Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/638 E. 2026/2517 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/638
Karar No
2026/2517
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/180 E., 2024/2543 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray (Tekirdağ) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/7 E., 2022/69 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; asli müdahiller vekili İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediğinden kesinlik nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine ve davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 14.750,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 17.02.2020 tarihinde yapılan güncelleme kadastrosu neticesinde düzenlenen tutanak aslı davalı belirtmesi yapılarak Mahkemeye gönderilmiştir. Yörede 1972 yılında kesinleşen orman tahdidi, 1980 yılında kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun'un 2. Maddesi uygulaması 1984 yılında kesinleşen 2986 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, 1993 yılında sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 1997 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 2/B uygulaması yapılarak 09.08.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kışlacık köyü sınırları içinde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan kumsal vasfında olmasına rağmen davalı adına tespit edildiğini belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. Asli müdahiller müdahale dilekçesinde; irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satışa dayanarak dava konusu taşınmazın bir kısmının adlarına tescilini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı taraf; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 2022/35 Esas sayılı dosyada davalı olan güncelleme kadastro tutanağı işbu dosya ile birleştirilerek tutanak aslı dosya arasına alınmıştır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...153 parselin krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1313,21 m²lik kısmın orman vasfında bulunduğu, asli müdahillerin iddia ettiği dava dışı 1 01... sayılı orman vasfındaki parseldeki 1900 m²lik alanın tamamının orman sayılan yer olduğu, (A) harfiyle gösterilen 1.313,21 m²lik kısmı dışında kalan 13.436,90 m²lik kısmın ise deniz'in aktif dalga etkisi altında kalan devletin hüküm ve tasarrufuna konu poliçe kumsalında bulunduğu..." gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulüne, asli müdahillerin davasının reddine, 1 01... parselin krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.313,21 m²lik kısmı dışında kalan 13.436,90 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile tespit harici bırakılmasına, (A) harfiyle gösterilen 1.313,21 m²lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...15.09.2021 tarihli fen bilirkişisi raporuna göre de dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.313,21 m²lik kısmı dışında geriye kalan kısmının tamamının jeoloji bilirkişisine göre usul ve yasaya uygun olduğu belirtilen ve bakanlıkça belirlenen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığının rapor edildiği, yine 10.09.2021 tarihli orman bilirkişisi raporuna göre de (A) harfi ile gösterilen 1.313,21 m²lik alanın eski tarihli hava fotoğraflarında orman ağaçları ile kaplı olduğu, halen de orman niteliğinde bulunduğunun rapor edildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altına olan taşınmazlardan olup olmadığı, davalı yönünden zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de; 1 01... parselin içerisinde kalan (A) harfiyle gösterilen taşınmazın 1 01... parsel sayılı orman vasfındaki taşınmaz içerisinde kaldığı, mükerrer tescile neden olacak şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, öte yandan hükme dayanak bilirkişi raporunun hüküm yerinde belirtilmediği ve ikinci bentte yer alan kadastro tespitinin iptali ifadesinin hatalı olması bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılmasına, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendindeki "153 parselin" ifadesinden sonra "15.09.2021 tarihli fen bilirkişi raporunun" ibaresi eklenmek, bendin devamındaki “kadastro tespitinin iptali” ifadesi ise hüküm yerinden çıkartılarak yerine “kadastro tutanağının iptali" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/638, K. 2026/2517, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-638-e-2026-2517-k-b6af58613ec1