İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/548 E. 2026/632 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/548
- Karar No
- 2026/632
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/548 Esas - 2026/632 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/548 KARAR NO : 2026/632
... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/02/2019 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı ile davalı arasında 09/04/2018 tarihinde teklif formu imzalandığı; teklif formuna göre davalının, birim fiyatı 34.000,00.-TL (KDV dahil 40.120,00.-TL) olan bir adet döner kapıyı teslim edeceği ve bedelin 120 günlük çekle sözleşme onayında ödeneceği; davacının çeki keşide ederek tahsilat makbuzu ile davalıya teslim ettiği ve davalı tarafından 28/06/2018 tarihli faturanın düzenlendiği; davacının, kapıyı teslim aldıktan sonra dava dışı şirkete satacağı; ancak davalının döner kapı teslimini gerçekleştirmediği gibi hiçbir bilgilendirme yapmaksızın, davacının iş yapacağı dava dışı şirket ile anlaşarak döner kapı satışını bizzat gerçekleştirdiği ve davacının bu firma ile iş yapmasına engel olduğu; sözleşmeye göre nakliye ve montajın davalıya ait olduğu ve işin yapılacağı yerin .... olarak belirtildiği; davalının hem sözleşmeyi ifa etmediği hem de çekin karşılıksız kaldığı iddiasıyla davacı hakkında .... Esas sayılı dosyasında şikayette bulunduğu ve 22/01/2019 tarihli celsede karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza tesis edildiği; beyan edilmiş olup; malın teslimi yapılmadığından çekin bedelsiz kaldığının ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; teklif formunda teknik özellikleri belirtilen kapının imal edilerek nakliye ve montaja hazır hale getirildiği; davacıya, yer teslimi yapılması durumunda montajın yapılacağının bildirildiği ancak davacı tarafından olumlu dönüş yapılmadığı ve yer teslimi sağlanmadığı; sözleşmede nakliye ve montajın davalıya ait olmasının, montaj sahasının hazır hale getirilmesi sorumluluğunu kapsamadığı; yer tesliminden davacının sorumlu olduğu ve yer teslimini sağlamayan davacının alacaklının temerrüdüne düştüğü; üretilen kapıların özel ölçülerle imal edildiği ve başka müşteriye satılmasının veya başka yerde kullanılmasının mümkün olmadığı; dava dışı ... şirketine satılan kapının 3000x2200+240 milimetre boyutlarında 3 kanatlı manuel döner kapı, davacıya satılan kapının ise farklı boyutlarda otomatik döner kapı olduğu; davacıya ilişkin 03/10/2018 keşide tarihli çekin karşılıksız çıktığı, ileri tarihli keşide edilen çeklerin ödeme aracı olarak değerlendirilemeyeceği ve bedeli ödemeyen davacının borçlunun temerrüdüne düştüğü; beyan edilmiş olup; davanın reddine; davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. .... Seri Numaralı ve 30/08/2018 Keşide Tarihli 40.000,00.-TL Bedelli Çek ile 09/04/2018 Tarihli Tahsilat Makbuzu. ... Seri Numaralı 40.000,00.-TL Bedelli Dava Konusu Çek ile Keşide Tarihi Değiştirilmiş Fotokopileri. Davalı Tarafından Sunulan Dava Dışı .... Şirketine İlişkin Belgeler. Davalı Tarafından Sunulan, Demonte ve Ambalajlı Kapı Parçalarına Ait Dokuz Adet Fotoğraf. .... 22/03/2019 Tarihli Yazısı. ,,,, Tarafından Düzenlenen 19/11/2019 Tarihli Bilirkişi Raporu. Mali Müşavir ..., Nitelikli Hesap Uzmanı ... ve İnşaat Mühendisi ...'den Oluşan Bilirkişi Heyeti Tarafından Düzenlenen 04/08/2025 Tarihli Bilirkişi Kök Raporu. Mali Müşavir ..., Nitelikli Hesap Uzmanı ... ve İnşaat Mühendisi ...'den Oluşan Bilirkişi Heyeti Tarafından Düzenlenen Bila Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. İSTİNAF İNCELEMESİ Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesi, ilk olarak.... Esasına kaydedilmiş ve yargılama işbu dosya üzerinden yürütülmüştür. a) Mahkememizin .... Karar Sayılı Hükmü : Mahkememizce verilen 20/01/2020 tarihli, ....Karar sayılı karar kapsamında,
"... davalı şirketçe davacıya mal teslimi yapılabilmesi için sözleşmeye göre öncelikle bedelinin ödenmesi gerektiği ve malın tesliminin ise (sözleşmeye göre), ödeme yapıldıktan (en geç) 25 gün sonra ifasının gerektiği, ancak somut olayda, sözleşmeye göre ödenmesi gereken bedelin davacı tarafından ödenmediği ve dolayısıyla davalı tarafından da mal teslimi yapılmadığı davacının menfî tesbit talebinin haklı olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek ve davacı haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı hükmolunmamış ..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. b) ... Karar Sayılı Kaldırma Kararı : Müteakiben Mahkememizce verilmiş bulunan işbu kararın istinaf incelemesi; .... Karar sayılı karar kapsamında, "Bu durumda mahkemesince taraflar arasında teklif ve onayla kurulan 09.04.2018 tarihli sözleşme esas alınarak, sözleşmede ödeme şeklinin sözleşmenin onayında 120 günlük çekle yapılacağı ve bu şekildeki ödemeden sonra 25 günde işin teslim edileceğinin kararlaştırıldığı ve davacı tarafça sözleşme kapsamında 40.000,00 TL bedelli çekin verildiği kabul edilerek sözleşmenin açıklama kısmındaki imal ve montaja ilişkin taraf yükümlülükleri de değerlendirilmek suretiyle ve yine bu sözleşme kapsamında imal edilecek kapının montajının yapılacağı yer ile davalının dava dışı ... şirketi ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında montajının yapıldığı yere ilişkin taraf iddia, beyan ve delilleri de değerlendirilmek suretiyle sözleşme kapsamındaki öncelikli edimin değerlendirilip, sözleşmeye konu çek nedeniyle icra takibi sonrası ödemenin yapılmış olduğu, davalının sözleşmeye konu kapının imalatının yapıldığı, teslim ve montaja hazır olduğuna dair iddiası ve ayrıca imal edildiği belirtilen kapının sözleşmeye uygun olarak imal edilip edilmediği hususları da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre uygun bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri eksik değerlendirilmek suretiyle inceleme ve araştırma eksik yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçeleriyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya, Mahkememizin işbu .... Esasına kaydedilmiştir.
İSTİNAF KARARI AKABİNDE MAHKEMEMİZ YARGILAMASI Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; Mahkememizin 20/01/2020 tarihli,....Karar sayılı kararı kapsamında, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile imal ve montaja ilişkin taraf yükümlülükleri değerlendirilmeksizin ve çek bedelinin yargılama sırasında icra dosyasına ödenmiş olduğu gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yönünde hüküm verilmiş olduğu ve müteakiben .... Karar sayılı kaldırma kararı kapsamında da; sözleşme hükümlerinin eksik değerlendirilmesi ve inceleme ile araştırmanın eksik yapılması gerekçeleriyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. a) İstinaf Kararı Doğrultusunda Mahkememizce Yapılan İşlemler : .... Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda Mahkememizce; sözleşme hükümleri ile imal ve montaja ilişkin taraf yükümlülüklerinin değerlendirilmesi hususunda, dosya 24/12/2024 tarihli celse ara kararı ve 13/01/2025 tarihli ara karar uyarınca inşaat mühendisi, nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavirden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek 09/04/2018 tarihli teklif formundaki (sözleşmedeki) ödeme, teslim, nakliye ve montaj yükümlülükleri ile öncelikli edim ayrıntılı biçimde incelenmiş; çek bedelinin icra takibi sonrasında ödenmiş olduğunun gözetilmesi hususunda, davacının dava konusu çeke dayalı icra takibi dosyasına 25/10/2019 tarihinde ihtirazi kayıtla 50.195,00.-TL ödeme yaptığı tespit edilerek davanın, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca istirdat davasına dönüştüğü kabul edilmiş ve talep doğrultusunda 40.000,00.-TL'nin davalıdan tahsili yönünde sonuca varılmış; kapının montaj yeri, dava dışı ... şirketine yapılan satış ve kapının sözleşmeye uygun imal edilip edilmediği hususlarında ise, alınan bilirkişi heyeti raporlarıyla dava konusu kapı (2400x2500 üç kanatlı otomatik döner kapı) ile dava dışı ... şirketine yapılan kapının (3000x2200+240 milimetre üç kanatlı manuel döner kapı) ölçü ve nitelik itibariyle farklı kapılar olduğu teknik olarak tespit edilmiş, davalının kapının teslime hazır olduğu iddiası yönünden de davalının 04/11/2019 tarihli ihtarnamesinin davacıya tebliğ edilemediği ve davalının kendi beyanıyla kapının artık depolarında bulunmadığı belirlenerek kapının sözleşmeye uygunluğunun yerinde incelenmesinin fiilen imkansız hale geldiği saptanmış olup; 17/07/2026 tarihinde verilen hüküm, kaldırma kararının işaret ettiği bu üç husustaki inceleme ve tespitler üzerine kurulmuştur. b) Bilirkişi İncelemeleri : i. Mali Müşavir ..., Nitelikli Hesap Uzmanı ... ve İnşaat Mühendisi ... Tarafından Düzenlenen 04/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dava konusu çek bedelinin yargılama sırasında tahsil edilmesi nedeniyle davanın, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/6. maddesi gereğince istirdat davasına dönüştüğü; davacı ile yapılan sözleşmeye konu kapı (2400x2500 üç kanatlı otomatik döner kapı) ile dava dışı ... şirketine yapılan kapının (3000x2200+240 milimetre üç kanatlı manuel döner kapı) ölçü ve niteliklerinin farklı olduğu; sözleşmeye göre önce bedelin ödenmesi ve teslimin ödemeden itibaren 25 gün içinde yapılması gerektiği; çekin 38.400,00.-TL'lik kısmı teslim tarihinden önce karşılıksız çıktığından, ödeme edimini ifa etmeyerek temerrüde düşenin davacı olduğu ve davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düşmediği; davacının bedel ödeme borcunu yargılama sırasında (icra dosyasına 25/10/2019 tarihinde 50.195,00.-TL ödeyerek) yerine getirdiği; davacının kapıyı teslim almakta temerrüde düşüp düşmediğinin ve istirdat talebinin belirlenebilmesi için, .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhi ile birlikte dosyaya kazandırılmasının ve kapının sözleşmeye uygun imal edilip edilmediğinin tespiti için yerinde inceleme yetkisi verilmesinin gerektiği hususları rapor edilmiştir. 04/08/2025 tarihli bilirkişi kök raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "raporun, .... ilamında belirtilen hususlar gözetilmeksizin hazırlandığı; 09/04/2018 tarihli teklif formu ile belirlenen ifa koşullarının ve davalının aynı yere dava dışı ... şirketine kapı teslimi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığının göz ardı edildiği; çekin kabul edilmesiyle davalının teslim yükümlülüğünün başladığı; davalının ...'ya ilişkin sunduğu evrakın birbiriyle tutarsız olduğu; ödeme şekli 120 günlük çek olarak belirlendiği halde çekteki keşide tarihinden itibaren 25 günlük teslim süresi hesaplanmasının taraf iradelerine aykırı olduğu"; davalı vekili tarafından ise "rapordaki pek çok tespitin yerinde olduğu; çek bedelinin dava sırasında tahsil edilmesi üzerine 04/11/2019 tarihli ihtarnamenin davacının ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderildiği ancak iade edildiği; kapının yerinde incelenmesinin, üretiminin üzerinden yedi-sekiz yıl geçtiğinden artık fiilen mümkün ve gerekli olmadığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; Mahkememizin 16/01/2026 tarihli celsesinde, davacının dava dışı ... şirketine ilişkin itirazın raporda teknik verilerle karşılanmış olması nedeniyle reddedilmiş; davalının ihtarnameye ilişkin itiraz beyanlarının değerlendirilmesi ve sözleşmenin ifa yerinde ifa edilip edilmediği hususunda detaylı inceleme yapılması amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. Mali Müşavir ...., Nitelikli Hesap Uzmanı .... ve İnşaat Mühendisi .... Tarafından Düzenlenen Bila Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; davalının, 09/04/2018 tarihli teklif formunda/sözleşmede nakliye ve montajın kendisine ait olduğunu, montaja başlanabilmesi için zeminin montaja uygun hale getirilmesinin ve döner kapı sonrası bitirme işlemlerinin davacıya ait olduğunu kabul ettiği; proje adının .... Projesi, montaj yerinin Ankara olduğu; davalının 04/11/2019 tarihli ihtarnameyi davacının ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderdiği ancak ihtarnamenin 05/11/2019 tarihinde tebliğ edilemeden iade edildiği ve davacının ihtarnameden fiilen haberdar olduğuna dair delil sunulmadığı; bu nedenle ihtarname ile davacının teslim almada temerrüde düşürülmediği; davalının, kapının artık depolarında bulunmadığı yönündeki beyanı karşısında, sözleşmeye konu kapının davacıya teslim edilmediği ve tesliminin de imkansız hale geldiği; davalının, kapının hangi sebeple elden çıktığına dair açıklama ve delil sunmadığı; davalının, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 107. maddesindeki tevdi veya 108. maddesindeki sattırıp bedeli tevdi etme yollarını da kullanmadığı; bu nedenle davacının, icra dosyasına 25/10/2019 tarihinde ödediği 50.195,00.-TL'nin istirdadını davalıdan talep edebileceği; buna karşılık Mahkeme tarafından davalının ihtarname ile davacıyı temerrüde düşürdüğünün kabulü halinde ise davacının ödediği bedeli geri talep edemeyeceği hususları rapor edilmiştir. İşbu bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından 22/06/2026 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "ek raporun istirdada ilişkin tespitlerine katılındığı; ancak çekteki keşide tarihinden itibaren 25 günlük teslim süresi hesaplanmasına ilişkin değerlendirmenin kabul edilmediği" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 11/06/2026 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "ihtarnamenin davacının bilinen, sözleşmede yazılı ve ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderildiği; adres değişikliğini bildirmeyen davacının dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli davrandığı ve bu kötü niyetin bilirkişilerce adeta ödüllendirildiği; noterlerin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi kapsamında tebligat yapmasının mümkün olmadığı; davacının iddiası kapının ayıplı veya eksik üretildiği yönünde olmadığı halde dokuz yıl sonra kapının incelenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu; özel ölçülerle üretilen kapının tevdi edilmesinin veya satılarak bedelinin depo edilmesinin mümkün olmadığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir.
Mahkememizce en son aldırılan bila tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik taraflarca sunulan itiraz beyanları üzerinde yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından, teslim süresinin çekteki keşide tarihinden itibaren yirmi beş gün olarak hesaplanması hususunda sunulan itiraz beyanının, teknik açıdan yerinde olmakla birlikte hükmün istirdat esasına dayanması ve teslim süresinin başlangıç tarihinin dava konusu istirdat talebinin sonucuna etkili olmaması nedeniyle sonuç doğurmadığı; davalı vekili tarafından, 04/11/2019 tarihli ihtarnamenin davacının ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilmesinin alacaklı temerrüdü için yeterli olduğu ve adres değişikliğini bildirmeyen davacının kötü niyetli davrandığı hususunda sunulan itiraz beyanının, alacaklı temerrüdünün 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesi uyarınca edimin muhataba fiilen ulaşan bir öneriyle gereği gibi önerilmesini gerektirmesi ve tebliğ edilemeden iade edilen bir ihtarnamenin bu niteliği taşımaması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından, noterlerin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi kapsamında tebligat yapamayacağı hususunda sunulan itiraz beyanının, anılan maddenin uygulanamamasının davalının önerisini muhataba ulaştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaması ve davalının adres araştırması yaparak veya icra dosyasındaki vekile bildirimde bulunarak önerisini ulaştırma imkânı mevcutken bu yolları kullanmaması karşısında yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından, kapının dokuz yıl sonra incelenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususunda sunulan itiraz beyanının, bizzat davalının kapının artık depolarında bulunmadığını beyan etmesi karşısında teslim imkansızlığını doğrular ve bu yönüyle davalı aleyhine sonuç doğurur nitelikte olması nedeniyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından, özel ölçülerle üretilen kapının tevdi edilmesinin veya satılarak bedelinin depo edilmesinin mümkün olmadığı hususunda sunulan itiraz beyanının ise, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 108. maddesinin tam da tevdiye elverişli olmayan veya değer kaybına uğrayacak şeyler için hâkim izniyle satış ve bedelin tevdii yolunu öngörmesi ve davalının bu yola başvurmaması karşısında yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. iii. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Mahkememiz Değerlendirmesi :
Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek rapor üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; raporların, dava konusu uyuşmazlık ve kaldırma kararında belirtilen hususlar (sözleşme yükümlülükleri, öncelikli edim, icra takibi sonrası ödeme, dava dışı ... şirketine yapılan kapı ile dava konusu kapının karşılaştırılması ve kapının imal ile teslime hazırlık durumu) yönünden yeterli inceleme içerdiği; ancak raporlarda.... Karar) ile ek raporda 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin noter ihtarnameleri yönünden de uygulanabileceğinin varsayılması şeklinde bir değerlendirme hatası bulunduğu, ne var ki her iki hatanın da ek raporun sonucunu ihtarnamenin davacıya fiilen ulaşmamış olması olgusuna dayandırması karşısında davanın sonucuna etkili olmadığı; raporlarda belirtilen bilgi ve veriler her bir delil kümesi yönünden ayrı ayrı denetlendiğinde, sözleşmenin tarihi ve içeriğinin 09/04/2018 tarihli teklif formuyla, icra dosyasına 25/10/2019 tarihinde yapılan 50.195,00.-TL tutarındaki ödemenin icra takibi dosyası kayıtlarıyla ve ihtarnamenin tebliğ edilemeden iade edildiğinin ihtarname ile zarfıyla örtüştüğü; buna karşılık dava konusu çekin dosyadaki iki suretinde keşide tarihinin bir nüshada 30/11/2018, diğerinde elle düzeltilmiş biçimde 03/10/2018 görünmesi nedeniyle çek belgelerinin kendi aralarında tam olarak örtüşmediği, ancak çekin 05/10/2018 tarihinde ibraz edilip karşılıksız kaldığının icra ceza dosyası kayıtlarıyla sabit olması nedeniyle bu yazım farklılığının sonuca etkili olmadığı; dava dışı ... şirketine ilişkin evrakın proje adı ve kanat sayısı yönünden kendi içinde tutarsızlık taşımakla birlikte, anılan evraktaki ölçünün dava konusu kapıdan farklı olduğunun her iki bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi nedeniyle bu tutarsızlığın da esasa müessir nitelikte bulunmadığı; uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin tamamının (sözleşme niteliğindeki teklif formu, dava konusu çek ile fotokopileri, çek çıkış bordrosu, fatura, icra takibi dosyası, icra ceza dosyası, ihtarname, dava dışı ... şirketine ilişkin teklif, ölçü ve teslim formları, demonte kapı fotoğrafları ile tarafların ticari kayıtlarına ilişkin beyanları) raporlarda değerlendirildiği ve değerlendirilmemiş, uyuşmazlığın çözümünde etkili bir delil bulunmadığı; kök rapor ile ek rapor arasında çelişki bulunmadığı, kök raporda ihtarnamenin celbiyle belirlenebileceği belirtilen hususun ek raporda ihtarnamenin incelenmesiyle sonuca bağlandığı ve ek raporun, Mahkemenin ihtarname ile temerrüdün gerçekleştiğini kabul etmesi ihtimaline binaen sunduğu terditli değerlendirmenin bir iç çelişki değil, teknik bir değerlendirme olduğu; kapının sözleşmeye uygun imal edilip edilmediğinin yerinde incelenememesinin raporların eksikliğinden değil, bizzat davalının kapının artık depolarında bulunmadığı yönündeki beyanından kaynaklandığı anlaşılmakla; söz konusu kök ve ek raporların birlikte değerlendirilmesi neticesinde ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte oldukları kanaatine varılmıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede, dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasında 09/04/2018 tarihli teklif formunun onaylanması suretiyle kurulan ve bir adet 2400x2500 ölçülerinde üç kanatlı otomatik döner kapının KDV dahil 40.120,00.-TL bedelle imalini, nakliyesini ve montajını konu alan eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığı; davacının, kapı bedeli için verdiği 40.000,00.-TL bedelli çekin karşılıksız kalması üzerine hakkında kambiyo takibi ve karşılıksız çek yargılaması yürütüldüğü; işbu davanın, çekin bedelsiz kaldığının tespiti istemiyle menfi tespit davası olarak ikame edildiği tespit edilmiştir. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca; "Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir." Davacı, dava konusu çeke dayalı ... Esas sayılı dosyasına 25/10/2019 tarihinde ihtirazi kayıtla 50.195,00.-TL ödeme yapmış;... kaldırma kararında da bu ödemenin gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu itibarla dava, anılan hüküm uyarınca kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş olup; uyuşmazlık, ödenen bedelin davalı yedinde kalmasını haklı kılan bir hukuki sebebin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır. Sözleşme ilişkisi yönünden; 09/04/2018 tarihli teklif formuna göre öncelikli edim, bedelin sözleşme onayında verilecek 120 günlük çekle ödenmesi olup; teslim, teklif onayı ve ödemeden sonra 25 gün içinde, nakliye ve montajı davalıya ait olmak üzere gerçekleştirilecektir. Davacının verdiği çekin 38.400,00.-TL'lik kısmı, 05/10/2018 tarihli ibrazda karşılıksız çıkmış; dolayısıyla sözleşmenin kurulmasından sonraki ilk aşamada ödeme edimini ifa etmeyerek temerrüde düşen taraf davacı olmuştur; bu tespit, hem kaldırma öncesi alınan 19/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda hem de kaldırma sonrası alınan heyet raporlarında müştereken yer almaktadır. Ne var ki; çek bedeli, icra takibi yoluyla 25/10/2019 tarihinde ferileriyle birlikte (50.195,00.-TL olarak) davalıya ödenmiş; böylece davalının teslim edimini ifa yükümlülüğü fiilen gündeme gelmiştir. Davalının, teslim edimini ifa ettiği veya davacının alacaklı temerrüdüne düştüğü beyanı yönünden; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur." Davalının, ödemenin gerçekleşmesinden sonra 04/11/2019 tarihinde keşide ettiği ihtarname, davacıya tebliğ edilemeden iade edilmiş; davacının bu ihtarnameden fiilen haberdar olduğuna dair delil de sunulmamıştır. Muhataba ulaşmayan bir öneri, edimin "gereği gibi önerilmesi" niteliğini taşımadığından; davacı, kapıyı teslim almada alacaklı temerrüdüne düşürülmüş sayılamaz. Kaldı ki davalı; alacaklı temerrüdünün gerçekleştiği kabul edilse dahi başvurabileceği, 6098 Sayılı TBK.'nın 107. maddesindeki teslim edilecek şeyi tevdi ederek borçtan kurtulma veya 108. maddesindeki hâkim izniyle sattırıp bedelini tevdi etme yollarının hiçbirini kullanmamış; dahası, yargılamanın son aşamasında kapının artık depolarında bulunmadığını bizzat beyan etmiştir. Bu beyan dikkate alındığında; sözleşmeye konu kapının davacıya teslimi imkansız hale gelmiş olup; kapının sözleşmeye uygun imal edilip edilmediğinin yerinde incelenmesi imkânı da bizzat davalının tutumuyla ortadan kalkmıştır. Bedeli icra takibi yoluyla tahsil ettiği halde karşı edimini ifa etmeyen ve ifasını imkansız kılan davalının, tahsil ettiği bedeli yedinde tutmasını haklı gösterecek bir hukuki sebep kalmamıştır; davacının, ödediği bedelin istirdadını talep etmesi bu nedenle yerindedir. Davacının, davalının dava dışı ... şirketine yaptığı satış yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı yönündeki iddiası ise; anılan şirkete yapılan kapının ölçü ve nitelik itibariyle (üç kanatlı manuel, 3000 milimetre çaplı) dava konusu kapıdan farklı olduğunun iki ayrı bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi karşısında ispatlanamamış ise de; bu husus, yukarıda açıklanan istirdat gerekçesini etkilememektedir. Talep yönünden; davacının dava dilekçesindeki talebi 40.000,00.-TL (çek bedeli) ile sınırlı olup; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi uyarınca, icra dosyasına ödenen 50.195,00.-TL'nin talebi aşan bölümü hakkında hüküm kurulamamış; istirdadın, talep doğrultusunda 40.000,00.-TL üzerinden kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddi gerekmiştir. Kötü niyet tazminatı talepleri yönünden; 2004 Sayılı İİK.'nın 72. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılmasına bağlı olup; icra takibi, ibrazında karşılıksız çıkmış bir çeke dayandığından ve takip tarihinde davalı alacaklının kötü niyetle hareket ettiği ispatlanamadığından, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebi yönünden ise; anılan maddenin dördüncü fıkrasındaki alacaklı lehine tazminat, ancak davanın alacaklı lehine (aleyhine açılan menfi tespit/istirdat davasının reddi suretiyle) sonuçlanması halinde gündeme gelebileceğinden ve dava kısmen kabul edilmiş olduğundan, bu talebin de reddi gerekmiştir. Tüm bu gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından .... Esas sayılı dosyasına 25/10/2019 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen tutardan, talep doğrultusunda 40.000,00.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine; davacının ve davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, a) Davacı tarafından ...Esas sayılı) dosyasına 25/10/2019 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen tutardan; talep doğrultusunda 40.000,00.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, i. Davacının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, ii. Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.732,40.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 985,10.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.747,30.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 985,10.-TL peşin harç, 44,40.-TL başvurma harcı ve 6,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.035,90.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 20.250,00.-TL bilirkişi ücreti ile 492,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 20.742,00.-TL yargılama giderinin (reddedilen kısmın kötüniyet tazminatı talebinden ibaret olması nedeniyle); davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00.-TL'nin (reddedilen kısmın kötüniyet tazminatı talebinden ibaret olması nedeniyle) davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA; c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 40.000,00.-TL üzerinden) takdir edilen 40.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) 6100 Sayılı HMK.'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.17/07/2026
.... ¸ ¸
Gerekçeli Karar