Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/66 E. 2026/1179 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/66
Karar No
2026/1179
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/66 Esas 2026/1179 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/66 KARAR NO : 2026/1179 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2023 NUMARASI : 2022/663 Esas 2023/674 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2022 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerine müvekkilinin vakıf olmadığını, müvekkilinin imzası bulunmayan genel kredi sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağını, asıl borç ödendiğinden kefaletin hükümsüz olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hesap kat ihtarnamesinde verilen atıfet süresinin sona ermesi ile dava dışı asıl borçlu ve davalı kefilin 02.01.2019 tarihinde temerrüte düştükleri, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizi başlıklı 1/10. maddesinde kredi/kredilere uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranlarının belirlenmediği, ... no.lu TL spot kredi için uygulanacak temerrüt faiz oranının bankaca belirlenmiş en yüksek faiz oranının %50 fazlası alınmak suretiyle tespit edileceğinin hükme bağlandığı, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya kullandırılan spot krediye ilişkin olarak temerrüt tarihinde diğer müşterilere kullandırılan spot kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı bildirilmediğinden, taraflar arasında imzalanan ve kredinin dayanağını teşkil eden genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizini düzenleyen 1/10. maddesi uyarınca davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya kullandırılan spot kredi için fiili olarak uygulanan yıllık %17,58 akdi faiz oranının %50 fazlası oranında hesaplanan yıllık %26,37 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 27.09.2017 tarih ve 1.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, takibe konu edilen ticari kredinin bu kredi sözleşmesi tahtında tahsis edilen limit kapsamında kullanıldığı, davalının söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından ihtarname keşide edildiği, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın itirazı üzerine takibin durduğu, alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu, alacağın likit ve davalı tarafın itirazında haksız olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2019/8530 sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 356.299,95 TL asıl alacak, 44.629,24 TL işlemiş faiz ve 2.231,46 TL BSMV olmak üzere toplam 403.160,65 TL üzerinden iptaline, takibin 356.299,95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %26,37 TL temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si işletilerek devamına, fazlaya dair istemin reddine, hüküm altına alınan 403.160,65 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 80.632,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizine ilişkin yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, itirazları dikkate dahi alınmadan hüküm kurma yoluna gidildiğini, sözleşme hükümlerine göre uygulanması gereken temerrüt faiz oranının, bankaca belirlenen en yüksek faiz oranının %50 fazlası olarak uygulanması gerektiğinin belirtildiğini, işbu raporda belirlenen şekilde akdi faiz oranının %50 fazlası değil, %40 faiz oranının dikkate alınması gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, temerrüt faizi yönünden, hükme esas alınan raporda hatalı faiz oranı belirlenmiş olup yerleşik Yargıtay içtihatlarının da taleplerinin haklılığını ortaya koyduğunu, takip talebinde yer alan temerrüt faizi üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacıyla dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalının icra takibine itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazı temerrüt faiz oranına yöneliktir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporu ile kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, hesap kat ihtarnamesindeki alacak miktarının kat ihtarına itiraz edilmemesi nedeniyle maddi anlamda kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, raporda temerrüt faiz oranlarının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği, bilirkişinin bankadan diğer müşterilere fiilen uygulanan akdi faiz oranları istendiği halde banka tarafından bu oranların verilmediğinin bildirildiği, imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan spot kredilerin %17,58 akdi faiz oranı üzerinden gks hükmü uyarınca %50 fazlası hesaplanmak suretiyle temerrüt faiz oranının yıllık %26,37 olarak esas alındığı, bu durum Yargıtay içtihatlarına ve sözleşme hükümlerine aykırı olmakla birlikte bu husus eleştirilmekle yetinilmiş, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığı gözetilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/66, K. 2026/1179, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-66-e-2026-1179-k-a634fc54fdb2