Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6392 E. 2026/6168 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6392
Karar No
2026/6168
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2895 E., 2025/1493 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/408 E., 2022/296 K.

Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.

Davacı vekili; dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından dava dışı ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı ... ve ...'nun borçlarına istinaden, ipotek borçlusu sıfatıyla aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Alanya 2. İcra Dairesinin 2019/2301 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi neticesinde maliki olduğu 3 34... parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 nolu bağımsız bölümün satışa çıkarıldığını, taşınmazın davalı Şirkete satıldığını, borcun bulunmadığını, vekaleten yapılan işlemlerde vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, çekilen kredi ve işlemlerden haberdar olmadığını, takipte 103 davetiyesi ve icra satışı için tebligat yapılmadığını, davalı Şirketin iyiniyetli olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa taşınmazın rayiç bedeli tespit edilip dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; taşınmazın dava dışı ... isimli üçüncü kişiye satıldığını, pasif husumetin bulunmadığını, tapu iptali-tescil talebi pasif husumet yokluğundan usulden reddedileceğinden terditli dava açmakta da hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapu iptali ve tescil talebi yönünden dava konusu taşınmaz dava dışı 3. kişi adına kayıtlı olduğundan pasif husumetten reddine, terditli bedel isteği yönünden ise davaya konu taşınmazın satışına dayanak teşkil eden ipoteğin bizzat davacı tarafından tesis edildiği, davacının keşide ettiği ihtarnamede bu ipotekten kaynaklanan borcu ödemeyi kabul ettiğine dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının ipotekten haberdar olmadığı, bu ipoteğin vekalet görevi kötüye kullanılarak ve muvazaalı olarak tesis edildiği ve davalı Şirketin taşınmazı kötüniyetli olarak iktisap ettiği yönündeki iddialarına itibar edilemeyeceği, taşınmazın cebri ihale sonucunda iktisap eden davalının ediniminin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapu iptali ve tescil isteği yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bedel isteği yönünden davacının ipoteğin kendisinin haberi olmadan muvazaalı ve vekalet görevinin kötüye kullanılarak gerçekleştirildiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı, yolsuz bir işlemin bulunmadığı, davalının cebri icra ile satıştan ihaleye girerek ve bedelini ödeyerek taşınmazı aldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 483,40 TL fazla yatırılan temyiz harcının talep edilmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6392, K. 2026/6168, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6392-e-2026-6168-k-4ed9a2e07560