Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1495 E. 2026/1513 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1495
- Karar No
- 2026/1513
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1495 Esas
KARAR NO : 2026/1513
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/06/2024
NUMARASI : 2022/446 E. - 2024/407 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından keşide olunan, müvekkili şirketin lehdarı, davalılardan ...’ın cirantası diğer davalı ...’ın ise hamili bulunduğu ve İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... E. no.lu dosyası dayanağı ... ... Şubesi’ne ait ... seri no.lu 13.03.2021 tarihli 145.000,00-TL meblağlı çekten kaynaklı olarak davalılara borçlu olmadığının tespitinin ile icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafların davacının iddialarına cevap vermediği görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince; "Davanın Reddine" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu ... ... Şubesine ait ... numaralı, 13.03.2021 keşide tarihli ve 145.000,00 TL meblağlı çekin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını, müvekkili şirket ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalı ...'ın 24.09.2020 tarihinde şirket yetkilisi olarak seçildiğini ve 13.04.2021 tarihinde görevinden ayrıldığını, müvekkili şirket ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olmamasına rağmen ...'ın yetkili olduğu dönemde söz konusu çekin keşide edildiğini, ...'ın müvekkili şirketi temsilen aldığı çeki şahsı adına ciro ederek diğer davalı ...'a teslim ettiğini, bu durumun müvekkili şirketi haksız yere borçlandırdığını, 09.01.2024 tarihli bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, müvekkili şirketin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmediğini, ticari defterlerde davalı ...'a borçlu olunduğuna dair bir kayıt bulunmadığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazların mahkemece karşılanmadığını, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili; ...’ın çek bedelinin tahsili amacıyla davacı şirket aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, oysa davacı şirketin gerek keşideci dava dışı şirketle gerekse takip alacaklısı ...’la herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, çekin gerçek bir borç ilişkisine dayanmaksızın ve şirketin eski temsilcisi ...’ın şahsi menfaati doğrultusunda tedavüle çıkarıldığını ileri sürerek çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının davacının çek nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Uyuşmazlık; dava dışı ... Şirketi tarafından keşide edilerek davacı şirket lehine düzenlenen çekin gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı, davacı şirketin eski temsilcisi ... tarafından davacı şirket adına yapılan ciro ile ...’ın şahsına yapılan ciro işlemlerinin şirketi bağlayıp bağlamadığı noktalarında toplanmaktadır.
09/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda: davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemede davacının 2021 yılı yevmiye defterinin 2020 yılı Aralık ayında onaylanması gerekirken 07/06/2021 tarihinde Kemalpaşa 1. Noterliğinin ... yevmiye numarasıyla onaylandığı, defterin kapanış onayının yapılmadığı, takip konusu ... ... Şubesine ait ... numaralı, 13/03/2021 keşide tarihli ve 145.000,00 TL bedelli çekin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, çekin ...’a ciro edilmesini gerektiren herhangi bir muhasebe kaydı veya belgenin bulunmadığı tespit edilmiştir.
İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı ... tarafından davacı İzkim, , ... Şirketi ve ... aleyhine
145.000 TL asıl alacak olmak üzere toplam 162.095,10 TL üzerinden takibe geçildiği, takibin dayanağı çekin 13/03/2021 günlü ... Seri No lu olduğu, dava dışı ... Şirketi tarafından keşide edildiği, davacı şirketin lehtar, davalı ...’ın ciranta ve davalı ...’ın hamil olduğu, çekin karşılıksız kaldığı görülmektedir.
Davacı, kendisi ile çeki keşide eden dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüş ise de çekin sebepten bağımsız niteliği karşısında, ticari defterlerde kayıtlı olmaması tek başına kambiyo taahhüdünü hükümsüz hale getirmez. Davacının temel ilişkiye veya önceki cirantayla arasındaki kişisel ilişkiye dayanan savunmalarını hamile karşı ileri sürebilmesi için, hamilin çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğinin somut delillerle kanıtlanması gerekir.
Davalı ...’ın, 24/09/2020 tarihinden 13/04/2021 tarihine kadar davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, takip konusu çekin ise bu temsil dönemi içinde 13/03/2021 tarihinde keşide edildiği , ...’ın çeki önce şirket adına, ardından kendi lehine ciro ederek şahsi borcu karşılığında ...’a verdiği görülmektedir. Limited şirketin lehtar olduğu çekin şirket temsilcisi tarafından kendisine ciro edilmesi ve ardından kendi şahsi borcunun ifası amacıyla üçüncü kişiye devredilmesi, temsilcinin kendisiyle işlem yapması ve TTK m. 626’da düzenlenen özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmesi niteliğinde olduğundan, bu ciro şirketi bağlamaz ve geçerli bir borç doğurmaz, yetkisini kötüye kullanan temsilciden çeki devralan hamil bakımından da temsilci ile son hamil arasında temel ilişki bulunduğu, çekin ciro zincirinde şirket ve temsilcinin cirolarının ardarda olduğu ve aynı imza ile devredildiği, hamil ...'ın da çeki kendisine devreden ...'ın çekin lehtarı olan şirketin temsilcisi olduğunu ve çeki kendi lehine ciro ettiğini bilecek durumda olduğu bu nedenle hamilin ...'ın, şirket zararına hareket ettiğini bildiği ve bilecek durumda olduğunun kabulü gerektiğinden davacının temsilcinin yetkisini kötüye kullandığına ilişkin defii TTK m. 687 uyarınca davalı son hamile karşı da ileri sürebileceği anlaşılmıştır. Temsilcinin kendisine adına yaptığı ciro hükümsüz olduğundan davalı ... kaplanın yetkili ve iyiniyetli hamil olmadığı dava konusu çekin hükümsüz olduğu sonucuna varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulüne ve kararın kaldırılmasına, davanın her iki davalı yönünden kabulüne, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2024 tarih, 2022/446 E., 2024/407 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın KABULÜNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.904,95 TL karar harcından peşin alınan 2.476,24 TL'nin mahsubu ile 7.428,71 TL harcın davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 2.476,24 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.658,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.726,94 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 423,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.592,40 TL'nin davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026