İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/843 E. 2026/675 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/843
Karar No
2026/675
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/843 Esas KARAR NO : 2026/675

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

(Kapatılan) ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının Hakimler Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2026 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına, ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne devrine karar verilen, yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 08/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine, müvekkili ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen icra takibine konu 580.629,77 TL bedelli faturadan bakiye kalan 354.706,77 TL tahsili amacıyla ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibimizde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takip durdurulduğunu, açıklanan bu nedenlerle; ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, borçlu şirket tarafından ... 14. İcra Müdürlüğü’nün ...E.sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı alacaklı yararına, borçlu şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle, takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 27/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı firma tarafından davacı firmaya sipariş geçilerek, müvekkilinin yurt dışında üstlendiği bir proje kapsamında imalatlar yapılması talep edilmiştir. Davacı firma ile de bir kısım imalatların yapılması ve bu kapsamda malzeme tedariki hususlarında anlaşma yapılmadığını, ancak söz konusu işlere ilişkin fatura konusu malzemeler zamanında tedarik edilmediği gibi taraflarca anlaşılan iş de süresinde bitirilemediğini, gecikmeye ve hatalara ilişkin durum davacıya bildirilmek suretiyle ödeme yapılmaya son verilmiştir. Malzeme tedarik süreci gecikerek ilerlemiş olup müvekkili firmanın firma sorumluluğunu üstlendiği proje kapsamında davacı yüzünden ciddi cezalara ve yaptırımlara maruz kaldığını, açıklanan bu nedenlerle; davacının açmış olduğu hukuki dayanaktan yoksun mesnetsiz davanın reddine, haksız ve şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının kötü niyetle başlattığı takibe ilişkin icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada, davacı tarafından fatura karşılığı malların teslim edildiği, kısmi ödeme yapılmasına rağmen bakiye alacak için icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yanca faturayı kabul etmediklerini ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki karşılığı malların teslim edilip edilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Taraflarca ticari defter ve kayıtlar hazır edilmiştir. Davacının ticari kayıtları incelenerek hazırlanan 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı lim.şirket ile davalı a.ş arasında ticari alışveriş 2022 yılında başladığı 2024 yılına kadar devam ettiği, davacı davalı arasında ticari alışverişten dolayı satış faturalarını 120 alıcılar hesabı adında davalı adına borç kayıt etiği davalının ödentilerini de bu hesapta davalı adına alacak kayıt ettiği davacının ibraz ettiği yasal defterler birbirini teyit ettiği .yasal defterlerden bir kısmı karine olarak noter tasdik şerhleri ile rapor ekinde sunulduğu .dolayısiyle davacı ile davalı arasında ticari alış verişten dolayı 01/10/2024 tarihi itibariyle davalının ödentileri tenzil edildikten sonra davacının-.davalıdan 01/10/2024 tarihi itibariyle davacın davalıdan ticari alışverişten dolayı- 1,120,972,09 TL- alacaklı olduğu, davacının yasal defterleri bu rakamı teyit ettiği," sonuç ve kanaatine varıldığı," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmuştur. Bu kapsamda Mahkemece 2 mali müşavirden oluşan heyetten rapor alınmasına karar verilmiş, 14/08/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Dava dosyasına kazandırılan Ba ve Bs formları ile davacı mali müşavirden alınan Ba ve Bs formları (rapor ekinde sunulmuştur) incelenmiştir. Davalı mali müşavirden alınan ve rapor ekinde sunulan Ba ve Bs formlarında, davalı adına herhangi bir bildirim yapılmadığı tespit edilmiştir. Dava dosyasına Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilmiş ve dosya ekine kazandırılmış Ba ve Bs formları incelendiğinde ise; davacı ve davalı bildirimlerinin birbirleri ile örtüştüğü belirlenmiştir. Ancak; her ne kadar davacı ve davalı tarafından kendi imkânlarıyla verilen Ba ve Bs formları Gelir İdaresi'ne boş olarak gönderilmiş olsa da, Gelir İdaresi'nden dava dosyasına kazandırılan Ba ve Bs formlarında tutarların yer aldığı ve bildirim yapılmış gibi göründüğü tespit edilmişti. Bu durumun sebebinin; 2021/Temmuz döneminden itibaren elektronik ortamda düzenlenen faturaların Ba ve Bs formlarında mükelleflerce bildirim zorunluluğunun kaldırılması ve söz konusu formların Gelir İdaresi tarafından resen düzenlenmeye başlanmış olduğundan kaynaklandığı, 2-Davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi; İncelemesi yapılan davacının 2023 yılları Yevmiye, Envanter ve Kebir defterleri ile 2024 yılı Envanter defteri birbirlerini teyit ettiği, sunulan 2023 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde “SON KAYDI GÖRÜLDÜ” ibaresi ile Notere Tasdik ettirildiği, Davacı ait incelemesi yapılan 2024 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2024 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir’in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop’a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, Davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterini kendi lehine delil olup olmayacağının takdiri yüce mahkemenizde olduğu, 3-Davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinden uyuzmalık konusu ile ilgili tespitler; davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacı ile davalı arasında cari hesap ilişkisi olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 01.01.2023 tarihinden önce başladığı ve 06.05.2024 tarihinde sona erdiği, -Uyuşmazlık konusu (Takibe ilişkin Fatura) davacının 31.10.2023 tarih ve 108 nolu yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.229.546.,64 TL asıl alacağı olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 1.979.041,11 TL asıl alacağı olduğu," bildirilmiştir. Davalının ticari kayıtları incelenerek hazırlanan 04/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "1-)Davacı yana ait Ticari defterlerin .... 1. Ve 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne talimat ile incelettirilmiş olduğu, Talimat ile alınmış 14.08.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda, davacı 2023,2024 yılları ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu değerlendirilmiş olduğu, 2-) Davalının 2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 3-) Talimat ile alınmış 14.08.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda, Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.229.546.,64 TL asıl alacağı olduğu, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.979.041,11 TL asıl alacağı olduğu şeklinde tespit ve değerlendirmeler yapılmış olduğu, 4-) Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 28/03/2024 tarihi itibariyle, davalının davacıya 2.030.278,48 TL Borçlu oldukları, davacı yan tarafından 12.10.2023 tarihli ... numaralı 580.629,77 TL Tutarlı Fatura bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yapılıp işbu davanın açılmış olduğu, İcra takip tarihinden sonra da davacı tarafından davalı yana toplam tutarı 749.494,47 TL olan 2 Fatura düzenlenmiş olduğu ve davalı tarafından döviz kur değerleme kayıtları yapılmış olduğu, 31.12.2024 tarihi itibariyle davalının davacıya 3.332.187,34 TL Borçlu oldukları, 5-) Davacı ticari defterleri incelenerek düzenlenmiş 14.08.2025 Tarihli Bilirkişi Raporu içeriğinde yer alan davalı yana ait cari hesap ekstresi incelendiğinde, davalı ...şirketinin 20.12.2023 tarihinde birleşmiş olduğu ... şirketi ile ilgili cari hesap hareketlerinin tek bir cari kartta birleştirilerek sunulmuş olduğu görülmüştür. Bu nedenle Dal Makine Tasarım şirketine ait aşağıdaki cetvelde gösterilen tasdikleri ihtiva eden 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri de incelemeye tabi tutulmuş olduğu, 6-) Davacı ticari defterleri incelenerek düzenlenmiş 14.08.2025 Tarihli Bilirkişi Raporu içeriğinde yer alan davalı yana ait cari hesap ekstresi ile davalı .... ve... A.Ş. şirketi cari hesap ekstreleri karşılaştırıldığında, taraflar arasında icra takip tarihi olan 28/03/2024 tarihi itibariyle (2.030.278,48 TL-1.229.546,64 TL) 800.731,84 TL Fark olduğu, davacı ticari defterlerinde davacının alacağının 800.731,84 TL Daha az göründüğü tespit edilmiş olduğu, cari hesap farklarının 611.944,81 TL’sinin davalı şirket ve birleşen ... A.Ş. tarafından davacı lehine döviz kur değerlemeleri yapılıp davacı tarafından döviz kur değerlemeleri yapılmamasından kaynaklanmış olduğu, Cari hesap farkının 187.090,76 TL’sinin davacı ticari defterlerinde, davalı tarafından davacı yana 28.02.2023 tarihinde 9.914,72 USD Açıklaması ile 187.090,76 TL ödeme yapılmış olduğuna dair kayıt yapılması, fakat davalı ticari defterlerinde bu tutarda bir ödeme kaydı olmamasından kaynaklanmış olduğu, Cari hesap farklarından 1.703,63 TL ve -7,43 TL’sinin davacının ... A.Ş.’e düzenlediği 2 Adet Faturanın davalı ve davacı tarafından farklı tutarlarda kayıt edilmiş olmasından kaynaklanmış olduğu, 7-) Davacı yan tarafından sadece, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş 12.10.2023 tarihli ... numaralı 580.629,77 TL Tutarlı Fatura bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yapılıp işbu davanın açılmış olduğu, İşbu faturanın iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve işbu faturanın davacı BS, Davalı BA Bildirimlerinde olduğu tespit edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 8-) Dava konusu fatura üzerinde, ... açıklaması olduğu, Davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde birtakım Teknik detayları içeren Sipariş formu, İmalat Hataları vs raporlar sunulmuş olduğu, ancak branşım dahilinde olmadığından bu konuda inceleme tespit ve değerlendirme yapılmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 9-) Davacı yan icra takibinde 354.706,77 TL Fatura alacağına fatura tarihi olan 12.10.2023 tarihinden itibaren 14.693,61 TL İşlemiş faiz talep etmiş olduğu, Davalı tarafı temerrüde düşürecek Noter Kanalı ile gönderilmiş ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, bu nedenle tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 28/03/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek, değişen oranlarda yıllık Adi Kanuni Faizi talep edebileceği," belirtilmiştir. Tarafların ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vergi kayıtlarından belirlenen bedellere uygun olarak düzenlenen faturaların itirazsız olarak kayıtlarına alındığı ve davacı yanca malların teslim ediliği, davalı yanca kısmi ödeme de yapıldığı, aksi yönde davalı yanca yapılan savunmalara yönelik somut bir delil ya da bahsettiği maillerin de sunulmadığı anlaşılmakla Mahkememizce asıl alacak yönünden davanın kabulü, temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 14.İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 354.706,77 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihi olan 19.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebinin REDDİNE, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 354.706,77 TL alacağın %20'si olan 70.941,35 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 24.230,02 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 6.308,44 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 17.921,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 56.753,08 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 6.308,44 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 22.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 270,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 29.066,84 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/843, K. 2026/675, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-843-e-2026-675-k-b5f2bc5f625b