Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/50 E. 2026/1178 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/50
Karar No
2026/1178
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/50 Esas 2026/1178 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/50 KARAR NO : 2026/1178

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2023 NUMARASI : 2022/478 Esas 2023/192 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2022 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dışı borçlunun 14/02/2019 ödeme tarihli 22. taksidini ve sonra gelen 14/03/2019 tarihli 23. taksidini ödememesi üzerine 04/04/2019 tarih ve 2009 sayılı ... . Risk Planlama ve İzleme Müdürlüğünün yeniden yapılandırma tebliği KGF alınan onay çercevesinde dava dışı borçlunun KGF kapsamında kredisinin yapılandırıldığı, söz konusu tebliğde "Borçların yeniden yapılandırılması ve kredi kullanımlarına ilişkin tüm evrakların ve belgelerin eksiksiz düzenlenmesi, yazımız ekinde yer alan yeniden yapılandırma protokolü ve kredinin yeni itfa planı dökümüne kredi borçlusu olan müşterinin imzasının mutlaka alınması, kefillerinin imzalarının alınması zorunluluğu bulunmamakla birlikte, imzalarının alınması durumunda, krediye kefil olan firmanın ortağı ve yöneticisi hariç diğer kefil eş rıza imzasının alınması" gerektiğinin belirtildiği, 10/04/2019 tarihli "Yeniden Yapılandırma Protokolü" ve 10/04/2019 tarihli "Ticari Kredi Ödeme Planına", dava dava dışı asıl borçlu şirketin imzasının alındığı, kefillerinin imzasının ise alınmadığı, 10/04/2019 tarihinde yapılandırma kapsamında 148.550,50 TL'lik kredi kullandırıldığı, 14/04/2017 tarihinde kullandırılan KGF kapsamındaki ve ödenmemiş kredinin 148.550,50 TL olarak kapatıldığı, yapılandırılan kredi tutarının 148.550,50 TL olup, 10/04/2019 tarihinde 54 ay taksit ve aylık azalan taksitli ödeme planı çerçevesinde, yapılandırma kredisi tahsis edildiği, yapılandırma kredisi için yapılandırma kredisinin ödeme planında aylık faiz oranı %1.65 (yıllık %19.80) ve temerrüt faiz oranının da %39.00 olduğunun görüldüğü, söz konusu yapılandırma kredisinin dava dışı borçlu tarafından 17.616,75 TL'lik, 10/10/2019 tarihli ilk yapılandırma kredi taksit tutarının ise ödenmediğinin anlaşıldığı, kredi yapılandırmalarının TBK 'nun 133. maddesi anlamında yenileme niteliğinde olmakla, yeni kredi borcunun bağımsız bir borç olacağı, Yargıtay'ın bu konuda istikrar kazanmış uygulamasına göre de, kredi borcunun yapılandırılması halinde, yapılandırma/kredi sözleşmesini imzalamayan önceki kredi sözleşmesinin kefilinin yenilemeyle sona eren önceki borçtan sorumluluğunun kalkacağı ve imzası bulunmayan yapılandırma kredisinden sorumlu tutulamayacağı yönünde olduğu, genel kredi sözleşmesinde davalı kefilin dava dışı asıl borçlunun doğmuş ve doğacak tüm borçlarından sorumlu olduğuna ilişkin düzenlemenin söz konusu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere yönelik olduğu, bu sözleşme kapsamında kullandırılmayan kredi borçları nedeniyle, yeniden yapılandırma protokolü ile ticari kredi ödeme planında imzasının da bulunmadığı dikkate alındığında, kefil olarak dava konusu alacaktan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketle imzalanan 10.04.2019 tarihli protokolün 7. maddesinde protokolde veya 05.04.2017 tarihli sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın borcun tamamının muaccel hale geleceğini, kefillere sağlanan her türlü imkanın geçmişe dönük olarak ortadan kalkacağını, banka ile borçlular arasında imzalanan kredi genel sözleşmelerinin hükümleri doğrultusunda ve/veya işbu protokol şartlarında hesaplanacak alacak için bankanın dilediği hukuki işlemleri başlatabileceğine dair düzenlemeye yer verilmiş olup, bu nedenle kefil davalının sorumluluğunun sona ermediğinin açık olduğunu, davaya konu protokolün 6.2. maddesinde; "Taraflar, işbu protokolün imzalanmış olmasının, bankanın borçlu/lara ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil/ler’e karşı sahip bulunduğu ve bundan böyle akdolunacak her türlü sözleşmeler, taahhütnameler uyarınca sahip olacağı hakları ortadan kaldırmadığı ve kısıtlamadığı, bankanın sözleşmelerden, eklerinden, taahhütnamelerden ve kanundan doğan ve doğacak her türlü haklarının saklı olduğu hususlarında mutabakata varmışlardır.", 6.3. maddesinde; "taraflar işbu protokolün imzalanmış olmasının, taraflar arasında daha önce akdedilmiş 05.04.2017 tarihli kredi genel sözleşmesini değiştirmediği, ortadan kaldırmadığı ve yenilemediği hususlarında mutabakata varmışlardır.", 6.4. maddesinde; "taraflar, işbu protokolün imzalanmış olmasının borçlu/lar’ın bankaya olan başka borçları için de, borcun ertelenmesi ve yenilenmesi anlamı taşımadığı hususlarında mutabakata varmışlardır." hükümlerinin yer aldığını, söz konusu hükümlerden de anlaşılacağı üzere yeniden yapılandırma sözleşmesi yeni bir kredi olmayıp mevcut borcun yapılandırılmasına ilişkin bulunduğunu, işbu protokol ile davalının da imzalamış olduğu kredi genel sözleşmesi geçerliliğini yitirmediğini, bu hususun protokolün ilgili maddelerinde de açıkça belirtilmiş olup, söz konusu hükümlerin göz ardı edilerek eksik ve hatalı şekilde verilen kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmediği gerekçesiyle kredi hesabının kat edildiği, alacağın tahsili talebi ile davacının davalı aleyhine icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın davalıdan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, alacağın davalıdan talep edilip edilemeyeceği, davalının icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, davacı ile dava dışı ... ... Ltd. Şti arasında 05/04/2017 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup, davalının bu sözleşmede 1.500.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzası yer almaktadır. Davalı kefil sözleşme tarihinde dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olup, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından 17/01/2020 tarihli hesap kat ihtarnamesi, dava dışı asıl borçlu ile davalı kefile gönderilen 173.351,36 TL'nin 1 günlük atıfet süresi içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Anılan hesap kat ihtarı dava dışı asıl borçlu ile davalıya 21/01/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 10/04/2019 tarihli yeniden yapılandırma protokolü akdedilmiş olup, davalının bu sözleşmede herhangi bir sıfat ile imzası bulunmamaktadır. Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda, davalının kefil olduğu ve yeniden yapılandırma protokolü ile ticari kredi ödeme planında imzasının bulunmadığı dikkate alındığında kefil olarak dava konusu alacaktan sorumlu tutulamayacağı yönünde kanaat bildirilmiş, raporda takip tarihi itibarıyla herhangi bir alacağın bulunup bulunmadığı yönünde banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bir tespit yapılması yoluna gidilmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile dava dışı asıl borçlu arasındaki 05/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imzası yer almakla birlikte 10/04/2019 tarihli yapılandırma protokolünde kefaleti bulunmamaktadır. Protokol hükümleri gereğince yeni bir kredi ödeme planı düzenlenmiş olup, düzenlenen yeni ödeme planında davalı kefilin imzası bulunmamaktadır. Davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 10/04/2019 tarihli yapılandırma protokolünde, protokolün 05/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca istinaden akdedildiği açıkça belirtilmiştir. Bu durum karşısında yapılandırma protokolü davalının kefaletinin bulunduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca ilişkindir. 10/04/2019 tarihli protokolün imzalandığı tarihte yürürlükte olan TBK'nun 133. maddesinde düzenlenen borcun yenilenmesi borcu sona erdiren sebeplerden biridir. Borcun yenilenmesi alacaklı ile borçlu arasında yapılacak bir sözleşme ile gerçekleşir. Bu sözleşmede tarafların önceki borç yerine yeni bir borcu geçirme iradeleri bulunmaktadır. Borcun yenilenmesi için taraflar arasında mevcut ve geçerli eski bir borcun bulunması, borçlunun sözleşme ile yeni bir edim üstlenmesi ve tarafların eski borç yerine geçecek yeni bir borç kurma iradesine sahip olmaları gerekmektedir. Bahsedilen bu irade, yeni bir borç kurmak suretiyle eski borcu ortadan kaldırma, onu sona erdirme iradesi olup, yenileme tarafların açık iradesine dayanmalıdır. Davalının imzasının yer almadığı, davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 10/04/2019 tarihli yeniden yapılandırma protokolü başlıklı protokol hükümlerinin incelenmesi yolu ile uyuşmazlığın çözümlenmesi, protokolün TBK'nun 133 vd. maddelerinde düzenlenen borcun yenilenmesi niteliğinde olup olmadığının tespiti gerekecektir. Protokolün 4.3 maddesinde temerrütün oluşması halinde borçlunun bankanın 05/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi hükümlerinden hareket etmek suretiyle temerrüt tarihindeki kat edilen hesabın bakiye alacak tutarlarına, fer'ilerine hiçbir itirazlarının olmayacağını peşinen beyan, kabul ve taahhüt ettiği, 6.3 maddesinde tarafların protokolü imzalamış olmasının taraflar arasında daha önce akdedilmiş 05/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesini değiştirmediği, ortadan kaldırmadığı ve yenilemediği hususlarında mutabakata vardıkları, 7.2 maddesinde temerrüt halinde bankaca borçluya, kefillere sağlanan her türlü imkanın geçmişe dönük olarak ortadan kalkacağı, imzalanan kredi sözleşmesi hükümleri doğrultusunda ve/veya işbu protokol uyarınca hesaplanacak alacak için dilediği hukuki işlemi başlatmakta serbest olacağı, 8. maddesinde de protokolün genel kredi sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğu, protokolde hüküm bulunmayan hususlarda genel kredi sözleşmesi hükümlerinin geçerli bulunduğu hükme bağlanmıştır. Taraflar arasında imzalanan 05/04/2017 tarihli kredi genel sözleşmesinin Tesis Olunacak Teminatlar başlıklı 8. maddesinde, bankanın sözleşme ile açtığı krediyi kısmen veya tamamen uygun göreceği her türlü maddi, şahsi, ayni ... ve bunlarla sınırlı olmaksızın başkaca her nevi teminat karşılığında kullandırabileceği, Teminatların Bankanın Her Türlü Alacağının Karşılığını Oluşturması başlıklı 9. maddesinde, müşteri tarafından bankaya verilmiş ve verilecek her türlü teminatın bankanın doğmuş ve doğacak her türlü alacağının teminatını teşkil ettiği hükümlerini içermektedir. Yapılan açıklamalar ve davalının kefalet imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi hükümleri ile protokol hükümleri karşısında her ne kadar davalı kefil yeniden yapılandırma protokolünü imzalamamış ise de, kredi sorumluluğunun sona ermediği, kredi genel sözleşmesi nedeniyle dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi nedeniyle kredi borcunun protokol hükümleri gereğince yeniden yapılandırıldığının kabulünün gerekecektir. Davacı banka takip konusu borcun kapanmadığını ileri sürdüğünden, TBK'nun 133. maddesine göre borcun protokol ile yenilendiği de kabul edilemeyecektir. Davalı kefilin kefalet imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi nedeniyle oluşan borç tutarından diğer borçlularla birlikte genel kredi sözleşmesi hükümleri kapsamında sorumlu olduğu açıktır (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/11-296 Esas 2026/402 Karar sayılı ilamı). Davacının dava konusu icra takip tarihi itibarıyla davalı kefilden, kefaletinin bulunduğu 05/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı hususunda mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bir bilirkişi raporu bulunmamaktadır. 22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 35.maddesi ile yapılan değişik HMK'nun 353/1.a-6 maddesi ise "Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, dosyanın yargılama aşamasında rapor hazırlayan bankacı bilirkişiye tevdi edilip, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yapma ve belgelerden suret alma yetkisi verilerek banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 05/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı tespit edilerek bilirkişi delilinin toplanması gerekirken uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli niteliğe sahip bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle takip tarihi itibarıyla davacının var ise davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespitine yönelik rapor alınmadan, salt hukuki görüş içeren raporla yetinilmek suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarih 2022/478 Esas 2023/192 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/50, K. 2026/1178, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-50-e-2026-1178-k-ab4d91ab6e8e