Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5044 E. 2026/6170 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5044
- Karar No
- 2026/6170
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2097 E., 2026/795 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Araç Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/275 E., 2025/95 K.
Asıl ve birleştirilen dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekili;....1 01... , 9, 10, 20, 23 parsel, 1 11... , 28 parsel, 1 15... , 33 parsel, 1 21... parsel, 1 44... parsel, 1 62... , 9 ve 20 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalıların murisi olan kardeşi ....'nin diğer mirasçıların orada hazır bulunmamalarından istifade ederek taşınmazları kendi adına yolsuz olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının külliyen iptaline karar verilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı; asıl davaya konu 1 01... , 9, 10, 20 parsel, 1 11... parsel, 1 15... parsel, 1 21... parsel, 1 44... parsel ve 1 62... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak aynı gerekçe ile asıl davaya ek olarak muris ...’nin ölümü nedeniyle yasal mirasçılarına miras yolu ile intikal etmiş olan dava konusu taşınmazların 1/5 oranındaki yasal payının davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalılar, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen davada 1 01... ,9, 10... , 1 11... , 28, 1 15... ve 1 21... parsel sayılı taşınmazlar yönünden Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince davanın hak düşürücü süreden reddine, asıl davada 1 01... , 1 15... , 1 62... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın pasif husumetten reddine, asıl ve birleştirilen davada dava konusu 1 44... ve 1 62... parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu kayıtlarının bulunmaması, davacı tarafça açıklama yapılmadığından keşfen tespitinin yapılamaması, taşınmazların var olmaması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların kadastro tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11. maddesine göre yapılan 30 günlük askı ilan süresi sonunda 14.09.2007 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 22.11.2023 tarihinde açıldığı, tutanağın kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.340,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.