İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/642 E. 2026/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/642
Karar No
2026/46
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/642 Esas KARAR NO : 2026/46

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 07.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın pert bedelinin tahsiline yönelik açılan davanın reddinin gerektiği, müvekkil... Sigorta A. Ş. tarafından sigortalanan aracın sorumluluğunun poliçe limitleri ve sürücü kusuru ile sınırlı bulunduğu, davacı tarafın aracın tescil işlemlerini yapmaması ve sovtaj teklif eden firmaya aracı teslim etmeyerek ibranameyi imzalamaması nedeniyle ödeme yapılamadığı, sovtaj bedelinin sigorta şirketince ödenen bir tazminat kalemi olmayıp aracın hurda satışından elde edilen gelir olduğu, bu nedenle usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından davanın ön şart yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği, kaza sonrası aracın onarım masraflarının rayiç değeri aşması nedeniyle ...işlemi uygulandığı, Kara Araçları Sigorta Genel Şartları 3.3.2.2. maddesi uyarınca hurda tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, davacı tarafa eksik evrakın tamamlanması için talepte bulunulmasına rağmen belgenin dosyaya sunulmadığı, eksik evrakla yapılan başvurunun geçersiz olduğu ve davacının kötü niyetli hareket ettiği, müvekkil şirketçe yapılan araştırmada aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 150.000,00-TL, sovtaj değerinin 77.000,00-TL olarak belirlendiği ve aradaki fark olan 73.000,00 TL tutarının mutabakat halinde ödenmeye hazır olduğu, davacının ödemeyi kabul etmeyerek alacaklı temerrüdüne düştüğü, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanan emsal kararda belirtildiği üzere alacaklının ödemeyi reddetmesi halinde temerrüt hükümlerinin uygulanması gerektiği, araç rayiç bedelinin kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre hesaplanması gerektiği, ekonomik şartlar nedeniyle oluşan fiyat artışlarından sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağı, sovtaj indirimi yapılması gerektiği, müvekkil şirketin usulüne uygun temerrüde düşürülmediği için faiz talebinin reddinin icap ettiği, dava açılmasına davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması suretiyle davanın reddini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.12.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta oluşan hasar için ...plakalı aracın sigortacısı olan müvekkil şirkete karşı tazminat talebinde bulunduğunu, müvekkil şirket nezdinde 13/04/2023 ile 13/04/2024 tarihleri arasında sigortalı olan araç için maddi hasar bedeli olarak 07/02/2024 tarihinde 71.500,01 TL ve değer kaybı için 30/04/2024 tarihinde 29.000 TL ödeme yapıldığını, davanın görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmadığını, yetkili mahkemenin müvekkil şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmediğini, hasar onarım belgelerinin sunulmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi gerektiğini, müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini ve bakiye borcu kalmadığını, hasar hesaplamasında kaza tarihindeki değerlerin esas alınması gerektiğini, eşdeğer parça kullanımının yasal olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, KDV tutarının yansıtma faturası olmaksızın ödenemeyeceğini, davacının kendi eksper raporunun esas alınamayacağını, faiz başlangıç tarihinin başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yasal faiz uygulanması gerektiğini ve davanın sigortalı ...'a ihbar edilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, Trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tazmini davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur. ... sayılı sayılı uyuşmazlık tahkim komisyonu dosyası ve hasar dosyası uyap üzerinden celbedilmişştir. Davacı vekili tarafından sunulan dava değeri artırım dilekçesi ile " Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasında belirsiz alacak olarak açtığımız davada tahkim dosyasında alınan bilirkişi raporu ile dava dilekçemizdeki talep ve sözlü/yazılı açıklamalarımızı göz önünde bulundurarak bedel arttırım dilekçemizi dosyanıza sunuyoruz. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda bakiye zarar 35.721,23 TL, iskontosuz 40.101,38 TL olarak hesaplanmıştır. İtiraz Hakem Heyeti kararıyla ZMM poliçe limiti dahilinde bakiye hasar bedelinin 19.500,00 TL'lik kısmının ödenmesine karar verilmiştir. Her ne kadar yerleşik Yargıtay içtihatlarında zararın iskontosuz KDV dahil olarak esas alınması gerektiği vurgulansa da STK İtiraz Hakem Heyeti Kararında esas alınan bakiye hasar bedelinin iskontolu tutar üzerinden esas alınması ve karşı vekalete hükmedilme ihtimaline karşın iskontosuz tutar üzerinden bedel arttırımı yapmak gerekmiştir. Kusur durumunu da göz önüne alarak bedel arttırım dilekçemizi dosyanıza sunuyoruz; Huzurdaki davamızı fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak 100,00 TL bedel üzerinden belirsiz alacak davası olarak açmış bulunmaktayız. Netice-i talebimizi fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak bilirkişi raporu doğrultusunda 16.121,23 TL daha arttırdığımızı, 16.221,23 TL bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın, trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasına ilişkin 2024.E.... sayılı sayılı uyuşmazlık tahkim komisyonu dosyasında bilirkişi raporu alınmış olduğu, alınan raporun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli usul ve yasaya uygun olması sebebiyle Mahkememizce hükme esas alındığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin KDV dahil 107.221,23 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından Zmss kapsamında ödenen 71.500,00 TL ve 19.500,00-TL’nin ’nin tenzili ile bakiye hasar bedelinin 16.221,23-TL olacağı tespit edilmiş; Zmms poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 29.000,00 TL değer kaybı ödemesi ve 91.000,00- TL hasar ödemesi yapıldığı dikkate alınarak Zmms poliçe limitinin dolmuş olduğu sonucuna varılmış, davalının İmm poliçe limitinin 60.000,00-TL olduğu, poliçe kapsamında davacının talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Öncesine ilişkin tarih gösterir evrak sunulmadığından arabuluculuk son tutanak tarihi olan 21/04/2025 tarihinden itibaren kazaya sebebiyet veren aracın hususi olduğu nazara alındığından yasal faizine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, 16.221,23 TL hasar bedelinin 21/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Karar ve ilâm harcı olan 1.108,07-TL harçtan alınan 615,40 TL peşin, 276,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 216,67-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 2.540,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.221,23 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harç olan 891,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.11/09/2026

Katip E-imzalı

Hakim E-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/642, K. 2026/46, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-642-e-2026-46-k-34bad9716742