Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1485 E. 2026/1533 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1485
- Karar No
- 2026/1533
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1485 Esas
KARAR NO : 2026/1533
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/06/2024
NUMARASI : 2023/1126 E. - 2024/551 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... İlçesi ... Mahallesi ... Sk. No-...’te bulunan tapuda adına kayıtlı daireyi davalı ...’a sattığını satış bedelinin bir kısmını peşin aldığını bakiye bir kısmı için ise ipotek tesis edilmiş olduğunu, ipotek alacağı olan 130.000,00-TL için daha sonra keşidecisi ... ve lehdarı ... olan beheri 32.500,00-TL bedelli 30.09.2020, 30.10.2020, 30.11.2020 ve 30.12.2020 vadeli dört adet senet tanzim edilmiş olduğunu, davalı ...'ın bu senetleri imzalayarak davacı vekiline teslim etmiş olduğunu, 30.09.2020 ve 30.10.2020 vadeli senetlerin davalı ... tarafından ödenmiş olduğunu, 30.11.2020 ve 30.12.2020 vadeli senetlerin vadesi üzerinden uzun süre geçmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini, bu süreçte araya pandeminin girdiğini, mezkur senetler uhdesinde olan davalı vekili koronavirüsü ağır şekilde 28 gün hastanede yatarak atlatmış olduğunu, hastaneden taburcu olduktan sonra da birkaç ay işten ve işyerinden uzak kaldığını, sağlık durumu itibariyle çalışabilecek duruma gelince işyerinde ödenmemiş olan 30.11.2020 ve 30.12.2020 vadeli senetlerin bir türlü bulamamış olduğunu, davacı vekilinin davalıyı bir kaç kez aradığı davalı müsait olmadığından o süreçte kimi zamanda memleketinde olduğunu beyan ederek ödemeden imtina etmiş olduğunu, bunun üzerine Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/735 Es. sayılı dosyası ile senetler için zayi ve iptal davası açmak zorunda kalmış olduğunu, zayi olan senetlerin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/735 Es. sayılı dosyasından karara bağlanarak iptal edilmiş olduğu, iptal kararı üzerine davalı ödeme için yine davacı vekili tarafından 20.06.2023 tarihinde aranmasına rağmen olumlu bir netice alınamamış olduğunu, akabinde davalı hakkında zayi senetler için Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını davalı takibe karşı haksız itirazda bulunduğunu, davaya konu senetlerin vadesinde ödenmesi durumunda dolar karşılığı olan bedellerinin, 8.550,00-USD, 7.125,00-EURO, gram altın karşılığı 144,75 Gr altın olduğu, dava tarihi itibarıyla aynı para ile 2.280,00-USD, 2.130,00-EURO ve 36,15Gr altın alınabildiğini, aynı durum emtia fiyatları ile karşılaştırıldığında, alacağın satın alma değeri ¾ oranında erimiş olduğunu, dava konusu dairenin fiyatının dava tarihi itibarı ile 4.000,000,00-TL üzerinde olduğunu, satış fiyatı üzerine 8 kattan fazla artış göstermiş olduğunu, bu durum sebebiyle itirazın iptali davası neticesinde zararlarının tazmini için dava açma haklarının saklı kalınması ile dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ipotek sözleşmesi gereğince davalının ödemesini yapmış olduğunu ve ipoteğin kaldırıldığını, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, haklarında zayi kararı verilen senetlerden bahis ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının davacıya ne hakkında zayi kararı verilmiş olan hamil olduğunu iddia ettiği senetlerden ne de başka bir sebeple borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davanın KABULÜ ile
1-Davalının Bakırköy 10. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
-Devamına karar verilen 65.000,00-TL alacağa takip tarihinden itibaren reekont faizi uygulanmasına,
2-Alacağın likit olması nedeniyle 65.000,00-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/735 Esas sayılı hasımsız senet iptal kararını dayanak göstererek ispat külfetini müvekkilinin üzerine yıktığını, müvekkilinin söz konusu bonoların varlığını kesinlikle kabul etmediğini ve ortada gerçek bir bononun da bulunmadığını, mahkemenin taraflar arasında bonoların varlığı ve geçerliliği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, TTK 687. maddesi uyarınca senet iptal kararlarının maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmediğini, müvekkilinin davacıya ne senetli ne de senetsiz hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının delil olarak sunduğu yazışmaların dava konusu bonolarla ilgisi olmadığını ve dava dışı Fatih Aslan'a ait olduğunu, daha önce mevcut olan ipotek sözleşmesi gereğince ödemelerin yapıldığını ve ipoteğin kaldırıldığını, olmayan bonolar üzerinden avans faizi işletilmesinin ve müvekkili aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf talebinde samimiyetsiz olduğunu, gerekçeli karar yazılmadan ve icra tehdidi bulunmaksızın dosya borcunu icra dosyasına yatırdığını, dava dosyasına sunulan senet zayi kararlarının mevcut olduğunu, gayrimenkul satışına dair belgelerin sunulduğunu, davalı ile yapılan yazışmaların senetlerin varlığını kanıtladığını, davalının istinaf talebinin hiçbir maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının, tapuda adına kayıtlı taşınmazı davalı ...’a sattığını, satış bedelinin bir kısmının peşin ödendiğini, bakiye alacak için taşınmaz üzerinde 130.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, daha sonra bu alacak karşılığında keşidecisi ..., lehtarı ... olan, her biri 32.500,00 TL bedelli ve 30/09/2020, 30/10/2020, 30/11/2020 ve 30/12/2020 vadeli dört adet bono düzenlenerek davacı vekiline teslim edildiğini, 30/09/2020 ve 30/10/2020 vadeli bonoların davalı tarafından ödendiğini, 30/11/2020 ve 30/12/2020 vadeli bonoların ise ödenmediğini, ödenmeyen iki bonoyu işyerinde bulamadığını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/735 Esas sayılı dosyasında zayi nedeniyle bono iptali davası açtığını, anılan dosyada bonoların iptaline karar verildiğini, iptal kararından sonra Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 65.000,00 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava dilekçesinde belirtilen ipotek sözleşmesinden kaynaklanan borcun tamamen ödendiğini ve bu nedenle ipoteğin kaldırıldığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının zayi nedeniyle iptaline karar verilen senetlere dayanarak icra takibi başlattığını, davalının gerek bu senetler gerekse başka bir hukuki ilişki nedeniyle davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, toplam 65.000,00 TL alacağın tahsili için ilamsız takibe geçildiği takibin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/735 Esas sayılı dosyasında iptaline karar verilen her biri 32.500 TL bedelli iki bonoya dayandırıldığı, ve dayanak belge olarak söz konusu mahkeme ilamının takibe eklendiği , ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalının süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/735 Esas, 2023/281 Karar sayılı dosyasında; düzenleyeni ..., lehtarı ... olan, 21/08/2020 düzenleme tarihli, 30/11/2020 ödeme tarihli ve 32.500,00 TL bedelli bono ile yine 21/08/2020 düzenleme tarihli, 30/12/2020 ödeme tarihli ve 32.500,00 TL bedelli bononun zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, kararın 26/02/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince alacağın kambiyo senedine dayanması nedeniyle ödeme yapıldığını veya borçlu olunmadığını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının bono bedellerini ödediğini veya borçlu olmadığını HMK’nın 200. maddesi uyarınca senetle ispatlaması gerektiği, ancak davalının savunmasını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaliyle takibin devamına ve alacağın likit, itirazın ise haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile davacı lehine icra inkâr tazminatına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
TTK.nun 563/1. maddesi uyarınca, “kıymetli evrak zayii olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir.” “iptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da dermeyan veya yeni bir senet ihdasını talebedebilir” (TTK.m.564/1).İptal kararını alan kişi, (iptal kararının davacısı) borçludan, kendisine senedi ibraz etmeden ödemede bulunmasını isteyebilmek hakkını kazanmaktadır. İptal kararının etkileri hak sahipliğinin teşhisi meselesine ilişkindir. Kararın “maddi hukuk yönünden herhangi bir etkisi yoktur. Bu kararla, senedi elinde bulunduran üçüncü şahsın hakkının sona erdiği, onun yerine artık bundan böyle davacının hak sahibi olduğu sonucuna da varılamaz. İptal kararı, iptal olunan senet yerine kaim olan bir senet mahiyeti taşımamaktadır. İptal kararı sadece, davacının senedi ibraz edememesine rağmen hak sahibiymiş gibi kabul edilme imkanı vermektedir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2012/14443 E. 2013/846 K.)
Davacı alacaklı Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, zayi nedeniyle senet iptali kararına dayanarak ilamsız takip başlattığı, borçlu tarafından itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık zayi nedeniyle iptal kararının alacağın varlığını ispat yönünden senet yerine geçip geçemeyeceği ve uyuşmazlıkta ispat yükünün hangi tarafa ait olduğunun tespitinden kaynaklanmıştır.
İtirazın iptali davasında kural olarak takip konusu alacağın varlığını, miktarını ve dayandığı hukuki ilişkiyi ispat yükü kural olarak davacı alacaklıya aittir. Her ne kadar bono, düzenleyenin kayıtsız ve şartsız ödeme taahhüdünü içeren kambiyo senedi niteliğinde olup geçerli bir bonoya karşı ödeme, bedelsizlik veya borcun sona erdiği savunmasının ispat yükü borçlu üzerindedir.
İptal kararı, iptal olunan senet yerine kaim olan bir senet niteliği taşımamaktadır. Sadece, elden çıkmış bulunan senedin teşhis fonksiyonunu ifa etmekte ve iptal kararı hamiline senetsiz olarak alacağı talep hakkı vermektedir. Borçlu, iptal kararını alan kişiye karşı bazı def'ileri ileri sürebilir. Örneğin, borçlu, iptal kararını alan kişinin aslında senet üzerinde herhangi bir hakkının olmadığı (hiç hak sahibi olmadığı veya belirli nedenlerle hak sahipliği sıfatının sona erdiği) def'ini ileri sürebilir. Ancak, iptal kararı hamili, hak sahibi olduğunu iptale ilişkin yargılamada az çok ispatladığından bunun aksini iddia eden borçlu bu yöndeki iddialarını ispat etmek zorundadır. Borçlunun, iddialarını ispat etmesi ile zayi nedeniyle iptal kararı etkisini kaybeder yani sonuç doğurmaz. (Bkz. Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2017 tarihli, 2016/11763 Esas- 2017/6962 K sayılı kararı)
Somut olayda davacı iptal kararına dayanarak tahsil talebinde bulunmuş olup yukarıda açıklandığı üzere iptal kararının “maddi hukuk” yönünden kambiyo senedi gibi bir etkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlık halinde davalı borçlunun iptal kararına konu senetlerden kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığının ispatı gereklidir. İlk derece mahkemesinin taraflar arasında bonoların varlığı ve geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı yönündeki kabulü dosya kapsamıyla bağdaşmamaktadır.
Somut olayda davalı tarafça, taşınmaz satışı kabul edilmekle birlikte, davacıya senede dayalı borcun bulunmadığının ileri sürüldüğü anlaşılmış, davacı vekilinin dava dilekçesinde; taşınmaz satışı için ipotek konulduğunu ve bu ipotek borcunun tahsili amacıyla senet düzenlendiğini ancak bu senetlerden takip konusu iki adet senedin ödenmediği ileri sürülmüş ve taraflar arasındaki whatsapp mesajları ve SMS kayıtlarına dayanılmış, davalı tarafça bu mesaj ve SMS kayıtları kabul edilmemiş, taşınmazın kaydındaki ipoteğin kaldırıldığı savunulmuştur. Mahkemece sunulan deliller değerlendirilmemiş, taşınmaz tapu kaydı celp edilmemiş, ipoteğin kaldırılıp kaldırılmadığı ve kaldırılmışsa tarihi araştırılmamış, eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ve yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilamları gözetilerek yargılamaya devam olunması, Dairemizin kararında işaret edilen eksikliklerin tamamlanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2- (kapatılan) Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2024 tarih, 2023/1126 E., 2024/551 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3- Dosyanın. Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunması için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026