İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/704 E. 2026/719 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/704
Karar No
2026/719
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/704 Esas - 2026/719 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/704 Esas KARAR NO : 2026/719

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 05.10.2023 tarihinde saat 15.45 sularında ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı bir trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazada müvekkilinin murisi ...'ün ... plaka sayılı araçta yolcu olarak seyahat ederken ağır yaralandığını, hastaneye kaldırılıp tedavi altına alınmasına rağmen kısa süre sonra vefat ettiğini, kazanın oluşumunda araç sürücüleri ... ve ...'in trafik kaza tespit tutanağına ve soruşturma dosyası raporlarına göre kusurlu bulunduğunu, trafik kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesini ihlal ettiğinin belirtildiğini, aynı tutanakta ...'in seyir esnasında kendisine hitap eden dur levhasına uymadığı ve kavşaklarda geçiş önceliğine riayet etmeyerek 2918 sayılı KTK'nın 57/1-a maddesini ihlal ettiğinin anlaşıldığını, kazada hayatını kaybeden müvekkilin desteği 1958 doğumlu ...'ün ölümüyle eşi ...'ün maddi desteğinden yoksun kaldığını, ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla 575556377 poliçe numarasıyla davalı ... A. Ş. tarafından ZMMS poliçesi kapsamında sigortalandığını, ... plakalı aracın ise 88623823 poliçe numarasıyla davalı ... Sigorta A. Ş. tarafından ZMMS poliçesi kapsamında sigortalandığını, KTK'nın 97. maddesi gereği davalı sigorta şirketlerinin zarar görenin zararını poliçe sınırları dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, destekten yoksun kalan müvekkilin maddi zararının tazmini için davalı sigorta şirketlerine yazılı başvuru yapıldığını, arabuluculuk prosedürünün işletildiğini ancak görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle mahkemeye müracaat etme zorunluluğunun doğduğunu ifade ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilin uğramış olduğu zararın şimdilik 10.000-TL'sinin davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; 05.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'ün desteğinden yoksun kaldığını iddia eden davacı ... tarafından açılan tazminat davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın dava açmadan önce 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi ve ZMMS Genel Şartları uyarınca müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde HMK m. 119/1-ğ uyarınca talep sonucunu açıkça belirtmediğini ve hangi tazminat kaleminden ne kadar talep ettiğini açıklamadığını, bu hususun giderilmesi için davacıya kesin süre verilmesi gerektiğini, müteveffanın ölüm belgesi ve otopsi raporunun celbi ile kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının araştırılmasını, dosyanın kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, kaza anında emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müteveffanın müterafik kusurlu olduğunu ve tazminattan en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, ayrıca sürücü ile müteveffanın arkadaş olması sebebiyle hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, tazminat hesabının 2918 sayılı Kanun'un 90/c maddesi uyarınca TRH-2010 hayat tablosu ve %1.65 teknik faiz oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin ispat edilememesi nedeniyle asgari ücretin esas alınması gerektiğini, kaza ile ilgili devam eden soruşturma veya kovuşturma dosyalarının celbi ile bekletici mesele yapılmasını, davacıya sigorta şirketleri veya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak mükerrer ödemelerin önlenmesi için mahsup işlemi yapılmasını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın sigortalı Bekir Gümüş'e ihbar edilmesini, davanın kabulü halinde davanın açılmasına sebebiyet verilmediği gerekçesiyle müvekkil şirket aleyhine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, faize hükmedilmesi durumunda ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası sonucu davacıların desteği olan müteveffanın kaza sonucu vefatı nedeniyle 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir. Mahkememizin 2024/215 Esas sayılı dosyasının 16/07/2026 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden tefrik edilerek mahkememizin yukarıda belirtilen 2026/704 Esasına kaydı yapılmıştır. Davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 14/07/2026 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi sulh olunduğunu, söz konusu sulh anlaşması davaya konu trafik kazasında ... Sigorta Anonim Şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçekleştirildiğini, davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi ile sulh olunması nedeniyle ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden işbu davadan feragat ettiklerini, ... Sigorta Anonim Şirketi ile müvekkil'in feragat nedeniyle birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, diğer davalı ... A.Ş.'nin sigortalısının kusuru yönünden devam ettiklerini, diğer davalı ... A.Ş. yönünden herhangi bir feragat söz konusu olmadığını, anılan nedenlerle diğer davalı ... A.Ş. yönünden davanın devamına karar verilmesini talep ettiğini, ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden feragate ilişkin vekâletnamesinde özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 16/07/2026 tarihli duruşmada; "... sigorta ile sulh olduk, buna ilişkin beyan dilekçemizi 2 gün önce ibraz etmiştik, ... bakımından davaya devam ediyoruz, raporlardaki aleyhe hususları kabul etmiyoruz, aktüerya bilirkişisine dosyanın tevdine karar verilmesini talep ederiz, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili 16/07/2026 tarihli duruşmada; "Davacı taraf müvekkil şirket yönünden davadan feragat etmiştir, bizim davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz yoktur, öncelikle dosyanın tefriki ile feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ederiz, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davacının feragat beyanının haklardan feragat mahiyetinde olmadığı, sulh nedeniyle olduğu, sulh gereği davalı sigorta şirketinin haksızlığını kabul ettiği görülerek harç ve arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye irat kaydına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL başvuru harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/07/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/704, K. 2026/719, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-704-e-2026-719-k-9966a39b2941