Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1509 E. 2026/1515 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1509
- Karar No
- 2026/1515
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1509 Esas
KARAR NO : 2026/1515
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 3. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/07/2024
NUMARASI : 2022/983 E. - 2024/766 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; avalı ... tarafından, dava dışı ... aleyhine Bakırköy 3. İcra Dairesinin ... Sayılı icra takip dosyası ile başlatılan icra takibine istinaden, İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosyası ile, yine davalı tarafından dava dışı ... ve dava dışı şirket ... ... Ltd. Şti. Aleyhine Bakırköy 3. İcra Dairesinin ... Sayılı icra takip dosyası ile başlatılan icra takibine istinaden ise, İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosyası ile müvekkilinin iş yerinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından Bakırköy 3. İcra Dairesinin ... Sayılı icra takip dosyasına toplam 22.000,00 TL, Bakırköy 3. İcra Dairesinin ... Sayılı icra takip dosyasına ise toplam 46.254,02 TL ödeme yapılmış, daha sonra fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığından, bu ödemenin 21.003,82 TL'si müvekkili şirkete iade edildiğini, bu şekilde kendi borçları olmamasına rağmen müvekkili şirket tarafından davalıya toplamda 46.561,75 TL ödeme yapıldığını, davanın kabulü ile 46.561,75 TL'nin tahsil tarihi itibari ile işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, ödenen miktarın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesini, dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, müvekkili tarafından dava dışı kişi ... ile yine dava dışı şirket ... Merkezi aleyhine Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ve Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, takibin yapılmasının ardından borçlulara tebligat yapılmasıyla takibin kesinleştiğini, Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/464E. 2022/373 K. Numaralı dosyasında İİK takibin devamına karar verildiğini, tekrardan haciz talebiyle borçlunun işyeri adresine 18.05.2022 tarihinde İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosyasıyla hacze gidildiğini, gidilen adresin vergi numarasından ... da yapılan incelemeler sonucunda aynı adreste ve aynı iş kolunda faaliyet göstermeleri aralarındaki organik bağının olduğunu kanıtladığını, gelinen kurumun eski adının Yalı ünvanlı borçlu firma olduğunu davacı şirket yetkilisi ...'ın bizzat memur huzurunda beyan ettiğini, tüm bunlardan da anlaşılacağı üzere davacı firmanın borçluyu borcundan arındırmak maksadı ile kurulduğu ve işletildiği açıkça ortada olduğunu, işbu sebeple huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Açılan Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davacı tarafından ihtirazi kayıt ile ödenen 36.754,02-TL'nin 26/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan İSTİRDATI ile davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Kötü niyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkili şirketin dava dışı ... şirketi veya ... ile hiçbir hukuki veya organik bağının bulunmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, müvekkili şirketin ...'a olan borçlardan sorumlu tutulamayacağını, 10.000 TL tutarındaki ödemenin de aslında müvekkili şirketin ... A. Ş. hesabından yapıldığını ve ödeme makbuzlarında bu durumun açıkça görüldüğünü, icra dosyalarında borçlu olarak müvekkili şirket yer almadığından ödemelerin sehven borçlu görünen kişiler adına geçtiğini, ihtirazi kayıt konulmadan yapılan 4.500 TL ve 5.000 TL tutarındaki toplam 9.500 TL ödemenin ise haciz baskısı altında can havliyle gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin bir eğitim kurumu olarak faaliyetini sürdürebilmek adına iyi niyetle hareket ettiğini, davalının haksız ve kötü niyetli tutumu nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, davalı tarafın haciz işlemi sırasında müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği adreste dava dışı şirketin bulunmadığını bilmesine rağmen gerekli araştırmayı yapmadan ve ağır kusurlu şekilde haciz işlemini gerçekleştirdiğini, kötü niyet tazminatı taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, müvekkilinin icra dosyalarına yaptığı tüm ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte iadesini, ödenen miktarın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkemenin davacı ile dava dışı borçlu şirket arasında organik bağ bulunmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, davacı ile dava dışı ...'ın aynı adreste ve aynı iş kolunda faaliyet göstererek alacaklılardan mal kaçırma saikiyle muvazaalı işlem yaptıklarını, davacının istihkak iddiasını ispatlayamadığını, sunulan kira sözleşmesinin adi nitelikte olup mülkiyet karinesini kanıtlamaya yetmediğini, davacının dosyaya fatura veya irsaliye gibi kesin delil niteliğinde belge sunamadığını, 23.12.2021 tarihli haciz tutanağında ... unvanı ile levhanın uyuşmadığının tespit edildiğini, Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/464 E. 2022/373 K. sayılı dosyasında icra takibinin devamına karar verilmesinin davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığını ve müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğini, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken esasa girilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporuna dayalı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf başvurusunda ileri sürdüğü iddiaların hiçbirine muvafakat edilmediğini, organik bağın varlığı için gerekli hukuki şartların somut olayda bulunmadığını, iki şirketin aynı yerde veya aynı iş kolunda faaliyet göstermesinin organik bağın varlığına karine teşkil etmediğini, organik bağ iddiasını ispat yükünün iddia eden tarafta olduğunu, davalı tarafın bu iddiasını hiçbir icra veya mahkeme dosyasında somut belgelerle kanıtlayamadığını, davalı tarafın kendi beyanlarıyla çeliştiğini belirterek davalı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, davacının cebri icra tehdidi altında ödediğini ileri sürülen bedellerin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı vekili; dava dışı borçlu aleyhine başlatılan takipler nedeniyle davacının iş yerinde haciz işlemleri yapıldığını, davacı şirketin ... Esas sayılı takip dosyasına 22.000,00 TL, ... Esas sayılı takip dosyasına 46.254,02 TL ödediğini, fazla ödeme yapıldığının anlaşılması üzerine 21.003,82 TL’nin iade edildiğini, böylece borçlu olmadığı halde davalıya toplam 46.561,75 TL ödeme yapıldığını beyanla 46.561,75 TL’nin tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve ödenen miktarın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; haciz adresinde yapılan ... incelemeleri ile davacı ve dava dışı borçluların aynı adreste ve aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerinin, aralarında organik bağ bulunduğunun ve davacı şirketin borçluları alacaklılardan kaçırmak amacıyla kurulduğunun anlaşıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; 36.754,02 TL tutarındaki ödemenin itirazi kayıtla ve haciz baskısı altında yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, mali incelemeler sonucunda davacı ile dava dışı borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğuna ilişkin bir hususun tespit edilemediği, davalının davacıdan alacaklı olduğunu gösteren ticari kayıtlara dayalı belge sunulmadığı ve dosyadaki belgeler üzerinden davalının davacıdan alacaklı olduğunun belirlenemediği, davacının takipler nedeniyle davalıya 46.561,75 TL ödediğini beyan ettiği, ancak icra dairelerine yapılan ödemelerin dosya kapsamından tespit edilememesi nedeniyle alacağın kabulü halinde uygulanacak faizin hesaplanamadığı belirtilmiştir.
Davalı ... tarafından, dava dışı ... aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatılmış; bu takip kapsamında İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası üzerinden 15.08.2022 tarihinde davacının iş yerinde haciz işlemi yapılmıştır.
Davalı tarafından dava dışı ... ile ... ... Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senedine dayalı takip başlatılmış ve İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası kapsamında 18/05/2022 tarihinde davacının iş yerinde haciz yapılmıştır.
Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/464 Esas, 2022/373 Karar sayılı dosyasında İİK’nin 97/5. maddesi uyarınca dosya üzerinden kesin olmak üzere takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı, ... Esas sayılı takip dosyasına 22.000,00 TL, ... Esas sayılı takip dosyasına 46.254,02 TL ödediğini, daha sonra 21.003,82 TL’nin iade edildiğini ve net 46.561,75 TL ödeme yaptığını ileri sürmüştür.
Dava konusu istirdadı talep olunan ödemeler, kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takipler kapsamında gerçekleştirilen haciz işlemleri nedeniyle yapılmış olup , uyuşmazlığın davacının bu borçtan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesini gerektirmekle davanın Asliye ... Mahkemesinde görülmesinde görev yönünden bir isabetsizlik söz konusu değildir.
Dosya kapsamındaki ... sicili kayıtları, vergi dairesi cevapları, haciz tutanakları ve 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan mali incelemeye göre davacı şirket ile takip borçlusu ... ... Ltd. Şti. Ve dava dışı ... arasında organik bağ bulunduğu tespit edilememiştir. Şirketlerin aynı adreste veya aynı faaliyet alanında bulunması, başkaca somut delillerle desteklenmediği sürece tek başına organik bağın varlığını göstermeye yeterli değildir. Organik bağ iddiasının ispat yükü bu iddiayı ileri süren davalıda olup davalı, organik bağın kabulüne yeterli delil bulunmadığı, Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/464 Esas, 2022/373 Karar sayılı dosyasında takibin devamına karar verilmiş olmasının da eldeki davada taraflar arasındaki organik bağın varlığına ilişkin maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı anlaşılmıştır.
Takip borçlusu olmayan üçüncü kişinin, kendisine ait malların haczedilmesini ve muhafaza altına alınmasını önlemek amacıyla cebri icra tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla yaptığı ödeme, takip borçlusunun borcunu ifa amacı taşıyan serbest ve iradi bir ödeme olarak kabul edilemez. Böyle bir ödemenin takip alacaklısının malvarlığına intikal etmesi nedeniyle takip alacaklısı ödeme yapan üçüncü kişi aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olur.
Somut olayda davacının, takip borçlusu olmadığı halde iş yerinde gerçekleştirilen haciz işlemleri nedeniyle ... Esas sayılı takip dosyasında dava dışı takip borçlusu ... ... Ltd. Şti adına kaydedilen 21.05.2022 tarihli 4.500, ve 5000, TL tutarlı ödemeler ile 36.754,02 TL’yi 26/05/2022 tarihinde ihtirazi kayıtla ödediği, ... Esas sayılı takip dosyasına dava dışı takip borçlusu ... adına kaydedilen ancak davacı şirket hesabından yapılan 10.000, 10.000 ve 2.000 TL tutarında ödeme yaptığı, davacı tarafından her iki dosyaya yapılan toplam ödemenin 46.254,02 TL ve 22.000,00 TL olmak üzere toplam 68.254,02 TL olduğu bunun 21.003,82 TL sinin iade edildiği davacının her iki dosyada iade edilmeyen toplam 46.561,75 TL nin istirdadını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının 36.754,02 TL’yi 26/05/2022 tarihinde ihtirazi kayıtla ödediği, bu ödemenin takip borçlularının borcunu üstlenme amaçlı iradi bir ödeme olmadığı, davacının borçtan sorumlu olduğuna dair bir delil olmadığından 36.754,02 TL’nin davalının malvarlığına haklı bir sebep olmaksızın geçtiği ve davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği kabul edilerek bu miktarın ödeme tarihi olan 26/05/2022’den itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi dosya kapsamına uygun olduğu, ancak ... Esas sayılı takip dosyasında dava dışı takip borçlusu ... ... Ltd. Şti adına kaydedilen 21.05.2022 tarihli 4.500, ve 5000, TL tutarlı ödemeler ile ... Esas sayılı takip dosyasına dava dışı takip borçlusu ... adına kaydedilen ancak davacı şirket hesabından yapılan 10.000, tutarındaki ödemelerin ihtirazi kayıt ileri sürülmeden takip borcuna mahsuben yapılmış kabul edilmesinin yerinde olmadığı, nitekim davacının borcu üstlenmediği , istihkak iddiasında bulunduğu ve yaptığı ödemenin önemli bölümünde açıkça ihtirazi kayıt ileri sürdüğü dikkate alındığında dosya borcuna yaptığı ödemelerin üçüncü kişinin borcunun iradi olarak üstlenilmesi olarak kabulünün çelişkili ve dosya kapsamına uygun düşmeyeceği kanaatine varılmış fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi yerinde görülmemiştir.
Davacının kötü niyet tazminatı istemi yönünden, genel hükümlere dayalı istirdat davasında, özel bir kanuni düzenleme bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddi isabetlidir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne HMK’nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, 46.561,75 TL'nin 26/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, Kötü niyet tazminat talebinin reddine şeklinde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
3- (kapatılan) Bakırköy 3. Asliye ... Mahkemesi'nin 17/07/2024 tarih, 2022/983 E., 2024/766 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
4- Davanın KABULÜ ile,
4/a- 46.561,75 TL'nin 26/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,
4/b- Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine,
5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.180,63 TL karar harcından peşin alınan 843,66 TL'nin mahsubu ile 2.336,97 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 843,66 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 345,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.281,36 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.180,63 TL karar harcından peşin alınan 627,67 TL'nin mahsubu ile 2.552,96 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
6/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
6/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 130,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.299,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
6/ç-Davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026