Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1462 E. 2026/1516 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1462
Karar No
2026/1516
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1462 Esas

KARAR NO : 2026/1516

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/05/2024

NUMARASI : 2023/223 E. - 2024/412 K.

DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı tarafından İstanbul 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde davalı takip borçlusu ... A.Ş aleyhine icra takibi ikame edildiğini, devam eden süreçte ise müvekkili üçüncü şahıs ...'a İcra İflas Kanunu 89.maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkili tarafından görülmeyen bu doğrultuda da süreci içerisinde itiraz edilmeyen haciz ihbarnameleri neticesinde müvekkili dosyaya borçlu olarak eklendiğini, banka hesaplarına uygulanan hacizle birlikte müvekkilinin 22/12/2022 tarihinde cebr-e icra tehdidi altında dosya borcu tutarı olan 141.224,09 TL'i ödemek zorunda kaldığını, davalı alacaklı ile arabuculuk yoluna gidildiğini, anlaşma sağlanamadığını, müvekkili takip borçlusu ... A.Ş'nin eski ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilinin davalı tarafından haciz ihbarnamelerine konu edildiğini, müvekkilinin dava dışı takip borçlusu şirketten Kadıköy 24.Noterliğinin 30/03/2017 tarih ... yevmiye numaralı istifanamesiyle her türlü kefillikten ve sorumluluktan istifa edildiğini, 04/04/2017 tarihinde ise tüm hisselerini diğer ortak ...'a tüm aktif ve pasifiyle devrederek hem ortaklıktan hem de Yönetim Kurulu üyeliğinden ayrıldığını, 13/04/2017 tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek tescil olunduğunu, bu doğrultuda davalı tarafça bilinmesine veya bilinebilecek olmasına rağmen yaklaşık 6 yıl sonra müvekkilinin takip borçlusu şirketten ayrıldığı dönemden sonra doğan borcundan ve yine müvekkilinin eski ortağı olduğu takip borçlusuna borcu olabileceği iradesiyle İİK madde 89 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, ortaklar taahhüt ettikleri sermaye payları ile şirkete karşı sorumlu olduklarını, müvekkilinin eski ortağı olduğu takip borçlusu şirkete karşı borç sorumluluğu yalnızca taahhüt ettiği sermaye payı ile sınırlı olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarında yer almasına rağmen davacı tarafça müvekkiline kötü niyetli haciz ihbarnamesi gönderildiğini, kötü niyetli davalı takip alacaksılı tarafından bu durumun ve yaklaşık 6 sene önce ortaklıktan ayrılan müvekkilinin takip borçlusuna ortaklıktan doğan haller dışında şahsen herhangi bir ticari ilişkisi, alışverişi, bağlantısı veya borcu olmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak haciz ihbarnamelerinin gönderildiğinin kabulünü, müvekkili ve sahibi olduğu dava dışı ... Anonim Şirketinin dava dışı takip borçlusu .... A.Ş ile ilgili herhangi bir organik bağın bulunmadığına emsal teşkil etmesi adına İstanbul 6.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/770 Esas 2022/802 Karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesinin 2022/2703 Esas 2022/2575 Karar sayılı ilamı ile İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/40 Esas 2022/205 Karar sayılı kesin kararlarını talep ettiklerini, müvekkili tarafından ortaklıktan kaynaklanan sermaye borcunun tamamen ödendiği, sermaye artırım sonrası taahhüt borcunun tamamen ödendiği, sermaye artırım sonrası taahhüt borcunun ise ilgili şirketteki alacağından karşılandığı, bunun 04/03/2016 tarih ve ... sayılı raporla sabit olduğu, şirket nezdindeki hem ortaklığından hem yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı, ilgili icra dosyasındaki borcun bu tarihten sonra doğduğu, davalı takip alacaklısı tarafından müvekkiline eski ortak olarak haciz ihbarnamesi gönderildiği, davalı tarafından bu bilginin edimi esnasında Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde belirtilen tüm hususların bilindiğinin veya bilinebileceğinin kabulünü, dava dışı takip borçlusu ile her türlü ilişkisini yaklaşık 6 yıl önce tamamen sonlandırıldığını, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 141.224,09 TL'nin kötü niyetli alacaklıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca istirdatı ile 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflarınca İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde "... Mah. ... Cad. .... No:... .../İstanbul" adresinde mukim davalı takip borçlusu ... ... .... A.Ş. aleyhine icra takibi ikame edildiğini, devam eden süreçte ise borçlu şirket pay sahibi ve yetkilisi ...'a İcra İflas Kanunu 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini, usul ve yasaya uygun biçimde tebliğ edildiğini, ihtarnamelere yasal süresi içerisinde itiraz etmeyerek ikrar eden davacı dosyaya borçlu olarak eklendiğini, davacı yanın iddia ve taleplerinin tümüyle maddi gerçekten uzak ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacı aleyhine usulüne uygun biçimde tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine yasal süresi içerisinde itiraz etmeyen davacının ikrar ettiğinin sabit olduğunu, davanın esastan reddinin gerektiğini, tebliğ olunan haciz ihbarnamelerine itiraz ederek menfi tespit kanun yoluna gidebilecekken huzurdaki davanın ikame edilmesinde hukuki yararı bulunmadığını, reddinin gerektiğini, taraflar arasında organik bağın bulunduğunu, davacının mal kaçırma kastının bulunduğunu, davalı borçlu şirket ile davacı kişinin kurucu tek pay sahibi bulunduğu şirket faaliyet konusu benzer olduğunu, organik bağ, muvazaa ve mal kaçırma saikleri bu kadar açıkken ispat gücü olmayan adi evraklara dayanarak aralarında bir bağ bulunmadığına karar verilmemesi gerekmekte ve talep olunduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin ortaya çıkacağını beyanla , haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; "1-Davanın davalı .... A.Ş bakımından reddine,

2-Davanın kabulü ile 141.224,09 TL'nin 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... ... .... A.Ş.'den istirdatına" karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin davalı alacaklı koza yönünden verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 22.12.2022 tarihinde cebri icra tehdidi altında ödediği 141.224,09 TL'nin davalı alacaklıdan istirdatı gerektiğinin ispatlanmasına rağmen yerel mahkeme tarafından aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı borçlu şirketteki sermaye payı borçlarını tamamen ödedikten sonra ortaklık ve yönetim kurulu üyeliğinden usulüne uygun şekilde ayrılarak hisselerini devrettiğini, bu durumun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, icra takibine konu borcun ve çeki teslim tarihinin müvekkilinin şirketten ayrılmasından çok sonraki bir döneme ait olduğunu, müvekkilinin veya sahibi olduğu şirketin davalı borçlu şirketle hiçbir ticari ilişkisi ya da organik bağının bulunmadığını, bu durumun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, aleni sicil kayıtlarına rağmen davalı alacaklının kötü niyetli olarak müvekkiline haciz ihbarnameleri gönderdiğini, yerel mahkemece davalı alacaklının kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemenin davalı alacaklı yönünden verdiği davanın reddi kararının kaldırılmasına, cebri icra tehdidi altında ödenen 141.224,09 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalı alacaklıdan istirdatına, aksi halde kararın kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... .... A.Ş. istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davanın ... tarafından ilgili haciz ihbarnamelerinin icra tehdidi altında olduğunu, para borcunun bulunmadığını ve müvekkilinin kötü niyetle hareket ettiği iddiaları ile istirdat davası şeklinde açıldığını, haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediği için icra tehdidi altında ödeme yapıldığından ve kötü niyetli takip yürütüldüğünden bahsedilemeyeceğini, ispat yükü üzerinde olan davacının borçlu olmadığını ve takip borçlusu şirketle organik bağının bulunmadığını ispatlayamadığını, ihbarnamelere itiraz edilmeyerek borcun kabul edildiğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 21/05/2026 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile; "Davalı ... ... A.Ş vekilinin verilen yasal süreye rağmen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcını süresinde yatırılmadığı anlaşılmakla, HMK.nun 344.maddesi gereğince, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına," karar verilmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, İİK’nin 89. maddesi uyarınca üçüncü kişi tarafından icra dosyasına ödenen bedelin, takip alacaklısı ve takip borçlusundan istirdadı istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı ... ... A.Ş. tarafından diğer davalı ... ... A.Ş. aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takip kapsamında müvekkiline İİK’nin 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilemediğini, bunun sonucunda 22/12/2022 tarihinde cebri icra tehdidi altında 141.224,09 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin takip borçlusu ... A.Ş.nin eski ortağı ve yöneticisi olmakla birlikte Kadıköy 24. Noterliğinin 30/03/2017 tarihli istifanamesiyle görevinden ayrıldığını, 04/04/2017 tarihinde tüm paylarını diğer ortak ...’a devrederek ortaklık ve yönetim kurulu üyeliğini sona erdirdiğini, bu işlemin 13/04/2017 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde tescil ve ilan edildiğini, takip konusu borcun ise bu tarihten sonra doğduğunu, müvekkilinin taahhüt ettiği sermaye borcunun tamamen ödendiğini, artırılan 195.000,00 TL sermayenin ortakların şirketteki alacaklarından karşılandığının 04/03/2016 tarihli ve ... sayılı rapor ile sabit olduğunu, müvekkilinin ve sahibi olduğu ... ... ... A.Ş.nin takip borçlusu ... A.Ş. ile ticari ilişkisi veya organik bağı bulunmadığını, bu hususların ticaret sicili kayıtlarından bilinmesine rağmen ... A.Ş. tarafından kötü niyetle haciz ihbarnameleri gönderildiğini ileri sürerek 141.224,09 TL’nin 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, ... A.Ş. aleyhine başlatılan takip kapsamında borçlu şirketin pay sahibi ve yetkilisi olduğu değerlendirilen davacıya haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacının yasal süresi içinde itiraz etmeyerek borcu ikrar ettiğini ve bu nedenle takip dosyasına borçlu olarak eklenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının süresinde itiraz ederek menfi tespit davası açabilecekken bu yola başvurmadığını, eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı ile takip borçlusu ... A.Ş. arasındaki organik bağın devam ettiğini, davacının paylarını akrabası ...’a devrettikten sonra takip borçlusuyla aynı faaliyet alanında ve yakın adreste faaliyet gösteren ... A.Ş.yi kurduğunu, bu işlemlerin mal kaçırma amacı taşıdığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, talebin İİK’nin 89/5. maddesinde düzenlenen istirdat istemi niteliğinde olduğu ... A.Ş.nin davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, buna karşılık ... A.Ş.nin davacının takip borçlusuna borçlu olmadığını bildiği halde kötü niyetle haciz ihbarnamesi gönderdiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle ... A.Ş. hakkındaki davanın reddine, ... A.Ş. hakkındaki davanın kabulüyle 141.224,09 TL’nin 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte bu davalıdan istirdadına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, ... A.Ş. hakkındaki ret hükmü yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı (eski ... E.) dosyasında, alacaklı ... ... A.Ş. tarafından borçlu ... ... ... A.Ş. aleyhine 82.899,68 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, takip konusu alacağın ... A.Ş. tarafından 20.08.2019 tarihinde düzenlenen 76.431,60 TL bedelli çeke dayandığı, çek lehtarının ... olduğu, ibrazında karşılıksız kaldığı , üçüncü kişi ...’a İİK’nin 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiği, ihbarnamelere yasal süre içinde itiraz edilmemesi ve İİK’nin 89/3. maddesinde öngörülen menfi tespit davasının açılmaması üzerine borç üçüncü kişinin zimmetinde sayılarak ... takip dosyasına borçlu olarak eklendiği ve davacıdan 22/12/2022 tarihinde (istirdatlı açıklaması ile ) toplam 141.224,09 TL tahsil edilerek takip borcunun ödendiği anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporunda, dava dışı ... A.Ş.nin 2017-2023 yıllarına ve davalı ... A.Ş.nin 2016-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, ... A.Ş.nin ticari defterlerinde ... A.Ş. ile cari ilişki veya organik bağ bulunmadığı, ... A.Ş.nin defterlerine göre ... A.Ş.den 9.401,60 TL alacaklı olduğu, davacının 04/04/2017 tarihinde ... A.Ş. ortaklığından ayrıldığı, takip dayanağı çekin ise ... A.Ş. tarafından 19/06/2019 tarihinde teslim edildiği ve bu tarihte davacının şirketin ortağı veya yetkilisi olmadığı , davacının ödediği 141.224,09 TL’nin istirdadı gerektiği ve 22/12/2022 ödeme tarihinden 30/03/2023 dava tarihine kadar 4.668,13 TL temerrüt faizi doğduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

İİK 89/V maddesine göre; Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. Her halde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Burada 3. Şahsın borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı istirdat davası açabileceği düzenlenmiştir. Davacı 3. Kişinin haciz ihbarnameleri gönderilmesinin, haksız ve kötüniyetli olduğunu ispat etmesi halinde alacaklıya karşı istirdat isteminde bulunabileceği, dolayısıyla bu doğrultuda açılan davanın takip alacaklısı bakımından haksız fiil hukuki sebebine dayalı olduğu, takip borçlusu yönünden ise dayanılan hukuki sebebin sebepsiz zenginleşme olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda davalı ... A.Ş.,tarafından davacıya haciz ihbarnamelerinin gönderilme sebebi, davacının takip borçlusu şirketin ortağı veya yetkilisi olduğu ve bu nedenle şirketle arasında borç doğurabilecek organik bağ bulunması olarak açıklanmıştır. Ancak ticaret sicili kayıtlarına göre davacının , Kadıköy 24. Noterliğinin 30/03/2017 tarihli istifanamesiyle görevinden ayrıldığı, 04/04/2017 tarihinde paylarının tamamını ...’a devrederek ... A.Ş.deki ortaklık ve yönetim kurulu üyeliğini sona erdirdiği, bu hususun 13/04/2017 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde tescil ve ilan edildiği , takip konusu borcun dayanağı olan çekin ise ... A.Ş. tarafından 19/06/2019 tarihinde, davacının şirketten ayrılmasından iki yılı aşkın süre sonra ... A.Ş.ye teslim edildiği dolayısıyla takip konusu borcun doğduğu tarihte davacının , takip borçlusu şirketin ortağı veya yöneticisi olmadığı, davacının takip borçlusu şirkete karşı ortaklık veya sermaye taahhüdünden doğan bir borcunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Alacaklı ... A.Ş.nin , takip borçlusu ... A.Ş. ile devam eden ticari ilişkisi bulunduğu, tacir olan davalının haciz ihbarnamesi gönderdiği davacının güncel ortaklık ve temsil durumunu tescil ve ilan edildiği dikkate alındığında bilmediğinin düşünülemeyeceği , diğer yandan davacının ayrıldığı ... A.Ş.ye borçlu olduğunu gösterecek somut bir bilgi belgeye dayanılmadığı, bilirkişi incelemesinde de davacının sahibi olduğu ... A.Ş.nin ticari defterlerinde ... A.Ş. ile herhangi bir cari ilişki veya organik bağ bulunmadığının tespit edildiği bu durumda davacıya haciz ihbarnamesi gönderilmesini haklı gösterebilecek somut bir sebebin bulunmadığı davacının paylarını akrabası ...’a devretmesi, daha sonra ... A.Ş. ile aynı sektörde ve yakın bir adreste faaliyet gösteren ... A.Ş.yi kurmasının , şirketler arasında organik bağ veya davacının ... A.Ş.ye borçlu olduğunu göstermeyeceği açıktır.

Haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesi, takip hukuku bakımından borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması sonucunu doğurmakla birlikte bu borcun ikrarı olmadığı, davacının İİK’nin 89/5. maddesinde düzenlenen istirdat davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu , dosya kapsamındaki yukarıda değinilen deliller birlikte değerlendirildiğinde, sona eren şirket ortaklığı ve soyut organik bağ iddiasına dayalı haciz ihbarnameleri gönderilmesinin davalı alacaklı bakımından İİK’nin 89/5. maddesi anlamında kötü niyetli olduğunun ispatlandığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davacıdan takip borcuna karşılık 22/12/2022 tarihinde 141.224,09 TL tahsil edildiği , ödeme nedeniyle takip borçlusu ... A.Ş. borcundan kurtulmak suretiyle sebepsiz zenginleştiği, davalı ... A.Ş.nin ise açıklanan nedenlerle haciz ihbarnameleri göndermekte kötü niyetli olduğu ve bu suretle tahsilat yaptığı, bu nedenle istirdat isteminin her iki davalı yönünden kabulü gerektiği davalıların 141.224,09 TL’den müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği kanaatine varılmıştır

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 353/1-b-2. Maddesi uyarınca kaldırılmasına, Davanın kabulü ile 141.224,09 TL'nin 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... ... .... A.Ş. ve davalı .... A.Ş den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,

2-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih, 2023/223 E., 2024/412 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- DAVANIN KABULÜ İLE ;

-141.224,09 TL'nin 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. ve davalı .... A.Ş den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.647,01-TL karar harcından peşin alınan 2.411,76-TL'nin mahsubu ile 7.235,25-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 179,90-TL başvurma harcı, 2.411,76-TL peşin harç, 25,60-TL vekalet harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.040,75-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.158,01-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/c-Davalılar taraflarından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 238,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.407,40-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1462, K. 2026/1516, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1462-e-2026-1516-k-1881eb81066b