İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/903 E. 2026/761 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/903
Karar No
2026/761
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/903 KARAR NO : 2026/761 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/09/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı ... ... plakalı araca, ... tarihinde davalıya ait ... plakalı aracın yayaya geçiş hakkı tanımak amacıyla beklediği sırada arkadan çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davalı davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle sigortalı araç için toplam ... TL ödeme yapıldığını, bu tutarın ... TL'lik kısmının davalıya ait aracın trafik sigortasından tahsil edildiğini, bakiye ... TL'nin tahsili amacıyla Antalya Genel İCra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alınamadığını belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali takibin devamını %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, rücu alacağına dayalı itirazın iptali davasıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Davacı sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK' nın 1472. Maddesi uyarınca haksız fiil sorumlusu olduğu iddiası ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/l maddesinin (l) bendinde tüketici işlemi, "gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. 6502 sayılı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı kanunun 83/2. maddesinde de "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemeleri yer almaktadır. 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. Somut olayda uyuşmazlık, Kasko sigortasına dayalı yapılan ödemenin rücuen tahsili talebine ilişkindir. Dava dışı üçüncü kişi ... ... 'un tacir olmadığı; poliçenin Kasko sigortası poliçesi olduğu, davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ... tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin haksız fiil ilişkisi olduğu, dolayısıyla davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan kanunun 73/1 ve 83/2.maddeleri uyarınca, Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Emsal; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 22/03/2017 tarihli ve 2016/8933 esas - 2017/3060 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. H.D. Dosya No: 2023/208; Karar No: 2023/2080; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD. Esas No: 2023/634 Karar No: 2023/662). Mahkememizin bu nedenlerle iş bu dava yönünden görevsiz olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddi ile, karar kesinleştikten sonra dosyanın görevli ve yetkili Antalya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili Av. ... ... ... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/903, K. 2026/761, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-903-e-2026-761-k-0d6816b1dab5