'nın 670 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, TTK'da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari dava olup, aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu 651/2. maddesi “Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.” hükmünü; aynı Kanunun 818. maddesinin atıf yaptığı 757/1. maddesi ise “İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.” hükmünü haizdir. Kıymetli evrakın iptaline karar verilebilmesi için senedin ziyaı sırasında veya ziyaın öğrenildiği tarihte senet üzerinde hak sahibi bulunmak gerekir. Kıymetli evrak hukukunda senet üzerinde hak sahibi olmaktan anlaşılan, senede malik bulunmaktır. Davacı tarafından kaybolduğu bildirilen çekler ile ilgili olarak TTK'nın 757. maddesi hükümlerine göre çeki elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren üç aylık süre içinde söz konusu çeki ibraz etmeleri veya bildirimde bulunmaları aksi halde çekin iptaline karar verileceği hususunda Ticaret Sicil Gazetesi'nde birer hafta ara ile üç kez ilan yapılmıştır. Mahkememizce çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilip edilmediğinin bildirilmesi için yazılan müzekkere cevabında çekin yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilerek çek bedelinin ödendiği bildirilmiştir. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu çeklerin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilerek ödendiği, dolayısıyla da dava konusu çeklerin zayi olmadığı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2012 Tarih, E. ..., K. ... sayılı kararı) HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 03/08/2026
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı