İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1109 E. 2026/674 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1109
- Karar No
- 2026/674
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1109 Esas KARAR NO : 2026/674
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
(Kapatılan) ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının duruşma gününün her ne kadar 05/11/2026 günü saat 10:00'e verilmiş ise de, Hakimler Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2026 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına, ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne devrine karar verildiği ve dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 29/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı nezdinde Sigortalı dava dışı ...A.Ş tarafından ...'da mukim ... isimli firmaya 1796 adet ".." emtiası satıldığını, söz konusu emtiaların ...'den ...'ya kadar olan taşıması davacı tarafından ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi tahtında nakliyat muhataralarına karşı teminat altına alındığını, söz konusu emtiaların havayolu taşıması davalı...Şirketi ile havayolu taşıyıcısı olarak görevlendirdiği davalı ... sorumluluğunda ...numaralı ... ile ... uçuş numaralı uçağa tam, sağlam ve hasarsız olarak yüklenmesini takiben gerçekleşmiş ve söz konusu taşıma, işbu dava dilekçemiz ekinde yer alan havayolu taşıma senedi ve navlun faturası uyarınca davacı şirketlet tarafından gerçekleştirilmiş ve üstlenildiğini, somut uyuşmazlıkta, mübrez Havayolu Taşıma Senedi tahtında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Sivil Havacılık Kanunu ile diğer yasal düzenlemeler çerçevesinde işbu somut olayda Taşıyan sıfatına haiz bulunan davalı taraflar, ilgili emtiaların taşıma koşullarına uygun ve elverişli şekilde taşınmasından, tam ve eksiksiz bir şekilde alıcısına tesliminden sorumlu olduğundan; Müvekkil ... A.Ş. tarafından Sigortalısının haklarına halef olarak Borçlular aleyhinde ... 7. İcra Müdürlüğü...Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, açıklanan bu nedenlerle; davalıların icra takibine yaptığı haksız ve yersiz itirazların iptali ile takibin aynen devamı ile fazlayı talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, davacı şirketin dava dışı Sigortalıya ödeyerek haklarına halef olduğu 270,99 EURO alacağın talebimiz gibi EURO mevduata bankalarca uygulanan en yüksek yıllık faizi ile birlikte aynen, aksi halde 3095 sayılı kanun uyarınca aynı paranın fiili ödeme tarihindeki T.C.M.B. Efektif satış kurundan TL karşılığının Davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların başlatılmış olan icra takibine karşı yapmış olduğu haksız ve yersiz itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; ... no.lu konşimento altında ...seferi ile ...'e sevki sağlanan, muhteviyatı “tekstil’’ olan 87 kap 1110 kg’lık kargo 04.10 2023 tarihinde alıcıya teslim edildiğini, hava taşıma hukukundan kaynaklanan ihtilaflarda taraf sıfatı hava yük senedinde adları yazılı olan gönderici, alıcı ve taşıyıcıya aittir. Montreal Konvansiyonu’nun 12. ve 13. maddeleri bu hususu açık bir biçimde düzenlendiğini, davacı şirketin ve ya sigortalısı şirket mezkûr hava yük senedinde taraf olarak gözükmediğinden huzurdaki davada davacının taraf olması mümkün olmadığını, davacının ilamsız icra takibine koyduğu alacak miktarı, likit bir alacak olmayıp, yargılamayı gerektiğini, dava konusu olayda uygulanacak Montreal Konvansiyonu’nagöre, öncelikle müvekkilinin ortağı sorumlu olup olmadığının tayini ve sorumlu tutulacaksa bunun miktarının hesaplanması gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle davacının aktif dava ehliyeti olmadığından davanın reddine, davacı tarafından, ihbarda bulunma mükellefiyeti yerine getirilmediğinden dolayı davanın reddine, aksi takdirde, davacının, hukuki dayanağı olmayan maddi tazminat talebinin reddine, bir an için Ortaklığımızın maddi tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde, sorumluluğumuzun sınırlı sorumluluk limitleri içinde davacının ancak gerçek zararı kadar olduğu göz önünde bulundurularak ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğinin ve faiz talebinin de sınır içinde değerlendirilmesine, alacak likit bir alacak olduğundan icra inkar tazminatının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; işbu davadanın konusunun havayolu taşıması sırasında meydana gelmesi nedeniyle 28 Mayıs 1999 tarihli ,26.03.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren, “... İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme” Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.İşbu sözleşmede hasar bildirimlerine ilişkin süreler öngörülmüş olup, bu süreler içeriside yapılmayan hasar bildirimleri taşıyıcı kötüniyetli olmadığı sürece geçersiz olacağını, davaya konu olayda davacı taraf teslim tarihi olan 04.10.2023 tarihinde hasar oluştuğunu,akabinde hasara ilişkin sigortalısına ödeme yapıldığını beyan ettiğini, ancak, usulüne uygun olarak hak düşürücü süre içerisinde müvekkil şirkete yapılmış hasar ihbarı bulunamadığını, dava konusu zararın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zarar iddiası ve miktarı davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin dayanağı işçilik bedeli olup, bu bedelin müvekkili şirketten talep edilmesi mümkün olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle usule ilişkin itirazlarımız kapsamında davanın usulden reddine, aksi halde esasa ilişkin itirazlarımız kapsamında müvekkil şirket açısından haksız davanın reddine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Bilirkişi Raporu, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı meydana gelen zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı sigortacı tarafından sigortalanan ve dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından tekstil emtiasının davalı ... Şirketi tarafından davalı havayolu taşıyıcısı olarak görevlendirdiği davalı ... tarafından ...'ya hasar olarak taşındığı iddiası ile ödenen bedelin rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... A.Ş. tarafından davacı şirketin veya sigortalısı şirket mezkûr hava yük senedinde taraf olarak gözükmediğinden huzurdaki davada taraf sıfatının olmadığını, varsa hasardan davalının ortağının sorumlu olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı savunmasını yapmıştır. Davalı ... A.Ş. tarafından kendilerine yapılmış hasar ihbarı bulunamadığını, dava konusu zararın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zarar iddiası ve miktarı davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddini talep etmiştir. Dava dosyasındaki belgelerden Davacı ... ŞİRKETİ tarafından dava dışı sigortalı ...A.Ş. olduğu,... düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu emtianın dava dışı ...TİC.A.Ş. tarafından ...’da yerleşik ... şirketine yapılan ihracata ilişkin ... no.lu E-fatura olduğu görülmüştür. Dava dosyasının uyuşmazlık kapsamında, emtianın taşınması hususunda somut olaya uygulanacak hukukun tespiti, dosyada bulunan belgeler de dikkate alınarak, hasarın taşımanın hangi aşamasında gerçekleşmiş olabileceğinin tespiti, emtianın taşınmasında sorumluluğun tespiti, davalıların sorumluluğunun başladığı ve bittiği aşamanın tespiti, davaların kusurunun bulunup bulunmadığı ile davacının rücu hakkının bulunup bulunmadığı ile davacının varsa alacağının tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. 01/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Lojistik ve taşıma süreçleri açısından, Dava konusunun ... numaralı ve 29.09.2023 tarihli fatura içeriği ile gerçekleştirilen ihracat satışı olduğu, 87 kap tekstil emtiasının ...’da yerleşik ...’ye satıldığı, satışı yapanın ... işletmesi olduğu, Bu faturanın ... ile ... arasında satış sözleşmesine işaret ettiği, ...işletmesinin sürecin İHRACATÇISI – SATICISI olduğu, satış sözleşmesi teriminin ... teslim olduğu, ... teslimin genel kaide ve kurallarına uygun nitelikte dosyadaki navlun faturası içeriği gözetildiğinde İhracatçı’nın yüklerin havayolu ile ...’ya taşınabilmesi için davalı ... işletmesi ile anlaştığının gözlendiği, Satış faturası, teslim şekli, navlun faturası ile birlikte ... içeriği gözetildiğinde; Davalı ... işletmesinin sürecin AKDİ TAŞIYICISI olduğu, diğer davalı ... A.O.’nun taşıma sürecinin ALT ve FİİLİ TAŞIYICISI olduğu açık bir şekilde tespit edildiği, zararın kaynağının ıslanma-yoğun nemlenme olduğu, dosya içerisindeki fotoğraflardan ürünlerin kolilerinin hamurlaştığı-yırtıldığı-dağıldığının sabit olduğu, yükün teslim alındığı anda bu yönden bir hasarını gösterir veri olmadığı, taşıyıcı tarafından sorunsuz emtianın telim alındığının anlaşıldığı, İlgili zararın görüşümüzce, havayolu kargo taşımalarında hava aracına yükleme-boşaltma ve yer hizmetleri süresince açık havada bırakılan emtiaların ıslanması ile oluşması sonucu olabileceğinin değerlendirildiği, takdirin sayın mahkemede olduğu, Taşıma işinin ... arası hava kargo taşıması olması sebebiyle Montreal Konvansiyonu (MK) hükümleri geçerli olacağı, taşıma sürecindeki zarardan taşıyıcıların müteselsilen sorumluluğunun MK Md.17/1 içeriğinde düzenlendiği, MK Md.22/3 içeriğince sınırlı sorumluluk üst limiti söz konusu olacağı, ancak zarar tutarından açıkça yüksek çıkacağı gözlendiğinden 265,75 Euroluk yeniden ambalajlama zararından davalıların sorumlu olacağının değerlendirildiği, Ancak, dosya kapsamında yer alan MK Md.32/1 -4 uyarınca davalı taşıyıcılara ilgili zarara ilişkin somut-yazılı bir bildirim yapıldığına ilişkin dosyada veri gözlenemediği, Eksper raporu 3. Sayfasında 04.10.2023 tarihinde eksperin görüştüğü yetkililerce davalı ...’a bildirim yapıldığına ilişkin bir beyan işlenmiş olsa da bunun dosya kapsamında gözlenmediği, bu yönüyle değerlendirildiğinde taşıyıcıların MK Md.32/4 kapsamında taşıyıcılara aksi ispat edilene kadar yansıtılamayacağı, takdirin mahkemede olduğu, sigorta Mevzuatı Yönünden Sonuç: Davaya konu 04.10.2023 tarihinde meydana gelen Nakliyat Hasarı davacı sigorta şirketince dava dışı ... A.Ş. adına tanzim edilen ... poliçe numaralı Nakliyat Abonman Sigorta poliçesine bağlı ... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigorta poliçesi vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu Davacı sigorta şirketi tarafından 265,75 Euro hasar tazminatı ödendiği, 6102 Sayılı TTK 1472 maddesi Halefiyet şartlarından olan Davacı sigorta şirketinin Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu, hasar tazminatı ödendiği ve hasarın taşıma sırasında davalıların kusur/sorumluluğunda meydana geldiği tespit edildiği, rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkeme tarafından meydana gelen hasardan davalıların kusurlu/sorumlu olduğuna hükmetmesi durumunda davacı sigorta şirketi ödediği 265,75 EUR tazminatı davalılardan kusuru nispetinde rücuen talep edebileceği, Mali Yönden, Davacı yan tarafından 25/09/2024 tarihli İcra Takibinde 265,75 EUR Alacağına 5,24 EUR İşlemiş faiz talep edilmiş olduğu, davacının sigortalısına 265,75 EUR Ödeme yapmış olduğu tarih olan 22/03/2024 tarihinden icra takip tarihi olan 25/09/2024 tarihine kadar işlemiş faiz 4,50 EUR olarak hesaplanmış olduğu, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi 25/09/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Kamu Bankalarınca EUR Mevduatlara uygulanan değişen oranlarda 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli Azami faizi talep edebileceğine," belirtilmiştir. İstanbul BAM 13.Hukuk Dairesinin 15/01/2026 Tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı kararında; "Dava konusu hasarın, davalı ...'nin uluslararası hava yolu ile kargo taşıması sırasında meydana geldiği iddia edildiğinden, uyuşmazlıkta emtianın taşındığı ... ile ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşme olan 1929 tarihli ... Sözleşmesi ile bu sözleşmenin devamı-özeti mahiyetindeki 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümlerinin, bu uluslararası sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde TTK'nın taşıma hukuku hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Montreal Konvansiyonu'nun "kargonun hasara uğraması" başlıklı 18. maddesinin birinci fıkrasında, hasara sebep olan olayın havayolu ile taşınması sırasında meydana gelmiş olması halinde, taşıyıcının bu hasardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Montreal Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca sınırlı sorumluluğun ortadan kalkması için, kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderenin, kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunması ve durumun gerektirmesi halinde ek ödeme yapmış olması gerekmektedir. Bunun dışında taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına ... ( olay tarihinde 19 SDR olup ... (...) tarafından ... sayı ve 13.11.2019 tarihli "..." konulu bir duyuru ile güncellenerek 22 SDR'ye çıkarılmıştır) ile sınırlandırılmıştır. Somut olayda dava dışı sigorta ettiren/gönderen tarafından özel fayda beyanında bulunulmadığı gibi ek ücret de tahakkuk ettirilmediği, Konvansiyon'un 22/5. maddesi ise yolcu ve bagaj taşıması için geçerli olduğundan davacı vekilinin, davalılar hakkında sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna dair istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Montreal Konvansiyon'un 31. maddesi uyarınca, hasarın, teslimden itibaren 14 günlük sürede taşıyıcıya ihbarı gerekmektedir. Aksi halde gönderilene, taşınan emtianın eksiksiz ve hasarsız teslim edildiği karine olarak kabul edilir. Bu düzenleme karşısında, ihbar sürelerine uyulmaması halinde, yalnızca taşıyıcı leyhine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir. Yargıtay karaları ile Konvansiyonun 31. maddesindeki ihbar yükümlülüğünün eşyanın hasara uğraması haline özgü olarak düzenlendiği, taşıma konusu emtianın ziyaı durumunda sorumluluğun doğumu için ihbar şartının aranmayacağı kabul edilmektedir. (Emsal Yargıtay 11. HD.... Esas, ... Karar sayılı ve 26/02/2020 T. Kararı) Ayrıca taşıyıcının herhangi bir suretle hasarı öğrenmesi halinde ihbarın süresinde yapılmadığını ileri sürmesi TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu durumda hasar nedeniyle ihbar şartının aranması mümkün değildir." Somut olayda, davacının sigortalısına ait emtianın havayolu ile taşınmak üzere davalı ... tarafından davalı ...'ye teslim edildiği, dava konusu emtianın zayi değil hasarlı olarak teslim edildiği anlaşılmakla 14.günlük ihbar süresi aranacak olup bu hususta başvurunun olmadığı anlaşılmakla davanın davalı ... A.Ş. yönünden reddine karar verilmiştir. Taşıyan, malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyıcının dikkat ve ihtimamını göstermekle mükelleftir. Teslim alındıkları andan teslim edildikleri ana kadar geçen müddet içinde malların ziyar veya hasarı yüzünden doğacak zararlardan taşıyan sorumludur. Meğerki ziya veya hasar, tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamı ile dahi önüne geçilemeyecek sebeplerden ileri gelsin (TTK. m. 875). Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur (TTK. m. 876). Kanun böylece kusursuz sorumluluk ilkesini kabul etmiş olduğundan, taşıma sırasında oluşan ziya ve hasarın kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat külfeti taşıyıcıya yüklenmiştir. Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa (TTK. m. 875/2), taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur (TTK. m. 876). Yine TTK. m. 858/2 hükmüne göre: taşıma senedi, eşyanın ve ambalajının, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir; meğerki, taşıyıcı taşıma senedine haklı bir sebeple çekince koymuş olsun. Dava konusu olayda, davalı taşıyıcı hasarın kendi kusurundan meydana gelmediğine, taşımanın diğer aşamalarında veya yüklemenin hatalı yapılmasından meydana geldiğine ilişkin herhangi bir somut delil sunmamıştır. Davalı kanun gereği tacir olduğu için, onun kusurlu olup olmadı; TTK. m. 18/2'deki objektif ölçüt dikkate alınarak saptanmasında zorunluluk vardır. Başka bir deyişle, davalı ancak basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özeni göstermiş olması halinde kusursuz olduğu sonucuna varılabilecektir. Yine taşıyıcı ve sürücü yüklemeye nezaret yükümlülüğünde olduğu gibi, hatalı yükleme veya bir hasar var ise, taşıtanı uyarmak ve gerektiğinde çekincesini koymak zorundadır (Y. 11. HD.'nin E. ..., K. ... sayı ve 17.10.2002 tarihli kararı). Yukarıda anlatılan kapsamda TTK 1472 maddesi gereği geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu, hasar tazminatı ödendiği ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği tespit edilmekle davanın davalı ...Şti. yönünden kabulü gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın davalı ... A.Ş. yönünden REDDİNE, 2-Davanın davalı...Ltd. Şti. yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 3-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 270,99 EURO alacağın %20'si olan 54,20 EURO (takip tarihi itibariyle 1 EURO 38.2687 TL olmak üzere = 2.074,16 TL) icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 903,35 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 287,95 TL harcın davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak Hazineye İrad Kaydına, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 15.158,90 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı ... A.Ş. vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 15.158,90 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak alınarak davalı ... A.Ş. Tarafına verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 870,40 TL posta masrafı olmak üzere toplam 23.188,70 TL yargılama giderinin davalı ...Şti.'nden alınarak tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı .... Şti.'nden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 9-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.18/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır